| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
coraline

Kayıt: Dec 19, 2005 Mesajlar: 281
|
Tarih: Prş 23.03.2006 12:20 Mesaj konusu: |
|
|
Şafak, Zaman gazetesinin Turkuaz ekinde 22.01.2006 tarihinde yayınlanan "Zulüm gören yazarlar" yazısında Yaşar Kemal gibi isimler dururken adının bu listede yer almasından rahatsızlığını da şöyle dile getirdi:
"Benim ismim böyle bir listede olmamalıydı ve zaten böyle bir liste hiç olmamalıydı. Bu bir tarafa. Lamı cimi yok. Nokta. Ama Yaşar Kemal ve daha niceleri bir tarafa. Kimse kalkıp da Yaşar Kemal gibi bir ustanın gerek bu memleketin mahkemelerinde gerekse saldırgan eleştirmen müsveddeleri karşısında ödediği onca bedeli unutmasın. Yapısal sorunlara değil, tek tek isimlere odaklanmayı, hele hele dört beş ismi yalıtarak ‘kahramanlaştırmayı’ alabildiğine sakıncalı buluyorum. Ama bir o kadar sakıncalı bulduğum, nice kalem erbabının senebesene verdikleri mücadelenin bu kadar rahat unutulabilmesi, bu pişkin vefasızlığımız ve hoyrat hafızasızlığımız." ))
Tekrarladım çünkü; tepkisi doğru olan yazın yanlış anlaşılabilir: Şöyle bir intiba uyandırıyor; sanki danışıklı dövüş durumu var ve E. Şafak bu şekilde bir girizgah yapmış edebiyat dünyasına. Hayır, aksine metni tekzip ediyor.
M. Mungan konusu kendi başlığında tartışılır gerçi. Oyun yazarlığını bir tarafa (baş köşeye) ayırarak söylemek isterim; şairliğinin geniş kadın güruhlarınca tanınmasındaki ilk adım bence homoseksüelliğidir. Tercihi, artısıdır. Yine de bu görünen taraf; bir de kişisel tercihinin, bu tarafa yansımayan acıları, ezginlikleri ve de bezginlikleri elbette vardır.
Ancak; hakkaniyetli davranmak lazım. Kitap da bir meta değil midir, satışa çıkmaz mı? Bu ülkede bir eserin okunmasının asal kriteri, eserin kalitesinden ziyade;genel olarak, yazarının nice marjinal olduğu, karşı durup durmadığı, kamuya açık biyografisi, farklı uluslardan aldığı destektir. _________________ Çalışıyorum! Yoruluyorum. Canım çıkıyor. Springsteen'in demeye çalıştığı gibi, "Piiz ile işçi arasındaki kimya, kapitalizmin OKEK'idir."
İlişmeyin. Yokuşa sürmeyin. |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
 |
zortlak

Kayıt: Mar 26, 2006 Mesajlar: 4
|
Tarih: Cmt 22.04.2006 21:37 Mesaj konusu: |
|
|
| turkuazda köşe yazarı ben seviyorum gazetedeki köşesini,yorumlarını ve düşünce dünyasını |
|
| Başa dön |
|
 |
zzarpandit

Kayıt: Feb 19, 2006 Mesajlar: 17
|
Tarih: Pts 01.05.2006 18:48 Mesaj konusu: |
|
|
ya tempo da yazmaya başlıcakmış. sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. kimse okumasın elif. ben okucammm!
ama yaşasın yine de artık daha çok okuyabilicem  _________________ İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz. |
|
| Başa dön |
|
 |
kbraa

Kayıt: May 03, 2006 Mesajlar: 5
|
Tarih: Çrş 03.05.2006 11:39 Mesaj konusu: |
|
|
kitapları güzelmiş diye duydum, ee hadi bi bakayım dedim. çeviri olduğunu öğrendim.
ilginç tabi...
ama beğendim. hoş yazmış, güzel anlatmış, etkileyici vesselam... |
|
| Başa dön |
|
 |
toprock17

Kayıt: May 18, 2006 Mesajlar: 2 Nerden: ankara
|
Tarih: Sal 23.05.2006 11:03 Mesaj konusu: |
|
|
| valla ne yalan söyleyim ingilizceden çeviri falan ama yinede birçok yazara taş çıkartır.ben onun ilk araf romanını sora mahremi okumuştum ve şuan baba ve piçi okumaktayım.tatildede tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum.ve herkese tavsiye ediyorum.insanı çok farklı bir dünyaya götürüyor.kitabı okurken bir yandan da içinde yaşıyorsunuz...... |
|
| Başa dön |
|
 |
ozgurv

