Tarum'un şarkısı: Görüşler, tavsiyeler, eleştiriler

'Müzik Teknolojileri & Kayıt Forumu' forumunda tarum tarafından 10 Aralık 2003 tarihinde açılan konu

  1. Merhaba arkadaşlar.
    Yolun çok başındayım. Çocukluğumdan beri aklımdaki proje kendi müziğimi kendim kaydedebilmekti. 32 yaşımda küçük bir home studyo kurmayı başardım nihayet. Ama esas sorunlar şimdi başladı. Bir kere doğru aletleri mi kullanıyorum emin değilim. Bu tür forumları sürekli takip ediyorum ama özellikle kullanılan terimler kafamı çok karıştırıyor. Herşeyi yarım anlıyorum. Aranızda bana temel bilgi verebilecek varsa çok memnun olurum. Bir kere hiç midi kullanmıyorum. Ritm box(orgunki) ile davulu hallediyorum. Cool Edit Pro 2.0 kullanıyorum. Gitardan (Bütün gitarlarım jak girişli) mixere giriyorum. Miksere iki tane digital efekt cihazı bağlı. Reverb, compresor vs. gibi efektleri bu cihazlardan veriyorum. mixerden çıkan sesi de noizer,ve bir priamfiden geçiriyorum. En sonda da bir equalizer var. Oradan da soundblaster drive live ses kartına giriyor. Enstruman sesleri çok güzel olmasa da en azından yapmak istediklerimi ifade edebiliyorum. hepsi duyuluyor en azından. Fakat Shure KSM 27 mikrofonum olmasına rağmen vokal kaydı ile enstrumanlar arasında çok hissedilir bir uyumsuzluk oluyor. Vokal sırıtıyor. Yama gibi duruyor. Yada şöyle açıklamaya çalışayım. Sanki altyapı başka bir yerde, vokal başka bir yerde eş zamanlı çalıyor da ben ortada dinliyorum. Tabii ev ortamında ses kaydı aldığımı da hesaba katmak gerek. Vokal kaydı için küçük hileler yok mu?
    Temel Mixing kuralları neler? Mesela bir kanala klasik, bir kanala akustik gitar kaydedersem equalizer ayarlarını mutlaka farklı mı yapmalıyım.(birbirini perdelememesi için).
    Kötü ses aldığımı düşündüğüm için pes etmek üzereyim. Yok mu beni kurtaracak?-Ama choruslarda ise sağ sol pan'li double tracking yapıyorum- bandpass filter olarak kullanip eq cikisini diger efekte (ornegin reverb'e) gonderirsin- gibi fazla teknik ifadeler kullanırsanız korkarım yine yarım anlayabilirim.
    Sevgiler
    Murat
     
  2. Kullandıgın mikrofon Dinamik bir mikrofon. Condenser diye adlandırılan daha çok kayıt amaçlı modeller kullanabilirsin, Rode nt2 nt1 kullanabilirsin.
    Dinamik mikrofonda sesler söylenen uzaklıga göre ton farklılıgına ugruyor, dedigim Condenser tipte ise sesin karakterine uzaklık çok etki etmez...

    Başarılar..
     
  3. Murat oncelikle herseye fazla efekt vermeden dinle. Vokal'i tam ortaya koy. Genelde bas ve davul icinde ayni sey soz konusu davulun bazi ziller ve altolari tabi sola saga gidecek dogal olarak. Gitar ve klavyeyide biraz sola saga verebilirsin. Reverb'lerin farki derinlik duygusunu sasirtabilir. Sanirim herseye birbirinden farkli ambiyanslarda reverb verdi isen muzik ve ses ayri yerlerde hissi vermistir. Vokale atagi hizli, birakmasi yavas bir miktar compressor (atak 0.5 birakma 200 gibi) koymakta biraz daha duzenli yapar. Tabi her solistin sarki soylemesi farkli 1:2 ile 1:4 arasi bir compresyon iyi olur genelde. Bu tabirlerin tam turkcesini bilmedigim icin kafadan tercume ediyorum. Ingilizcelerini sorarsan ifade etmek daha kolay olabilir :)
     
