Acı Çekmek Üzerine

'Forum Meydanı' forumunda Gutemensch tarafından 31 Ocak 2005 tarihinde açılan konu

  1. İlk yumruğu yediğim zaman kendimi çok güçlü hissetmiştim.Dudağım patlamıştı ama ben kendimim Apollon sanıyodum.İlk andaki tepkim kaçan herifi kovalamak değilde selpak var mı olmuştu.Belkide korkmuşumdur ama olmam gerkemediği kadar sakindim gayet netde düşünebiliyordum.Ağır acıların insanı kişiliğinin egemenliğinden kurtardığını okumuştum.Acı bu kadar etkilimidir bilincimize oyun oynayabilir bizi kandırabilirmi?En güvenilir tecrübelerimiz neden çektiğimiz acıların üzerine kurgulu.? :oops: :?:
     
  2. ewt bende öyle düşünü yorum tecrübelerimiz çektiğimiz acıların üzerine kurulu.bunun nedeni ise sütten ağzımızın yanıp yoğurdu üfleyerek yememiz :) .reflex de denebilir buna
     
  3. Her seferinde biteceğini düşünüyorum ama bazen ağlama nöbetlerim o kadar ağır geçiyorki beynime çıkan kanı hissedebiliyorum desem abartı olmaz.Ama bi yandanda eğer böyle ve bunun gibi şeyler olmasa yaşadığımı nasıl anlarım diyede düşünüyorum..
     
  4. bende yaşıyorum bu ağlama nöbetlerini :?

    yaşanan acılar tecrübe oluyor eğer acı olmasa tatlıda olmaz denir ya aynen öyle, ama o acıyı atlatan var atlatamayan var ...
     
  5. yedigin darbeye ve cektigin aciya gore degisir,bir yumruk yersin midene yersin baska hissedersin,yuzune yersin farkli hissedersin...
    katiliyorum.
     
  6. bu ağlama nöbetlerinin de,yaşamayı anladığını düşünerek kendini avutmaların da sonu gelmeyecek.bunu bilerek ve buna alışarak yaşamaya çalışıyorum ben de,çünkü asla bitmiyor,bittiğini sandığın her şey daha kalıcı bir başlangıç yaparak yeniden karşına dikiliyor işte,bir yaşam böyle geçer mi diyorum,geçiyor sanırım...
     
  7. valla önceden bende cok kavga ederdim. cokda iyi olurdu. harbiden dayak yediğim zaman bilincim acılırdı. ama şimdi hantallaştım zihinsel ve fiziksel olarak.
     
  8. yaşamın bu şekilde geçebileceğini düşünmek saçma.hiç bi tat almadıktan sonra ne anlamı war ki zaten???aynı şeyi bende hissediyorum ama geçmiyor hayat sen öylece dururken en azından senin için geçmiyor
     
  9. yaşam sürdükçe bu nöbetlerde sürcek belki ölüm saman alevi acılarımızı katmerliycek..bilemem.. emin olduğum bişii var :hayata ne anlam yüklersem yollarda ritmime uygun dizayn etmekte kendini.bazen bilirim üstadında söylediği gibi hayat yeniler kendini..bazen se boğulmak aldığım her nefesle biraz daha..havada boğulmak öylece..esasında acı çekmeyi bi mok zanneden içimizdeki zırlak bebeyle başetmek lasım öncelikle ama nası başetcez ne yapsakta bi anlam yüklesek su soluk alıp verişlere diye çıkmaza girdiğmiz anlarda acı çekerizz..ve döngü sonsuza gider:( düsünmemek lazım
     
  10. İnanın çok zor oluyor.Şimdilik elimde en azından değer verebildiğim şeyler var(biraz iyimser oldu ama neyse).Ya onların bittiği gün ne olacak.Bilmiyorum.Tanıdığım her yeni insan biraz daha kan emdikten sonra çekiliyor kenara..Ölmek için yalvarmadığım,ölmekten korkmadığım bir gün olmicak heralde.
     
  11. Nietzche'nin tek sevdiğim sözü şudur;"Beni yıkamayan her şey güçlendirir"
    Acıya da böyle bakmalısın.Acı insanın karakterini güçlendirir,onu bir kere yaşayıp üstesinden geldiğinde ondan artık eskisi kadar korkmadığını fark edersin.Bu sana çoğu insanda bulunmayan gücü verir.
    Bu konuda ikinci alıntıyı da F.M.Dostoyevski'den yapayım;"Acı insanı gerçeğe yaklaştırır"
    Hayatın dikensiz gül bahçesi olmadığını anlarsın.Etrafındaki insanları küçümsememeye başlarsın.Birisinin çok sevdiği eşini kaybetmesi, binbir geçim sıkıntısı içinde yuvasını yaşatmaya çalışması veya tecavüze uğraması artık sana bir gazete haberi gibi değil,senin de benzerini yaşadığın bir şey gibi görünür.
    Hayatında hiç acı çekmemiş bir insan çocuktur,isterse 70 yaşında olsun.Böyle bir insanla anlaşamam,hayatıma da almak istemem.
    Acı hayatın gerçek yüzüdür.
     
  12. Acı insanı yıpratır. Hayatta sadece zevk olsaydı çekilmez olur diyeceksiniz ama sadece zevk olsaydı hiçbir rahatsızlığınız olmazdı. Yani durumdan şikayet edemezdiniz. Manevi acı anlık değildir ve yaşandıktan sonra da aklınıza geldikçe rahatsızlığını tekrar yaşarsınız. Acının insana hiçbir yararı yoktur. Eziklik insana biraz da zevk verse de aslında bu acının şiddetinden kaynaklanan bir yanılgıdır.
     
  13. iCe

    iCe

    545
    0
    300
    Acı insanı geliştirir. Kötü şeyler yaşadıkça acı hissettikçe insan hata yapmamayı öğrenir, gerçekler acıdır çünkü. Ütopik derecede mükemmel bir dünyada yaşıyor olsaydık zaten acı diye bir şey de olmazdı, bunu yaşamak da gerekmezdi. Ama şu an yaşadığımız dünyada acıları yaşamayan insan yeterince olgunlaşamaz.
     
  14. Peki neden hep acıdan kaçıp hazza yöneliyoruz? Acının sürekliliğini asla istemezken, mutluluğun sürekliliğini arzu ediyoruz. Kızgın kömür üzeinde durulmaz ama devamlı ayak değiştirerek bunu atlatabiliriz.
    ...
    Darbe süreklileşirse yıkamayacağı hiç bir nesne olamaz. Bir anlamda acıyı överken onun içinde olmaktan kaçıyoruz. Salt haz ise, karşılaşılması kesinlik olan küçük acılara karşı kırılgan olunmasına neden olur.
    ...
    Aşkın acısını yaşarken o anlarımızdan kurtulmak için herşeyi verebiliriz. Yeterki unuttursun, o an bizi uyuştursun başka bi yerlere götürsün. Ama acı atlatıldıktan sonra geriye dönüp bakıldığında "vay be ne çetin bir savaştan zaferle çıkmışım ben" özgüvenini kazanıyoruz. Bir yenisine kendimizi hep hazırlıklı hissederiz, ama bir bakarız ki yine yüreğimiz, canımız acır. Duygusal olarak evliliğe kapak atılması biraz da bu yüzdendir. Ya da kavgasız huzurlu bir ortam istenmeside aynı nedenle. Oysa hiç birşey garanti değildir, ne kadar hesaplansa hazırlıklı olunsada.
    ...
    Kaçmak değil, kaçışı aşmak gerekir. Acıyla hazzı bir bütünlük içinde yaşamaktayız. Ve hep ilerliyoruz. Ama ilerleken hep acıdan kaçıp mutluluğa yöneliyoruz. Yaşam böyle bir şey işte. Bu ikisi arasında gidip gelirken zaman geçiyor.
    ...
    Ama yine de aşk, yine de mücadelee...
     
