Röportajlar Yakup Röportajı

#1
Yakup’la Karanlıkta adlı single çalışması üzerine başlayan ve Seattle anılarına kadar uzanan, yelpazesi geniş bir röportaj yaptım. Yakup, yaptığı işi bilen bir kişi olduğu kadar açık sözlülüğüyle de beni çok etkiledi. Birçok grubun/sanatçının cevap vermek istemediği ya da geçiştirdiği soruları içtenlikle cevapladı. Lafı fazla uzatmadan yakında çıkacak 2. albüm öncesi, single çalışmanın irdelendiği röportajımızı ilginize sunuyorum…

mbk: Merhaba Yakup, aslında çok daha önce bu röportajı gerçekleştirecektim seninle ama kullanıcılarımızın da sormak istedikleri soruları toplamak adına biraz geciktim. Debut albümün ardından 2 şarkılık single ile dinleyicilerinin karşısına çıktın. Seni bu kadar heyecanlandıran ve albümü beklemeden single olarak yayımlamayı uygun gördüğün Karanlıkta ve Tam Olsun adlı şarkılarını anlatır mısın? Bu şarkılar sende nasıl bir yer taşıdı ki hemen paylaşmayı uygun gördün?

Yakup: Karanlıkta her ne kadar insanlar için albümün hemen ardından geldiyse de biz "Şunu Bunu" albümünü yayınlanmasından 5–6 ay önce kayıt etmiştik. Yani bizim tarafımızdan bakıldığında yeni bir şeyler üretmenin zamanı gelmişti. Sürekli yeni şarkılar üzerinde çalışma durumunda olduğum için Karanlıkta ve Tam olsun ortaya çıktığında Kaan'la muhabbetlerimiz sırasında bunları kayıt etmeye karar verdik. Şarkıların vokal yapıları iki kişinin söylemesi için daha mantıklı, ayrıca bu şarkıların "şunu bunu" albümünden biraz farklı bir çizgide bulunması ve bu yeni doğrultumuzu görmenin heyecanını bizi dinleyenlerle paylaşmak istedik. Ayni şekilde yeni albümümüzün şarkılarının yarıdan çoğu bitmiş durumda ve bunlardan bir kaçının demolarını yayınlamayı düşünüyoruz. Özellikle Türkiye gibi gündemin hızlı değiştiği bir memlekette bence kısa zaman aralıklarıyla üretim yapıp insanlara kendinizi hatırlatmanız daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.
mbk: Ülkemiz single albümlere ne yazık ki hala alışık değil. Özelliklede Türk Rock tarzında hiç alışık değiller. Seattle geçmişin mi seni bu single albüm için cesaretlendirdi? Nitekim yurt dışında single'sız albüm çıkmıyor neredeyse...

Yakup: Amerika müzik ortamında uzun süreler çalıştıktan sonra oradan kapılan perspektif bir anda buraya uymayabilir ama yinede bu tipte single çalışmalarını burada daha yaygın olması gerekli diye düşünüyorum. Dediğin gibi zaten yurt dışında her albümün single’i var, burada ise marketin yeni oluşması ve finansi kısıtlamalardan dolayı yaygın bir şey değil.
mbk: Kaan ve Batuhan'ın oldukça katkısı var single çalışmanda. Zaten bunu çalışmanın kapağından dahi elimize alır almaz anlıyoruz. Sıkı arkadaşlar olduğunuzu biliyorum, onlarla çalışmak nasıl bir duyguydu? Teklif kimden geldi?

Yakup: Beraber çalışma düşüncesi zaten ilk geldiğimiz günden beri vardı, şarkılar benim tarafımdan ortaya çıkınca teklifte benden gelmiş oldu. Müzik ve sözleri bana ait olan şarkıları Kaan ile düzenledikten sonra Batuhan’ın gitar partlarını eklemesini istedim. Onlarla çalışmak tabi ki eğlenceli, Kaan ile uzun süreden sonra tekrar ayni projede çalışmak tabi ki bizim için ayrı değer taşıyor.
mbk: Karanlıkta ve Tam Olsun adlı şarkılarına geçmeden önce CD’nin kapak çalışması hakkında sormak istediklerim var Yakup. Biraz önce de konuştuğumuz gibi Türkiye'de single ciddi bir risk. Açıkçası ben kapakta hiç albeni bulamadım. Single'ın grafik tasarımı kimin tarafından yapıldı ve senin müdahalen ne derece oldu?