Kayıt: May 05, 2005 Mesajlar: 459
|
Tarih: Prş 17.08.2006 12:07 Mesaj konusu: |
|
|
Hakkında Türklere Hakaretten dava açıldı iyide oldu üstüne birde ben dava açmayı düşünüyorum... _________________ Ölüm insanın sonsuzluğa doğumudur... |
|
| Başa dön |
|
 |
swin

Kayıt: Apr 22, 2006 Mesajlar: 426 Nerden: ankara,istanbul
|
Tarih: Prş 17.08.2006 13:18 Mesaj konusu: |
|
|
kendini yazar zanneden bu ülkeye hiç birşey katıcağını ve şuana kadarda katmadığını düşündüşüğüm kişi. _________________ insan BüYüDüKçE hayalleri KüÇüLüR mÜ? |
|
| Başa dön |
|
 |
MaraJade

Kayıt: Mar 14, 2006 Mesajlar: 173 Nerden: NeverLand den..
|
Tarih: Cum 25.08.2006 20:01 Mesaj konusu: |
|
|
ilk şehrin aynalarını okumuştum son derece ilginç bir kitaptı.anltım mükemmeldi ekstradan yorumlarla bir kitap daha çıkarabileceğiniz felsefi söz ve görüşler vardı..aynı gazla baba ve piç e başladım fakat ingilizce yazılmış olduğu için biraz önyargılıydım..
-spoiler-
kitapta ERMENİ SOYKIRIMI yapıldı ama hoşgörelim artık hede hödö yü görünce yazara karşı antiptaim hepten arttı.de ki fikri bu bunun savunuyo o zaman dışarıda yayımlıyacak başka kitabı kalmamış mıydı kasıtlı yaparcasına bu konuya değindi?biraz daha dikkat çekebilmek için mi??ayrıca kitabın konusu sıkıcı olmamakla birlikte şehrin aynaları gibi özgün bir anlatımdan uzaktı kitabı bitirince çıkarılabilicek en ufak bir ders yoktu ermeni-türk dostluk mesajları dışında..
kısacası eski kitaplarını beğendiğim halde son kitabıyla her yönden gözümden düştü elif şafak.. _________________ hopE Is JusT A dENial of ReaLIty~majere |
|
| Başa dön |
|
 |
narsis7ekho

Kayıt: Aug 30, 2006 Mesajlar: 5
|
Tarih: Çrş 30.08.2006 12:49 Mesaj konusu: |
|
|
Eger bir insan, İngilizceyle daha hasir nesir olmussa yazin anlaminda; bu insan Turkiye vatandasi olsa ya da anadili Türkce olsa da İngilizce yazmasi daha iyidir.
Sanatcinin irksal ya da milletsel kaygilari yoktur. Sanat icin var olan sadece sanattir.
Elif Safak iyi bir yazardir, milliyetci duygularimizi bir kenara birakirsak.
En son Baba ve Piç için yargilanmasi söz konusuydu. Komikti. Milliyetcilik ne boyutlarda? Bir romanda yaratilan hayali kahramanlar nedeniyle yargilanacak olan bir yazar.
Oysa istedigini düsünür insan, hele bu insan romandaysa =) |
|
| Başa dön |
|
 |
fireincairo

Kayıt: Nov 30, 2005 Mesajlar: 137
|
Tarih: Cum 08.09.2006 13:42 Mesaj konusu: |
|
|
mahrem i okuyana kadar niyeyse tanımadan etmeden sevmiyordum
daha ilk sayfasında rüyayı tasvirleme şekline bayıldım.bana mı öyle geldi bilmiyorum ama zamanda geri dönüşlerin dışında bile tuhaf hissetmeme neden oldu kitap,günlük yaşantıyı anlatırken bile rüyanın devamıymış gibi hissettim.okunmalı,kesinlikle vakit kaybı değil. _________________ OKUYUP ADAM OLACAĞINA ÜFLEYİP AŞIK OL ! http://www.youtube.com/watch?v=iFzWp0ClTBQ |
|
| Başa dön |
|
 |
mellon_collie

