Ddr (İndie/Experimental/Lo-Fi/Kraut Rock/ İstanbul)

'Sanatçı ve Gruplar' forumunda morvedelisi tarafından 20 Temmuz 2005 tarihinde açılan konu

  1. DDR

    “DDR, müziği amaçları doğrultusunda şekillendiriyor: düşük kaliteli, eski teknolojili aletler ve sahte şarkı sözleri kullanmak.”

    2004 yazında kurulan grup ilk aylarını etkilendikleri grupların şarkılarını çalarak geçirdi. Bu dönemde Joy Division, My Bloody Valentine, Wire, The Smiths, Undertones, Buzzcocks, Television, Feelies şarkılarından oluşan ilk konserlerinin ardından cover çalmayı bir kenara bırakarak sadece kendi bestelerine yoğunlaştılar. Şimdiye kadar biri Vox, diğeri de Shaft’ta olmak üzere iki önemli konser veren DDR, Aralık 2004’te 10, ardından Mart 2005’te 8 şarkıdan oluşan iki demo kaydetti.

    şarkıları dinlemek için..

    http://psychevanhetfolk.homestead.com/TURKPROG90.html

    [​IMG]
     
  2. Dinar Bandosu ve DDR Konseri !



    İstanbullu psychedelic rock grubu Dinar Bandosu, indie/post-rock etkileşimli DDR grubu ile birlikte 12 Ağustos Cuma gecesi The Doors’da bir konser verecektir.



    Tarih / Saat: 12 Ağustos Cuma 2005 / 22:30

    Yer: The Doors - İstiklal Caddesi, Rumeli Pasajı (Ağa Camii Yanı)



    Giriş ücretsizdir.







    Gruplar hakkında daha fazla bilgi için:







    Dinar Bandosu



    http://progressive.homestead.com/DINARBANDOSU.html



    http://psychevanhetfolk.homestead.com/Turkprogreview.html





    DDR



    http://music.download.com/ddr30/3600-8592_32-100225203.html



    http://www.purevolume.com/ddr



    http://psychevanhetfolk.homestead.com/Turkprogreview.html
     
  3. ingilizce yazmasan ilk mesajı daha iyi olurdu sanki.

    neyse iyi şanslar.
     
  4. 2004 yılının Ağustos ayında İstanbul'da kurulmuş bir underground indie-rock topluluğu olan DDR'nin
    ilk zamanlarında gitarda Cem Şimşek, davulda ise Üner Altay yer almaktaydı. Bu ilk dönemde yaptıkları
    şarkıları ilk defa Vox ve Shaft'ta "Not Since the Illness" ile verdikleri iki konserde
    dinleyiciye sunan ve 2005 Nisan ayında bir demo kaydında toplayan grup, Cem Şimşek'in askere gidişinin
    ardından yeni bir yapılanma içine girdi. 2005 Nisan ayını takip eden aylarda Murat Babalık'ın da
    katılımıyla Üner Altay gitara geçtiğinde grubun bugünkü dizilişi ortaya çıkmış oldu. Bu yeni düzen farklı
    bir tını ile şarkılar yapmalarına olanak sağladı. 2005 yazında "Not Since the Illness" ile
    beraber yeni şarkılarından 6'sını Shaft ve Crimson'da dinleyiciyle buluşturdular. Yaz sonunda
    yaptıkları 10 şarkılık demo ABD, Kanada ve Belçika'da türk rock müziği ile yakından ilgilenen bazı
    eleştirmenlerin yanı sıra Replikas grubunun da ilgisini çekti. Kazanmış oldukları bu yeni ivmeyle çalışmalarına
    devam eden grup, halen (Ekim ayı boyunca) The Doors'da sahne almaktadır. Bundan sonraki hedefleri
    ise 2005 Kasım ayı içinde Replikas'ın da desteğiyle stüdyoya girerek iyi bir kayıt elde etmek olacaktır.


    Tür: Indie-rock, lo-fi, art-rock/experimental, krautrock.

    Benzer gruplar: Sonic Youth, Joy Division, Neu!, Wire, The Fall, The Cure.

