Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Tolstoy
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Tolstoy
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
cogitoergosum



Kayıt: Oct 10, 2003
Mesajlar: 48

MesajTarih: Çrş 17.12.2003 18:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir çok kitabını okudum,gayet güzel yazıyor.(çok önceden okuduğum için uslubünü pek hatırlamıyorum ama Embarassed )
Özellikle "Diriliş" ve "Çocukluk,Delikanlılık,Gençlik" en sevdiğim kitapları...
_________________
...Nothing ever goes as planned...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
kaamos



Kayıt: Mar 10, 2003
Mesajlar: 565
Nerden: ériador

MesajTarih: Prş 18.12.2003 0:00    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

hayatından kısa bi kesitle başlamakta fayda var öğrenmek isteyen arkadaşlar için...

Leo Tolstoy;
asıl adı "Lev Nikolayeviç Tolstoy" olan bu büyük yazar (bence tabi), 9 Eylül 1828’de Tula’da bulunan ailesine ait Yasyana Polyana Malikanesinde doğdu...(ben görmedim ama) 2 yaşındayken annesini, dokuz yaşında babasını kaybetti.. anne ve babasının olmayınca eğitimini halaları üstlendi.. 1943 yılında Doğu dilleri okumak üzere Kazan Üniversitesi’ne gönderdiler... Fakat uzun bir süre geçmeden buradaki eğitimini yarıda bıraktı ve Hukuk Fakültesi’ne geçti. Bu fakültedeki eğitimini de yarıda bıraktı ve 1847 yılında, doğduğu yer olan Yasyana Polyana’daki çiftliğine geri döndü... aradan üç yıl geçtikten sonra, 1851’de Rus ordusuna yazıldı ve 1854-55 arası Kırım Savaşın’da topçu teğmeni olarak görev yaptı.

Bu dönemde otobiografik eserler olan Çocukluk, İlk Gençlik ve Gençlik’i ve ayrıca Tipi, İki Süvari Subayı ve Toprak Ağası’nın Sabahı’nı yazdı. Bu ilk başarılarından sonra kendini edebiyata adamaya karar veren Tolstoy, savaştan sonra St. Petersburg’a gitti (en sevdiğim yerlerden biridir), fakat burada birini radikal demokrat N. Çernişevski, diğerini muhafazakar liberal I. Turgenyev’in temsil ettiği iki edebi kampla anlaşamayarak 1857’de İsviçre, Almanya ve Fransa’yı kapsayan bir seyahate çıktı. Bu dönemde eğitim kurumlarıyla ilgilenmeye başladı ve Rusya’ya dönerek çiftliğindeki köylü çocukları için bir okul açtı. 1860’ta ikinci bir Avrupa seyahatine çıkarak buradaki eğitim kuramlarını ayrıntılı bir şekilde inceledi. Bu incelemelerin neticesinde, Batı’nın yapay ve maddeci uygarlığını, insanı bozan bir etken olarak görmeye başladı. Avrupa seyahatini bitirip Rusya’ya döndüğünde serflik kaldırılmıştı. Tolstoy, kendi bölgesinde eski serflerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlendi

1862 yılında komşu çiftliğinin sahibinin kızı olan Sofya Andeyevna Bers’le evlendi ve bu evliliğinden on üç çocuğu oldu. Bu dönemde yazar, “Kazaklar”, “Sivastopol Hikayeleri” ve belkide en büyük romanı olan “Savaş ve Barış”ı yazdı. Napolyon Savaşları sırasında, 1865'de yazdığı "Savaş ve Barış", yaşama sunulan bir destan olarak nitelendirilir. Bu romanda geniş bir zaman sürecinden bahsedilmesi, somut özelliklerin canlandırılmasında kaydedilen yüksek başarı düzeyi, sayıları beş yüzü aşan sayıda kişiyi içermesi, öykünün dallanıp budaklanarak ilerlemesi bu eseri başyapıtlardan biri haline getirmiştir. Eser geniş ve detaylı olması nedeniyle tarihi bir belgesel niteliği dahi taşır . Bu kadar çok sayıda karaktere rağmen, her bir karakter diğerlerinden çok farklı özellikler taşır. Tolstoy, “Savaş ve Barış” adlı eserinin yayımlanmasından sonra, yıldan yıla artacak bir bunalıma girdi. Bu bunalımın izleri, 1877 yılında yayımlanan, ikinci büyük romanı sayılabilecek “Anna Karenina” adlı romanında da görülür. Bu romanda yazar, aileleri mutsuzluğa götürebilecek etmenleri araştırıp, kendimizi sorgulamaya sevketmiştir...ki önemli bir eserdir..

