Faust

'Forum Meydanı' forumunda uyuz tarafından 20 Mayıs 2004 tarihinde açılan konu

  1. uyuz

    uyuz

    81
    0
    600
    goethe'nin faust'u okuyan varsa ne anladığını yazabilir mi?
     
  2. faust u okumadım ama konusun az çok biliyorum;
    temelde necronomican ismli tarihteki en önemli büyü kitaplarından biri olan ve "book of death" adıyla bilinen kitapta geçen kapılardan bi adamın şeytanla anlaşma yaparak geçtiği ve bedelni nasıl ödediği anlatılıyor olmalı. bence fausttan fazla necronomicanı araştır...
     
  3. -dur güzel an kal biraz
    bin yıl silemez
    yaşantımda bıraktığın izleri
    önceden görüyorum herşeyi büyük bir saadetle
    ve tadına varıyorum şimdi bu büyük anın
    Neden geçmiş?

    -geçmiş ne saçma bir laf
    neden ki bu acımasız yaratılış?
    yok olacaksa her yaratılmış
    geçmişle hiç olmamış aynı şey
    "geçmiş,gitmiş!"anı neymiş?
    hiç yaşanmamış da
    sanki yaşayıp sonuna gelmiş
    öyleyse en iyisi bence sonsuz bir BOŞLUK!
    GOETHE


    felsefesi yeterince açık bence...

    not:bu diyalog tam olarak böyle olmayabilir.aklımda bu kadarı kalmış...

    ayrıntı:şeytan bu işi biliyo!!!
     
  4. faust ve mephisto'nun karşılıklı konuşmalarını ve iyi ve kötünün savaşı, düşünce yapıları,hayatı sorgulamaları, zayıflıkları, onlarla savaşımları ve bunlar gibi insanlığın en mühim sorularını konu alan bir başyapıttır. herkese tavsiye ederim.
    bu arada, bu eser birçok yönden m.ö. yazılmış 100.000 beyitten oluşan hindu halk destanı Mahabbrata'dan esinlenilmiş gibi geliyor bana.
    orda da, insanın iyi yanının , kötü yanıyla giriştiği sonsuz savaş baz alınır.orda iyileri pandavalar , kötüleri kuravalar temsil eder ; burda ise bildiğiniz gibi faust ve mephisto.
     
  5. insanın iyi yanı ve kötü yanı insanların her zaman ele aldığı bir konudur.insanlığın başlayışının kaynağı olarak hep kötü gösterilir.ve daha sonraları pişmanlıkla birleştirilmiş iyiye yönelişinden söz edilir...yani iyi kötü çatışması insanlığın varlığından bu yana her zaman insanlığın en önemli meşguliyeti olmuş...Mahabbrata hakkında pek fazla bilgim yok ama böyle bir benzerlik birçok yapıtta var...yani bu çok doğal birşey...insan doğasının gerektirdiği birşey olduğu için...anu ve enki'nin çatışması gibi birşey bu da...
     
  6. once $eytani cagirip bi anla$ma yapan ve yanilmiyosam bu anla$manin suresi ya 7 yada 24 yil olmasi lazim, daha sonra anla$ma sonucu istedigi her ce$it bilgiyi ve gucu ayni zamanda gecmi$ten gelecege pekcok kariyi kizi (ki bunlarin arasinda truvali helen bile varmi$) elde eden ama anla$manin bitim gunune dogru pi$man olan ve ruhunu $eytana vermek istemeyen sonra bi gece kaldigi yerde $eytan ile kavga edip $eytanin onu kafasini 180 derece geriye dondurerek oldurdugu bir genc
     
  7. goethe nin bu eserini okuduğumda orta bire gidiyordum dönem ödevimdi o zamanlar va onun üzerine kim bilir kac kere daha okudum


    geçmiş ne saçma bir laf
    neden ki bu acımasız yaratılış?
    yok olacaksa her yaratılmış
    geçmişle hiç olmamış aynı şey
    "geçmiş,gitmiş!"anı neymiş?
    hiç yaşanmamış da
    sanki yaşayıp sonuna gelmiş
    öyleyse en iyisi bence sonsuz bir BOŞLUK!
     
  8. uyuz

    uyuz

    81
    0
    600
    anlattıklarının altında farklı bir şeyler gizli,yoksa 66 yıl boyunca bir kitabı yazmak için uğraşmazdı.o yüzden ne anlattığını sordum..daha doğrusu size ne anlattığını..
     
  9. Marlowe'dan da mükemmeldir Faust. Onu da tavsiye ederim..
     
  10. Halam'dan alıp ta okumaya üşendiğim kitap.Yazıldığı gibi hayatından mutsuz olan birinin şeytanla bir süreliğine anlaşma yapması, süre dolduğunda ruhunu şeytana vermek istemeyen bir adamı anlatıyormus...