    Grup üyeleri: Üner Altay (gitar, vokal), Cihan Cinemre (bas, vokal), Can Batukan (gitar, vokal),
    Murat Babalık (davul).

    Bir kaç kayıt: music.download.com
     
  5. son 9 aydır büyük bir ilgiyle takip ettiğim bir grup DDR..

    albümü çıkan bir sürü sıradan grubun içinde,altın değerinde bir grup
    DDR..

    özellikle, Indie-rock, lo-fi, art-rock/experimental, krautrock gibi türleri seviyorsanız..

    eserleri dinlemek için.. http://music.download.com/ddristanbul/3600-8592_32-100225203.html?tag=listing_song_artist

    canlı performans izlemek isterseniz..

    DDR & Not Since the Illness
    15 Ekim Cumartesi / 22:30
    The Doors - İstiklal Caddesi, Rumeli Han (Ağa Camii Yanı)

    [​IMG]
     
  6. evet başka grupların başlığında adından bahsettiğim bi grubun kendi başlığında suskun kalmak olmaz.

    öncelikle, mor ve delisi , anladığım kadarıyla benim bi dönem dinleme şansı bulduğum ve beğendiğim ne kadar türk kökenli grup varsa onların adına kendilerinin pek hazzetmediği bi şeyi yapıyorsun:halkla ilişkiler.ama gördüğüm kadrıyla çağın afyonu olmadıklarından neredeyse çöpe atılacak kadar post almış ve açıkçası oraya gitmesine gönlüm elvermiyor.

    daha önce yalnızca gevendenin sitesinde bulunan bi linkte,yabancı bi arkadaşın genellikle progressive ve psychedelic gruplar için hazırlamış olduğu ama türkiyeden albümlü bi kaç elemanı da bulunduran yerde bi kaç kesik parçasını dinleyebilmiştim.şimdi başlıkta bulunan tüm linkleri kurcaladım ve hepsine bi kulak verdim ve şu sonuca vardım:bu güne kadar başka başlıklarda grupla ilgili söylediğim yönlerden yalnızca vokalle ilgili olanı kulağımda kalan seslerle örtüşüyor.

    bence tanımlamaya "sahte şarkı sözleri"nin yanına "sahte vokal" de eklenmeli.Bunun bilinçli bir tercih olduğu artada ve o sözlerle başka bi vokal tarzı olmayacağı da ortada ama ben yine de bu ikisinin daha az sahte olmasını isterdim.

    aslında coverladıkları grupların çoğunu yalnızca radyoda bi kaç kez dinlemişliğim var ve onun dışında pek bi kulak birikimim yok.o yüzden bu gruplardan ne kadar etkilenmiş olabileceklerine dair bi fikrim yok, ama vokal de bi şeylerden etkilendikleri kesin. :)

    şu yığın içindeki birkaç iyi gruptan biri olduğunu düşünüyorum ddr'ın ve umuyorum halen faal müzik hayatları devam ediyordur.

    Ayrıca, grubun şu an neler yaptığından haberdar edersen, barlardan ve müzik "seyretmekten" tiksinmeme rağmen bi gidip kendilerini görmek isterim madem istanbuldalar.
     
  7. Selam :)

    "Şu DDr kimmiş bir dinleyeyim" dedim ve dinledim.

    "Söz konusu gece"yi dinledim ilk olarak.
    Sanırım hücum kayıt yapılmış.

    Sound fena gelmiyor ama biraz çiğ bana göre.
    U2'nun "Joshua Tree" öncesi tarz ve soundunu ve İngiliz punk gruplarını hatırlattı bu şarkı bana.
    Vokal biraz zayıf kalmış yada ben tam duyamadım.

    Ardından "Burgu"yu dinledim.
    Vokalde benzer bir durum söz konusuydu.
    Ne dediğini anlamak için sanırım defalarca dinlemem gerekecek :)
    Yavaş yavaş "Pixies" rüzgarı gelir gibi oldu kulağıma.
    Bu şarkıda öncekinde emin olamadığım br şeyi fark ettim.
    Davulda hafif bir "sallanma" söz konusu bana kalırsa.

    Son olarak "Titus Bramble"ı dinledim.
    Yorum mu beste mi bilemiyorum çünkü şarkıyı ilk kez duyuyorum.
    Vokaldeki güçsüzlük maalesef bu şarkıda da vardı.
    Sözlerin Türkçe mi İngilizce mi olduğuna da emin olamadım
    Bir ara "Gelin üstüme" diye bir şey duyar gibi oldum galiba ama emin değilim :)

    Bu şarkının psychodelic havası diğer şarkılara göre beni daha çok cezbetse de çok uzun ve dayanılmaz geldi şarkı sonlara doğru.

    Galiba ben psychodelic deyince Pink Floyd'un Pompei konserindeki gibi bir hava olsun istiyorum.

    Neyse. Bunlar kişisel düşüncelerim. Kimseyi bağlamaz.

    Bu yorumlardan kendileri haberdar olurlar mı, önemserler mi bilemem ama ben yine de fikirlerimi belirteyim istedim.
    Ne de olsa dostlarımın tavsiyeleri benim için önemlidir.

    Tarz itibariyle çok sık dinleyebileceğim bir grup değil ama yine de kendilerine çalışmalarında başarılar diliyorum.
     
  8. murat kardeş bahsettiğin şeyler aslında gözden kaçacak şeyler değil benimde kulağımdan kaçmadı. :D

    ama şöyle bi şeyler hissediyorum bu grupla ilgili:zannımca müzikal tercihlerinin arkasında ve berisinde müzik de dahil olmak üzere hayatın her yanına dair genel bir düşünce ve hissiyat yatıyor.bana "tutunamayanları" hatırlatan bi müzikal havası var grubun.sıkılgan bir felsefenin ürünü olan bi müzik elbet bazı yerleşik tavırları ve müzikal tercihleri kurcalayacaktır.Bu ruh halini dinleyeni sıkarak aktarmak her babayiğidin harcı değil. :D

    ben farklı bir şeyler yapmaya çalıştıkları, bu farklılığı kafalarında ve müziklerinde netleştirdikleri, istedikleri gibi davrandıkları için seviyorum.Biraz yapı bozucu bi eğilimleri var hissettiğim kadarıyla, ama yapıyı bozmak öngörüsüyle değil ona hükmedememekten kaynaklanan bi şekilsizlik var.Müzikte derinlik algısı herkes için farklıdır, ben herşeyin acemisi gibi takılmanın ardında türkiyede yaşayan birinin herhaükarda hissedeceği iğdiş edilmişlik hissinin yattığını düşünüyorum.

    ben de söz ve vokal konusunda farklı olamasını isterdim ama bunun saçma olduğunu da biliyorum., çünkü çok berrak bi vokal ve gayet usturuplu sözler arkasından berrak bi müzikal tutum ve nameli söyleyiş gerektirir.Bu ise zannımca grubun en son istediği şey.Evcilleştirmeye pek müsait olmadığı için beni kendine çekmiştir biraz.

    tabi bunların ne kadarını grup paylaşır şüpheliyim.kendileri çıkıp valla mikrofonumuz bozuktu, vokalistimiz nezleliydi, zten parçalar doğaçlama yapıldı, herkes kafasına göre takıldı o kayıtlarda diyebilir.Benim için değişen bi şey olmaz.ben duymak istediğimi duyuyor olabilirim, ama zaten dünyanın tüm sesleri benim duymaya açık olduklarımdan ibaret değil mi kine, efendim. :D

    ben yine de herkese dinlemerini tavsiye edrim.
     
  9. 15 Mart günü Taksim/Peyote Bar'da sahne alıcak DDR..

    yorumlar için teşekkür ediyorum,gelişmelere burdan devam edicem,

    topluluğun sitesi halen yapım aşamasında..

    şimdilik http://www.myspace.com/ddristanbul bakabilirsiniz..
     
  10. Offical Website: www.ddristanbul.net geçen hafta açıldı..

    topluluktan Üner Atalay çıkmış bulunmaktadır..

    çalışmalar tam gaz devam ediyor,yeni kayıtları siteden dinleyebilrsiniz..
     

Bu Sayfayı Paylaş