  4. Merhaba Murat,

    Takma kafana, zamanla herşey yerine oturur. Bu küçük çocuğun konuşmayı öğrenmesi gibidir, ha bire "bu ne?" diye sorar ama söyleneni bir türlü doğru algılayamaz, ya da geri veremez. Telaffuz edebildiğini de her önüne gelen şey için kullanır, bir süre sonra parçalar bir araya gelir, düzenli cümleler kurmaya başlar, bu sefer de çenesi düşer bir türlü susturamazsın. Bu böyledir, kasma kendini bu bir dönemdir geçer. Bazan gereksiz detayları bilmemek daha iyi, detaylara fazla girersen bu sefer de boğulur, rakamlar değerlerle uğraşmaktan müzik yapmaya halin kalmaz. Başımıza geldiğinden biliyoruz ;)

    Anlamadığın terimler için Sözlük başlığına bak, aradığın orada yoksa oraya bir mesaj at, "bu ne demek?" diye, hemen cevaplarız.

    Kural 1: Sinyali mümkün olduğu kadar az cihaz ve kablodan geçirerek kaydet. Bu öncelikle sinyalin gürültüye olan oranını (signal-to-noise ratio, SNR) yüksek tutmak için gereklidir, ikincisi de sesi temiz ve orijinal haliyle kaydedip sonradan efektlerle değiştirmek mümkündür, ama bir kere sinyali efektli kaydettin mi gitti, bir daha orijinaline çeviremezsin. O yüzden herşeyi kuru kaydet. Kayıt esnasında dinlerken kulağına reverbli/efektli ver ama dikkat et, bilgisayarının ses kartına giden sinyal kuru olsun, orada efekt, EQ(ualizer), kompresyon filan olmasın. Sinyali bir kere kaydettikten sonra programdan geri çağırıp üzerine bunları eklemek kolay.

    Öncelikle, vokalin müziğin içine oturmamasının sebeplerinden birisi ses seviyesindeki dalgalanmalardır. Bu dalgalanmaları Compressor denen cihaz/plug-in ile aza indirgeyebilir, böylece sesin müziğin içerisine daha iyi oturmasını sağlarsın. Kompresör'ün nasıl çalıştığını COMPRESSOR nedir? Nerede ve nasıl kullanılır? başlığında anlatmıştık, oradan prensibini anladıktan sonra vokal kaydının bulunduğu kanala CoolEditPro'nun mikser kısmından bir Compressor insert et, o kompresörde Burak'ın yukarıda verdiği değerleri kullanarak bir oyna, biraz arttır biraz azalt, bak bakalım nasıl bir değişiklik oluyor.

    Attack zamanını çok uzun tutarsan sesin ilk başta tepeye vuran kısımlarını sıkıştırmayı kaçırırsın, kompresyonun bir faydasını göremezsin, çok kısa tutarsan da sesin ilk başındaki o keskinlik zımbalık kaybolur, dolayısı ile kompresörün ne zaman devreye gireceğini ayarlarken kulağına güvenip en tatmin edici değeri bul, burada kesin şu değerler işe yarar diye bir kural koymak mümkün değil, zira herkesin sesi, kullandığı cihaz, kayıdettiği ortam, seslendirdiği tarz farklı. Deneye deneye kendi metodlarını kendin geliştireceksin.

    Eğer Release (salıverme) zamanını gereğinden kısa tutarsan kompresör sesi çok erken bırakır, kelime aralarındaki boşluklarda puf-puf hava pompa etkisi yaratır, gereğinden uzun tutarsan da sinyalin aşırı kompresyona gereksinim duymayan kısımlarını durup dururken gereksiz yere sıkıştırıp zayıflatmış olursun.

    Rock tarzı vokallerde hard-knee tipi kompresyon iyi gider, Türk Sanat Müziği tarzı yumuşak ve sakin kontrollü vokallerde soft-knee daha uygun olabilir.