Kayıt: Jul 21, 2005 Mesajlar: 464 Nerden: Ankara
|
Tarih: Cum 08.09.2006 21:35 Mesaj konusu: |
|
|
ben "mahrem" dışında tüm kitaplarını okudum
şu anda mahremi okuyorum
çok akıcı ve farklı bir dili vardır elif şafak'ın, özellikle arapça-farsça kelimeleri bol bol kullanır
zaten "dil"e gösterdiği bu itina ve öğrenme isteğinden dolayı araf'ı ingilizce yazdığını söylemiştir...
yine de bit palas ve araf'tan sonra baba ve piçi beğendiğimi söyleyemem...
kurgusu zayıftı bence, şaşırtmadı, vakit geçirtti _________________ i've been waiting like a knife
to cut open your heart
and bleed my soul to you... |
|
| Başa dön |
|
 |
mozart

Kayıt: Sep 16, 2004 Mesajlar: 39 Nerden: kayıp şehir
|
Tarih: Sal 19.09.2006 9:39 Mesaj konusu: |
|
|
bu arada biraz geç okudum yukarıda kalmış ingilizce türkçe tartışması.
edebiyat nedir ne değildir olayını bir kenara bırakırsak,her toplulugun edebiyatçısı o topluluğun dilini konuşur o toplulugun dilinden yazar.
---cok kültürlü bir ortamda farklı yerlerden beslenmek ve bunu kendi süzgecinden geçirip ait oldugun dilde kültürde yazmak başka bir şeydir ki 'bence'
edebiyatçı (edebiyat yapan,yazar,edebiyat parçalayan vb...)bu kişilerdir.
---bir de farklı kültürler arasında sıkışmış ve kendini popüler kavramlara göre ifade etmeye çalışan ama bunda da bocalayan insanlar vardır.osmanlıcaya ya da eski kelimelere hakim olması ya da önceki kitaplarının okunabilir güzel vb olması zaten asıl bahsetmek istediğim şey değil.bahsettiğim süper kaygan ve kelimelerin her yana dağıldığı bir ortamda iyice dağılarak kendi kültürünü başka bir dille yazmak.geçen gun trt2 de kendisinin anlatıldıgı bir program vardı orada bu soruya yani ingilizce yazma olayına, cok kültürlü ortama açık olmak kendini sınırlamama gibisinden bir cevap verdi.çok kültürlü ortama çok açığız zaten galata'yı araplara,ülke arazilerini yabancılara satıoruz,bütün genc kesim yabancı markalara hayran ve hepimizi bir arada gülüp kola içiyoruz.
kendini sınırlamama konusunda ise benim fikrim şudur elif hanıma,eğer fransızca ve almanca öğrenip bu dillerde de yazarsa kitapları daha çok satabilir.(en azından nicelik olarak) ne de olsa sanatın hiç bir kaygısı yoktur. |
|
| Başa dön |
|
 |
ozgurv

Kayıt: May 05, 2005 Mesajlar: 459
|
Tarih: Çrş 20.09.2006 9:35 Mesaj konusu: |
|
|
Kitabı yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Beni ilk harekete geçiren şey Ermeni-Amerikalı feminist bir akademisyen oldu. Bir kokteylde tanıştık. Ertesi gün bana bir mail attı: "Ben soykırıma uğramış bir Ermeni ailesinin torunuyum. Sen bir Türksün ve benim arkadaşım olabilmen için önce soykırımı tanıyıp tanımadığını öğrenmem lazım." Ona dedim ki, Amerikalı yazar Kurt Vonnegut'ın bir kitabında bir sahne vardır. 1915'te Türkiye'den kaçmak zorunda olan bir adamın oğlu babasına "Eğer günün birinde bir Türk ile karşılaşırsan ondan ne duymak istersin?" diye sorar. Baba da der ki, "Herhalde bir Türkten biz gittikten sonra yokluğumuzu hissedip hissetmediğini öğrenmek isterim." Ben de onu yazdım: Siz gittikten sonra memleketimiz daha çorak hale geldi. Kültürel, sanatsal, felsefi, toplumsal ve vicdani olarak pek çok açıdan çoraklaştık. Bu e-mail'i aldıktan hemen sonra çıktı geldi; kendisiyle dost olduk. Oradaki Ermenilerin yüzde 80'i için "yasını paylaşıyorum, yokluğunu hissediyorum" gibi basit cümleler bile yeterli.
Soykırımı tanıyorum ya da tanımıyorum gibi bir yanıt değil bu...
Ben tarihçi, diplomat ya da siyasetçi değilim. Ben yazarım; derdim insanla, insanların zihnini dönüştürmekle, kalıplarını kırmakla. Bunu yapmak için de kavramları, sayıları, istatistiksel tartışmaları bir kenara bırakıp hikayeler üzerinde yoğunlaşmak lazım. Tarihte mutlak doğruların olduğuna inanmıyorum, soykırım kelimesini kullanmayışımın bir nedeni de bu. Çok mutlak bir kavram soykırım; çok sistematik, organize bir katledişi çağrıştırıyor. Osmanlı'da yaşananın bu olduğundan emin değilim. Ama ortada büyük bir acı ve haksızlık var.
Milliyet Sanat, Nisan 2006 _________________ Ölüm insanın sonsuzluğa doğumudur... |
|
| Başa dön |
|
 |
-mordo-