Tolstoy, 1880’den sonra Hristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini, Ortodoks Klisesi’ni ve her türlü siyasal iktidarı yadsıyan, kendine özgü bir tür hristiyanlık anarşizmi geliştirmeye başladı. Düşüncelerini açıkladığı ‘‘Dogmatik Teolojinin Eleştirisi’’, ‘‘O Halde Ne Yapmalıyız?’’ ve ‘‘Tanrı’nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir’’ adlı makalelerin yayımlanmasından sonra 1901’de Kilise tarafından afaroz edildi. Bu dönemde yazdığı “İvan İlyiç’in Ölümü”, “Kreutzer Sonat”, “Hacı Murat” ve son büyük romanı sayılabilecek “Diriliş” gibi eserleri, aynı manevi arayışa, ahlâksızlıkla suçladığı sanatı ve dogmalar ve mucizeler üreten Kilise’yi yadsıyışına işaret eder.


1900’lerden itibaren bir yandan mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle ailesiyle arası açılırken, diğer yandan aydın Rus gençleri arasında giderek daha çok tanındı. Bu ikisi, derin bunalımını ve manevi yalnızlığını arttırdı. 7 Kasım 1910’da ailesini terk etmeye karar vererek yanına en küçük kızı ve doktoruyla yola çıktı. Ancak birkaç gün sonra Astapovo tren istasyonunda zatürreden ölmüş olarak bulundu.

eserleri hakkında yarın düzenli bir kafayla bilgi vereceğim..
_________________
"..The future is uncertain.. but the end is always near.. "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder AIM Adresi MSN Messenger
kaamos



Kayıt: Mar 10, 2003
Mesajlar: 565
Nerden: ériador

MesajTarih: Prş 18.12.2003 11:32    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kazaklar:
Leo Tolstoy'un ilk kitabıdır.. konusu ise iki karşıt dünyanın çarpıcı bir üslupla karşılaştırılmasıdır yani bu iki farklı dünyadan biri çeşitli kültürlerin etkisi altında yaşayan ve "kibarlar" tabakasını oluşturan aristokratların dünyası, diğeri ise, kendi geleneklerine sıkı sıkıya bağlı ve başka bir kültürle karşılaşmamış olan halkın dünyasıdır. Tolstoy, dağlarda yaşayan Terek Kazaklarını anlatırken bu insanların ülkeden kopuşlarının nedenlerini; içinde bulundukları koşulların onları nasıl savaşçı kıldığını çok güzel bir anlatımla sergiliyor bizlere....

Savaş ve Barış:
Orjinal ismi "voyna i mir" olanbu kitabı Tolstoy,1863-1868 yılları arasında hiç durmaksızın ve yoğun çabalar sonucunda ürettiği başyapıtı "Savaş ve Barış"ın temel özelliğini kendisi şöyle belirtiyor."Bu yapıt bir roman değildir, bir şiir de değildir, bir tarih kroniği hiç değildir. "Savaş ve Barış", dile geldiği biçim içinde, yazarın dile getirmek istediği ve getirebildiği şeydir.. bu kitapta tolstyo 500 civarında karaktere yer vermiştir..!!
ancak tuhaftır ama;
mitosboyut yayinlari 142 sayfa
mavi yelken yayincilik 312 sayfa
barış yalçin yayinlari 2100 sayfa
çıkmıştır...

