Metin Altıok

'Forum Meydanı' forumunda Shzofren tarafından 11 Ekim 2004 tarihinde açılan konu

  1. 1941 yılında İzmir'de doğdu. DTCF Felsefe Bölümü mezunudur. Memurluk ve öğretmenlik yaptı. 2 Temmuz 1993 günü Sivas Madımak Oteli'nde yakılan aydınlarımızdan biriydi.9 Temmuz 1993 de hayatını katbetti...

    Eserleri:
    Gezgin (1976)
    Yerleşik Yabancı (1978)
    Küçük Tragedyalar (1982)
    Şiirin İlk Atlası (1992) (Şair ve Şiir üzerine denemeler)

    Ölümünden sonra da bütün şiir kitaplarını kapsayan "Bir Acıya Kiracı" adlı şiir kitabı yayımlandı...
    Ben Metin Altıok ismini Kumdan Kaleler-Denize Doğru da "Evde Yoklar" şiirine yaptıkları yorum sayesinde duydum...


    "-Hey ahbap; niye düştün yollara,kaçılacak yer yok ki!

    -Olmasın ne çıkar,yoruyorum ya peşimdekini..."
     
  2. bu ismi duyunca tüylerim ürperdi!
     
  3. Neden? :roll:
     
  4. Bu Yangın Yerinde

    Yaşşamak bu yangın yerinde
    Her gün yeniden ölerek

    Zalimin elinde tutsak
    Cahile kurban olarak

    Yalanla kirli havada
    Güçlükle soluk alarak

    Savunmak gerçeği, çoğu kez
    Yalnızlığını bilerek

    Korkağı, döneği, suskunu
    Görüp de öfkeyle dolarak

    Toplanıyor ölü arkadaşlar
    Her biri bir yerden gelerek

    Kiminin boynunda ilmeği
    Kimi kanını silerek

    Kucaklıyor beni Metin Altıok
    "Aldırma" diyor gülerek

    "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
    Yaamak, insan kalarak"

    Ataol Behramoğlu


    metin altıok'un yaşadıkları...:(bu şiir onlara hitaben..zükfü livanelide çok güzel bestelemiş..
    ellerine sağlık

    ama içim hala acıyor..
     
  5. sanırım biliyosundur yaşadıklarını..

    katledildiler..yanarak:(
     

  6. tabi ki biliyorum...
    Acaba ona böyle birşeyi yapanların kaçı bir şiirinin bir cümlesini dahi biliyordu...hiçbiri...
    İşte en büyük sorun...Cehalet
     
  7. şiirini bilmek bile gerekmez bence..

    her şartta yapılan faşizme karşıyım..

    onların ruhunda bu var..şiiir anlayanadır üstad:(
     
  8. ...Bir ayna tutup beyinlerine,içlerindeki "infaz hürriyeti" zihniyetini kuklalarının ellerine düşüren ve görünmesin diye onların iplerine zift çekip gecenin şiir tadındaki karanlığın rengini birkaç bükümlük iplerde solduran kukla ustalarına ithaf edilir...(Shzofren)



    "Eskiden insanlar vefat ederdi.
    Ölümü ölerek ilk kez Ataç getirdi.
    Artık kimi ölürken,kimi vefat ediyor;
    Yani önümüzde bir seçenek belirdi..."

    M.Altıok
     
  9. yazmış işte..adamım..düşmüş mü bize laf???
     
  10. soyadaşız lan bu adamla bizim akraba çıkabilirmi acıba :) aydın bir adammış olabilir ulan..
     
  11. Dolaştım yıllardır şurda burda,
    Ucuz otellerde kaldım.

    İğne iplik taşıdım yanımda,
    bir düzen tutturamadım.

    Kadınlar da oldu elbet yaşamımda,
    Biri hariç hepsini bağışladım.

    Sınadım kendimi karşılıklı acıyla,
    Ben hep ÖLÜME ve AŞKA inandım.

    Bir şey var dokunur bana;
    Yüzüme uymayan iğreti adım.
     
  12. .......
    Ben bunca yıl
    Bunca insan tanıdım
    Yüreği zehir dolu;
    Yine de insanlardan
    Kesmedim umudu.
    İnsan dedim
    Yekindim;
    Paylaştım varı yoğu.

