Hümanist Çelişki

'Forum Meydanı' forumunda never4give tarafından 9 Aralık 2005 tarihinde açılan konu

  1. hümanizm en basit anlatimiyla insana salt insan oldugu icin deger vermek demek değil midir?
    ben hep karşılaştığım bir çelişkiyi sizlerle paylaşmak istedim.
    örneğin televizyonda gencecik bir kıza tecavüz eden,çocuklara tecavüz edip öldüren insanlar görüyoruz.sonra o çocukların psikolojileri ne hale gelir diye düşünüp,adamlara lanet ediyoruz(kendi adıma en azından)
    karşıma çıksa kendi ellerimle öldürürdüm diye düşünüyorum.
    sadece bu örnekten yola çıkmak zorunda da değiliz.herhangi sevdiğimiz bir kişinin başına hoşlanmayacağımız ciddi bir şey gelse buna sebep olan insanları öldürebilecek kadar öfkeleniyoruz.peki bu durumda karşımıza hayatın bir cilvesi çıkmıyor mu?
    başkası bir insan için o kadar çok üzülüyoruz ki ;diğer bir insanı öldürebiliyoruz..yani aslında "idam cezası doğru mu"ya kadar gider bu sorular böyle..
    sizce insanlık dışı bir suç söz konusu olduğu zaman,insanlık dışı bir ceza mı verilmeli?(çünkü haklı öfke söz konusu olduğu zaman,karşıdakilere "o zaten hayvan,istediğimi yaparım"diye düşünerek yaklaşılıyor çoğu zaman)
     
  2. Ben, özellikle belli bir yaşı geçmiş, ve kasıtlı olarak çok ağır suç işlemiş kişilere idam cezası uygulanmasından yanayım. Veya, ömür boyu zorunlu "taş ocağı" hizmeti gibi bir ceza da olabilir...

    Hatta, çok hafif suç işleyenler dışındaki tüm cezaevi mahkumlarının, ağır tempoda çalıştırılmasından da yanayım. Esasen bu onlar için de iyi olur, hem bir iş öğrenirler; hem de bütün gün oturup düşünerek psikolojileri fazla bozulmaz... Bütün gün koğuşlarda pinekleyen mahkumların, pek ıslah olma ihtimalleri olduğunu düşünmüyorum...

    Konunun özüne hiç değinmeyecem, çünkü hiçbir zaman hümanist bir kişi olmadım...
     
  3. bence de haklısın aslında.boş boş hapisanede oturacaklarına en azından eğitim görmeliler kendilerini geliştirmeliler.konuyla ilgili olarak değinecek olursak;kesinlikle aklı başında,insani erdeme,onura sahip birinin böyle şeyleri yapmasına aklım ermiyor.bence insan gibi davranmayanların boşuna oksijen tüketmesi baya kötü oluyor.çünkü işler gittikçe kötüleşiyor.ama insan denen varlık bazen öyle üçkağıtçı olabiliyor ki;bu sefer de suçsuzları işimize geldiği gibi öldürüp idam etmeye başlayacağız..bu konu benim için içinden çıkılmaz bir çelişki halini alıyor.
     
  4. +Ülke ekonomisine de ciddi katkısı olur...

    Uygulama konusunda haklısın, ne kadar adil bir sistem geliştirilse de, pratikte işler öyle yürümeyecektir...
     
  5. Ben çocuk suçlarının kayıtsız şartsız idam gerektirdiğine inanırım, neden mi?

    Çocuk suçları geleceğe yönelik suçlardır, çünkü bir suç zinciri başlamaktadır bu sayede, suça uğramış çocuk büyük ihtimalle suç işleyecek işlemese bile suç işleyecek çocukları yetiştirecek, yetişmesine sebep olacak, çektiği acıların acısını çıkarmadan ölmeyecek çocuktur ve o da zinciri yayarak sürdürecektir.

    Çocuğa tecavüz, işkence ve ağır dayak idam sebebi olmalıdır kanımca. Dayak ise ağır hapis sebebi olmalı. Bunu yapabilen kişinin yaşayarak vereceği hasarın sonucunda zedelenecek humanist değerler, bu kişinin ölmesiyle sebep olacağı zedelenmenin yanında o kadar büyük kalmaktadır ki.