Kayıt: Sep 04, 2004 Mesajlar: 10
|
Tarih: Prş 21.09.2006 13:43 Mesaj konusu: |
|
|
yine düşünce suçu denen zırvalık yine mahkeme önlerine sürüklenen bir aydın bu ülkeye ne zaman özgürlük gelecek sanatçılar ne zaman öldükten sonra diğil de hayattayken anlaşılacak  _________________ ThE ONLy mask I wear ıs ThE oNE I was boRn wİTh |
|
| Başa dön |
|
 |
black_cat

Kayıt: Jul 22, 2006 Mesajlar: 25
|
Tarih: Prş 21.09.2006 13:48 Mesaj konusu: |
|
|
| Türklere hakaret davasından beraat etmiş,son dakika haberlerinde yayınladılar baya olaylı bi gün olmuş görüntülere bakılırsa |
|
| Başa dön |
|
 |
giggle

Kayıt: Aug 22, 2004 Mesajlar: 1701 Nerden: İzmir
|
|
| Başa dön |
|
 |
buzlukola

Kayıt: Mar 05, 2006 Mesajlar: 380 Nerden: Başkent
|
Tarih: Çrş 27.09.2006 0:43 Mesaj konusu: |
|
|
elif şafak bir röportajında "aydınlar kendi toplumunu tanımıyor, edebiyatçılar da öyle." demiş. bakıyorsunuz son olaylara ve kitabındaki cümlelerine istinaden açılmış davaya... kendisine yine röportajında yer alan kelimelerinden oluşan şu cevabı vermek yersiz mi olur? "evet, aydınlar ve edebiyatçılar kendi toplumunu gerçekten tanımıyor..." bence o röportajda ettiği cümlenin tam da yeridir burası. kime niyet, kime kısmet demek ki! _________________ [07][09.07][02.08]
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, ...
onlara bu ülkeyi sevmeyi anlat. |
|
| Başa dön |
|
 |
fernandojosetorres

Kayıt: Oct 09, 2006 Mesajlar: 161 Nerden: izmir
|
Tarih: Prş 12.10.2006 0:30 Mesaj konusu: |
|
|
| Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği anlaşılmayı güçleştirecek ölçüde yazım ve anlatım hatalarına sahip olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. Kasıtlı olarak Türkçe'yi yanlış kullanmaya devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz. |
|
| Başa dön |
|
 |
araftayim

Kayıt: Sep 18, 2006 Mesajlar: 7 Nerden: Hiçlikten
|
Tarih: Çrş 21.02.2007 22:02 Mesaj konusu: |
|
|
| swin demiş ki: | | kendini yazar zanneden bu ülkeye hiç birşey katıcağını ve şuana kadarda katmadığını düşündüşüğüm kişi. |
yazarların ülkeye birşey katmak gibi bi işlevi mi var?
ingilizce yazmak konusuna da insanların neden bu kadar takıldığını anlayamıyorum kitabı okuyup da bundan rahatsız olmuş olanlar varsa eyvallah ama ingilizce düşünüp öyle yazabiliyosa ve kendisini denemek istediyse bu kimi neden rahatsız ediyo ortaya iyi bi kitap çıkmış sonuçta _________________ Beni bir bostana gömün
Gübre olmak isiyorum
Can Yücel |
|
| Başa dön |
|
 |
triad

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 209 Nerden: istanbul
|
Tarih: Prş 29.03.2007 3:02 Mesaj konusu: |
|
|
hem genç(göreceli olarak) hem güzel, hem akıllı. sanki gerçek değil gibi.
insanlar sanırım bütün kitaplarını ingilizce yazdığını sanıyorlar. sadece baba ve piç ve araf'ı ingilizce yazmış elif şafak.
baba ve piç, araf ve pinhan'ı okuduktan sonra bit palas'ı okudum ve beğenmedim. diğer üçüne hayran olmuştum oysa. bit palasda o kadar çok ayrıntı o kadar çok karakterle boğuşuyosunuz ki sıkıcı olmaya başlıyor. başka benim gibi düşünen var mı merak ettim. _________________ İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz. |
|
| Başa dön |
|
 |
|