Walk The Line

'Forum Meydanı' forumunda futurist tarafından 25 Şubat 2006 tarihinde açılan konu

  1. Walk the line (Sınırları Aşmak) 2005 yapımı, yönetmen James Mangold'un son filmi. 10 Şubat'ta ülkemizde de gösterimi girdi. Kısa bir süre önce hayata veda eden üstad Johnny Cash'in biyografisi aslında film. Gerek oyunuculukları gerekse müzikal atmosferi insanı gerçekten 2 saat boyunca hiç sıkmadan koltuğuna mıhlıyor.

    Başrollerde Johnny Cash'i oynayan Joaquin Phoenix ve saplantıya dönüşen sevgilisi June Carter rolünde de Reese Witherspoon var. İşin ilginci üstad Johnny Cash, hayattayken bu rolü oynayacak olan aktörün Joaquin Phoenix olmasını bizzat istemiş. Filmi izlerken ne kadar da başarılı bir seçim olduğunu görüyorsunuz zaten. Özellikle bu iki oyuncu filmi gerçekten de çok etkileyici hale getirmişler ve zaten iki oyunucu da Altın Küre'yi alarak ihya olmuşlardır.

    Genel olarak müzikal havasında geçen filmde, Johnny Cash'in çocukluğundan itibaren hayatı, evliliği, yaşadığı kötü olaylar, aşkı üzerine güzel bir gözlem yapıyorsunuz, şarkılarını nasıl yazdığı konusunda bile ince ayrıntılarla sahneleri birbirine bağlıyorsunuz. Kurgu olarak da son derece düzenli, olayları birbirine rahatça oturtabildiğiniz hoş, hüzünlü bir film olmuş. River Phoenix'in kardeşi olan Joaquin Phoenix de sanırım Walk the line filmiyle kariyeri adına önemli bir adım attı.

    Reese Witherspoon'u genelde klasik gençlik ateşi filmlerinden biliriz ve performans adına pek de fazla bir şey beklemeyiz ya... Bir de bu filmde görün kendisi.
     
  2. Hello, I`m Johnny Cash...

    Johnny Cash seven biri olarak filmi ciktigi zaman direk izlemistim ve cok hosuma gitti. Film zaten Johnny Cash`in kendi yazdigi biyografiden sinemaya uyarlanmis ve hayatinin her bölumune pek fazla olmasa bile baya deginmisler. Uyusturucu bagimlisi oldugu siraya 50 dakika falan, yani filmin yarisi boyunca bu olaya ayrilmis. Ben aslinda Elvis ile beraber olan turlarina falan biraz daha fazla zaman ayirsalar daha hos olabilirdi ama uyusturucu tabi ki hayatinin agir bir konusu ve demek ki biyografide de buyuk yer aliyor, okumak lazim...

    Filmde öyle ekstra bir sey yok oyuncular disinda. Filmi tek göturen oyuncular ve söyledikleri sarkilar. Zaten guney aksanini baya komik buldugum icin cok severim ve filmde baya hos kullanmislar. Özellikle Reese`in sahne aksani ise daha bir bitirdi beni. Yardimci oyuncular Robert Patrick, Waylon Payne ve ED dizisinden sevdigim Ginnifer Goodwin cok guzel roller cikarmislar.

    Reese icin zaten buyuk oyuncu olacagi söyleniyordu. June Carter Reese`i kendisi secmis zaten. Election ve Pleasantville zamanlarindan gösteriyordu iyi oyuncu olabilecegini. Bu filmde yine tum sarkilari kendi söylemis ve bu yil oscarin en buyuk adayi. Ne kadar Felicity Huffman`in Transamerica`da olan performansini daha cok sevsem de oscari o alicak. Her zaman icin guzel ve cirkin arasinda ve star olabilme kapasitelerini dusunme acisinda Reese bir kac adim önunde Felicity`nin. Bu seyler önceden de yasandi ve yine yasanacak yani.

    Joaquin icin ise Futurist`e anlattigimi anlatiyim size. Joaquin ise bir gun proje basladigi zaman bu rolu cok istiyormus ve James Mangold ile Johnny`nin yanina gitmisler ve tum gece iste Joaquin guney aksani ile konusmus ve June baya sevmis bunu. Gece sonunda artik teklifi iste sunduklari sira bakmis bakmis Johnny ve bana Walk the Line`i söyle demis. Joaquin tabi ki hazirlikliymis ve gelmeden önce tum sarkilarini ezberlemis Johnny Cash`in ve sarkiyi söylemis. Böylece rolu de kapmis :) Gladyator ilk geldigi zaman Joaquin hala o kesinlikle eger daha fazla yasaydi efsane olacak River`in kardesi imaji ile yasiyordu ve o film ile ben en azindan iyi oyuncuyum dedi. Bu film ile ise artik ben River`in kardesi degilim sadece, ben benim demeyi basarmis. Artik yani kendisi var piyasada.

    Neyse baya uzadi gibi, burda bitirmek lazim. Herkese tavsiye edilir ve country muzik sevenlerin ise kesin izlemesi gereken filmlerden biri...
     
  3. Bu başlığı görünce sevindim birden. :lol: Bende Johnny Cash çok seviyorum.Ama işlerim dolayısıyla daha gidemedim. :cry: İzmir'de iki adet Johnny Cash biyografisi bulmuştum alışveriş yaparken.Ama filminin yapılacağı aklıma gelmezdi.Çok sevindim.Film acaba hangi biyografisine daha yakın bunu filmi izleyince öğreneceğim ama filmin ismi onun bir şarkısından (I Walk The Line) geliyor.Johnny Cash'in hapishanelerde en çok istek alan şarkısı buymuş.Hapishane şarkıcısı olarakta ün salmıştır.