Kroyçer Sonat:
Kroyçer Sonat, bir tren yolculuğu öyküsüyle başlar.. insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanır.. trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır... gençliğinde sefih bir hayat sürmüş, sonradan kendinden iğrenmeye başlamıştır...(bkz:kinyas kayra : )))*
terzilerin, güzellik uzmanlarının yardımıyla erkeklerin hayvansal içgüdülerini alevlendirdikleri için toplumun ve kadınların suçlu olduğu kanısına varmıştır... içinde uyanan pişmanlık Pozdnişev'i değişime itmiş, o da bu doğrultuda evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Ancak, kadınlarla erkekler arasındaki onulmaz farklar, bir yandan da Pozdnişev'in kıskançlığı nedeniyle bir süre sonra karısıyla birbirinden nefret etmeye başlamışlardır. Karısının onu bir müzisyenle aldattığından kuşkulanmasıyla birlikte Pozdnişev'in ruhunun derinlerinde yatan şiddet açığa çıkmış, geri dönüşsüz zararlara yol açmıştır. Pozdnişev'in öyküsü, Tolstoy'un yaşadığı dönemin ahlâk anlayışının ve bazı değerlerin değişmesiyle yaşanan sancıların bir panoraması gibidir...
Kadın-erkek ilişkilerinde erdemin gerekliliğine inanan Tolstoy, kendi görüşü doğrultusunda erdemsizliğin insanoğlunu ne gibi çıkmazlara sürüklediğine işaret etmeye çalışıyor..
tabii, Beethoven'ın ünlü Kroyçer Sonat'ını dinleyip dinlememek tamamen size kalmış..!! : )

Hacı Murat: (Murat 124)
1896-1904 yılları arasında yazılan Hacı Murat, yazar Tolstoy' un olgunluk dönemi romanları arasında yer alır... Hacı Murat, on dokuzuncu yüzyıl Kafkas halkları arasında efsaneleşen, Şeyh Şamil' le davalıdır.. Yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın kahramanıdır... Zayıflıklarının ve gücünün farkında bir kahraman. Acımasız bir coğrafyanın geniş yürekli insanları arasındaki iktidar mücadelesinde taraf olmak zorunda kalmıştır; Rusları da sevmez, Şeyh Şamil'i de... Seçeneksiz kalmak, bütün duygulardan arınmanın başlangıcı ve sonucudur belki de... Savaş bazı insanların kaderidir.. Tıpkı inanmasa da taraf olmak zorunda kalmak gibi... Asl'olansa direnmek. Her koşulda direnmek ve ayakta kalmak. Tolstoy, ölümüne direnen bir kahramanı yazarak sonsuza taşıyor bu romanında..

Anna Karenina:
Anna Karenina, Rusların kendi ülkelerini ve dönemin aristokratlarını en doğru yanlarıyla yansıtan bir romandır. Tolstoy'un 1876-77 yılları arasında yazdığı Anna Karenina'nın ana teması her şeyden önce Rus ailesidir. Bu romanda Tolstoy, dürüst bir evliliğin açık mutluluğuyla evlilik dışı bir aşkın yol açtığı düş kırıklıklarını ve düşüşleri karşılaştırmaktadır... Anna Karenina, dönemin üst kademedeki bir memurunun karısıdır.. Onu, hovarda Vronski ile kurduğu ilişkide hazin bir son beklemektedir. Bunun karşısında Kiti ve Levin'in arasındaki sağlam temellere dayalı aşk, Anna Karenina'nın kendini beğenmişliğini ve temsil ettiği aristokrasinin köksüzlüğünü ortaya koymaktadır... Rus halkının Napolyon ile yaptığı harbin anlatıldığı Savaş ve Barış'ın yazarı Tolstoy'un Anna Karenina'sı, yaratıcısının aile hayatındaki huzur getirmeyen zevklerinden usandığı ve inanç buhranının kıskacına düştüğü zamanların ürünüdür.

Diriliş: *anton cehov yorumudur*
Diriliş, insanca şefkatin en güzel, belki de en doğru sözlü şiirlerinden biridir. Ben bu yapıtta Tolstoy'un ışıklı gözlerini, içe işleyen açık mavi gözlerinin bakışını, öbür yapıtlarında olduğundan çok daha açık olarak görüyorum. Bu bakış doğrudan doğruya ruha gider.- Romain Rolland-Diriliş'i vakit buldukça, bölüm bölüm değil, bir kerede, soluk almamacasına okudum. Burada ilgi çekmeyen tek şey, Nehludov'la Katya arasındaki ilişkilerdir. İlgi çekici yanlarsa prensler, generaller, köylüler, mahsuplar, gardiyanlardır.- Çehov-