    Başlığın açıldığı yön güzel olmakla beraber humanist çelişki milliyetçi, siyasi, duygusal ve dinsel bağlamlarda üzerimizde olan inanılmaz çelişkiler yumağının insana en iyi bakış şeklinde yani humanizmde de görünmesi olsa gerek. Ben kuyuya bir taş atarak olayı çeşitlendirmek istiyorum. Haydi akıllı arkadaşlarım, kuyu başına sıraya :D.

    Her yerde bitmez bir humanist çelişki vardır kanımca. Hayatımızdaki her vicdani hamlede vardır.Şimdi vereceğim örnekleri bu konuda çok düşündüm ama içinden çıkamadım.

    Misal, birkaç yıl önce bir fotoğraf vardı belki bilirsiniz. Güney afrika'da zayıflıktan yürüyemeyen bir çocuğun akbabalar tarafından yenmek üzereyken fotoğrafının çekildiği bir fotoğraf... Bu fotoğrafı çeken adam çocuğu kurtarmamıştır, çünkü o kendi ailesinin yaşayabilmesi için bir gazetede çalışıyordu ve gazete için görevini yapması lazımdı. Ancak öbür yanda da bu çocuğu kurtarmayarak ölümüne sebep oldu. Humanistti bu tavrı ama kendi ailesi olan insanlara karşı humanistti, zayıflıktan açlıktan ölmek üzere olan o çocuğa karşı değil....

    İşin bir de doğa/ humanizm çatışması yönü var. Yani nereye kadar humanistleşeceğiz, insan sevgimiz, doğanın kurallarından daha mı önde gelecek? İnsanları bedeli ne olursa olsun kurtarmalı mıyız?

    Afrika'lı çocuk örneğine dönelim: o çocuğu bir akbaba yedi, çocuğun ölmesini bekliyordu. Akbaba leş yiyerek yaşıyor, o çocuğun kurtulması, akbabanın ölümü değil midir? Biz medeniyeti de bu insan sever zihniyetle kurmak suretiyle doğayı kirletip buzulları eritmedik mi? Şimdi doğa bütün insanlığın ve diğer canlıların yok olacağı kadar büyük bir tehlikeyi bize hazırlıyor: Bu medeniyet de insan sevgisiyle, insanı daha iyi yaşatalımcılıkla kurulmadı mı, en azından teorik olarak bakarsak?

    Humanizm ama nereye kadar humanizm? Dünyayı havaya uçururcasına mı humanizm?

    p.s. Bu tartışmada ben bir taraf değilim, olamıyorum çünkü 2 ucu b..klu değnek derler ya o hesap bir düşünceler zinciri bunlar... Humanizmin tanımını yapmalıyız belki de bunları konuşmadan önce..
     
  6. aslında bazı noktalarda sana katılıyorum.ama şu akbaba olayıyla ilgili değinmek istediğim bir kaç yer var.ben şahsen o adamın yerinde olsam hem çocuğu kurtarırdım,hem akbabayı beslerdim.illa fotoraf çekmek gerekiyorsa bu dostluğun fotorafını çekerdim.bence adam kesinlikle bir pislik.açıkçası ben aileme birinin ölmesine göz yumarak kazandığım parayı vermezdim (ki o adamın bir ailesi olup olmadığı da belli değil)üstelik bir insan evladının hayatı bir fotoraf parasından,bir meslekten daha değerli olmalı bence..kafandaki soru işaretlerinin silinmesinde biraz yardımcı olmuşumdur umarım :roll:
     
  7. tam olarak bilmiyorum aslında bir yerden bulabilsem bakacağım o fotoğrafın hikayesine ancak bildiğim kadarıyla bu gazeteciler bir ekip halinde gitmişler oraya ve başka bir yere gidecekken aceleleri olduğu için adam bir seçim yapmak zorunda kalmış, başlarındaki patronvari kişi zorlamış onu diye biliyorum hadi çek de gidelim diye ama öyle mi bilemiyorum, bunu fotoğrafı gören bir arkadaşım anlatmıştı. Olay da hatırladığım gibi Güney Afrika'da değil Sudan'da geçiyormuş. Kesin olarak bildiğim tek bildiğim şey adamın o an itibariyle bir seçim yapmak zorunda olduğu ve o seçimin sonunda bunalıma girip kendini öldürdüğü.

