Parlayan Hançerler / House Of Flying Daggers

'Forum Meydanı' forumunda BERBERKENAN tarafından 1 Nisan 2005 tarihinde açılan konu

  1. Selamlar,

    Bu filme giderken Hero'nun görselliğinden duyduğum memnuniyet ile hikayesinden duyduğum hayal kırıklığının önyargıyı beraberimde götürüyordum. Ancak filmin başlamasından kısa bir süre sonra bu önyargılarım tamamen kayboldu ve yerini enfes bir filmden alınan keyfe bıraktı.

    Filmin en ilgi çekici özelliği "Fransızca" dublajlı olarak sinemalarda gösterilmesi. Ben şahsen Fransızcayı ( özellikle de şarkıları ) sevmem. Ancak bu filmden sonra bence Çin ve Hong Kong sineması bundan sonraki yapımlarını da böyle sunmayı ciddi bir şekilde düşünmeli.

    Filmin hikayesi doyurucu. Kurgusu ve hikayeyi sunuşu muhteşem. Görsel ve İşitsel yönleri ile bence kesinlikle 2005 Oscarlarının bir numaralı adayı.

    "Hero"dan daha güzel bir film dendiğini okumuştum ancak bence daha güzel değil çok daha güzel bir film.

    Hiçbir şüphe duymadan tüm sinemaseverlere şiddetle tavsiye ediyorum.

    Film hakkında bilgi almak için : http://www.beyazperde.com/film/2225

    NOT : Yukarıdaki linkte filmin tanıtımın altındaki yorumları okumayın. Spoiler diye tabir edilen tüyolar var. Aman diyeyim
     
  2. Ben seyrettim ama açıkçası o kadar beğenmedim.
     
  3. keza bende o kadar beğenmedim bu tarz filmler biraz fazla kendini tekrarlamaya başladı genede crouchin tiger hidden dragon bunların içinden baya kaliteli olarak bir adım öne çıkıyor
     
  4. Bence mükemmel mükemmel mükemmel bir film. Ama bir Hero değil bana göre. Görsellik biraz daha ön planda ama Hero'daki duygusal ve düşünsel yoğunluğu ben bu filmde bulamadım.
     
  5. Bende Hero'ya ve CTHD'ye göre daha zayıf buldum. Hem konusuyla hem görselliğiyle, hatta bu film sıktı biraz beni. Hem tekrar var, hem de çok yeni bir şey yok. Yİne de şu anda vizyondaki filmler arasındaki seyredilebilinicek filmlerden.
     
  6. görsellik güzeldi gerisi yalan konu pembe dizi gibi nasıl bir aşk beşkeni kullandırlarsa bol actionlu işte ya seyredilecek bir film

    tek kötü yanı çince bayıyo :twisted:
     
  7. Selamlar,

    Sanırım sinema da izlemediniz. Zira orada Fransızca dublaj kullanmışlar. Zannımca Çince'den iyi :)
     
  8. Ben ingilazca alt yazı ile izledim.
    Ama açıkçası ne bi hareket ne bi çekicilik bulamadım.
     
  9. bu tip filmleri sevmiyorum pek ama bir izliyeyim bunu ben ya
     
  10. evet ben divx den izledim orji idi herşeyi gerçi çeviren eleman çeviremediği yerleri sallamış :p ama olsun

    bide Fransızca ne alaka yaw yane herşeyi çin de bir dublajımı fransızca yaptılar...
     
  11. Valla ben filmi sevdim bayaa... Bu filmlerin bu kadar birbirine benzemelerinin en buyuk nedeni hepsinin Cin destanlarinin uyarlamalari olmasi... Asagi yukari ayni temalar etrafinda donen olaylar yani... Bana farkli bir sinema anlayisi hatta farkli bir sinama turu gibi geliyor bu filmler... Hic birisini ne Holivud filmlereiyle ne de Avrupa filmleriyle bir tutamiyorum... Bu filmler daha cok tiyatroyu andiran ve masal gibi filmler ve cok da basarili ve yeni bir tur gibilerr dedigim gibi...

