Saplantı ve Paranoya

'Forum Meydanı' forumunda blackstar899 tarafından 29 Nisan 2005 tarihinde açılan konu

  1. bu sorunu hayatının bi döneminde yaşamış,yada ala yaşayan arkadaşlar...
    neden insan basit ve önemsiz şeyleri kafaya takar.bunu kendine göre çözümleyebilen arkadaşlar varsa msj atsın.saygılar ve sevgiler
     
  2. Bence bunun bi acıklaması yok .. Cook deişken bi durum .. Mesela benimde taktıgım hatta hayatımıda oldukca etkileyen bi sorunum var .. Bunun cok sacma oldugunu , kendi kafamda urettigimi , aslında cok basit ve umursanmaması gereken bi durum oldugunun da farkında olmama ragmen , yaklasık 4 senedir kurtulamadım .. Psikoloji değişik bişi .. Insanı anlamak da zor ... Bide salgılarla ilgili durumlar var tabi ... Mutluluk hormonu vs.. gibi bunlarıda duzenleyen ilaclar var ama inanmayan da bu ilaclardan yarar goremiyor ( bos kapsül örnegi ) ,
    Inanç eksikligi ve boşlukta olmaktan kaynaklı sorunlarda var .. Cıkamıcaz bu işin içinden :?
     
  3. şiddetle nietzsche ağladığında yı tavsiye ediyorum.orda bi saplantı tedavisi yöntemi var ki bence işe yarıyo.en azından saplantılar açısından.
     
  4. Kaynağını bulsam, şu dış görünüşümle ve temizlikle, ayrıca kokularla ilgili saplantılarımdan kurtulacağım ama henüz ufukta kurtuluş gözükmüyor.
     
  5. saplantı ve paranoya beynimizin kendimiz tarafından şartlandırılmasından kaynaklanan bir hastalık.günümüzde bu konuyla ilgili bir çok tedavi yöntemleri geliştirilmiştir ve yüzde 99 olumlu sonuçlar alınmıştır.bu gibi durumda olan arkadaşlar internette bir araştırma yaparak kendilerine çözüm bulacakları bir çok kişi ve krumlar bulacaklardır.ayrıca saplantı ve paranoya hafife alınmıyacak kadar ciddi bir hastalıktır.Saygılar
     
  6. ya bilemiyorum...yalnızca şunu söyleyebilirim sanırım,,saplantılı insan karşısındakini tüketiyor...ve bence ancak kişi kendi kendine yenebilir bunu...bu tabii ki yardım almaya gerek yok demek değil,fakat yine kişinin kendi beyninde bitiyor.çünkü saplantıyı yaratan da kişinin beyni.savaşmak lazım beyninizi karşınıza alıp..
     
  7. her şey insanın kendine bitiyor tabiki ama bazı insanların saplantılarını farketmesi de çok zaman alıyor yada farkedemiyor bile "as good as it gets" di galibafilmin adı ordaki obsesif kompulsif adam geldi aklıma filmde güzeldi ..birde bişey daha sorayım şizofren biri şizofren olduğunu farkedebilirmi ??
     
  8. Hastalık sırasında iki bellek oluşur.Biri hastalığın bilincinde olan bellek diğeri bu belleği silip yerine geçmeye çalışan hastalık mahsulu bellek.Hasta aynı anda hasta olduğunu farkedip bunu inkar edebilir.
     
  9. aslında kişinin entellektüelitesine bağlı diye düşünüyorum zor ve geç de olsa şizofreninin ne olduğunu belirtilerini bilen bi insan farkedebilir gibi geliyor.
     
  10. Önünde eğileyim; bu benim işte. Hastalığını hem itiraf hem reddeden ümitsiz vaka.
     
  11. Böyle bireylerden uzak durmak gerekir.Manic depresif kişiliğe sahip hastalıklı insanlara dönüşürler.Ruhsaldan öte fiziksel bir rahatsızlıktır.Kişi hasta olduğunun bilincindedir fakat kendini rahatlatması kolaydır.Farklı bir hayal dünyasında gezinir.Dönem dönem bu dünyasından dışarı çıkar.Bu anlar hastalığın en üst depresif noktalarıdır.Kişi intihar bile edebilir.Tıp bu tür psikolojik problemlere sözlü ve kimyasal terapiler yolu ile kökten çözümler getirebilir.Batıl inançlar da paranoya ve saplantı oluşumunda etkili olabilmektedir.Ya da kişide özgüven problemi mevcut olabilir.Kaybetme korkusu da buna bir sebep teşkil edebilir.
    "Nietzsche ağladığında " adlı kitabı okumanızı öneririm.
     
  12. Onun deliligi bana hayat boyu kendini Tanrilastirma ve kendini yiyip bitirme arasinda gidip gelen kimlik degistirme nöbetinin zorunlu sonucu gibi geliyor. OVERBECK / Nietczhenin Son Rüyasi
     
  13. pitch-dark ın söylediklerine katılıyorum.bu bir fiziksel rahatsızlıktır yani bir engeldir .böyle insanlardan uzak duralım hatta toplumun dışına atalım .ya da atmayalım biz onlardan uzak durursak zamanla onlar zaten kendiliğinden toplum dışında kalır.böyle rahatsızlığımız olmadığı için şansımıza minnettar olup mutlu olalım.ne de olsa bizler bilinçli bireyleriz.ıraktaki savaşa karşıyız çünkü insan hakları gasp ediliyo, şizofren ve paranoidler den uzak duruyoruz çünkü onların bir hakka sahip olduğunu düşünmüyoruz.
     
  14. Aslında bu saplantı ve paranoyak olma durumu geç ergenlik dönemi tüm insanlarda az ya da çok görülen bir şey. İlerlemiş durumlarına isa "anksiyete" deniyor. Obsesif/kompulsif anksiyetik kişiler kendi ürettikleri takıntıların saçma olduğunu bile bile bunlara kapılırlar. Akabininde de o takıntılara anti-takıntı üretmeye çalışıp kendilerini bir nebze olsun sakinleştirmeye çalışırlar.

    Çok ciddi bir problem olmasa da yaşayanlar için çok büyük bir külfettir.

    Şizofren biri şizofren olduğunu ilk farkettiğinde şizofren bile değildir. Zaten obsesif birinin düşeceği en kötü kuyudur bu. Kendinin şizofren olma ihtimalinden şüphelenip hastalığını ileriki boyutlara taşır ve artık potansiyel bir şizofrendir kendisi...

    Bu tip insanların işine yaraybilecek tedavi medikal de olabilir placebo işi görecek şekerler de olabilir. Sonuçta bu hastalık kişinin kendi oluşturduğu bir hastalıktır. Medikal tedavi kişinin bilincini dağıtarak kafasının çalışmasını azaltır ve bu sayede obsesyon haline gelmiş düşüncelerini daha kafasında oluşturabilmesine bile engel olur. Dikkat dağınıklığına da sebep olur bu ilaçlar.
    Bir de psikolojik etki gösterebilecek olan placebo şekerleri de kişiyi iyi hissetirebilir. "Nasıl olsa tedavi görüyorum artık geçer" psikolojisine girmiş olan biri hastalığını yenmek için ilk adımı atmış demektir.

    Manic depresiflik veya depresyon bu hastalıktan çok farklıdır. Genelde aynı şeylermiş gibi görünse de depresyonun nedeni fazla stres, ayrılık, birinin ölümü gibi dış etkenlerdir. Obsesif/kompulsif kişilerin hastalığının kaynağı tamamen kendi kafalarının içidir.

    Etrafınızda böyle insanlar varsa onları lütfen "deli" diye nitelendirmeyin. Onlara "hastalıklarının çok saçma olduğunu, istese şıp diye atlatabileceğini" ispatlamaya çalışmayın. Bilinçsizce korkularıyla yüzleştirmeyin. Onların tek problemi kafalarının fazla çalışması. Ve onları şizofren yapanlar da "bizleriz". Çok değerli bir dostum 2 yıldır bu hastalıkla uğraşıyor ve ben etrafından ona gelen tepkileri gördükçe çok üzülüyorum. Hiçbirimiz onları anlayamayız. Ama destek olup bu durumdan kurtulmalarını sağlayabiliriz.

    Ve kimse "biz sağlıklı insanlar onları aramızda istemiyoruz" triplerine girmesin. Bizim sağlıklı olup olmadığımız "onlarınki gibi bir durumla karşılaşınca göstereceğimiz reaksiyon" sonucunda belli olur. Herhangi bir sağlıklı insan öyle bir durum karşısında 1 gün bile dayanamayabilir yaşamına son verebilir.

    Lütfen daha duyarlı olun.
     
  15. Bana katıldığını düşünmüyorum.Uzak duralım derken toplumdan dışlayalım demedim.O senin ilginçliğin olsa gerek..Şizofren ve paranoyak insanlar da insan.Sen nasıl ülser olan birini dışlamıyorsan,psikolojik rahatsızlığı olan bireyleri de dışlamamalısın.
    Kuzenim 4 senedir obsesif kompulsif biri olarak yaşadı.Bunu çevresindekilerin desteği ile ve de ölen babasının mezarını haftada 2 defa ziyaret ederek başardı.Gidip onunla konuşur rahatlardı.Hiç birimiz tepki vermedik.Hakkımızda yoktu.Tek yapabilceğimiz arkasında durmaktı.Vurun,öldürünlerle olmuyor bu iş.Fakat uzak durun derken kastettiğim,problemi çözemiyorsanız,boşuna hırpalamayın kendinizi.Yani kişiye profesyonel yardım tavsiyesinde bulunun..
    Sevgiler..
     
  16. .




     

  17. :!:
     
  18. obsesıf kompulsuf rahatsızlıklar 1 veya 2 yıl basır bır antıdepresan tedavısı ıle normal gayata donebılecek ınsanlardır..
    manık depresıfın tedavısı zor da olsa basarılı tedavı metodları vardır..
    sızofrenı zor bır hastalık gercekten..paranoya
    panık atak ve fobılerde tedavı edılebılır..


    Dunyada yaklasık olarask nufusun %15 ı depresıf durumlar gosterebılmektedır her yıl ıcınde..cagımızın toplumsal hastalıgı..Van goah ta da gorulen bozukluklar ve cogumuzda da bulunmakta..
    Ilaclar ve terapı ıle asılabılecek bır durum bunlar..Ve hepımızın basına gelebılır..
     
  19. ocd(forumda saplantı diye gecen ve asıl adı obsesif kompulsif bozukluk) aslında tam anlamıyla "eger bu saplantılar kisiyi gunluk islerini yapmaktan alıkoyuyorsa" bir hastalık olarak nitelendirilebilir. mesela, bir insan surekli mikropların onu kirletmis olacagını dusunup bir sey yiyemiyorsa(cok basit ve kotu bir ornek oldu farkındayım:)) bu insan ocd lidir diyebiliriz, ancak bu hastalıgın tedavisi de cok kolaydır ve cogunlukla ilac tedavisi bile gerektirmez.
     
  20. Paranoya, insanlardan veya günlük olaylardan yersizce kuşkulanmak, her olayın altında zarar verici bir neden aramak olarak tanımlanabilir. Başkalarına, onlar bunu istemezken sizi "yaralama" gücü vermektir.

    Paranoya adı altında bir sürü saplantılar var. Örneğin, kıskançlık saplantısı (giysideki küçük bir leke hastayı eşinin onu aldattığına inandırmaya yeter), bedensel saplantı (hasta vücudunun üstünde böcekler gezdiğine inanır), gösteriş saplantısı (hasta eğer bu gücünü kullanmasına izin verilse hastaları iyileştirebileceğine inanır) veya ünlü bir kişinin ona aşık olduğunu düşünüp ona tehdit mektupları yollayanlar... Ama en çok görülen saplantı zulüm saplantısıdır ki bunda hasta sürekli insanların kendisini öldürme planları yaptığını düşünür.

    Paranoyanın tedavisi zordur, çünkü hastanın olası bir komployu düşünerek tedaviyi reddetme ihtimali yüksektir. Kişinin paranoyak olduğuna ikna olması ve kendini düzeltmeye çalışması gereklidir. Nedenleri olarak ise kalıtsallık, uyuşturucu kullanımı ve yüksek stres olarak gösterilebilir.

    Bence insan beyni çok ilginç bir organ, eğitimimi de bu konu üzerine yapmak istiyorum.

    Ha bir de ayrıca, mesela iki insan konuşuyorsa ve ben "Kesin benden bahsediyorlar." diyorsam, ya da iki saniye önce gayet mutluyduysam ve şimdi üzüntümden kahroluyorsam, bunlar paranoyaklığın ya da manik depresifliğin ilk belirtileri olabilir mi acaba? Yoksa ben mi paranoyağım...
     

Bu Sayfayı Paylaş