    Hard-knee adından da anlaşılacağı gibi devreye tak diye girer, tak diye çıkar, etkisi çok ânidir, hiçbirşey kaçırmaz ama devreye girişi ve çıkışı da seste farkedilir. Bu bir kabahat değildir, bazı tarz müziklerde sırf o etkiyi müziğe yansıtabilmek için kasten kullanıldığı çok yaygındır.

    Soft-knee de adından anlaşıldığı gibi devreye usulca girer, usulca çıkar. Hard-knee'yi ortadan ikiye kırılmış bir çizgi, soft-knee'yi de ortadan bir yarım ay ile bükülmüş bir çizgi gibi düşün. Soft-knee kompresyonun etkisi daha belirsizdir, o yüzden seviyelerin çok ani ve sıkça değiştiği sinyallerde esas yakalaması gereken ani çıkışlara duyarsız kalacağı için pek netice vermez, ama öte yandan miksajın ana çıkışına genel kompresyon verirken soft-knee idealdir, oysa hard-knee orada bir netice vermez.

    Bunları tecrübe ile zamanla öğrenirsin, bu işler prensibin üzerine yoğun deneme yanılma gerektiren işler, o yüzden müzik sektöründe müzisyenler var bir de ses mühendisleri var, zira bu iş başlı başına bir uzmanlık alanı ;)

    Dikkat et, kompresyon ve diğer efekt işlemlerini kanala insert olarak uygula, kanalda gördüğün dalganın üzerine direkt uygulama. İlk metod sinyalin orijinalini yoketmeyen (undestructive) metoddur, diğeri ise sinyalin orijinalini yokedip yerine efekt uygulanmış halini kaydeden (destructive) metoddur. Bunların nasıl çalıştığını kullandığın programın kitapçığını ya da Help menülerini okuyarak öğreneceksin.

    Temel mixing kuralı diye birşey yok, kulağa iyi geliyorsa iyidir, kötü geliyorsa kötüdür. Herkes kendi çalışma metodlarını kendisi geliştirir. Ben sana bu metodlardan en temel bazı çıkarımları buraya listeleyeyim, bunlar aşağı yukarı herkesin tecrübe ile bulabileceği şeyler:

    1) Ses prensiplerini iyice öğren. Ses nasıl oluşur, nasıl yayılır, nasıl sinyale çevirilir. Burada çok matematiğe girmene gerek yok, benim de matematikle aram iyi değildir, ama diyagram ve genel kavram olarak bir mikrofon, bir manyetik, bir hoparlör nasıl sesi elektrik sinyaline, elektrik sinyalini sese çevirir öğren. Her müzisyenin bilmesi gereken bir prensip.

    2) Ekipmanını daha yakından tanı.

    3) Amerikalılar "Garbage in, garbage out" derler, benim yaşadığım Britanya'da bunu "Shite in, shite out" diye kullanırlar, Amerikalılar biraz daha muhafazakâr olduklarından ;) Neyse, özetle "b*k girerse b*k çıkar" demektir bu. kötü kaydedilen bir sesi iyiye çeviremezsin.

    Burak Tülbentçi arkadaşımız (playmaker) bir defasında burada çok güzel bir tanımlama yapmış ve demişti ki: "Bu iş bina yapmaya benzer; duvarcı duvarı örerken tuğlayı yamuk koyar, "amaaan" der, "sıvacı kapatır". Sıvacı gelir, sıvayı yaparken oraya gelince kapatamaz, yamuk sıva yapar, "amaaan" der, "boyacı kapatır". Boyacı da gelir boyayı attıktan sonra bir bakar gölgeye, "amaan" der, "üç gün sonra gözünüz alışır, görmezsiniz".

    Müzik yapımı da buna benzer, miksaj işi olayın sıvası, boyası. Daha duvarı örerken malzemeyi yerine doğru koy ki sonradan uğraşmayasın. Bunun da yolu kayıdı mümkün olduğu kadar gürültüsüz, yansımasız, efektsiz, dış etkisiz, temiz ve ne çok yüksek ne de çok zayıf, kabul edilebilir bir seviyede kaydetmektir. zira duvara bakıp üç gün sonra insanın gözü alışabilir ama müzikte böyle bir şansın yok, ilk defada kulağı rahatsız ettiğin anda dinleyiciyi kaybettin, bitti.