    Filmin fransizca olmasi dumura ugramama neden oldu hakkaten... Bi arkadasi da cok istemese de filme getirmistim bi de fransizca olmasi tuz biber ekti... Ulen madem fransizca... yazin afisine kardesim hic degilse... isteyen gider isteyen orjinalini arar fellik fellik... Basladim bile aramaya :)
     
  12. O kadar da değil yani DeLorean tamam çok istekli hevesli biçimde gitmedim ama ben büyük önyargılarla gittiğim bu filmi beğendim. Tabi Fransızca'dan nefret eden biri olarak dumur olayını ben de yaşadım ama Çince belki de daha kötü olurdu :)))))

    Valla görsel anlamda çok hoştu, filmde birazcık fazla dramatize edilmiş aşk üçgeni ama yine de güzel duygularla ayrıldım sinemadan. kitano'nun Dolls filminin yarattığı hayalkırıklığı bütün çekik gözlülere karşı bir önyargı oluşturmuştu ama helal olsun şu Çinlilere
     
  13. Dolls un nesi var ya oda iyi baya ondada var biraz abartı ama
    HoFD ile karşılaştırmamak lazım bence :roll:
     
  14. Dün gece izleyebildim ben de ancak. Hero'dan sonra bir kez daha takdir ettim Yimou Zhang'i. Ancak yine de illeki Hero diyorum ben ;) sava'ya katılıyorum. Görsel yönden epey doyurucu ve yine masalsı ancak yine de Hero'daki o zarif insanların düşünce yoğunluklarını arıyor insan. Hero aynı anda hem hareketli hem de çok dingin, gizli mesajlarla bir filmdi. House of Flying Daggers biraz daha belirgin sembollere ve mesajlara dayalı. Sürpriz son ve "haa aslında öyle değilmiş" dedirten sahneler yine vardı da duygusallık sanki biraz fazla kaçmış. İlk bir saat Mei ve Jin'in hafif flörtlerini izledik sürekli. Hani, Jin ile Leo'nun mücadelesine biraz daha fazla zaman verilseydi ;)
     
  15. uzakdoğu sinemasını sevenler için izlenmesi farz filmlerden biri ona göre.:))
     
  16. aynen...

    ama iki filmin de beğendiğim özellikleri, bazı sarhneleri dondursanız tablo gibi oluyor. harika şeyler...
     
  17. son zamanlarda izlediğim en olağanüstü en mükemmel, en en en ... bu filmin üzerimde yarattığı etkiyi anlatmamda kelimeler yetersiz kalmakta. yönetmen Zhang Yimou
    Hero’da olduğu gibi şiirsel bir anlatım kullanmış. görsellik insanı büyülüyor adeta. filmin müzikleri oldukça etkileyici. çin/hong kong yapımı filmi izlemeyen herkese şiddetle tavsiye ederim.
     
  18. ben bu filmin üzerimde yarattığı etkiyi son zaanlarda başka hiç bir filmde bulamadım. fırsat buldukça izlediğim ve izlemekten asla sıkılmayacağım muhteşem ötesi bir film. Zhang Yimou'ya hayranım ben yaa..
     
  19. bu tarz filmler görsel olarak oldukça çekici olmakla beraber içerik olarak fos çıkıyor.çok derin olmayan bir hikaye,süslü bir anlatım,havada uçup,ornamda daldan dala atlayarak savaşan insanlar...

    anlamadığım şey filmde malkoçoğlu varilin içinde yuvarlanırken okla bir bölük bizans askerini vurunca gülen insanların,lord of the ringte legolas kalkanı altına alıp kale merdivenlerinden snowboard misali kayarak orclara ok atarken hayranlıktan ağızı açık kalması...
     

  20. uzakdoğu sinemasına uzak bir insanın yapacağı yorum bundan farklı olamaz. çünkü ancak uzakdoğu sinemasına uzak olan biri bu kadar cahilce yorum yapabilir. görsel olarak etkileyici olup, içerik olarak fos çıkmak mı? asıl filmin görselliğine kapılıp içerini es geçen "bazı izleyiciler" bu yorumu yapabilir. çünkü filmin görselliğinin yanı sıra inanılmaz bi senaryosu, bu senaryoyu da etkileyici kılan şiirsel bi anlatım söz konusuydu. sana tavsiyem şudur ki, aç filmin senaryosunu yeniden oku ve filmi yeniden izle. belki o zaman filmin içeriğinin fos olmadığını aksine aşırı yoğun olduğunu anlayacaksın. yani umarım anlarsın!! filmin gerçekten de anlayanlar için zor bir senaryosu vardı ve özellikle son sahne sinema tarihine baktığımız zaman beni çok fazla etkileyen bi sahneydi. uzakdoğu kültürüne hayranım ve filmi sadece "görüntü" olarak algılayan zihniyetleri de bir türlü anlamıyorum. ve yine uzakdoğu sineması söz konusu olduğunda malkoçoğlu örneğini vermek adet olmuştur ve ben bunu da anlamıyorum. ama dediğim gibi bu kültüre uzak olan insanların "can simididir" bu yorumlar...
     

Bu Sayfayı Paylaş