  15. İşte gayet açık kısa ve net...katılıyorum...
     
  16. Kimsenin içini karartmak yada yazdıklarımın aptalca bir ergenlik bunalımı olarak değerlendirilmesini kesinlikle istemem ama ben sanırım doğuştan karamsarım.Veya mutluluk fobim olabilir.Kendi üzerimde en çok dikkatimi çeken davranışlardan biride şu; hep bana daha fazla acı veren şey peşinde koştum beni küçük gören,görmeyen,kandıran,kandırdığını sanan vs. insanla geçiriyorum hayatımın en güzel yıllarını.Bana daima değer veren,anlamaya çalışan,hoşgören(aramızdaki kuşak farkına rağmen) insanları (bunlar annem ve babam oluyor) ise düşünmüyorum umursamıyorum eleştiriyorum yanlarında oturmuyorum evi pansiyon gibi kullanıyorum..Aslınan bakarsanız kendimden nefret ettiğim anlar çoğunlukta.Buda sanırım acıya olan bağımlılığımın sonucu.Bilmediğim ilk baştada sorduğum ve galiba beni tatmin eden bir yanıt alamayacağım bir soru bu; niye bağımlıyım?
     
  17. acıya bağımlılığını sorguluyorsun değil mi?cevap bulamayacağını bile bile...bazen insanın iyiliğini düşünenler,iyimser oldukça batıyor insana,çevrende bunları istemiyosun,sen karanlıklara gömüldükçe insanların hala böyle saçma iyimserlikler,inadına pembe dünya hayalleri seni sinir ediyor değil mi?bu yüzden istemiyorsun,sen boğulurken onlar gülsün istemiyorsun.bir kere de olsa senin olduğu kadar acı çekmeni istesinler diyorsun.çevrende sana değer vermeyen insanlar olsun istiyorsun,çünkü seni giderek acıya yaklaştıran unsurlar bunlar,eroin kullanıyor olsan,bırakmak da istesen artık geçtir bir bakıma,seni ondan uzaklaştırmak isteyenlere karşı da kin fuyarsın içten içe...acı da madde bağımlılığı gibidir,vazgeçemezsin işe,bilmiyorum seninle aynı düşünceleri paylaştığımı gösterebildim mi?
     
  18. ne biliyorsun bundan tat almadığımı???hayat benim için geçiyor,çünkü ben geçmesini istiyorum,bazı şeyler bitsin istiyorum belki.ben acıyı seviyorum...
     
  19. Kimse doğuştan karamsar,ya da bunalımlı değildir.Bu insanın içince düştüğü bir durumdur.Çaba harcarsan ve değişirsen bu durumdan çıkarsın hiç merak etmek,kimler çıkmadı.Bireysel yaşamın hakkında kimse bu kadar az bilgiyle yorum yapamaz.Bana sadece yazdıklarından zayıf bir kişiliğin var gibi geldi(yanlış anlama itham etmiyorum,ama bunu söylemek bu gibi durumlarda mecburidir.)Bunun yaşla da ilgisi olabilir.(Yaşını da bilmiyorum kusura bakma ama genelde öyledir)Acıya bağımlı olmanın nedeni sana acı veren koşulları değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini düşünmendir.Acı çeken ve bunu değiştiremeyen insan tabi ki koşullara bağımlı hale gelir,zayıftır.Bir gün acı çekmekten fena halde sıkılırsan YETER BE! diye bağırıp çözüm yolları da aramaya başlayacaksın.
     
  20. Acı insanı kötülüğe de yönlendirebilir. Sana göre hayatın anlamı bu olabilir ama bence kesinlikle bu değil.
     

Bu Sayfayı Paylaş