Yakup: Single'in kapağında anlaşılması şu anki haliyle nerdeyse imkansız olan bir fotoğraf var. Stüdyoda kayıt sırasında aletlerimizin çekilen bir resmi... Bunu photoshopla biraz daha vintage hale getirmiştim. Resmi o halde cover’a koymak istememize karşın şirketimizin kararı görüldüğü gibi oldu.
mbk: Grafik tasarımda dikkatimi çeken bir şey daha var Yakup. Şarkıların sözleri, Utku'nun kullandığı zillerin markası ve Duman'dan arkadaşlarının bağlı bulundukları şirkettin izniyle single'da yer aldıklarını belirten ibarelerin dışında hiç bir açıklayıcı yazı yer almıyor. Bu şarkıları kim yazdı, nerede kaydettiniz, resimleri kim çekti vs. vs. Bu gizi özelliklemi yakalamak istedin yoksa grafik tasarımın bir parçası mıydı bu?

Yakup: Ben tasarımlar yapıldığı sırada Seattle’daydım. Sadece CD’de kullanılan resimleri biz kendimiz çektik gerisi tasarımcının. Sanırım dürüst olmak gerekirse böyle bir gizemlilik düşüncesi yoktu. Gerisini siz tahmin edin...
mbk: Tam Olsun adlı çalışmada zor bir hatundan bahsediliyorken Karanlıkta da ise terk edilmişlik var sanırım. Şarkı sözlerinden konuşalım biraz Yakup. Şarkı sözlerinde nelere dikkat ediyorsun?

Yakup: Şarkı sözlerinde konuda gizemlilik olması ve bir kaç yere çekilebilmesi hoşuma gidiyor. Bu "Karanlıkta" için geçerli mesela, konunun tam olarak ne olduğunu herkesin anlayabileceğini tahmin etmiyorum. "Tam Olsun" ise görüldüğü gibi bir kadın-erkek flört şarkısı yani bahsettiğim gizemlilik yerine her şeyin net anlatıldığı bir tarz. Benim için şarkı kendi mevzusunu kendi seçiyor bende onu anlatmaya çalışan aracı oluyorum.
mbk: Bence single 3 şarkı olabilirdi. Karanlıkta'nın akustik versiyonu çok hoş dururdu, sence?

Yakup: 3 şarkı fazla olabilirdi ama akustik haliyle 'Karanlıkta" hmmm... Şarkının bütün esprisi orta yerinde sert gitar ve davulun girmesi. Akustikle sanırım bunu yakalamak imkansız. O yüzden albüm değil de belki canlı performans olarak daha imkanlı görüyorum.
mbk: Uzun bir süredir rock müziğe karşı ülkemiz medyasında bir yumuşama var. Şirketlerde nerdeyse grup arar oldu. Tabi buna gruplarımızın da muzip tabirle yumuşaması neden oldu ama ne olursa olsun bu hoşuma gidiyor. Sen uzun süre yurt dışında kaldığın için sana bu soruyu sormayı uygun gördüm. Türkiye'ye dönüp müzikal çalışmalarını ülkende devam ettirme kararın bu yükselişle ne kadar alakalı?

Yakup: Buraya gelişimizin sorunda bahsettiğin yükselişle tabii ki yakından ilgisi var, neticede bu bir meslek, marketi olmayan bir mesleğin yapıldığı bir yere gelmek Amerika’daki pozisyonumdan sonra yanlış bir karar olurdu. Ne var ki buraya gelişimizden itibaren görüp geçirdiklerim, buraya gelmeden önce bu yükseliş hakkındaki perspektifimle pek bağdaşmadı. Türkiye’de hala rock müziği konusunda büyük bir altyapı eksikliği var... Rock felsefesi geçmişi olmayan bir kitle var... Bu sanat tarzıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir sürü insanın çalıştığı bir camia var.
mbk: Kesinlikle sana katılıyorum Yakup. Açık sözlülüğün için teşekkür ederim. Konserler ne durumda, seni tatmin eden bir konser trafiği içinde misin?

