Nilgün Marmara

'Forum Meydanı' forumunda king_almora tarafından 7 Kasım 2004 tarihinde açılan konu

  1. SAVRULAN BEDEN
    Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin
    Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi
    Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden
    Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın...
     
  2. cezmi ersöz aşıktı bu kadına dimi
     
  3. erken vazgeçislerim vardi benim
    seninse
    erken tükenislerin

    ve gece
    uygun degildi
    beklemeye...

    yine de bekledim..

    avucumda unutulmus binlerce gölge
    yeraltinda
    öldürülmeyi bekledim...
    gün isigi vururken gözüme
    olmeyecektim..

    katilim çoktu ,
    katlim yok..
     
  4. evinin balkonundan kendini atarken bağırmamış bile..ben olsam bağırırdım..
     
  5. evet çığlık bile atmamış ama yerinde kim olsa atardı.çünkü zaten psikolojik problemleri olan ve tedavi gören birisiydi.
     
  6. aslında hayat hikayesi hakkında fazla bilgim yok.ama yaşadığı yıllara bakınca(1958-1987)ne kadar boktan bi dönemden geçtiğini tahmin edebiliyorum.sylvia plath n.marmaranın idolüydü ve sonlarıda aynı noktada birleşti.
     
  7. mo

    mo

    121
    0
    300
    "hiç kullanılmamış bir zamanın gözkapaklarını açıyorum" ve tabii ki "çok kullanılmış bir zamanın gözkapaklarını kapatıyorum."
     
  8. uyuz

    uyuz

    81
    0
    600
    ...


    Burada daha ne kadar öleceğim?
    Yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca
    kestiğiniz yerde? Ben size alışamam.
    Tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.
    Tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu,
    gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yokoluşu.
    "Ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada."
    Öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması
    günlere, hiç karşılıksız...


    Ağlıyorduk. Ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle
    düşünüyordum size dokunurken. Siz bu ıslaklığı tanıyordunuz,
    düşümde böyle düşünüyordunuz. Nasıl biliyorduk, nasıl?
    Her ışıltı anının acı yükünü, ülkemizin sonsuzca yumuşayarak
    kuraklıktan kurtulduğunu; bu gözyaşlarının susulmuş
    her çığlık, beklenmiş her sevinç için,
    onun için bu kadar akıcı, saran ve parlak...
    WET: SORROW-
    Delilik sevgilim, bir sözcük üzerine kurulmuyor,
    varolanı dürtüyor, eşeliyor, o bölgede yer ediniyor.
    Bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla
    uyanıyorum, bundan böyle, nereye baktığı bilinmeyen
    gözlerinizle her karşılaştığımda katlanacak bir acıyla.
    Onu sürükleyeceğim. Sürükleyeceğim ki, açığa çıkarılamayacak,
    tanımlanabilir gün ve gecelere maledilemeyecek bir sevi
    karabasanından aldığım pay, saygısını bulsun içkin dünyasında
    belirsiz "Ben"in.

    Yaslı yüreğimin utangaç itirafı: "SİZİ SEVMEKTE ÖLÜYORUM"
     
  9. bütün yalnızlıkların ilenci
    korusun çoğulluklarınızı
    cinnet koyun erdemin adını
    maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
    hepiniz mezarısınız kendinizin!..
     
  10. ...

    2yesil su samuru (b. uzuner) nu bitirdiğimde bana kafayı yedirtmiş olan kadın...
     
  11. Genç yaşta kaybedilen şairlerimizden sadece biri.
     

Bu Sayfayı Paylaş