    Daha EQ olaylarına girmeden önce yapman gereken olay adam gibi sinyal kaydetmek. Miksajda EQ tercihan kuvvetlendirmek için değil, zayıflatmak için kullanılır. Bazı ses mühendisleri der ki: "Eğer EQ'yu sıfırdan öteye götürme ihtiyacı hissediyorsan kayıt iyi yapılmamış demektir." Tartışılır, ama bence gerçek payı var.

    Elindeki Shure bir dinamik mikrofon, dinamik mikrofonlar sahnede iyidir ama stüdyoda akustik enstruman kayıtlarında netice vermezler (bateri ve perküsyon hariç). Kenidne neticesi güzel bir condenser mikrofon alman lâzım. Bununla ilgili bilgi için Mikrofon ve Mikrofon Preamplileri Hakkında... başlığını oku.

    Daha sonra mikrofonun sesi en güzel aldığı pozisyonu bulman gerekir, o yüzden bir müzisyen vardır, bir de ses mühendisi ve de asistanı ;) Müzisyen çaladursun, asistan elinde mikrofon ayağı kulağında kulaklık gitarın etrafında mikrofonu dolaştırır durur, ses mühendisi de içeriden en güzel ses yakalanınca "dur!" diye bağırır, mikrofon oraya bırakılır ve müzisyene hiç kıpırdamadan çalmaya başlaması söylenir, kayıt tuşuna basılır.

    Ama evde kayıt yaparken böyle bir lüksümüz olmadığı için sık sık not almakta fayda var "şu kayıdı şöyle yaptım, şöyle netice çıktı, böyle oldu" diye. O notlara bakmak insana çok şey öğretir.

    Aslında bu forumda bölük pörçük yerlerde senin işine yarayacak birçok bilgi var. Bence sen bu forumu sabırla bir baştan sona oku, bazı şeyleri anlamasan da yine de oku. Kendine zaman ver, o sana birbirinden kopuk gelen parçalar birkaç hafta içerisinde biraraya gelecek ve gözünün önünde canlanmaya başlayacak.

    Bu arada enstruman kayıtları ve mikrofon kullanımı ile ilgili bir makale yazmak lazım ama şu an vakit yok, bir ara onu da yapacağız inşallah.

    Umarım bu yeterince açıklayıcı oldu.
     
  5. Arkadaşlar ilginize teşekkürler.
    Hatta ilgilenmekle kalmayıp benim için terimleri türkçeleştirmek zahmetine bile katlanmışsınız. Varolun. Tabii bazı kavramları türkçeleştirmek işe yaramıyor. Zaten kullandığım programda da türkçe değil terimler doğal olarak. Mesela compressor değerlerini vermeniz çok işime yaradı. Ben cool editte hazır olan vokal comp. menüsünü kullanıyordum. bundan sonra kendi değerlerimi oluşturacağım.
    Bu arada sanırım atlamışsınız. İki arkadaşım birden Condenser mikrofon kullanmamı tavsiye etmiş ama zaten benim kullandığım mikrofonun adı üstünde "Shure KSM-27 Studio Large diaphram Cardioid Condenser Microphone" Laf aramızda alırken beni çok zorlamıştı. Bilgisayardan ve cams gitarımdan sonra stüdyomun en pahalı malzemesi. 48 voltla çalışıyo. şıkır şıkır sesi var. ama bu yetmiyor demekki. Sanırım acustic problemim var. Harmonikler birbirine giriyor bu durumda. (nasıl terim kullandım ama?) . Aslında en büyük hatamın ne olduğunu biliyorum. Elimde bir de Darla ses kartı var. Dört kanal çıkışlı. yani cool editteki dört tane track'i mikserimin dört ayrı kanalına göndererek normal mikser üzerinden miksaj yapıp efektleri de vererek ve en son ayrı bir çıkışa ikinci bir kayıt cihazı bağlayarak son bir miksaj yapabilirim. hatta bu dört çıkışa diğer kanalları gruplayarak kullanarak bütün track leri son bir miksajdan geçirebilirim. Ama çok karmaşık bir iş. ne bağlantıları yapabiliyorum ne de ikinci bir kayıt cihazım var. Zaten sanırım araştırdığım kadarıyla doğru kayıt yöntemi de bu. Sanırım çok uzun bir süre deneyip deneyip yanılmam gerekiyor. En büyük sorun da kablolar. bütün evi sardı. Ne nereden çıkıp nereye giriyor problemi başladı. Bütün bu sorunların yanında bir de bilgisayarla ilgili detaylar çıkınca karşıma bunları çözüp kayda girene kadar kafamdaki müzik gidiyor. Yine de sanırım işin asıl keyfi de bu bulmaca çözmek gibi birşey. Keşke türkçe kaynaklar olsaydı da deneme yanılma yöntemini çok abartmasam.
    Bir de equalizer açıklaması çok hoşuma gitti. Ben sürekli o an kullandığım enstruman baskın çıksın diye değerleri artırıyordum. Fakat bir sonraki enstrumana geçince bu kez onun sesini duyurmak için, değerleri bir öncekinden daha fazla abartılı kullanmak gerekiyordu. Kısır döngü işte. Belki bir ara yaptığımız şeyleri paylaşırız.
    Sevgiler
    Murat
     