Çocukluk :
Tolstoy, yaşadığı yüzyıla olduğu kadar günümüz dünya edebiyatına da mührünü vurmuş "dahi" yazarlardan biri.. O'nun, hala klasikler arasında duran eserlerine baktığımızda, sürekli aynı karekteristik özellikleri taşıdığını görüyoruz; yani, kendi sosyal gerçeğinden dünya ölçeğine çıkan bir üslup ve konu bütünlüğü..."Çocukluk"da, böylesi bir eser. Geriye dönüşlerle başlayan otobiyografik kitap, yazıldığı dönemin trajik toplum hayatına, anne-baba sevgisine, eğitim sistemine, aşklarına dair duyuşları ele alıyor. İroniyle dramın, sevgiyle kaosun ortasında yaşayan genç birinin gözüyle ve özel bir anlatımla sunulan "Çocukluk", Tolstoy kitapları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip. Eseri okuyanlar, yalın ve yapmacıksız bir çocukluğun gizemli dehlizlerine de yolculuk yapma imkanı bulacaklar... (Arka Kapak)

Sanat Nedir? : *buda alıntı.. okumadım çünkü**
"En iyi sanat eserlerinin, kitleler tarafından anlaşılmayan, ancak bu büyük eserleri anlamaya hazır seçkinlere ulaşabilen eserler olduğu söylenir. Fakat insanların çoğunluğu bu eserleri anlamıyorsa, onları anlamayı mümkün kılan gerekli bilgi bu insanlara öğretilmeli ve açıklanmalıdır. Ancak kolaylıkla anlaşılabilir ki; böyle bir bilgi yoktur. Bu eserler açıklanamaz. 'Çoğunluk bu iyi sanat eserlerini anlamıyor,' diyenler de hala bu eserleri açıklayamamakta ve sadece bize onları anlamak için tekrar tekrar okumamız, görmemiz ve duymamız gerektiğini söylemektedirler. Oysa bu bir açıklama değildir, sadece alıştırmaktır. İnsanlar kendilerini herhangi bir şeye, hatta en kötü şeylere bile alıştırabilirler. İnsanlar nasıl kendilerini kötü yiyeceklere, sert içkiye, tütüne ve afyona alıştırıyorlarsa, aynı şekilde kötü sanata da alıştırabilirler. Yapılan şey, kesinlikle budur.(Arka Kapak)

sevgiler...
_________________
"..The future is uncertain.. but the end is always near.. "
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder AIM Adresi MSN Messenger
saykopogo
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Dec 14, 2003
Mesajlar: 212
Nerden: ankara

MesajTarih: Pts 22.12.2003 21:37    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

din'e bakıs acımı bastan asagı degistirdi.
kendisi "anarsistim" demesede anarsizm ile din arasında mükemmel bi köprü kurdu bence.
_________________

A-Forum
sahip olduklarımız birgün bize sahip oluyorlar. sadece herşeyimizi kaybettiğimizde özgür kalabiliriz.
www.saykopogo.tk
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
DoDo



Kayıt: Dec 09, 2003
Mesajlar: 920
Nerden: ANKARA

MesajTarih: Pzr 28.12.2003 23:32    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

saykopogo demiş ki:
din'e bakıs acımı bastan asagı degistirdi.
kendisi "anarsistim" demesede anarsizm ile din arasında mükemmel bi köprü kurdu bence.
Kazklar ve İçimizdeki Şeytan kitapları beni çok etkilemişti.
_________________
King Of The /Hepimiz bir bataklıkda yaşıyoruz ama bazılarımız YILDIZLARA bakıyor.
www.facesmile.org<br />Dünya Barışı için ŞALVAR giyip otostopla dünyayı dolaşacağım...<br />
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
aShtraY-GirL



Kayıt: Dec 04, 2003
Mesajlar: 48
Nerden: HeLL

MesajTarih: Pts 16.02.2004 15:12    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eve kapanıp, saatlerce ağlamama sebep olmuş Anna Karenina'nın yazarı.
_________________
Forbidden SnowfLake
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
Pedher



