Feedback Röportajı

'Haberler & Etkinlikler' forumunda UnusuaL tarafından 25 Şubat 2004 tarihinde açılan konu

  1. Sizinde yeni tatlar, yeni bakış açıları hoşunuza gidiyorsa ‘Zafer' (Forum yöneticilerimizden Swallowed) gibi, mutlaka tadına bakmanız gereken bir grup FeedBACK. Karamsar bir boyutu var demolarının. ‘'Şekerden ev cadının yalanı Güzel prenses, prensin avı'' en çok ilgimi çeken sözlerdi ve Gerçek'te umut olmaz felsefeleri. Grup elemanlarından Umut ve Zafer'le konuştuk. FeedBACK'i daha yakından tanımak, grup adının nerden geldiğini öğrenmek ve Durma adlı parçalarının sözleri için devamını okuyun.

    Grubu tanıtır mısınız kısaca?

    Zafer: FeedBACK 1994'te kurulup, 1998'den beri daha ciddi çalışmalarını sürdüren, büyük oranda grunge, biraz günümüz alternatif rock, biraz da eski dönem hardcore tatlarını barındırarak, ağırlıklı olarak Türkçe müzik yapan 4 kişilik bir topluluktur..

    Grup Elemanları:
    Lead Gtr./Vokal: A. Zafer Yurdaçalış (SwaLLoweD)
    Bas Gtr./B. Vokal: Eray Mutlu (Mephistopheles)
    Davul: Umut Otyakmaz (eloy)
    2. Gitar: Erhan Eliaçık

    Neler yaptınız bu güne kadar?

    Zafer: Önce bol bol içimiz daraldı..Sonra bir enstrüman edinip bir sürü beste yaptık..Aynı düşüncede başka insanlarla bir araya geldik...94-98 arası coverlarla deşarj olmaya çalıştık.. 98'den itibaren "E biz beste yapmıştık, niye onları çalmıyoruz ki?" diyerek kendi parçalarımıza yöneldik.. 5 parçadan oluşan bir demo hazırladık, Battle Of The Bands 2002'de finale kaldık, H2000 (2002) - Demo Stage, KayaFEST gibi organizasyonlarda sahne aldık..Her zaman üniversite konserleri verdik.. İzmir, Eskişehir gibi ilk etapta ulaşılabilecek illere gidip çaldık..
    "Bu maç bitti, artık önümüze bakıyoruz.." :)

    FeedBACK adını seçmenizin özel bir anlamı var mı?

    Zafer: Aslında ilk koyduğumuz anda aklımıza gelmeyen özel anlamları olan bir isim FeedBACK..Yaptığımızla çok uyuşan şeyler ifade ediyor.. FeedBACK adının çok sıradan bir hikayesi var.. Oturup ansiklopediler, sözlükler karıştırdığımız, arama motorlarına gömülerek isim aradığımız bir dönemde; tüm alternatifleri tükettiğimiz bir anda, benim aklıma gelen bir isim..FeedBACK bilindiği gibi müzikte, çıkıştan gelen ses dalgasının, tekrar (mikrofon v.b. aletlerden) ana sese geri beslenmesidir.. Bunun sonucunda o çirkin vıaayk sesi çıkar.. Ben eskiden beri gayet yüksek gain'e sahip distortion tonları kullanırım gitarda.. Kullandığım gitarlar da hep giriş seviyesi gitarlar olduğundan, sürekli FeedBACK yapardı gitar.. İlk çıkış hikayesi bu kadar sıradan...

    Fakat ismin kullanım alanlarına baktığımızda, tam olarak bizi ifade ettiğini gördük.. FeedBACK, toplumsal kullanımında tam Türkçe karışılığı olmasa da yorum ve tepkilerin geri dönüşü gibi bir manaya geliyor.. Bizim yaptığımız müzik, zaten bundan ibarettir.. Bize aktarılan, dayatılan tüm düşüncelere karşı kişisel tepkimiz, yorumumuzdur.. Ayrıca FeedBACK kavramı, kendi içinde bir kısır döngü barındırıyor.. Kısır döngülerdir zaten bizleri müzikle buluşturan..

    Bir de müzikte FeedBACK seslerini kullanmaktan pek haz duyarım.. :) İşte bu sebeplerden ötürü, aslında Türkçe sözlü bir müzik yapmamıza rağmen İngilizce bir isim olan FeedBAcK'i bugüne dek taşıdık.. Pek alışılmış bir durum değil aslında bu.. Ayrıca aynı isme sahip bir fanzin, bir stüdyo, iki grup daha olması (her ne kadar pek aktif olmasalar da) da işleri biraz karıştırmıyor değil.. :)

    FeedBACK’ten önceki müzikal geçmişinizde neler var?

    Umut: Benim çeşitli gruplarda ve çeşitli müzik türlerinde çalmışlığım var heavy metal den tutun, ta halk müziğine kadar.. :) Birde askerde Türk sanat müziğinde davul çalmaktan tut da, fasıllarda darbuka bile çaldım (ya da çalamadım :) ) .. ama FeedBACK'te ki huzuru hiç bir yerde bulamadım.
    FeedBACK sanki cennetten bir parça hatta Zafer abiye arkadan baktığımızda çoğu zaman onun bir huri olduğunu bile düşünüyoruz.

    Eray: FeedBACK benim ilk grubum :) Öyleki 99 yılında sahnede izlediğim bir grupken, yine aynı yıl bu gruba dahil olarak "bas" hayatıma başladım. Bu grubun içerisinde yetiştim diyebilirim. Müzikal geçmişim biraz geç başladıysa da beraber çok çalışarak bugüne geldik.

    Zafer: Müzikal geçmişim?.. Aslında öyle bir şey yok.. Geçmişim de FeedBACK, geleceğim de muhtemelen FeedBACK olacak.. Enstrüman bazında da bir geçmişim yok aslında.. Ortaokul sıralarındayken 3 kez (sadece 3 saat) gitar dersi aldım.. Sonra istediğimin bu klasik yapı olmadığına karar verdim ve çaldığım tüm enstrümanları, kendi kendime öğrendim.. Hepsinde kendime has (yerine göre, eksik yanlış da olsa) tarzımı korumaya çalıştım.. FeedBACK'in oturmuş bir tarzı olmasının sırrı da burada zaten.. :)

    Başka gruplarla bağlantınız var mı?

    Zafer: Evet duruşunu ve müziğini takdir ettiğimiz gruplarla devamlı iletişim halindeyiz.Zaten gruplar arası diyaloğun, dayanışmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz.. Zaten benzer duruşa sahip grupları bir araya getirmek için Grunge (A)LIVE etkinliğinin ilk adımını atmıştık.. Düşüncelerimiz sırf lafta kalmıyor yani.. :) Beğendiğimiz, diyaloğumuz olan gruplardan bazıları: Deli Gömleği, Direc-T, Alt, Sleeping Vaccines..

    Karamsar bir hava söz konusu demonuzun genelinde..Gerçekte umut olmaz mı gerçekten?

    Zafer: Bu ilk demomuzdaki parçalar (elimizdekilerin bir çoğu gibi) kişisel, içe dönük parçalar.. Oldukça realist ve içten bir duruşumuz olduğundan, parçalarda göz boyamayı, yalan söylemeyi pek doğru bulmuyoruz.. E haliyle parçalar biraz karamsar oluyor.. :) "Gerçek"'te umut olmaz.. Olmaması gerekiyor.. Bence umut, muhtemelen başarılamayacak olan şeyler için duyulan bir histir.. Bu gerçekçiliğe pek uyan bir durum değil.. Murphy'nin yasalarından bir alıntı yapayım "
    3- Anything that can go wrong, will go wrong (Bir şeyin yanlış gitme ihtimali varsa, yanlış gidecektir..)".. :)

    Umut: Yanılmıyosam Stanley Kubrick yada başkasıydı "No hope no fear!" demiş bunlar önemli cümleler..Düşününce, hayatın her alanında umut sadece korkuyu doğuruyor. Ama tabi benim ismimle çelişiyo :)

    Yakın zamanda yer alacağınız bar ya da konser programı var mı?

    Zafer: Yine TurkRock.com'un forumlarında filizlenmiş, Çıkmaz Sokak grubundan Yasin'in düzenlediği bir İzmir konseri var..Sanıyorum Haziran ayında yapılacak bu konserler.. Henüz en kesin görünen etkinliğimiz bu.. Ancak arada başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere birkaç üniversite konseri, belki bir Grunge (A)LIVE unplugged konseri olabilir.. Bu konser haberlerini web sitemizden ( http://www.feedback.gen.tr ), Mail-Group'umuzdan ve TurkRock.com'dan haber veriyoruz zaten..

    Grunge A Live’den sözeder misin? İkincisini düzenlemeniz söz konusu mu?

    Zafer: Grunge (A)LIVE muhtemelen devam edecektir.. Ancak gruplar arası dayanışmanın bir ürünü olduğundan, devam edecektir.. Biz de buna elimizden gelen yardımı sağladık, sağlayacağız.. Ancak organizasyon sorunlarından dilimiz yandı.. Bu nedenle bir sonraki organizasyonu üstlenmeme kararı almıştık.. Yine de zaman ne gösterir bilinmez...

    Umut: Unplugged organizasyonu da yine bize kalacak gibi... Ha tabi bu sefer 200 cd dağıtıcaz bin tane afiş basıcaz onları da gidip kendimiz asıcaz gibi bir şey söz konusu olmaz.

    Türkiye’nin müzik ortamında nelerden şikayetçisiniz?

    Umut: Öncelikle kimsenin kimseye saygısı yok gibi konserler düzenleniyor insanlar gidip emek harcayıp barlarda çalıyorlar bazen kendi ceplerinden paralar harcıyorlar ama sonradan emeklerinin karşılığını alamıyorlar eğer gruplara biraz saygı gösterilirse böyle durumlarda ortadan kalkar. bir de müzik piyasası çok kötü durumda..Yeni bir trend çıkıyor her sene..Piyasaya kim nerden vurgun yaparım onun derdine düşüyor bu sefer de.. Mesela geçen sene bir rap furyası başladı bir sürü albüm yapıldı bugün baktığımızda geçen seneden kalan hiç kimse yok. Bu senede başka bir şey çıkacak sonra seneye oda kaybolacak.. Kısacası içi boş olan müzikler üzerine, gidiliyor onlar da belli bir süre sonra kayboluyorlar.

    Eray: Rock müziğin ülkemizdeki dinlenme oranı da çok düşük. Bu nedenle grupların Grunge (A)Live'da olduğu gibi birbirleriyle daha iyi ilişkiler içerisinde, daha fazla özverili olması gerekiyor. Tabii bir de dinleyicilerin korsan albüm almamaları.

    Kimleri dinlersiniz?.. Kimler özel sizin için?..

    Zafer: Etkilendiğimiz müzik türleri arasında grunge en büyük paya sahip.. Bu dinlediğimiz müzik türlerinin bir etkisi elbette.. Şahsen benim için en büyük öneme sahip grup Nirvana'dır..Hâlâ sık sık takıp dinlerim, ve yeni şeyler keşfederim müziklerinde, bakış açılarında... Tabi Nirvana ile birlikte Alice in Chains ve Pearl Jam de müziğimizde etkileri görülebilen gruplar..

    Günümüzün müziklerine gelirsek, Bush, Muse, Foo Fighters, Creed, Godsmack ve Silverchair derim.. Özellikle Silverchair'in FrogStomp albümündeki sound'u bize çok yakın.. Fakat parçaların büyük bir bölümünün, ben daha Silverchair ile tanışmamışken yazılmış olması da ilginç bir nokta..

    Türkiye içinde ise Kurban en çok beğendiğim gruptur.. Önceden beğendiğim müzikleri ve duruşlarının yanı sıra; bize hem yol göstermiş, hem de ellerinden gelen yardımı esirgememişlerdir.. Şebnem Ferah'ı da oldukça başarılı buluyorum..

    Umut: Ben de Türkiye içinde Kurban diyorum yeni albümde süper. :) İlhan İrem severim ayrıca benim için özeldir. Yabancı olarak da nickten anlaşılacağı gibi eloy çok özeldir.

    Eray: Kurban, Şebnem Ferah, Barış Manço, Direc-t, Asafated, Müzeyyen Senar, Nirvana, Muse, Guano Apes, Bush, Radiohead, Pink Floyd

    Amatör gruplara ilgi duyuyorsun.. En iyileri kimler sence?

    Zafer: Yeni tatlar, bakış açıları görmek hoşuma gidiyor.. Ayrıca kendi konumumuzu da sorgulamış oluyorum ortamı değerlendirerek.. Profesyonel kitledeki kısırlık amatör gruplarda da kendini hissettiriyor..Gruplar kısır döngü içinde, kendilerini tekrarlıyorlar.. Ancak çok daha içten işler yapılıyor bu alanda.. Müzikte içtenlik çok önemli benim için.. Dinlediğim şeyin gerçekten orada olduğunu hissetmem lazım.. Yukarıda saydığım diyalog içinde olduğumuz gruplar (Deli Gömleği, Alt, Sleeping Vaccines..) bu hissi en güzel aktaranlar bence.. Öte yandan çok emek veren, çok çalışan (bu yüzden de takdir edilmesi gereken) Zardanadam gibi gruplar da var..Bir de karşılarındaki topluluğu çok iyi tanıyıp, eğlendiren Chilekesh, Grup 84 gibi gruplar var.. Bütün bunlar "en iyi" olmayı hakediyor bence.. Hepsi müzikte önemi olan kavramlar..

    ’Durma’ adlı parçanın sözleriyle ilgili bir şey sormak istiyorum. Özel bir olaydan etkilenerek mi yazıldı yoksa genel düşüncelerinizden mi oluştu?

    Zafer: İlginçtir ki Durma, ilk demomuzun bonus-track'i mahiyetinde, kaydına en ufak özen gösterilmemiş, vokal+akustik gitar olarak ev ortamında hucüm kayıtla demoya girmiş bir parçadır..(Sonradan üzerine ikinci bir akustik gitar daha eklendi).. Hatta konserlerimizde henüz hiç çalmadık Durma'yı..Fakat beklediğimizden kat kat fazla ilgi gördü.. Parçanın özel bir hikayesi yok, insanları ve kendimi sorguladığım bir anda oturup derhal sarıldığım gitarımda çaldıklarımı not edip, aklımdan geçenleri kağıda aktararak oluşturduğum bir şeydi..Elbette her parça bir olayın tetiklemesiyle oluşuyor.. Ancak olayın kendisiyle ilgili değil de, zincirleme giden düşüncelerin, bir genel özetinden bahsediliyor parçalarda..
    Genelde böyle çıkıyor FeedBACK şarkıları zaten.. Ancak demoya giren (Yine Burada Ol hariç) diğer üç parçanın, belirgin çıkış noktaları vardır..

    Bir şeyleri anlatmamıza olanak sağlayan bu güzel ve güncel sorular için çok teşekkür ederiz Emel..

    Ben teşekkür ederim zaman ayırdığınız için..

    Durma

    Hiç durmuyor, herşeyi yokediyoruz
    Farkında ya da değil ama dengeyi bozuyoruz..
    Birkaç günlük keyfimiz uğruna
    Doğa ve dünyayı satıyoruz..

    Anla!
    Sok şunu kafana
    Seni,
    Doğuran doğa ana..

    Kaçma!
    Savaş yıkımla
    Durma!
    Durma!
    Söz-Müzik: A. Zafer YURDAÇALIŞ

    Tarih: 25.02.2004
     

Bu Sayfayı Paylaş