    Ayrıca Norveçli black metal grubu Emperor'un hapiste olan davulcusunun takma adıdır.Bunu da yazayım dedim alakasız oldu ama...
     
  11. Kesinlikle okunması gereken bir kitap..bir kez okudum ve kesik kesik okudum o yuzden hic bir diyalog söz aklımda değil..keşke altını çizebilsem kitapların hep unutuyorum..harika bir kitap gerçektende..
     
  12. Adamım,herşeyim.
    Okumayan ölsün!!!!!
     
  13. eser avrupada yayıldıktan sonra 'faust' tipi insanlar türemiş. avrupayı düşünmeye yönlendirmiş ve yeni bir çığır açmıştır... bir nevi değişimin öncüsüdür.
     
  14. Mefistofeles:

    Güneş ve alemler hakkında bir şey söyleyemem.
    Ama insanların sıkıntılarını görüyorum.
    Dünyanın küçük tanrısı hep aynı halde,
    Ve taa ilk günkü gibi anlaşılmaz.
    Gökışığının yansımasını vermemiş olsaydın ona;
    O buna akıl adını vermiş ve ondan yalnızca,
    Hayvandan daha hayvan olmak için yararlanıyor.
     
  15. beni en çok etkileyen kipaplardan biri faust mefisto bölümlerinden daha çok insanların cahilliğinden etkilendim...
     
  16. Faust "pis kapitalist" olarak görülür, Mephisto da "masum çocuğa" yaklaşmış şekilde düşünülürse, Goethe' nin ne demek istediği anlaşılır bence. Modernizm eleştirisi, id vs. super ego, falan filan...
     
  17. çok kötü bir çevirisini okumama rağmen yine de çok etkilendiğim bir klasiktir.
     
  18. ilk sayfalarda dil biraz ağır gelebilir ama sonradan alışıyo insan...
    faust delilik sınırında bi doktordur ve mistik düşünceleri vardır ruhu çağırır mefisto gelir...onunla bi anlaşma yapar...ve olaylar böyle gelişir...

    ilk okumada tamamen anlaşılmıyo bikaç kez okunmalı bi de sindire sindire okunmalı zevk alarak tekrar etmeli sayfaları...
     
  19. dramatik şiir tarzında yazılmış tiyatral kitaplardan haz alamam.oysa ne çok isterdim
     
  20. bazı bölümler...

    ey şu büyük alemi dolaşıp duran ruh, kendimi sana çok yakın hissediyorum.
    ruh: sen kendi anladığın ruha benziyorsun, bana değil...


    her şeyin dış görünüşüne takılıp kalan şu kafa, nasıl da bütün ümitlerini yitirmiyor, hırslı elleriyle defineler çıkarmaya çalışırken, bazen bir solucan bulduğuna bile sevinebiliyor...


    ah...bizim eylemlerimiz de, yaşadığımız büyük acılar gibi hayatımızın yürüyüşüne engel oluyorlar.
    zekamızın tadabileceği en büyük zevke, daima bir yabancı madde zarar vererek engel olmaya çalışıyor.
    bu dünyanın iyilikleriyle karşılaştığımızda bile onu yalan ve şüpheli sanıyoruz...


    üzerime ne giyersem giyeyim, bu sınırlı dünya hayatının acılarını çekeceğim! ben ömrümü sadece oyunla geçirecek kadar genç ve arzusuz yaşayamayacak kadar da yaşlı değilim. dünya bana ne veriyor? hep acılara ve yokluklara katlanmak, benim dünyadan kısmetim bu. ömür boyunca, her saat her kulağa kısık sesle ulaşıp tekrarlanan şey bu. sabahları hep korkuyla uyanırım. geçerken tek bir arzumu bile yerine getirmeyecek olan ve içimdeki küçük bir sevinç belirtisini bile inatçı bir şekilde yaralayan, kalbimin yaratıcılığını, binbir çirkin engel ile baltalayan gündüzü görünce, yalnızca ağlamak gelir içimden! ortalığı gecenin karanlığı kapladığı zaman da, yatağıma korkularla uzanırım. çünkü alınyazımda yatakta dinlenmek de yok! kötü rüyalar beni korkutur. göğsümdeki tanrı beni içimden tahrik eder. bütün güçlerimin üstünde bulunan akıl, dışarıda beni harekete geçiremiyor. böylece hayat, benim için bir yük oluyor. sanki ölümü özlüyorum, hayattan tiksiniyorum...
     

Bu Sayfayı Paylaş