Kayıt: Jun 04, 2003
Mesajlar: 211
Nerden: Istanbul

MesajTarih: Çrş 18.02.2004 2:30    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

alakasız olacak ama bi başlığın harflerini küçültsek Smile
_________________
Mantis Attack Klip Projesi Örnek Video Klip Mantis Film
Long Live Rock'N'RoLL
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Leadmaster



Kayıt: Jan 01, 2004
Mesajlar: 32

MesajTarih: Pzr 22.02.2004 21:22    Mesaj konusu: Kreutzer Sonat Alıntıyla Cevap Ver

Bence kesinlikle okunmalı. Kadınların yüzyıllar boyunca erkekleri nasıl sömürdüğü dile getiriliyor.
Ksinnlikle okuyun derim, başka ne diyiim?

The man who sold the world!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
aShtraY-GirL



Kayıt: Dec 04, 2003
Mesajlar: 48
Nerden: HeLL

MesajTarih: Pts 23.02.2004 15:23    Mesaj konusu: Re: Kreutzer Sonat Alıntıyla Cevap Ver

Leadmaster demiş ki:
Bence kesinlikle okunmalı. Kadınların yüzyıllar boyunca erkekleri nasıl sömürdüğü dile getiriliyor.
Ksinnlikle okuyun derim, başka ne diyiim?

The man who sold the world!


Kadınların yüzyıllar boyunca erkekleri nasıl sömürdüğünü mü anlatıyor? Vronski'nin(üstelik aşıkken) ve annesinin Anna Karenina'ya çektirdiği acılara ne demeli ki?
_________________
Forbidden SnowfLake
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
mysterybeauty



Kayıt: Aug 14, 2003
Mesajlar: 38

MesajTarih: Pts 23.02.2004 15:30    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

insan ne ile yaşar kitabını okudum geçen ay finalde sorumluyduk tek bir soru syfalarca cvp şeklinde oldu nese atlattım alla şükür bitti gitti 70 aldım kitabı yazmama rağmen ben bu hocaları anlamıyorum yaws vizede abuk sabuk şeyler yazdım alakasızdı yazdıklarım çünkü çalışmamıştım ama adam 80 verdi şimdi kitabi yazdım 70 aldım nebiçim iş bu nese ama kitap bi harikaydı rus edebiyatının en iyi yazarı LEV TOLSTOY bunun üzerine konujulmazki adam bişeyleri ispatlamış zaten
_________________
kader beyaz kağıda sütle yazı yazmak gibidir gücün yeterse beyazı beyazdan sil.
(beaut&ugly)
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
genizah



Kayıt: Feb 20, 2004
Mesajlar: 70
Nerden: sivas

MesajTarih: Prş 26.02.2004 19:46    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

nihilist! şeytan okunasıdır..
_________________
"Gerçek müzik saftır,onun için akıl gerekmez."
Erkan Oğur
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
carolgerber



Kayıt: Feb 26, 2004
Mesajlar: 570

MesajTarih: Prş 26.02.2004 21:26    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sadece anna karenina yı okudum.yıllardır savaş ve barış ı okuma planları yapıyorum:))milan kunderanın var olmanın dayanılmaz hafifliğinde ki önemli bir karakter köpeğinin adına karenin adı vermişti.ben de kedime karenina adını koydum.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
SarhosDenizci
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jan 11, 2004
Mesajlar: 722

MesajTarih: Pts 08.03.2004 12:10    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Savaş ve Barış, Diriliş ve Kreutzer Sonat'ını okudum bu yazarın.
Özellikle Savaş ve Barış büyüleyici bir eser.
Karakterlerini öyle benimsiyorsunuz ki, bitince çocuğumu kaybnetmiş gibi oldum. İnsanların 5-6 senelik zamanla değişimini izliyorsunuz. 12 yaşında kıpır kıpır bir kız olan Nataşa'nın aşklarını kaybettikleri sevgisini, Prens Andrey'in onurlu ölümünü ve sevgisi, Piyer Bezuhov'un iyi yürekli gerçekçiliğini ve aristokrat sınıfının iki yüzlülüğünü çok güzel anlatıyor. Napoleon'un bir kahraman değil, ödlek bir diktatör olduğunu çok güzel anlatıyor.
Sanki pembe dizi gibi okuyup arkadaşlarıma anlatıyodum. "Olm Nataşa Prens Andrey'i beklemeden lavuk Kuragin'le evlendi" gibi.
Diriliş'te çok güzeldi. Zavallı kadının haline çok üzülmüştüm.
Kreutzer Sonat ise benim için ayrı bir yeri olan bi kitap. Beethoven'ın en sevdiğim sonatıdır aynı zamanda.
İnanınki, arkada Tchaikovski'nin 1812 Overtürü çalarken savaş ve barış okumak bambaşka bir zevk. Kreutzer Sonatı okurkende, aynı sonatı dinlemek.
...
Off Tolstoy ne adamsın sen ya. Sakalına sıçam Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
psycho_Jr