    Ben neden
    Dudaklarının arasında
    İğneler tutan
    Bir terzi suskunluğunu
    Prova ediyorum
    Şimdi bu yol boyu
    Kederle yürürken
    Dağlara doğru? .....

    (Acılarla Sorularla)
     
  13. -Hey ahbap; niye düştün yollara, kaçılacak yer yok ki!
    -Olmasın ne çıkar, yoruyorum ya peşimdekini...

    M.Altıok
     
  14. savaşmak
     
  15. 'rüzgarın yırtık yeri' adlı şiirinden kısacık bi bölüm..
    Bana delik deşik bir yürekle
    Pası küflü, çürümeyi söyle.
    Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
    Bana göçüğün kırık kemiklerini,
    Sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini
    Ve bunlardan payına düşeni söyle.
    Ne kadarı kaldı babandan,
    Sen ne ekledin üstüne,
    Acının sana getirdiği ürem ne?
    Şair bana mutluluktan söz etme,
    Beyaz baston kullanan bir dille
     
  16. ve en sevdiğim şiiri;
    GERİYE KALAN

    Bir anahtar verdindi bana
    Kabaran yüreğimi bilerek.
    Kullanıp durdum onu gönlümce,
    Aşkıma kenar süsü diyerek;
    Aşındırdım dişlerini zamanla.

    Geriye ben kaldım işte.

    Yalan olur sevmedim dersem;
    Ama yolcu yolunda gerek.
    Ey ömrümün uğuldayan durağı;
    Yanlış hesaptan dönerek,
    Benli günlerini sil istersen.

    Geriye sen kaldın işte.
     
  17. kesinlikle çok saygı duyuyorum fakat önüme ödevin diye konunca fazlaca alaka gostermedim.mecburıyetten okudum bir acıya kiracı'yı.bir daha okusam iyi olacak heralde..
     
  18. Durmadan avuçlarım terliyor,
    inildiyor ardımdan
    Girdiğim çıktığım kapılar.
    Trenim gecikmeli, yüreğim bungun,
    Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar.
    Ne zaman bir dosta gitsem,
    Evde yoklar.

    Dolanıp duruyorum ortalıkta.
    Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim,
    Rakım bir türlü beyazlaşmıyor.
    Anahtarım güç dönüyor kilidinde,
    Nemli aldığım sigaralar.
    Ne zaman bir dosta gitsem
    Evde yoklar.

    Kimi zaman çocuğum,
    Bir müzik kutusu başucumda
    Ve ayımın gözleri saydam.
    Kimi zaman gardayım
    Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar.
    Ne zaman bir dosta gitsem,
    Evde yoklar.

    Bekliyorum bir kapının önünde,
    Cebimde yazılmamış bir mektupla.
    Bana karşı ben vardım
    Çaldığım kapıların ardında,
    Ben açtım, ben girdim
    Selamlaştık ilk defa.
     
  19. YERLEŞİK YABANCI

    Kiminin dikenleri vardır
    Katlanamaz üstüne.
    Hep dikine durur
    Delmemek için gövdesini.

    Kiminin yoktur bir tek kemiği,
    Doğrulamaz ayaklarının üstünde.
    Ona göre varsa yoksa kendisi,
    Dürülüdür ütülü bir mendil gibi

    Ben eğilmem gündüz ama
    Geceleri kanatırım kendimi

    Ben bir söz söylediğim zaman,
    Kendine küçük bir pıtrak edinir.
    Çok sürmez anlar başına geleceği,
    Çarşılarda pazarlarda ondan selam kesilir.

    Ben birini sevdiğim zaman
    Göğünü durmadan genişletir.
    Ama herkes rahattır kozasının içinde,
    O sevgi artık kimsesizdir.

    Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli
    Çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli...
     
  20. heybesinde yılan
    işaretleri,
    baldıran zehiri
    yüzüğünün içinde
    ve yanında
    kav taşıyan ben;
    tekinsizim size göre
    ibret için yakılması gereken...

    *******

    ..şimdi benim buzdan bir döşekte
    üç büklüm olmuş zavallı sevdam,
    üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan;
    bil ki senin hep böyle güvensiz,
    yaşamdan korkar oluşundan...
     
Benzer Konular
  1. Queen_of_Metal
    Yanıt:
    33
    Gösterim:
    3,121
  2. Purgatory
    Yanıt:
    55
    Gösterim:
    3,323
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş