Göstergelerle başım dertte!

'Müzik Teknolojileri & Kayıt Forumu' forumunda METEoR tarafından 29 Kasım 2003 tarihinde açılan konu

  1. Arkadaşlar hepinize selamlar
    Gerçekten tam çözemediğim bi kaç soruyu sizinle paylaşmak istiyorum
    Mesela elimizde örnek bir parçamız var ;
    Davul , Bass , Akustik gitar , viyolalar ....

    Davul yazımını flp de kendi hazırladığım bir sette hazırladım hiç bir ayar
    (EQ,COMPRESSOR,REVERB..) yapmadan kuru bir şekilde waw çıktısı aldım ve bu çıktıyı
    cakewalk a insert ettim ( davulu stereo olarak export ettim)

    Davul kanalı stereo olarak hazır (Track 1)
    Bas gitarı mono olarak kaydettim (Track 2)
    Acoustic gitarı stereo olarak kaydettim (Track 3)
    Viyola 1 mono (Track 4) tam sola yatırdım
    Viyola 2 mono (Track 5) tam sağa yatırdım
    Duvar ses synth stereo olarak kaydettim (Track6) center
    Akustik gitar solo mono (Track 7) 24 sağa yatırdım
    Akustik gitar solo mono (Track 8 ) 24 sola yatırdım
    Ana vokal mono (Track 9) center
    Back vocal 1 mono (Track 10 ) tam sağ
    Back vocak 2 mono (Track 11 ) tam sol


    Şu anda elimzide 11 işlenmemiş kuru ses kanalı oldu ve hiç birine herhangi bir ayar yapılmadı

    Arkadaşlar bunları yazmamın nedeni sorucağım sorulara biraz daha açıklık getirmek
    istemem.
    Kanallardaki kayıt seslerinin hiç birinde pick vurmuyor yani sesler çok yüksek
    kaydedilmedi çokta alçak ama değil yani güzel fena diil :)

    Arkdaşlar benim tam çözemediğim başlıca frekans doldurma olayı yani mesela bir viyolanın
    diğerini örtmesi olayı ve bunu tam anlamıyla çözdüğüm söylenemez.
    Bir enstrümanın hangi frekans aralığında olduğunu TAM OLARAK yani sayısal olarak
    nasıl anlayabilirim (cakewalk,soundforge) compressor içinde bazı seslere neye göre
    compressor uygulayacağımı anlayabilmek açısından tam olarak hangi göstergeye
    başvurabilirim.
    Yani hangi hangi sesin görsel(sayısal) anlamda nası anlayabilirim.
    Graphic,paragraphic,parametric eq zırlar arasındaki farklar neler (uzun bir anlatımı
    olabilceğini sanıyorum.elinizden geldiğince kısaca özetlerseniz sevinirim)
    Ve son olarak mesela aux kanallarından birine reverb göndericem ve reverb
    uygulayacağım kanallarda aux taki reverbi kullanıcağım ama aux a tek olarak
    hangi reverbi kullanmam en uygun olur(mesela sound forge long hall gibi)
    kafamın çok takıldığı bi kaç sorum daha var onları başka bir zaman yazıcam artık
    Herkese şimdiden çok teşekkür ederim
    Müzikle Kalın...
     
  2. Kullandığın ensturmanlara ait önemli frekans aralıkları

    Ensturman / Low cut / Ana Frekans / Hassas Bölge / Harmonikler

    erkek sesi / 100 Hz / 200 Hz / 2 kHz / 4-5 kHz
    kadın sesi / 120 Hz / 300-400 Hz / 2,5 kHz / 5-6 KkHz
    akustik gt / 100 Hz / 150-250 Hz / 2-3,5 khz / 6 kHz
    bass gt / - / 80 Hz / 250-500 Hz / 2-3 kHz
    kick / - / 60-80 Hz / 350-600 Hz / 2-3 kHz
    tampet / 80 Hz / 150-250 Hz / 600Hz-1,5kHz / 3-5 kHz
    tom / 100 Hz / 150-200 Hz / 600 Hz / 2-3,5 kHz
    hihat-cymb / 200 Hz / 400-600 Hz / 2-3 kHz / 8 kHz
    viyola / 120 Hz / 250 Hz / 2-3 kHz / 3-6 kHz

    Mixte gereksiz yere bandı meşgul edeceği için low cut ile belirtilen frekanstan önceki frekansları tıraşlayabilirsin. Mesela akustik gitar
    için 100 Hz den aşağısını bir low-cut filter ile kesmek gibi.

    Ana frekans ensturmanlara sıcaklık ve derinlik verir.
    Hassas bölge ise ensturmanı ön plana çıkartmak için kullanılır.
    Harmonikler ensturmana rengini ve tınısı verdiğinden bu frekanslarla
    oynayıp ensturman tanımını ve canlılığını arttırabilirsin.


    Bas ensturmanlar (bas gitar,kick) ve tiz ensturmanlar (hi-hat,cymbal)
    gibi ensturmanların dışında kalan nerdeyse tüm ensturmanlar önemli
    frekanslarını mid bölgede barındırdığı için genelde birbirlerini bastırmak
    için yaptıkları savaş da bu bölgede olur.

    İki ensturman tamamen birbirlerini bastırma eğilimindeyse ki bu temel
    frekanslarının nerdeyse tamamen aynı bölgede olması anlamına geliyor,
    o zaman yapacak üç şey olabilir. (başka tekniklerde vardır tabi ama benim bildiklerim bunlar)

    Birinci olarak mixte duyulmasını daha çok istediğin ensturmanı seçip diğerinin az duyulmasını kabullenmektir. buna karar verirsen basitçe
    volume fader ları ile karışımı ayarlayabilirsin.

    İkinci olarak bir parametrik eq ile ensturmanlardan birinin tonal karakteristiği ile oynayarak çakışan frekansları düzeltmektir.
    Burda dikkat edilecek konu hangi ensturmanın tonal karakteristiği ile oynamayı seçeceğin olabiir. Çünkü bu ensturmanın karakteristiğini
    değiştirdiğinde, tınısı rahatsız edici ve gerçekten uzak olabilir.
    Her iki ensturmanı az oranlarda eq vererek ayırmak en mantıklısıdır.

    Üçüncü olarak ensturmanlardan birine çok kısa bir delay vererek
    mix içindeki tanımlarını arttırabilirsin. Bu birazda kulağı aldatmak aslında.
    Mesela 10 ms lik bir gecikme ile gelecek ses dinleyende nota kayması gibi
    bir his uyandırmaz. Bunun yanında güçlü olan vuruşlar iki ensturman için
    birbirlerinin üzerine denk gelmeyeceğinden kulak ikisini de net olarak duyar. Bu teknik daha çok attack oranı yüksek ensturmanlarda kullanılır.
    Padler gibi attack leri az olan ensturmanlarda pek sonuç vermez.

    Aslında bu konu hakkında yazacak çok şey var ama benden bu kadar şimdilik.
     
  3. audio salve eyvalah hocam çok saolasın gerçekten verdiğin bilgiler
    kafamdaki sonuçlara ulaşmama yardımcı oldu
    Ben low cut filter yerine parametric eq dan boş yer kaplayan frekansları
    srıfırlıyorum aynı görevi görürü diilmi?
    Ya bide şu compressır olayını tam çözmedim :(
     
  4. Low cut filter da zaten parametrik eq nun bir özelliğidir.
    Parametrik eq larda her band için merkez frekans değeri yanında
    Q değeri bulunur. Bu değer merkez frekans civarındaki diğer frekansların ne şekilde etkileneceğini belirler. Q değerini yüksek tutarsan band aralığı daralarak çok spesifik bir noktaya eq uygulayabilirsin. Q değeri küçük
    tutulduğunda ise etkilenen frekans aralığı genişler.

    Örnek olarak mesela 4 band lı bir parametrik eq kullanıyosun.
    3. bandda merkez frekansı 1 kHz e ayarladın. Eğer Q değerini
    yükseltirsen band daralacağından örneğin 800 Hz - 1 kHz - 1.2 kHz aralığını etkilerken Q değerini düşürdüğünde 400 Hz - 1 kHz - 1.6 kHz
    aralığı etkilenmeye başlar.

    Gain değeriyle de merkez frekansın şiddetini arttırdığında Q değeri ile
    belirlenen bölge bu değişiklikten etkilenir. Merkez frekansta etki tam verdiğin değerde olurken, etkilenen yan frekanslarda azalarak devam eder. Yani bir çan eğrisi oluşturur.

    Parametirk eq ların her bandı için değişik tip filtre uygulayabilirsin.
    Normalde ilk açtığında genelde her band için çan eğrisi tipi filtre
    seçilmiştir. Bu yüzden bu çeşide BELL adı verilir. Diğer çeşitlerde
    highpass,lowpass,highshelf ve lowshelf dir.

    Grafiksel arayüzü olan bir parametrik eq da (eğrisel olarak bandı gösteren) bunları deneyip her birinin nasıl bir etkisi olduğuna bakman lazım.

    Compressor için

    http://www.turkrock.com/ftopic113.html

    adresinden Mahcem'in yazdığı makaleye bakmanı tavsiye ederim.
    Herşey açıkca anlatılmış.
     
  5. Meteor,

    Audioslavehq'nin verdiği liste enstrumanların frekans aralığını tanımana yardımcı olur ancak o frekanslarda manipülasyon yapmış olman ille de sana iyi netice verecek anlamına gelmez. Bu parçanın karakteri, kullanılan enstrumanın kendine özgü bireysel karakteri ve çalım tarzı ile de alakalıdır. Birçok durumda enstrumanların çalım tarzlarını parçanın düzenlemesine göre değiştirmen ve sınırlaman gerekebilir.

    Bu konu aslında saatler, günler sayfalar alır ama durumu kısaca ben sana kendi tecrübelerimden bir örnekle izah edeyim:

    Normalde tek başına akustik gitar çalarken altı telin ya da oniki telin hepsini birden kullanırız. Oysa bir parçanın içerisinde akustik ritim gitar kullanacaksak tercihan ince dört teli çalarız, kalın iki teli kullanmayız. Zira müzik içerisinde orada bir akustik gitar olduğunu kulağa farkettiren o cıngıl cıngıl gelen ince tellerin sesidir. Kalın tellerin olaya pek bir katkısı olmadığı gibi üstelik bir de vokalin ve padlerin yeterince yoğunlaştırdığı 200-600Hz arasını boğar, kalabalık yapar. Eğer 600Hz'den yukarısı akustik gitarın kendini belli etmesi için yeterli olacaksa bir de alt frekans şeridini meşgul etmenin bir alemi yok.

    Altı telin hepsini birden çalıp sonra EQ kullanarak o alt frekansları öldürmeye çalışmanın da bir mantığı yok, zira Audioslave'in bahsettiği gibi EQ'ların etki alanı bir çan eğrisi gibidir, EQ esnasında illa ki dokunulması istenmeyen frekanslara da etki edersin. Oysa kayıt esnasında adam gibi çal kaydet ki sonradan mikslerken başın ağrımasın.

    Bu diğer bütün enstrumanlar için de geçerli.

    Zaten düzenleme ve kayıt planlama denen olayın zorluğu da burada, tecrübe de orada kendini gösteriyor.

    Burada başka bir başlıkta Mavi Sakal'dan Tibet Ağırtan anlatmıştı; davul kaydı yaparken büyük davulu gevşetiyormuş ki kikin birinci harmonikleri mümkün olduğu kadar aşağı insin, dolayısı ile bas gitar ile üstüste bindiği zaman her ikisinin birbirinin bölgesine geçtiği alan azalsın, ayırım kolaylaşsın. O kendisine göre bir metod bulmuş, ben hiç denemedim ama davulcuma bahsettim, çocuk çok ilginç buldu. Aralık 12'den sonra üç hafta sürekli kayıt dönemimiz var, o esnada deneyeceğiz bakalım nasıl bir netice çıkacak.

    Olaya aynı şekilde yaklaşmanı tavsiye ederim, insanın ufkunu açıyor. Sonuçta İngilizlerin çok güzel ve doğru bir sözü var, der ki: "Nothing ventured, nothing gained."

    Denemeden bilemezsin.

    Kompresör konusunda anlayamadığın bir yer varsa şuradaki "Compressor: Yorumlar, Sorular, Tüyolar" başlığına yaz, cevaplamaya çalışalım.

    Sevgiler.
     

Bu Sayfayı Paylaş