Kayıt: Apr 13, 2004
Mesajlar: 45
Nerden: Istanbul

MesajTarih: Prş 15.04.2004 23:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1812 oveture ü ile savaş ve barış ı okumak.haha harika aslında
dostoyevski okurkende mozart'ın requiem i dinlenebilir pekala
SarhoşDenizci icq ya ekledim seni,bir ara takas yapabiliriz infonda yazdığı gibi Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
aiolos



Kayıt: May 14, 2004
Mesajlar: 347
Nerden: YaLnIzLIgIn ba$kentinden...

MesajTarih: Pts 07.06.2004 13:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tolstoy,Rus edebiyatı denilince aklıma gelen ikinci isim.özellikle din konusunda ve insanın özünü kurcalayan bir üslupta yazdığı eserlerini seviyorum.Anna Karenina benim okuduğum en güzel kitaptı.Onun Tolstoy'un kadın yönü olarak nitelendiriyorlar.Ayrıca bana kalırsa Şeytan ve Kreutzer Sonatı peş peşe okuyun,hemen hemen aynı çerçevede yazılmış kitaplar çünkü.
Bu arada kitabı okuduktan sonra Beethoven'ın Kreutzer Sonatını çok merak ettim ama henüz dinleyemedim...
_________________
ortak hiçbir şeyleri olmayan insanların ortaklığını bilmeyen insan...<br />


En son aiolos tarafından Pts 14.06.2004 21:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Arduvaz



Kayıt: Jun 07, 2004
Mesajlar: 5

MesajTarih: Pts 07.06.2004 14:17    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"İnsan ne ile yaşar?"
Bu soruyu birçok kez sormuştum kendime ve başkalarına ama Tolstoy'un yaklaşımı hepsinin ötesinde.
"İnsan ne ile yaşar?"ı şiddetle öneririm.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Zythum



Kayıt: May 05, 2004
Mesajlar: 169
Nerden: izmir

MesajTarih: Pts 07.06.2004 22:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kendisi "imanlı bir anarşizm" oluşturmuş ve bunun dahilinde tüm mülkiyetini -yanlış bilmiyorsam- reddetmiştir...
Bununla beraber bugün bilinirki anarşistlerin bir kısmı din ve tanrıyı da redderken,diğer bir kısmı "deizm" başlığı altında,tanrıyı değil ama din kavramını reddederler....
_________________
NO PASARAN! PASAREMOS!
Arıza => Davul
Zythum' un Karalama Defteri: http://zythum.blogspot.com/
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
emrevatans



Kayıt: Mar 05, 2004
Mesajlar: 176
Nerden: bursa

MesajTarih: Sal 08.06.2004 13:21    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tolstoyun beni etkileyen olayı..çoçuklarını okutmaması..tabi bunu nedenleri var..benim baya dikkatimi çekmişti..
_________________
duende bebeğim..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
rockabilly



Kayıt: Mar 03, 2004
Mesajlar: 97
Nerden: istanbul

MesajTarih: Prş 10.06.2004 1:16    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

açıkçası savaş ve barış kitabında çok sıkıldım ama diriliş çok ii bi kitap
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Justice_For_Hell



Kayıt: Aug 11, 2003
Mesajlar: 282
Nerden: Ýstanbul

MesajTarih: Sal 15.06.2004 13:38    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Savaş ve barış ı okudum çok güzeldi.Diğer kitaplarınıda okuyacam bir ara.
_________________
Yaşayın...arkanızdan pes etti dedirmemek için yaşayın...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Edebiyat Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
1. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 1.22 Saniye