    Oyunculara gelince Joaquin Phoenix seçimi nasıl olmuş diyeceğim ki Cedrix zaten cevabı vermiş. :wink: Teşekkürler.En kısa zamanda izleyeceğim.
     
  4. bir joaquin phoenix hayranı olarak :tap: mutlaka izlemeyi düşündüğüm bir film. oyuncuların altın küre almaları da filmin kalitesinin bir göstergesi sanırım :D
     
  5. Enchant soruna cevap vermek olursa eger Johnny`nin Man in Black biyografisinden uyarlanma film. Cogunu Johnny kendisi yazmis...
     
  6. Johnny Cash seven biri olarak bu filmin ismini (ünlü bir şarkısından alınma) burada görmeseydim ve bu başlık açılmasaydı uzun süre haberim olmayabilirdi. :) Film izlediğim en iyi biyografik konulu filmlerden oldu.Öncelikle Joaquin Phoenix harikalar yaratmış.Bir ödülle dönmesi de üzücü ama çokta umurumda değil aslında.Joaquin Phoenix’in Johnny Cash hayranlığı ortaya iyice çıkmış.Cash’in o kendine özgü hareketlerini çok iyi yansıtmış.Bir an Johnny Cash izliyorum zannettim.Reese Witherspoon’un ödül kazanmasına da şaşırmadım.Zamanının en iyi şarkıcılarından June Carter’ı enfes oynamış.Zaten Tennessee doğumlu.Başka bir şey beklenilemez zaten.Elvis Presley’in Waylon Jennings’in ve Jerry Lee Lewis’in,Carl Perkins’in ve Roy Orbison’un sözünün edilmesi ise başka ilgi çekici konulardandı filmde.Elvis keşke daha fazla ortalarda gözükseymiş diyorum.Waylon Jennings’in ise bir sahnede oluşu bile yeter.Çok eğlendim filmde. :wink:

    Filmde yalnız Johnny Cash’in hapishane zamanları oldukça iyi verilmiş ama biraz daha uzatılsaymış çok daha iyi olurmuş.O mektupları okuduğu zamanki anlar müthişti.Bir iki hapishane konserleri daha eklenseymiş keşke.Çünkü Johnny Cash tıpkı Merle Haggard gibi hapishane şarkıcısı olarak ün salan bir country şarkıcısıydı.


    Filmin müzikleri ise bir başka dikkat çekici unsur.T-Bone Burnett ismini gördüğümde hiç şüpheye falan düşmedim.Bu isim daha önce “O Brother,Where Art Thou” ve “Cold Mountain” gibi başarılı filmlerde çalışmıştı.Kendisi folk ve country müziklerinde usta bir araştırmacı isimdir ve müzisyendir.Özellikle Carter Burwell (Big Lebowski) tarzı var kendisinde.Ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor.Filmdeki şarkılarda birbirinden güzeldi.Blind Willie Johnson’un “Dark Was The Night,Cold Was The Ground”u,Bob Dylan’ın “It Ain’t Me Babe”i...Sonra “Folsom Prison Blues”lar...”I Walk The Line”lar...Ve yine Bob Dylan’ın “Highway ’61 Revisited”ı,Hank Cochran’ın “I’m A Long Way From Home”u hepsi çok iyiydi.Soundtrack’i alınası bir albüm olmuş.Tıpkı “Almost Famous” ve “O Brother,Where Art Thou” gibi...Ayrıca bu filmi izlerken Robert Altman'ın "Nashville" filmi aklıma geldi.Gidip izleyeyim bari özlemişim. :lol:
     
  7. filmi geçenlerde izleme fırsatı buldum. özellikle Joaquin Phoenix'in ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu bir kez daha anladım. filmin başından ayrılamadım gerçekten çok hoş bir filmdi. iki oyuncunun da özellikle şarkı söyledikleri sahnelerde çok rahat oluşları beni çok şaşırttı. gerçek birer yıldız gibiydiler. aldıkları tüm ödülleri sonuna kadar hak etmişler. izlenmesi gereken çok iyi bir film.
     
  8. Ankara'da sadece Kızılırmak Sineması'nda gösterilerek beni şaşırtmış olan film, Joaquin Phoenix ve Reese Witherspoon'un alkışlanası performanslarıyla (Reese Witherspoon oscar almış ve bence çok haksız bir şekilde erkek oyuncu ödülü Philip Seymour Hoffman'a kaptırılmıştır)
    unutulmazlarım arasına girmiştir.
    İzlenmeli, izlettirilmeli...
     
  9. Kesinlikle katilmakla birlikte ben de sadece orada gordugumu belirtmek istioyorum neden acaba?... :?
     
  10. yok seymour hoffmann'ın performansı da çok iyiydi hakkını yemeyelim. ama akademi nedense bu iki süper performansı kapıştırdı. birisine iyi desek aklımız diğerine gidiyor. her iki performansta çok iyiydi.
     
  11. Güzel ve keyif veren bir film. Phoenix'i Cash seçmiş. Vay be, adam kendisini kimin oynayacağını belirliyor, lükse bak :).
     

Bu Sayfayı Paylaş