Pablo Picasso

#1
ressam, desinatör, gravürcü, heykeltraş ve seramik sanatçısı picasso, ister dostu braque'la birlikte kübizmi yaratsın, ister gerçeküstücülük, anlatımcılık, hatta soyutlama çevresinde dolaşıp dursun veya isterse yeni klasikçi bir parantez açma cesaretini göstersin, modern sanatın bütün yollarını denemiş, altüst etmiş ve çarçabuk terk etmiş yorulmaz bir yıkıcı ve inanılmaz bir yaratıcıdır.

Başlıca eserleri:
çıplak ayaklı kız-1895
mavi otoportre-1901
hayat-1903
cambaz ailesi-1905
çıplak iki kadın-1906
fernande(heykel)-1906
avignon'lu genç kızlar-1907
üç kadın-1908
ambroise vollard'ın portresi_-1909-10
hasır iskemleli natürmort-1912
eski rakı şişesi-1912
ressam ve modeli-19014
olga'nın portresi-1917
üç müzikçi-1921
çeşmebaşında üç kadın-1921
arrlechino kılığındaki paul-1924
kırmızı koltuktaki büyük nü-1929
düş-1932
ağlayan kadın guernica
la minotauromachie(ofort)-1937
koyunlu adam(heykel)-1945
ölü çukuru-1947
keçi(heykel)-1950
les meninas-1956
nedimeler (velazquez'den esinli dizi)-1959
boğa başı natürmort-1958
oturan ihtiyar-1971
 
#2
Pablo Ruiz Picasso hakkında aslında söylenecek çok şey var. Söze girilecek yer bile belirsiz bu usta için. Hayranı olduğum en büyük sanatçı.

İlk olarak ressam bir babanın oğlu olduğunu söylemek gerekir aslında. Picasso'da ki resim yeteneğini farkedip, onu yetiştiren babası sırf bu amac uğruna kendi mesleği olan resim öğretmenliğini bırakıp, tamamıyla Picasso ile ilgilenir.

Picasso Ekim 1900'de Paris'e gelir. Orada bir ressamın atölyesinde yaşamaya başlar. Paris'de cok farklı sanat anlayışları ile karşılaşır. Başlangıçta bu yeni akımlardan etkilenir ama zamanla kendine has resim biçemini geliştirir. Resim sanatına dışavurumculuk, gerçeküstücülük, gelecekçilik, kübizm ve daha pek cok akımlar üzerinde yoğunlaşarak, kendine özgü biçemini hep sürdürmüş olmasıyla büyük katkısı olmuştur.

Picasso 25 yaşındayken, 1907 yılında, "Le Bordel (Genelev)" adını verdi ancak daha sonra bu isim "Demoiselles d'Avignon (Avignon'lu Genç Bayanlar) olarak değiştiridi. Bu eser resim sanatının kurallarına isyan sayıldı.


Üstad hakkında öyle çok şey var ki aslında anlatmak istediğim. Yazmakla bitmeyecek kadar üstün bir sanatçı Picasso.

Birazda "Guernica" ismini verdiği eserinden bahsetmek istiyorum şimdi. İspanyol sanatçı 1936 yılında çok sevdiği ülkesinin bir iç savaş içinde bulur. Kominizm ve Faşizim arasında seyir eden bu savaş sırasında, 1937 yılında, İspanya'nın Paris büyükelçisi Picasso'dan bir tablo yapmasını ister. Guernica isimli bu büyük eser işte bu istek sonucunda ortaya cıktı.

Bu tabloda Picasso, çığlık atan bir anneyi ölen çocuğunu kollarında taşırken, ölen bir askeri kırık kılıcını hala elinde tutarken, bir kadını yanan bir binanın içinde can çekişirken, yine bir kadını elinde bir lamba ile koşarken gösteriyor.


Bu kadar uzun görünen bir yazı aslında Picasso hakkında anlatacaklarımın 10 da 1 ini dahi kaplamıyor. Üstad yaklaşık bir asır süren yaşamı boyunca sanat adına yadırganamayacak kadar büyük işler yapıyor.

Saygıyla eğiliyoruz önünde.[/i]
 
#3
guernica en sevdiğim resimlerinden biridir.İspanya savasında amerikaya goturulmus bir tablodur.İspanya frankonun faşist etkisinden kurtulunca tablo anavatanına geri dönmüştür.
Dışarıdan bakınca bir kübistin resimleri farklı gelebilir.Ama guernicanın 8 aşamalı bir geçiş dönemi vardır.Her nesne baştan doğal görnümlerinde çizilmiştir.Daha sonra doğada bulunan en temel simgelere dönüşmüştür.
Kırık kılıç yenilgiyi,boğanın gücü kırık lambanın umudun yokoluşunu anlattıgı gibi.
aslında lamba yerine baştan güneş motifi vardır tablonun baslangıcında. kılıc tamdır.zamanla evrimleşir resim kendi içinde devinim kazanır.Ve Picassonun dısavurumu olarak karsımıza cıkar..

Picasso 20 sinde dolar milyoneri olan bir ressamdır aynı zamanda.Çizdiği nesneyi alabilen kişi.Malikane resmi karşılıgında malıkanelerı alması gıbı.
Pablo Picasso uyu özümlemek isterseniz jhon bergerin Picassonun basarı ve basarısızlığı adlı kitap güzel bir cıkıs noktası olabılır..
 
#6
Tam 4 ay boyunca İstanbul'da kaçırılmayacak bir sergi...

""Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde 24 Kasım itibariyle açılan Picasso İstanbul'da sergisi, dört ay süreyle resimseverlere açık olacak.

Türkiye'de Batılı bir sanatçıya ayrılan ilk büyük sergi olma özelliğini taşıyan Picasso İstanbul'da, sanatçının tüm dönemlerini kapsayan 135 eserden oluşacak.

Sergide, dünyanın birçok yerindeki Picasso müzelerinden ve aile koleksiyonlarından, Picasso'nun torunu Bernard Ruiz-Picasso tarafından seçilen eserlerin yanı sıra sanatçının ünlü fotoğrafçılar tarafından çekilmiş fotoğrafları da yer alacak.

Sergi dolayısıyla hazırlanmakta olan katalog ise dünyaca ünlü Picasso biyografistleri olan John Richardson, Marilyn McCully ve Michael Leiris'in yazılarını içerecek.

Amaç Picasso'yu tanıtmak

Sergide Picasso'ya ait özel yazışmalar, aile albümlerinden seçilen ve uluslararası fotoğrafçıların çektiği fotoğraflar yer alacak.

Sergi ile birlikte düzenlenecek konferanslar, galeri konuşmaları, eğitim programları ve film gösterimleriyle, ziyaretçilerin Picasso'yu daha yakından tanıyabilmesi hedefleniyor.

24 kasım 2005-26 mart 2006 tarihleri arasında düzenlenen sergi, Sabancı Holding'in desteği, FABA ve İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

Salı, perşembe, cuma, pazar: 10.00-18.00
Çarşamba, cumartesi: 10.00-22.00
Müze pazartesi günleri ise kapalı

Tam bilet: 10 YTL
Grup bileti: 7 YTL (en az 10 kişi)
İndirimli bilet: 3 YTL (Öğrenciler, öğretmenler ve 60 yaş üstü ziyaretçiler)
Ücretsiz bilet: 14 yaş ve altındaki çocuklar ile bir refakatçi, engelliler ve bir refakatçi, Sabancı Üniversitesi akademik ve idari personeli""

http://www.cnnturk.com.tr/KULTUR_SANAT/DIGER/haber_detay.asp?PID=116&haberID=141203
 
#7
önümüzdeki hafta güzel sanatlar ödevi için gezmem gereken sergi..tuhaf bi heyecan var içimde..:) ödevin üstünde böyle saatlerimi harcayasım var :) gerçi sergi ve insanlar arasında 1 metre gbi ciddi bir mesafe varmış :p
 
#8
Çok fazla hoşuma giden bir tarz değil aslında Picasso ama gitmek istiyorum tam 4 ay boyunca sürücek sergi... Umarım bir gün Dali'nin de sergisi olur :roll:
 
#10
Özellikle Picasso'nun dahiliğini herhangi bir görsel malzemeden değil de çıplak gözle seyretmek muhteşem olacak. Bu gibi sanatsal etkinliklere de sermaye yatırılmaya başlanması çok sevindirici.

Saygılar.
 
#11
Kesinlikle görmek istiyorum Picassoyu. Geçen sene nasıl kaçırdım Dali yi bilmiyorum. Ama mutlaka Fransa'ya gidip görücem olmadı. 4 ay gibi uzun bir süre dünyaca ünlü bir ressamın sergisi kaçmaz diyorum. İllaki resimden anlamak zorunda değiliz gidilmeli;)
 
#12
eserlerdeki ana kaynak kübizm..yorumlayabilmek için kübizm'in temel esasları bilinmeliymiş..araştırmam bunun üzerine şmdilik..
aralık sonu gibi de gidip gecezeceğim..daha sonra sunum hazırlama işi var..
 
#13
Kesinlikle gidip gezicem, umarım 15 tatilde yanıma Ankaradan gidecek bir eş dost arkadaş bişey bulurum.Bulamassam günübirlik gidip sergiyi gezip tekrar ankaraya döncem zor olcak sanırım ama kesinlikle değer bu sanatçı için.

Salvador Dali ile beraber Pablo Picasso en beyendigim ressamlardandır...
 
#14
Gittik, gezdik, gördük ve birçok yerde göremediğimiz gibi daha sonra da görebileceğimizi düşünmediğim Picasso'nun özel koleksiyonlardan toplanarak bir araya getirilmiş eserlerini gerçekten de beğendik. Ön çalışmalarından çizgili defter kağıdına mum boya ile yaptığı küçük resimlerini görmek gerçekten de ayrıcalıklı hissettirdi kedimi.

Özellikle sergideki düzen ve nizam eserlerin sergilenmesini kolaylaştırılıyor, ki girişte size verilen dinleme cihazıyla resimlerin yanındaki numaraları tuşlayarak o resme dair bilgileri o anda, resmin tam karşısında dinleyebiliyorsunuz. Bu da çok güzel bir olanak.
noSurprises demiş ki:
gerçi sergi ve insanlar arasında 1 metre gbi ciddi bir mesafe varmış :p
Yeri yapıştırılmış, siyah bir şeritle, yarım metreye varmayan, elini uzatsan dokunabileceğin bir mesafe koymuşlar. Bir metre biraz abartı olmuş. Zaten dokunmadığın sürece en ince ayrıntıları görmek için kafanı yaklaştırabilirsin. :)

Sanatla biraz ucundan bile ilgiliyseniz bu sergiyi gezmelisiniz bence. Ne kadar muhteşem olduğunu o zaman anlayacaksınız. ;)

Saygılar...
 
#15
Müzecilik ve galericilik açısından pek çok standartı mecburen öğrenmişimdir bugüne kadar derslerimde. Ancak SSM Picasso Sergisi'nde muhteşem bir sergicilik anlayışıyla karşılaştım. Çok düzenli bir sistem içerisinde, eserlerin alması gereken maximum ışık hesaba katılarak, tamamen sanatsal gelişim sırasına göre yerleştirerekgözü aldatacak her türlü ayrıntıdan kaçınarak tam 3 katlı bir salonda hayran kaldığım bir çalışma yapmış organizatorler.

noSurprises'ın dediği gibi Picasso Kübist bir sanatçı ancak sergide yer alan eserleri çözümleyebilmeniz için herhangi bir eğitim ya da araştırma gerekmez. Sadece bakan değil, gören bir göze sahip olmak ve görüdüğünü anlamak bu çalışmaları çözümlemeye yardımcı olacaktır. Hiç olmadı silent_guitar'ın da dediği gibi verilen dinleme cihazlarından yardım alabilirsiniz.

Mutlaka 2/3 saatinizi sadece bu sergiyi gezmeye ayırarak gidin ve görün.

Saygılar...
 
#17
KorayE demiş ki:
Bir haftasonunu buna ayırıp kitaplardan görmeye alıştığım resimlerin aslını izleyeceğim :D
Yukarıda da söylediğim gibi bu sergide Picasso'nun kitaplarda, dergilerde ya da herhangi bir yerde pek sık rastlayamayacağınız çalışmaları sergileniyor. Öyle sürekli gördüğünüz, bildiğiniz eserli görme hayaliyle giderseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. :?

Yalnız herkesce bilinen birkaç eserinin halı versiyonu var ve onlar da orjinalleri kadar tat vermiyor.

Sevgiler...
 
#19
anarchist demiş ki:
Müzecilik ve galericilik açısından pek çok standartı mecburen öğrenmişimdir bugüne kadar derslerimde. Ancak SSM Picasso Sergisi'nde muhteşem bir sergicilik anlayışıyla karşılaştım. Çok düzenli bir sistem içerisinde, eserlerin alması gereken maximum ışık hesaba katılarak, tamamen sanatsal gelişim sırasına göre yerleştirerekgözü aldatacak her türlü ayrıntıdan kaçınarak tam 3 katlı bir salonda hayran kaldığım bir çalışma yapmış organizatorler.

noSurprises'ın dediği gibi Picasso Kübist bir sanatçı ancak sergide yer alan eserleri çözümleyebilmeniz için herhangi bir eğitim ya da araştırma gerekmez. Sadece bakan değil, gören bir göze sahip olmak ve görüdüğünü anlamak bu çalışmaları çözümlemeye yardımcı olacaktır. Hiç olmadı silent_guitar'ın da dediği gibi verilen dinleme cihazlarından yardım alabilirsiniz.

Mutlaka 2/3 saatinizi sadece bu sergiyi gezmeye ayırarak gidin ve görün.

Saygılar...
kastettiğim bakamamak veya olanı görememek değil,yorumlayabilmekti bi önceki yazıda da bahsettiğim gibi,amaç araştırmaydı..öznel bi yorumdu,nesnel değil,"kimse yorumlayamaz" değildi..ve bi araştırmaya sadece gören bi gözün yorumunu ekleyemezsin senin de çok iyi,hatta benden daha iyi bildiğin üzere(malum sanat tarihi )
 
#20
Bir gün Pablo Picasso'nun evine hırsız girmiş ve çok sevdiği tablolarından birini çalmış,bunun üzerine Picasso polise gidip hırsızlık olayını anlatmış ve tablonun bulunmasını istemiş.Polisler toblonun neye benzediğini sormuşlar kendisine, Picasso da tarif etmiş tabloyu..
Aradan geçen 1 hafta sonunda Picasso polisten bir telefon almış.Telefonun ucundaki polisin Picasso'ya cevabı;
''Beyefendi verdiğiniz tarife uyan 3 köpek,5 kuş,2 erkek,1 kadın,1 masa,6 taşıt ,1 at,2 deve ve 1 de şamdan bulundu ama tabloya dair hiçbirşey bulunamadı'' olmuş :)

İşin şakası ama güzel bir tarif olmuş :)
 

Üst