Yakup: Geçtiğimiz sene Seattle’a gidip gelmeler ve ufak bir askerlik macerasından dolayı konser trafiğini tam, oturtamadık. Şu anda daha fazla konserlerimizin olmasını dilerdik ama bunu ters yönde etkileyen bir sürü sebep var, ayrıca özellikle şu sıra 2. albümümüze odaklanmış bulunmamız herhalde konserleri arttırma girişimimizi albümün çıkısından sonrasına bırakmamıza sebep olacak.
mbk: Şimdilik benim sorularım bu kadar. Aslında sormak istediğim birçok sorum daha vardı ama kullanıcılarımız sormuş zaten. Bende bu sorum sonrasında hemen onların sorularına geçiyorum. Ülkemizden sevdiğin, dinlediğin veya dinlemeye tahammül edemediğin gruplar var mı? ( Umarım bu soruyu cevaplarsın. Genelde hep kaçarlar bu sorumdan da! )

Yakup: Hmm müzisyen arkada Hmm müzisyen arkadaşlara müziklerini beğenmiyorum demek biraz kırıcı gibi algılansa da ben bunun böyle olmadığını düşünüyorum. Her müzisyen gibi tahammül edemediğim gruplar tabi ki var ama burada beyan etmek çok gereksiz. Bir genelleme yapmam gerekirse hoşuma gitmeyen tarz, eskiden Beyoğlu’nda, Bodrum’da cafe barlarda tek gitar çalınıp söylenen melankolik Türk pop müziğine distortion gitar ve davul eklenmesiyle rock yapıldığı sanılan tarz... En sevmediğim şey ise rock müziği biraz popüler olduğu için bu müziği hiç bilmedikleri halde kötü gitar sound’uyla çalıp, televizyona çıkan arkadaşlar. Bence bu durum gerçekten yeni bilinçlenmeye başlayan Türk rock dinleyicisinin kulak zevkinin de aynı kötü doğrultuda gelişmesine sebep veriyor ve zehirliyor. İsimleri artık siz tahmin edin. Öte yandan Replikas gibi gerçekten alternatif müzik yapan grupların artmasını diliyorum. İngiltere ve aramızdaki alternatiflik kavramındaki büyük fark ve gerilik bu türden grupların artmasıyla biraz kapatılabilir sanırım.
www.turkrock.com kullanıcılarının soruları ile röportajımıza devam ediyoruz. Soruları yöneltmeden önce editlediğimi belirtmek istiyorum. Ben bu şekilde sormamıştım diyen olursa, şimdiden cevaplayayım ki bu şekilde sorulmalıydı.

subcomandante: Seattle anılarından bahseder misin? Orada tanıştığın müzisyenlerden, Rock ortamından...

Yakup: 12 yıl süren Seattle anılarımı anlatmam bir kaç ayımı alır herhalde. Ama kısaca, müzisyenler ve sanatçıların Amerika içinde bile daha liberal ve özgün olduğu, kendi kimliğine çok önem veren bir yer. Dolayısıyla insanlar hep yeni şeyler yaratıp onunda daha iyisini yapma çabasındalar. Tanıştığım ünlü müzisyenlerin hepsi samimi ve arkadaşça insanlar. Rock ortamı ise kesinlikle ORIJINAL MÜZİK, YANİ COVER MÜZİK YAPMAYAN GRUPLARDAN OLUŞUYOR. Barlarda ve konser salonlarında aynı gece en az üç grup bir arada çıkıyor ve birbirlerini destekliyor. Tabi ki insanlarda yeni sesler arayan bilinçli bir kitle olduğu için bu tür grupları dinlemek için konserlerine gidip bir yandan da onlara destek vermiş oluyorlar. Bu barlardaki ses tesisatları ve ses teknisyenleri ise size stadyum konseri sesini nasıl bir barda çıkartırız sanatını başarıyla yerine getiriyorlar.
vintageblues: Amerika'nın rock müzik dinleyicisiyle bizim aramızda ki temel farklar neler?

Yakup: Çok iyi bir soru. Bu müzik Amerikalıların ve İngilizlerin yarattığı ama evrensel olan bir müzik. Yani onlar gibi bilinçli olabilmemiz için kesinlikle rock müziğinin tarihçesini nasıl ve hangi gruplarla gelişip şekillendiğini bilmemiz gerek. Burada Erol Evgin falan varken Amerika'da benim babamın jenerasyonu hippilerdi. Asit atıp The Who, The Doors vs. dinlerlerdi. İste fark bu onlar rock müziğini yaşadılar, yaşıyorlar… Türkiye ise yeni uyanıp taklit etmeye çalışıyor. Herkesin rock tarihindeki her grubu bilip dinlemesi gerek... Amerikalılar daha ileriye dönük yenilikçi düşünürken, Türkiye müzisyenleri ve dinleyicileri onların 10–20 sene önce yaptığı tarzları yaşıyor.
Seattleite: Yakup, Seattle'da hala grunge yapan sağlam gruplar var mı? Bu arada senden yeni bir klip bekliyoruz, hangi şarkın için klip düşünüyorsun?

Yakup: Klipi "Kabak Tadına" çektik, TV kanallarıyla istisnasız herkesin yaşadığı problemleri bizde yaşıyoruz. O yüzden gidin www.youtube.com dan seyredin. Seattle’da grunge yapan gruplar pek kalmadı, çünkü grunge kendi kendini öldürdü, çünkü amacı bir trend olmak değil tam tersi idi. Daha çok Alternatif, Indie ve Emo grupları var ve çok iyiler.
pudding: Türkiye'de yapmak istediklerini gerçekleştiremezsen Seattle'a dönmen söz konusu olur mu?

Yakup: Seattle’a dönmek diye bir şey zaten saçma, çünkü şu an zaten her iki yerde yaşamaya devam ediyorum. Ayrıca evet burada istediğim şeyleri yakalayamazsam niye orda zaten kurmuş olup, belirli bir yere getirdiğim kariyerimi devam ettirmeyeyim?
Ekhidna: Caz eğitimi aldığını biliyorum. İleride bir caz albümü çıkarmayı düşünüyor musun?

Yakup: Okulu bitirdiğimde Seattle’da "Akdeniz" isimli bir gitar üçlüsü kurmuştum sanırım o ilk Akdeniz sesleri taşıyan jazz albümüm denilebilir. Ama evet ilerde kesin bir caz albümüm çıkacaktır. Onu da kesinlikle Amerika’da yapacağımı belirtmek isterim.
NDA-2: Duman grubuyla başka projeleriniz olacak mı?

Olabilir…

lcvrt: Sanırım bir söyleşinde müzik tarzını Kaan'la oluşturduğunu söylemiştin. Aldığın tepkiler arasında Duman'a benzerlik imaları ne derecede oldu ve bu seni rahatsız etti mi?

Yakup: Duman’a benzerlik imaları olduğunun farkındayım ama bu beni rahatsız etmiyor, bu görüşe tam olarak katılmıyorum zaten. Bu tarzda düşünen insanların müziklerimizi iyi dinlemeyip anlamadıklarına inanıyorum. Öte yandan yıllarca beraber müzik yapıp beraber yetiştiğimiz insanlarla ayni çizgide düşünüyorsak bu çok doğal bir şeydir.
MuZzY: Single çalışmanda Duman'a ağırlıklı yer vermende ticari bir koku var sanki. Bu konuda ne düşünüyorsun? ( mbk: Sevgili MuZzY, Türkiye’de gerçek rock albümler satamazken, gerçek bir rock single’in ticari bir amaçla yayı( mbk: Sevgili MuZzY, Türkiye’de gerçek rock albümler satamazken, gerçek bir rock single’in ticari bir amaçla yayınlandığını düşünmen beni çok şaşırttı. Aslında bu sorunu Yakup’a olan saygımdan geri çekecektim ama düşününce bu soru bir sanatçıyı ne kadar yaralasa da, verecek cevabı vardır diyerek senin için ilettim. Türkiye’de rock, pop vs. değil, single satmıyor zaten… )

Yakup: Single çalış Single çalışması ticari bir çalışma amacıyla yapılsaydı bunu hem albüme çevirirdik hem de konserlerini verirdik. İnsanların belki de hiç anlayamayacağı nokta Duman’ın elemanlarının benim hayatımdaki en yakın dostlarım olması, yani bizim için Duman ve Yakup gruplarından önce arkadaşlığımız var o yüzden bu tip bir çalışmanın insanlar tarafından nasıl algılanacağı kaygı ve düşüncesi olamaz. Üstelik single’i dinleyenler şarkıların Türkiye gibi bir market için ticari olmaktan ne kadar uzak olduğunu görebilirler.
dishy_jimi: Bence alacağın eleştirileri daha önceden kestirip vokalini Duman'dan ayrı bir tarzda kullanabilirdin. Bana biraz taklit gibi geldi. Yeni projelerinde vokalini değiştirmeyi düşünüyor musun?