    Google'a grafiklerden "sudan vulture" yaz, fotoğrafı bulursun ama kanımca bakma o fotoğrafa için parçalanır, çok kötü oldum gördüğümde.

    Adamı ise haklı bulmuyorum, ben de senin gibi yerinde olsam işimi bırakır çocuğu kurtarırdım, insanlıktan biraz paymış herkes bunu yapmalı zaten, ancak olayın diğer yönünü düşünmeye çalışıyorum, hatta humanizmin o akbabanın hayatını da düşünmeyi kapsayıp kapsamadığını soruyorum.

    Aslında humanizm doğa sevgisini kapsar mı diye soruyorum? Dahası eğer kapsarsa pek çok çelişen durum olmaz mı diye soruyorum.

    Düşünün bir; dünyada 6 milyar insan var... Doğaya karşı son 300 yılda korkunç bir katliam yaparak büyük bir hakimiyet elde ettik. 2100 yılında buzul kalmayacağı bilimadamlarınca iddia edilir hale geldi. 1000 sene demiyorum 100 diyorum dikkatinizi çekerim o da bugünkü gibi giderse, daha da artmazsa bizden kaynaklanan zararlar... 6 milyar insanı kaynaklar bakımından kaldıramayacak bir dünyada yaşıyoruz, ve böyle bir dünyada biz halen ne olursa olsun insanlık önde gelir diyebilir miyiz? Yani bir hayvan türünün, mesela akbabanın hayatını sürdürüp sürdürmemesi bizi ilgilendirmez mi? Çocuğun bilincinin olması ve bizimle aynı türden olması onu kurtarıp zaten besin bulamayan ötekini öldürmemizi ve türünü yok etmemizi haklı mı kılıyor?

    Ekosistemlerle ilgili en bilinen şey şudur: Bir türün bir habitattaki miktarı doygunluk limitinin üstüne çıkmışsa, kaynak kıtlığı yüzünden savaşlar olacağı için türün sayısı azalır, ya da büyük bir doğal felaket sona erdirir varlıklarını, bu büyük felaketi bu türün besin piramidini sarsarcasına yaptığı kıyımlar tetikler ve sonunda piramit bu türün başına yıkılır, türün diğer türleri yok edercesine giriştiği katliamlar onun sonu olur.

    Bizim türümüz nedir? İnsan, nam-ı diğer "homo sapiens sapiens". Nüfusumuz ise inanılmaz boyutlarda, bu durumda daha fazla insanın yaşamasını istemek, uzun vadeli olarak humanizm karşıtlığı olmaz mı? Mevzu bahis olan insanlığın dinazorlar gibi tamamen yok olmasıdır. İnsanlığın varoluşu için yaptığımız hamlelerle insanlığın sonunu mu hazırlıyoruz?

    İnsanlığın huzuru ve rahatı için yaratılmış bu medeniyetin, teknolojinin kaynaklandığı doğal materyallerin humanizme karşı olduğunu düşünüyorum. Önce kömür yanması (combustion) sonucu açığa çıkan gazlarla, sonra petrol artıklarıyla ondan sonra da uranyumla, plütonyumla insanlığın geleceğini güya garantiye aldık. Ancak bilim adamları 100 sene sonra herşeyin biteceğini söylüyorlar. Ben geniş alanı olan bir düşünce olan humanizmin merkezini sorgulamıyorum. O noktada size katılmamam mümkün değil, ben sınırlarını soruyorum size humanizmin.

    Humanizmin birey ya da toplum bazında değil global bazda çelişkisi bu.
     
  8. işin berbat tarafı 'devlet' kendine karşı işlenen suçları(bölücülük-yasadışı örgüt üyeliği-devleti bölme parçalama teşebbüsleri gibi...) affetmezken
    vatandaşın bir başka vatandaşa karşı işlediği suçları (tecavüz-gasp-yaralama-öldürme)affediyor!!!
    yani;
    adamın kızına,karısına 5 tane o.ç tecavüz edip öldürmüş-devlet affediyor 3 sene sonra saliveriyor!eh sor bakalım babası,annesi,kocası affediyor mu?
    amma velakin kendine karsı işlenen suçları kesinlikle affetmiyor ve hatta af'larda bu kişileri muaf tutup salıvermiyor!
    1 yılda yetmiş küsür defa hırsızlıktan,gasptan,yaralamadan yakalanıp tutuklanmış adam ;bir o kadar kerede salıverilmiş hala sokaklarda geziyor!
    idama karşıyız!
    lakin affa deği!
    hiçbir suç cezasız kalmamalı!
    yoksa -kaos- olur!
    değil mi?
     
  9. mmm

    mmm

    155
    0
    300
    mahkumları taş ocaklarında çalıştırmak kesinlikle yapılması gereken bişi değildir..ağır şartlar altında mahkumları çalıştırmak onlara bişi kazandırmayacaktır..ve mahkumların avlularda aylak aylak gezindiğini söylemekte yanlış olur bence..böyle bi gözlemde bulundunuz mu merak ediyorum?kaldı ki..aylak aylak dolaşsalar bile en azından eğri oturup doğru düşünmeye fırsatları olabilir..ama ocaklarda çalışırken buna hiç bi ihtimal kalmıyor..
    ve nice şiirler,eserler hapislikte yazılmıştır..bunu göz ardı edemeyiz..
     
  10. Ama o siirler sanmiyorum ki seri katillerin olsun, dusunce suclulari oturup hapisde dusunup yazmaya devam ederler, hirsizlar ya da katiller degil ;)
     
  11. zaten ağır işelrde çalıştırılmalarını değil,eğitilmelerini uygun gördüğümüzü söylemiştik biz de.örneğin hapiste vakit geçiren kimbilir kaç kişi okuma yazma,matematik,coğrafya,fizik,kimya vs bilmiyordur?aylak aylak dolaşacaklarına bunları öğrenseler daha bilinçli insanlar haline gelseler,biz insancağızları da hümanist bir çelişkiye düşürecek kötü şeyler yapmazlar.herşey bizde başlayıp gene bizde bitiyor bence.
     
  12. 1. si, idamlık suçlu derecesindeki kişiler için taş ocağı örneğini vermiştim...
    2. si, evet bence ciddi bir biçimde çalıştırılmalıdır mahkumlar. Hiç sanmıyorum, hapislerde insanların çoğunun eğri oturup doğru düşünebileceklerine. Yaptırılan işler de, suçun derecesine göre değişebilir.
    3. sü; Demek ki insanlar çok dertleniyorlar veya sıkılıyorlar ki, şiirler eserler yazıyorlar hapishanelerde. Örneğin savaşlardan sonra da nice büyük eserler yazılıyor, bu savaşları haklı mı çıkartır?
     
  13. kesinlikle çok değişik olmuş
     
  14. kesinlikle katılıyorum.neden oldukları şeyler,sonrasında ortaya çıkan şiirlerden çok daha önemli.
     
  15. sizin dediğiniz neredeyse kürek cezasına varacak....
     
  16. mmm

    mmm

    155
    0
    300
    hiçbirşey bi insanın yaşam hakkını elinden alamaz..
    işlediği suçların sorumlusu sadece kendisi değildir..
    geri kalmış toplumlarda..halkı bilinçsiz olan toplumlarda suç oranı hep yüksek olmuştur..

    ozaman şahsı değil toplumu cezalandırmalı..
     
  17. idam cezası olmasa bile,gerçek bir yaptırımı olmalı.yoksa göz ardı edile edile hastalıklı toplumlar oluşacak.ve kesinlikle bu tür bir hastalık günümüzde kuş gribinden daha hızlı yayılıyor :wink:
     
  18. Hümanizm bütün insanları sevmek kucaklamak değildir arkadaşlar.Günlük dilde böyle kullanılıyor fakat bir kavram olarak hümanizm ortaçağın kuralcı,ahlakçı yaşam felsefesine tepki olarak doğmuş bir yaşam felsefesidir.Hayatın tadını çıkarmayı,çilekeşlikten uzaklaşmayı ve insanı evrenin merkezindeki renkli bir değer olarak benimsemeyi kapsar.Bütün insanlar sevgiyi hak etmez,bunu bilmek için düşünür olmaya gerek yok,etrafa bakmak yeterli.
     
  19. Yönetici Uyarısı: Mesaj silinmiştir. Tamamı bold, italik, büyük karakterde ya da renkli yazmak Forum Kurallarına aykırıdır.Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
     
Benzer Konular
  1. estella
    Yanıt:
    23
    Gösterim:
    2,379
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş