Pablo Neruda

'Forum Meydanı' forumunda Rage_Against_The_Machine tarafından 12 Nisan 2005 tarihinde açılan konu

  1. Kimdir?

    Asıl adı "Neftali Ricardo Reyes Basoalto" olan Pablo Neruda, 12 Temmuz 1904’te Parral’da doğdu; 23 Eylül 1973’te Şili’nin Santiago şehrinde öldü. 20. yüzyıl şiirinin en önemli isimleri arasında yer alıyor. Aynı zamanda diplomat olan Neruda, 1953'te Lenin Barış ödülü'nü, 1971'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.

    Avrupa kültürü ile yağmalanan kendi uygarlığı arasında yaşadığı kimlik bunalımının, arayaşının üzerinde doğmuştur yeni Latin Amerika edebiyatı. Pablo Neruda da hiç kuşkusuz bu edebiyatın, çağdaş Latin Amerika edebiyatının en önemli isimlerinden biridir.
    1904 yılında başlayan ve 1973 yılında faşist Pinochet darbesinden sonra “öldüğü” açıklanan Pablo Neruda, arkasında edebi dehasıyla olduğu kadar, siyasi duruşuyla da önemli bir miras bıraktı. Bu miras onun adını “Latin Amerika’nın en büyük ozanı kimdir?” sorusunun yanıtı olarak yazdırdı.

    Mücadele dolu yaşam
    Pablo Neruda’nın yaşamöyküsü, şiir ödülleri kazandığı okul yıllarından sürgün yıllarına, Avrupa’da ve bazı Latin Amerika ülkelerinde diplomatlıktan faşizme karşı savaşan İspanya için yardım grupları kurmaya, Komünist Parti senatörlüğünden Allende’ye bıraktığı Cumhurbaşkanı adaylığına çok zengin bir öyküdür. Şili’deki siyasi dalgalanmalara paralel olarak, bir dönem devlet görevi alırken; bir başka dönem yıllarını sürgünde geçirir Neruda.
    Nobel Edebiyat Ödülü’nü de, Stalin Ödülü’ne de alacak kadar herkesin “zorunlu takdiri”ni kazanmış, düşmanlarının bile “iyi bir ozan” demek zorunda kaldığı bir şair, bir siyasetçidir. Bu hareketli ve mücadele dolu yaşamı, Pinochet’nin faşist darbesinin hemen ardından “öldüğü” yönündeki resmi açıklama ile son bulur. İşte bu hayatın, Latin Amerika’nın ve İspanyolca’nın şiiridir onun yazdığı...

    Siyasi şiirin ustası
    İspanyolca’nın en büyük şairlerinden biridir Neruda. Özellikle İspanyolca konuşan ülkelerde kısa zamanda üne kavuşur. İspanya İç Savaşı’ndan sonra giderek siyasallaşan şiirlerini, Cemal Süreya şöyle anlatır: “Bugüne dek yazılmış siyasal şiirin en yüce örneğidir ‘Evrensel Şarkı’. Mayakovski de, Eluard da, Aragon da, Nâzım Hikmet de çok güzel siyasal şiirler yazdılar. Ama bütün öğeleri sürekli olarak kullanarak, siyasal şiirin bir çeşit sistematiğini ilk kez Neruda kurdu. Bir insanın değil, bir ülkenin değil, koskoca bir kıtanın öfkesi, umudu, dayatması var Evrensel Şarkı’da. Bu niteliğiyle şairler içinde haklı olarak en büyük etkinliği de o sağladı. Ve adını çağımız şairlerinin en büyüklerinin arasına yazdırdı”.

    Eşyanın kötü tadı
    Pablo Neruda’nın kendisi ise şiirini “eşyanın kötü tadını taşıyan” bir şiir olarak niteler: “Tere batmış, dumana gömülmüş, zambak ve sidik kokan, ticaretin ezmeye çalıştığı, yasaların içinde, yasaların ötesinde bir şiir; utanç verici davranışlarımız gibi.., siyasal bağlanmalar, kafa tutmalar, kuşkular gibi, sözlerimiz gibi, hayvanlar gibi, (...), saf olmayan bir şiir; sonunda güvencinin pençesinde perçinlenen kusursuz bir şiir...”
    Cemal Süreya, Pablo Neruda’nın şiir anlayışını aktaran bu sözlerini açıklarken şöyle diyor: “Yaşanan hayatı görmek istiyor şiirde. Bununla yetinmiyor. Yaşanacak hayatın güçlü izlerini de taşısın istiyor şiiri. Ek bir dünya yaratmak değil, onun şiirden beklediği, dünyamızı büyütmek istiyor.”

    [​IMG]

    Başka kitaplarla hapsedilmek için yazmıyorum
    ya da zambağın somutlaşmış çırakları için değil
    gelip geçecekler için, gereksindikleri
    ay, su, düzenin değişmez temelleri
    ekmek, şarap, ve okullar, gitarlar ve el aletleri için.


    [​IMG]


    evrensel.net
    siir.gen.tr
     
  2. En sevdiğim şiiri yazan şair. "Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim" Asıl dilinden okuyabilmeyi çok isterdim. çünkü çoğu kişi çevirisinde asıl ruhunu kaybettiğini söylüyor. Her şiir kendi diline ait de olsa, o ruhunu tamamen kaybetmesi imkansız. Her dilde güzel olacağına inandığım bir şiir bu. Duyguları insanın içine işleyecek kadar güzel yazan bir şairin elinden... Benim için Pablo Neruda'nın tüm şiirleri mavi gibi . Duru, sakin, duygulu...
     
  3. Yavaşça ölür onlar

    Yavaş yavaş ölürler
    Seyahat etmeyenler,
    Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
    müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.


    Yavaş yavaş ölürler,
    İzzeti nefislerini yıkanlar
    Hiçbir zaman yardım istemeyenler.


    Yavaş yavaş ölürler
    Alışkanlıklara esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler,
    Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
    Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,
    veya bir yabancı ile konuşmayanlar.


    Yavaş yavaş ölürler
    İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
    tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
    görmek istemekten kaçınanlar yavaş yavaş ölürler.


    Yavaş yavaş ölürler
    Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
    Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
    Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış
    olanlar.

    Yavaş yavaş ölürler.


    Pablo Neruda
     
  4. sırf bu adam için ispanyolca öğrenilir! nazım hikmet le tanışıklığı,dostluğu vardır.

    benim için gelmiş geçmiş en büyük 3 şairden biridir.(n.hikmet-bertold brecht-p.neruda)

    büyüksün pablo...
     
  5. Nazım Hikmet için yazdığı bir şiir


    niçin öldün nazım?
    ne yaparız şimdi biz
    şarkılarından yoksun?

    nerde buluruz başka bir pınar ki
    orda bizi karşıladığın gülümseme olsun?

    seninki gibi ateşle su karışık
    acıyla sevinç dolu
    gerçeğe çağıran bakışı nerde
    bulalım?

    kardeşim,
    öyle yeni duygular, düşünceler yarattın ki
    bende,
    denizden esen acı rüzgâr
    kapacak olsa bunlari
    bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir
    yaşarken seçtiğin
    ve ölümünden sonra sana barınak olan
    oraya, uzak toprağa düşerler.

    al sana bir demet sili kasımpatıları
    al güney denizleri üstündeki ayın soğuk parlaklığıni,
    halkların savaşını, kendi dövüşümü
    ve yurdumun kederli davullarının boğuk
    gürültüsünü
    kardeşim benim, dünyada nasil yalnızım sensiz,
    çiçek açmis kiraz ağacinin altınına benzeyen
    yüzüne hasret,
    benim için ekmek olan, susuzluğumu gideren, kanıma
    güç veren
    dostluğundan yoksun.

    hapisten çıktığında karşılaşmıştık seninle,
    zorbalık ve acı kuyusu gibi loş hapisten,
    zulmün izlerini görmüştüm ellerinde,
    kinin oklarinı aramıştım gözlerinde,
    ama parlak bir yüreğin vardı,
    yara ve ışık dolu bir yürek.

    ne yapayım ben şimdi?
    tasarlanabilir mi dünya
    her yanina ektiğin çiçekler olmadan
    nasıl yaşamalı seni örnek almadan,
    senin halk zekanı, ozanlık gücünü duymadan?
    böyle olduğun için teşekkürler,
    teşekkürler türkülerinle yaktığın ates için.

    pablo neruda
     
  6. "100 Aşk Sonesi" adlı eserini alın okuyun derim...

    katıksız, tutkulu, duru aşk dolu dizelerde hoşlanıyorsanız tabii..
     
  7. Benimsin artık,seril rüyalarıma kendi rüyanla
    aşk acı bunca emek uyusun hepsi bu anda
    ah çeker gece görünmez tekerlekleri üstünde
    ve sen yanımdasın öyle saf uyuyan amber gibi

    kimse alamaz yerini ve bu aşk uyuyarak rüyalarımla
    sen gideceksin biz gideceğiz birlikte zamanın suları boyunca
    kimse düşmeyecek yola benimle karanlıkta
    bir tek sen hep yaşayan hep güneş hep ay olan

    ellerin açtı narin yumruklarını
    saçıldı dört bir yana hoş simgeler
    iki alaca kanat gibi açıldı gözlerin
    ikimizi taşıyan suda akıp gidiyordum ben gece dünya ve rüzgar yazgısını döndürürdü
    sensiz kalmıyordu böylece ben rüyalarındaydım çünkü
     
Benzer Konular
  1. SoSHePHy
    Yanıt:
    40
    Gösterim:
    11,752
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş