Futbolda Unutulmaz Anlar

'Forum Meydanı' forumunda savarain tarafından 3 Haziran 2005 tarihinde açılan konu

  1. Bunca zamandır yazdığım Turkrock forumlarında sanırım açtığım ilk topic budur. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun :)

    Konumuz aynen başlıktaki gibi futbolda yaşanmış unutulmaz anlardan, öyle her maçta kolay kolay karşılaşamayacağımız müthiş olaylardan ibaret. Özellikle belirtmek istiyorum ki sizlerden ricam buraya yazarken renkleri bir kenara bırakmanız, takımlara ve taraftarlığa değil, futbola yönelmeniz.

    Başlangıç olarak aklıma gelen ilk olayı yazayım. Marco Van Basten'in 1988 Avrupa Şampiyonası'nda Rusya'ya (o zamanki adıyla SSCB) attığı gol. Oldukça uzaktan gelen bir ortaya kendi atak yönüne göre sağ kanadın aut çizgisi ile ceza sahası yan çizgisinin birleştiği yere yakın bir yerden topun gelişine attığı şutla gelen golü.
    Gene Van Basten'in yanlış hatırlamıyorsam Milan-Ajax maçlarından birinde sağ kanattan yapılan bir ortaya ceza sahası dışından, tam olarak sol ön köşesinden attığı röveşatayla topu uzak direğin 90 tabir edilen yerinden filelere takması :)

    Kanımca Van Basten gibi bir golcü de hala gelmemiştir, kolay kolay gelecek gibi de görünmüyor.
     
  2. Aklıma ilk gelen şey, sene kaçtı hatırlamıyorum ama (97-98 arası olabilir) ''Ruhi'' Costa'nın Fiorentina forması ile Artemi Franchi'de Barcelona'ya tam ceza yayının üzerine ortalanan topa rövaşata ile vurarak attığı goldür. Hakikaten müthiş bir goldü.

    Maradona'nın iki efsanevi golünü içeren 86' Dünya Kupası çeyrek final maçı da arşivimde ki video kasetlerden birinde yerini almıştır; sıkıldıkça koyup izlediğim bir enstantanedir.

    David Ginola'nın lig kupası maçında Crystal Palace'a attığı 'bozuk zemin resitali' gol de muhteşemdi (Maradona'nın golünde ki gibi; tüm takımı çalımlayarak son dakikada turu Spurs'e getirmişti; ve o an golün atıldığı kale arkasında bulunan Spurs taraftarlarının halini hala daha anımsarım.) Sonrasında Hagi'nin Monaco'ya attığı harika gol sanırım sıkça onay alır buradan. Bülent Korkmaz'ın bir lig maçında Diyarbakırspor'a neredeyse kendi kalesinin önünden gol atması da aklıma gelen bir başka olaydır.

    Ayriyetten 90'ların başından bir San Lorenzo-Racing Club maçı hatırlarım; deli gibi yağan yağmura aldırmadan soyunup takımlarını destekleyen 47 bin San Lorenzo taraftarı son yarım saatte 0-2'den 3-2'ye gelen maçı resmen kendi 'kazanmıştır.' Gördüğüm en harika ambianslardan biriydi.

    Aklıma geldikçe yazacağım buraya.
     
  3. Zlatan İbrahimoviç de Ajax'taki son sezonunda akıllara zarar bir gol atmıştı, herkes hatırlar sanırım :) İlginç olan o kadar adam çalımlamış olmasının yanında defans oyuncularından birini iki kez yerlere yatırmış olmasıdır :)
     
  4. Hangi maç hatırlamıyorum ama kafama kazınan Fatihe küfür üste küfür yağdırılan bir maç vardı. Ceza sahası içinde göğüsüyle topu yumuşattı ve rakip takım aldı topu attı golü. Önemli bir avrupa maçıydı elenmiştik sanıyorum o maçla tam bilmiyorum işte kaç sene oldu geçti!
     
  5. 94 Dünya kupası finalinde penaltılara kalan maçta İtalya'da Roberto Baggio'nun kaçırdığı penaltıyı ve o anki İtalyan taraftarların yıkılmış suratlarını unutamam ben. Özellikle bir viski reklamında olayın işlenmesi ve Roberto Baggio'nun bir sonraki dünya kupasını kastederek "4 yıl boyunca hergün o penaltıyı kaçırdım.." şeklindeki sözü etkilemişti baya beni..

    Oktay Derelioğlu'nun Milli Takımımızda Belçika'ya karşı şu 8-9 kişiyi çalımlayarak attığı golüde unutamayız sanırım.
    Ya da 2002 Dünya Kupası çeyrek finalinde İlhan Mansız'ın uzatmalarda Senegal'e attığı golde yaşadığımız çılgınlık ötesi sevinçte unutulmazlar arasındadır.

    İlk etapta aklıma bunlar geldi.. :)
     
  6. O Senegal maçında gol atıldığı andaki halini düşünüyorum da oyyyy keşke görebilseydim, buraya yazılacak kadar unutulmaz bir şekilde coşmuşundur eminim :)
     
  7. Franfurt formasi ile sanirim Okocha nin Bayern e atmadan once tüm defans ve kaleciyi 20 ser kez calimlayip,attigi gol
     
  8. Hagi ' nin Roberto Carlos'a Süper Kupa maçında sağ ayağını sol ayağının arkasından geçirerek çok şık bir şekilde Roberto Carlos'un bacak arasından topu geçirmiştir.Kendisi de sağından geçmiştir :lol: O maçta o risk , karşındaki sağlam bir oyuncu ... tamamen kendine güven meselesi yok öyle bir oyuncu ;)

    Ayrıca Roberto Carlos'un da Unutulmaz Bir Frikiği vardır.Top Fransa barajının sağından geçmiş sola falso almış yeniden kaleye girmiştir.Görüntülerde dikkatinizi çekmişse Roberto Carlos şutu çektikten sonra ayakları yerden kesiliyor , sol ayağının üstüne zorlukla düşüyor.Ne hız be 8)
     
  9. ewet o gol benım cep tel da klıp olarak var ve sıkıldıkca bakıyorum bende.

    Benim evde avrupa liglerinden goller diye onlarca cd mevcut hıc bırını ayırt edemem cok guzel goller hakıkaten ama hagi gercegi var tabii onun her golu super.

    Bu arada unutulan bi guzel gol daha var oda birkac yıl once monaco ya karsı deportıvolu TRISTAN'ın attıgı gol. bes altı defans oyuncusunu yatırıp kaldırdı attı golunu. bı ıse yaramadı o macı monaco 8-4 almıstı.

    Bir de yine 3-4 sene onceydi sampiyonlar ligi macı Manchester United ile Real Madrid macinda Figo ceza sahası sol caprazından gelisine oyle kavisli bi plase yaptı kı barthez ruyasında bıle yememıstır oyle gol.

    Bende aklıma geldıkce devam ederım

    Not: Unutulmaz gol degıl ama unutulmaz bı an GS ın Sampiyonlar ligi ust turuna cıkma macı son mac strum graz rakıp beraberlık ıkı takımıda ust tura cıkarıyodu ve son 10-15 dk gs kendi arasında top cevirdi graz lı futbolcular orta sahayı gecmedı cok enteresandı.
     
  10. Zaten konu da unutulmaz anlar. Gollerle sınırlı kalmak zorunda değiliz. Hakikaten GS de, SG de o maçta son saniyelerde unutulmaz bir olaya imza attılar.
    Hagi'nin son saniyede Athletic Bilbao'ya sl çaprazdan attığı gol ise apayrıdır. Nasıl bir şuttur, nasıl kavis vermektir, fizik kurallarına aykırı nerdeyse :)
     
  11. valla benim yazmayı düşündüğüm çoğu seyi yazmıssınız. ama bi tanesini untmussunuz.
    hangi maç olduğunu hatırlamıyorum ama bi milli maçta top recep'in ayağında ve sağ taç çizgisi ve ortasaha çizgisinin kesiştiği yerden vurduğu bir şut ve attığı çok enteresan bir gol vardır.

    Birde Bülent korkmazın neredeyse ortasahadan attığı bir kafa golünü hatırlıyorum.
     
  12. gs uefa kupasına çıkıp çıkmayacağının belirlendiği milan maçıydı galiba..ümit'in attığı penaltı golü sonrası suatın ve eşinin sevinci,galatasarayın arsenal maçında popescunun attıpı son penaltıdan sonra okanın koşuş anındaki yüz ifadesi..benim 2 unutulmazım..
     
  13. 1974 Dünya Kupası finalinde Almanya'ya karşı müthiş oynayan fakat kaybeden Hollanda milli takımının,daha maçın ilk dakikalarında top Almanlara değmeden 17 pas yapıp,Cruyff'un düşürülmesiyle kazandığı penaltı.Neeskens'in kullandığı penaltıyla Hollanda 1-0 öne geçmiş fakat maçı 1-2 kaybetmiştir.

    Cruyff,un Ajax'ta oynarken kullandığı bir penaltı da futbolun unutulmaz anlarına rahatlıkla girebilir.Böyle penaltı kullanmak,futbol yasalarına aykırı değildir ki zaten olsaydı da,Cruyff futbol yasalarının üstünde bir futbolcudur.

    http://members.optushome.com.au/aharrop/ajax-helmondsport-2-0.avi

    Bu penaltı golü belki de futbol tarihinin en temiz penaltı golüdür.Rakip futbolcular Cruyff'un yaptığına o kadar şaşırmışlardır ki,bir futbolcu bile Cruyff topa vurmadan,ceza sahasını 1 cm bile ihlal etmemiş, edememişdir.Cruyff un pas verdiği oyuncu da Cruyff topa dokunduktan sonra,harekete geçmiştir.
     
  14. SoleneloS'un bahsettiği maç Türkiye - İtalya ya da Türkiye - İngiltere maçıydı. Tam olarak emin değilim. Orta saha çizgisinin sağ tarafından Takoz Recep orta açıcam diye gol atmıştı:)

    Türkiye - Brezilya Dünya Kupası maçında İlhan Mansız'ın Roberto Carlos'u şık bir şekilde, topu üzerinden aşırtarak geçmesi.

    Hangi maç olduğunu hatırlamıyorum ama dünyanın en erken golü diye tarihe geçmişti. Hakem maçın başlaması için düdüğü çalıyor ve santrayı yapan futbolculardan birisi kalecinin avarel avarel ceza sahasının içinde dolandığını görüyor, topa vuruyor ve gol oluyor. Bu gol 3 saniyede olmuştu.

    Bir de hangi takımın kalecisi olduğunu hatırlamıyorum ama zenci, uzun saçlı, yanlış hatırlamıyorsam ismi Lima'ydı bir kaleci amuda kalkarak, topukları ile kaleye gelen şutu uzaklaştırıyordu. .Bu da aklımda kalan güzel sahnelerden.
     
  15. Benim direk aklima bu geldi yaziyim dedim ama sen yazmissin bile :)

    Ondan sonra aklima gelen bir olay futbolda bir Fenerbahce-Galatasaray Turkiye kupasi yari finali vardi yil 99 ya da 2000(belki 2001`e olabilir ama ondan sonra olamaz cunku Isvec`e gelmeden önceydi)
    Bol gollu bir mac olmustu ve sonunda Fener penaltilarda finale gitmisti. Ee sulalenin hepsi fenerli olunca evdeki havayi dusunun siz :)
     
  16. Takozum Recebim o golü İsviçre'ye İnönü stadındaki maçta atmıştı. Fatih Terim'li dönemin başlarıydı. Son dakikaya 2-0 yenik girmiştik, artık umutsuzca doldur-boşalt taktiği uyguladığımız bir anda Recep çizgiden şişirdi topu, kaleci ne olduğunu anlamadan yedi golü. Aynı maçın rövanşında İsviçre'yi 2-1 yendiğimizde kaleci bu sefer de Hakan Şükür'den boru gibi bir gol yemişti, o da uzaktan :)

    Dünyanın en erken golü Avustralya ligindeydi. Atan takım maçı kaybetmişti :)

    Meşhur toynakla çıkaran kaleci de Kolombiyalı Higuita. Zannedersem bir hazırlık maçında Man. Utd. veya İngiliz mili takımıyla oynuyorlardı ve şutu da David Beckham atmıştı :)

    Bir de Türkiye liglerinde gelmiş geçmiş futbolcular arasında en sevdiklerimden biri olan Şifo Mehmet'in Ali Sami Yen'de Türkiye kupası finalinde bir röveşata golü var ki oy oy oyy :)
    Sırf Şifo oynuyor diye iddiasız, stressiz ve biletin ucuz olduğu maçlarda İnönü'ye maça giderdim.
     
  17. Valla bayağı bir hafıza kaybına uğramışım ben:) Düzeltmeler eğer doğru ise sağol rainbow adamı:)
     
  18. Bunu hatırladığın için sana ne kadar teşekkür etsem azdır :) Kafamda büyük bir eksik var diyordum, işte buydu. Bu golü görmeyeniniz yoktur umarım. ''Ceza alanı içinde'' tüm takımı yaklaşık 1-2 dakika boyunca sağa sola çalımladıktan sonra altı pasa yakın bir yerden vurarak atmıştı golü 8O

    Ayrıca sizler Carlos'dan bahsedince aklıma geldi; bir lig maçında kornere çıkmakta olan topa köşe gönderinin orada yetişip tam çizginin üzerinde havaya zıplayarak vurmuştu ve sıfırdan bir gol atmıştı. Seedorf'un Madrid'de oynadığı zamanlardaydı; ve hatta Madrid'in o maça lacivertten mora kaçan bir forma ile çıktığını anımsıyorum. Bu da müthişti...
     
  19. Sahada ölen oyuncuların,o anlarını asla unutamam...
     
  20. arkadaslar aslında daha cok ornek verılebılır yazdıgımla ama hiç Nuetchatel macında o ınanılmaz spıker kımdı dıye dusundunuzmu :) sanırım ılker yasındı ve superdı.

    Bıde gs man.untd. macı (3-3 olan) spiker umıt aktan aynen sole demıstı " ya bunlar gs ıle hıc mac yapmamıs yada ıyı bı dayak yememıs" kopmustuk o an
     

Bu Sayfayı Paylaş