Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
   Ana Menü
Ana Sayfa
 Forum
 Ajanda
 Chat
 Resim albümü
 Arama
 Top 30

 TurkRock.Com Online Radyo

Üye işlemleri
 Üye girişi
 Forum profiliniz
 Resim albümünüz
 Özel Mesajlariniz
 Üye Listesi
 Yazılar/Makaleler
 Çıkış yap
Sen de Gönder!
 Haber Gönder
 Etkinlik bildir
 Kritik gönder
 Link gönder
 Demo gönder
Içerik
 Haber Arşivi
 Demo mp3ler
 Kritikler
 Linkler
 Rock ansiklopedisi
 Izlenimler
 Röportajlar
 Biyografiler
 Müzik yapimi ve teknolojisi
Site Hakkinda
 Bize Ulaşın
 İstatistikler
 Sık sorulan sorular

   En Son Kritikler
· Amorphis - Eclipse
· Counting Crows - August And Everything After
· Bruce Springsteen - Devils & Dust
· Magic Pie - Motions Of Desire
· Helloween - Keeper Of The Seven Keys - The Legacy
· Satanica - Behemoth
· H.I.M - Dark Light (Gothic/Rock)
· Hüsnü Şenlendirici – Hüsn-ü Klarnet
· Serdar Öztop - Mutluluğun Gözyaşları
· Duman - Seni kendime sakladım.

   Son eklenen linkler
·  Kentrock
·  Credence Clearwater
·  Müzikolog
·  Joker
·  Grup Eleusis
·  Wire
·  Mutluluk Veren Bilgi Hazinesi
·  Anima Resmi Fan Sitesi
·  Grup Soda
·  Afili Yalnizlik - Emre Aydin

   Son forum mesajları
·  AKP ye kapatma davası
·  İst:Satılık-takaslık baslar+ pedallar (İndirim)
·  Gitar amfileri hakkında her şey
·  Marilyn Manson
·  İyi Gitaristin Tanımı?
·  İST. Alınık Bass Amfi 30 Watt
·  Ankara Sezen Aksu Konseri Davetiyesi
·  Black Tooth
·  Eren Kömürlü(enstrumantal)-Ankara
·  İst/sat amfiler: [Marshall MG15DFX] [VOX Valvetronix AD15VT]

[ Foruma gir ]

   Üyelik
Hoşgeldin

Ziyaretçi

Nickname
Şifre
Üye ol!

Üyelik:
Son Üye: igf3
Bugün: 12
Dün: 17
Toplam: 78800

Kaç kişi var [618]:
Ziyaretçi: 468
Üye: 150

   Son eklenen resimler

türk rock



uyyyyy



@$K!/\/\



cannim



hayko


Albüme giriş

  İzlenimler/Makaleler: Grunge Felsefesi
MakalelerUnicorN gönderdi..::
Bir çok insan sebepli sebepsiz bir müzik türüne bağlanır. Grunge, kendine bağlananlarla beraber dirilip dirilip ölen bir kültür. Ona bağlananlar belki de hiç çıkamayacakları sokaklarda kayboldular. Peki nedir bu Grunge ?


Her müzik türünün kendine göre bir felsefesi, bir dünya görüşü vardır. Aslına bakarsanız müziği belli bir kategoriye sokmak oldukça zor. Her grubun hatta her bireyin farklı bir müzik anlayışı ve zevki var. Ancak yine de genel olarak müziği belli başlı temel gruplara ayırmak mümkün. Müziğin tamamen zevk meselesi olduğunu ve bu konuda yazılan çizilen herşeyin olduğu gibi bu yazının da çoğunlukla kişisel görüşlerden oluştuğu hatırlatmasını yaparak grunge'ı incelemeye başlayabiliriz. Kurt Cobain, grunge'ı, üç çığlık ve bir akor olarak tarif ediyor. Nirvana'nın dışında Pearl Jam, Soundgarden, Temple of the Dog, Alice in Chains gibi gruplar bu türün öncüsüydüler. Sharon Stone da 90'lı yılların yeni ruhunu, 'Sliver' filminde; hafta sonu için Pearl Jam konserine bileti olduğunu söyleyerek bir cümlede özetlemiş oluyordu. 90'lı yıllarda Holywood filmlerinin ana teması "Amerikan rüyası" idi. Bu rüya, gerçekte kayıp kuşak diye anılan Generation X'in yerine sahneleniyordu. Çünkü sistem bu kuşağı görmezden geliyordu. Bu rüya için yollara düşen gençler yıllar sonra aslında rüyadan ziyade bir gerçekle karşılaştılar, ama onların kafası o gerçeği anlayacak kadar bile ayık değildi. Bu karşılaşma çoğu zaman onların sonu demekti.

Seattle'lı gruplar, hardcore gelenekle gerçekleşen gelişme sonunda punk-rock'ın karışımıyla grunge'ı meydana getirmişlerdi. "Grunge" akımının imgeleri; ormancı gömlekleri ve yırtık kotlar, punkvari, duygulu ama akordsuz vokaller, neredeyse hiç yıkanmayan saçlar ve grup adı olarak genellikle bir ev eşyası. Seattle şehri punk-rock karışımı müzik ve üst üste giyilen tişörtlerin yanısıra uyuşturucu ile de anılır olmuştu. Eroin, gençler arasında müzikle birlikte çok hızlı yayılıyordu. Seattle'ın efsane adamı Andrew Wood da aşırı dozda uyuşturucudan ölmüştü. Gençlerin geleceği de böyle olacağa benziyordu. Sanatçılar, sanatsal üretime katkı amacıyla bir uyarıcı olarak afyon kullanıyorlardı. Bu sadece Seattle'a özgü bir durum değildi. Ama eroin, afyon yaprağından işlenilmiş, toz haline getirilmiş bir endüstri mamülü olarak satılır hale gelmişti. Jimi Hendrix ve Andrew Wood aşırı dozda eroinden ölmesinin ardından Kurt Cobain'in akıbeti de böyle olacaktı. Genç rocker'lar, hayranı oldukları isimlerle kendilerini özdeşleştirmek için onlar gibi uyuşturucu kullanıyorlardı. "Altın vuruş" adı verilen aşırı dozda uyuşturucu alarak intihar ederek ölmek, çoğu zaman çok saygın bir ölüm şekli olarak ifade ediliyordu. İntihar bir erdem haline gelmişti. Genellikle uyuşukluğa, alkolizme bağımlı bir hayran kitlesi vardır "grunge"ın. Hatta uyuşukluk da bir erdemdi ve "En iyi besteler kafayı bulmuşken yapılırdı." Fakat kayıp kuşağın gönülsüz mesihi Kurt Cobain gibi kendi canlarına kıyabilme noktasına varabilen bir duyarlılık ya da hayata duyarsızlığa ulaşabilen bir söyleme sahipti. Bu, Seattle'ın sosyolojik yapısının ne denli çürük olduğunun bir göstergesiydi de aynı zamanda. Bu yapı bozukluğunun kökeni, yapaylık, sonradan görme ve kökü olmayan bir kültürel zayıflıkta aranabilir.