Yakup: Vokalleri içimden geldiği gibi şarkılara yakışan şekilde söyledim, gerisi insanların dinleyip anlamasına bağlı. Başlangıçta Kaan için de Özdemir Erdoğan’ı taklit ediyor demişlerdi. Bence bu çok güzel bir şey. Ayrıca, ilk önce şarkının güzel olup olmadığı önemli, enstrümanlar ve vokaller sadece birer araç.
dramir: Vokal olayına hiç bulaşmadan iyi bir gitarist olarak yoluna devam etmeyi hiç düşünmedin mi?

Yakup: Valla müzik yapabildiğim sürece hangi tarza, hangi enstrümana bulaşırım ve ya bulaşmam tamamıyla keyfime ve isteğime bağlı, insanların bakış açısına değil.
doomonur: Ben sound'unu Duman'ın debut albümündeki sound'larına benzetiyorum. Umarım bozmazsın ve eklemek istiyorum ki vokalinin farklı bir güzelliği var, Kaan'la örtüştürülmesini anlayamıyorum. Yeni çalışmalarında sound'da bir değişim olacak mı?

Yakup: Teşekkür ederim, yukarıda anlatmak istediklerimi anlayan arkadaşlardan birisin. Evet, yeni albümümüz gayet farklı olacak. Şu ana kadar okulum bittiğinden beri 5 albümüm var ve hepsi birbirinden farklı, bu da öyle olacak. Biraz daha fazla Seattle baharatlarından kullanıyorum...
Ekhidna: Rock müzik aynı zamanda bir grup müziği. Neden Yakup adıyla çıktın, bu diğer arkadaşlarına haksızlık olmuyor mu?

Yakup: Fleetwood Mac ve ya Bonjovi de bir insan ve bir grup adı? Ayrıca bu projeyi kuran, albümü yapan ve grup içinde değişimi söz konusu olmayan bir üyesi olarak diğer arkadaşların bir haksızlık hissetmediğini söyleyebilirim. Bir grubun tüm elemanları değişip bir tek kişinin kalmasından sonra the Beatles, the Doors olması mantıklı değil bence.
blue_blues_band: Yakup, ben Mad Mademe dönemini çok merak ediyorum. Biraz anlatabilir misin?

Yakup: Dinleyici kitlesi daha ufak ama daha kaliteliydi. Bizse çok iyi anlaşan her günü beraber geçiren ve müzikal anlamda aynı düşünen insanlardık ve bunu en güzel şekilde değerlendirip, yaşadık. İnanıyorum ki o zamanki İstanbul kitlesine hem eski hem güncel olsun kaliteli müzik öğretme yolunda iyi bir iş çıkardık.
zibi_digibi: Gitar kursu vereceğin doğru mu? Eğer doğruysa detaylı bilgiyi ve saat ücretini nerden öğrenebilirim?

Yakup: Gitar dersi verebilirim ama vaktime değmesini isterim, fanclub@yakup-rock.com a bununla ilgili e mail atabilirsiniz…
PurPLe_BLaCk: Amerika'da eğitim aldın ve orada muhakkak geniş bir çevrende oluşmuştur. Orada da Yakup adıyla İngilizce albüm projen var mı?

Yakup: Orada Akdeniz ve Trana isimli projelerim oldu. İnternetten bulabilirsiniz.
Tansiyon-DavuL: Sanırım sabit bir bateristiniz yok. Bu şekilde çalışmak zor olmuyor mu? Session elemanla nereye kadar idare edebileceksin?

Yakup: Sabit bir davulcumuz var, Çağdaş Yapıcılar…
mbk: Röportaj için teşekkür ederim Yakup. En kısa sürede tekrar söyleşmek üzere son sözlerini alabilir miyim?

Yakup: Ben teşekkür ederim, zevkliydi. Ülkemiz için müziklerimiz özellikle alt yapı itibariyle sindirilmesi ve anlaması çok kolay olan bir tarzda değil ama gerçekten müziği anlamayı seven insanlar için güzel bir albüm yaptığımızı söyleyebilirim. Amacımız müzik yapıp insanlarla bir boyutta birleşmek, onları ve kendimizi bir an içinde olsa mutlu edebilmek. Bunun nasıl yapıldığı değil yapılmış olması önemli. www.yakup-rock.com dan bizi takip etmeniz umuduyla herkese sevgiler, selamlar.
Röportaj: Mahir Bora Kayıhan
Tarih: 14.09.2006
 

Üst