Hanry Roollins kendini ifade ederken, "Ben bir müzisyen değilim. Bir yazar değilim. Çığlık atabilirim ama şarkıcı değilim. Ben bir salağım." sözlerini kullanıyordu. Grunge, sert tonlu, punk-rock etkisinde gitar tınıları olarak tanımlanıyordu, tabii gitar olabildiğince yoğun ve sesi de olabildiğince açıklığı olarak tarif ediliyordu. Cobain'in ise grunge'ı, üç çığlık ve bir akor şeklinde tarif ettiğini yazının girişinde belirtmiştik. Grunge'ın temelinde tutku, nefret ve şaşkınlık vardı. Seattle bir liman kentti ve kerestenin merkezlerinden birisiydi. Halkın büyük çoğunluğu ormancı ya da bu işin yan mesleklerinde çalışıyordu. Ormancıların işlerini bitirdikten sonra şehre gelmeleri ve orada hayat kadınlarıyla buluşmaları Seattle'lı gençlerin potansiyel "gayrımeşru çocuk" olma baskısı altında yaşamalarına neden oluyordu. Gençlerin bir şekilde grup kurup, hem eğlenip hem de müzik yaparak bu şehirden ayrılmak istemelerinin temelinde de bu yatıyordu. Büyük bir müzik dağıtım şirketiyle anlaşma yapmaları durumunda ise dünyalar onların oluyordu. Seattle, Amerika'nın varoşu konumundaydı. Bu insanlar, dünyada hiç kimsenin bu insanlardan haberi yokken, ve bu insanların da dünyanın kalan diğer kısımlarında ne olup bittiğinden haberleri yokken bir şekilde kendi müziklerini sadece kendi beğendikleri müzikleri yapıyorlardı. Dünya niçin buraya ilgi göstersin ki? R.E.M o yıllarda çok büyük bir çıkış yapmıştı ve bütün dünya onunla ilgileniyordu. Bu Seattle'lı grupların kendilerini en iyi ifade edebilecekleri ve en mutlu hissettikleri müzikleri yapmalarına engel değildi. Belki böylesi daha iyiydi. Ama işler böyle gitmedi, dünya müzik devi Geffen'in sahibi David Geffen'in zevki daha geçerliydi ve bu ruhu, paraya dönüştürmenin zamanı gelmişti. Çünkü 90'ların başında çökmeye başlayan pop rock dünyasına "nasıl ivme kazandırsak?" diye düşünüyordu. Ve müzik endüstrisi Seattle'a bir şube açtı ve makine burada da iyice yerleşti. Pearl Jam, Soundgarden, Temple of the Dog, Alice in Chains gibi gruplar bu türün öncüsüydüler. Ve onlar gibi birçok grup vardı. Ancak bir çoğu piyasalaştılar. Bunun sonucunda da ruhlarını kaybettiler ve yok oldular. Bu makine teker teker müzisyenleri içine çekiyor, gençliğin ruhu "Smells Like Teen Spirit" paraya dönüşüyordu.

1992 yılından sonra, Seattle'da bir müzisyen göçmeni dalgası yaşandı. Şehre akın eden müzisyenler, Seattle'ın yerel ruhunun, yani temel özelliklerinin kaybolmasına neden oldu. Zaten pek yerel grup da kalmamıştı. Çoğu, büyük müzik şirketleriyle anlaşmalar imzalayarak çevreden merkeze kaymışlardı. Yani, underground nitelik kaybolmuştu.

Seattle&Grunge, sex, uyuşturucu, alkol ve rock'n roll. Tehlikeli bir aşk dörtgeni ve intihar...


Tarih: 05.12.2005 Saat: 11:20 Gönderen: daisyinblack

 
   İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makaleler
· Haber gönderen daisyinblack


En çok okunan haber: Makaleler:
Grunge Felsefesi


   Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.23
Toplam Oy: 43


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


   Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Grunge Felsefesi (Puan: 1)
Gönderen: yok- Tarih: 06.12.2005 Saat: 11:35
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
kurt cobain kötü müzisyenliğinin yanında fena bi  vocal  sayılmazdı adam işi  karizmasıyla ayakta tuttu ama grunge akımının  en önmli sıfatıydı.
ilk albümlerinden sonra zıçmaya başladı ve bi çok grunge grubunda bunu görebilirsinz şarkılar birbirine benzemeye başlar aynı ritim üzerine yapılan farklı sözlerdir.



Re: Grunge Felsefesi (Puan: 1)
Gönderen: starrock Tarih: 06.12.2005 Saat: 20:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
ee çünkü grunge kısır bir döngüdür..we yenilik kabul etmez...farklı bir şey deneyemesin...



3 çığlık 1 akor (Puan: 1)
Gönderen: othello Tarih: 15.12.2005 Saat: 13:15
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
ben cobain in grunge ı tanımlarken yaptığı "3 çığlık bir akor" sözünü " 3 akor bir çığlık" olarak biliyorum hatam varsa düzeltin;)


Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.29 Saniye