  6. Murat,

    Mikrofon konusunda haklısın, nedense aceleden yazarken aklımda SM57 diye kalmış, şimdi okuyunca farkettim. Elindeki mikrofondan hiç kullanmadım ama ufak bir araştırma yaptım, gayet güzel bir mikrofon okuduğum kadarıyla. Ekipmanında bir sorun yok, derdin ekipmanı doğru kullanmada yatıyor.

    Akustik problemi önemli. Evde kayıt yapıyor olman büyük bir sorun değil, bazı ufak akustik yalıtım/susturma metodları kullanarak bu sorunlar çözülebilir. Dikkat etmen gereken en büyük hususlar:

    1) Mekan gürültüsünü minimuma indir.

    2) Mekandaki düzensiz yansımaları öldür. Miksajda reverb kullanarak zaten yapay bir yansıma/mekân hissi uyandıracaksın, dolayısı ile sesin kendisini kaydetmeye çalış.

    3) Duvarların birbirine bitiştiği köşelerde boşluk olmamasına dikkat et.

    4) Tam kareküp mekânda kayıt/miks yapma. Mekanda mobilyaların olması iyidir, yansımaları kırar, ancak sesten titreşen eşyanın bulunmamasına dikkat et.

    5) Kablolarda ucuza kaçma, en iyi kablodan kullan. Kablo yetersiz diye bir mazeret olamaz.

    6) İkinci bir kayıt cihazına ihtiyacın yok. Elindeki kart full-duplex, yani aynı anda hem okuyup hem de kayıdetme özelliğine sahip. Dolayısı ile dört kanaldan çıkış yapıp o sesleri mikserden dış efekt cihazlarından geçirip tekrar aynı bilgisayara kaydedebilirsin. Ama aynı şeyi bilgisayarın içindeki software mikserde de yapabilirsin, ille de dört ayrı kanalı dışarıya taşıyıp dışarıda mikslemene gerek yok. Tabii bunu özellikle yapmak istemiyorsan, zira olur mikserinin sesini çok seviyorsunudur, sesi içinden geçirip biraz ısıtmayı filan deneyebilirsin.

    Eğer mümkünse bize bir iki parçanın mp3'lerinin linkini gönder,bakıp öyle yorumda bulunalım. Ama dinleteceğin parçalar problemli olanları olsun, en iyi parçalarını gönderme, burada problem çözmeye çalıştığımız için önce sorunu görmemiz lazım.
     
  7. Bir link veremiycem bilgisayarla çok geç tanıştım. Aramız çok hoş sayılmaz. mail atmam mümkün olur mu? 4 MB civarında bir yer tutuyor. "Çok" dersen, zaten iki tekrar yarısını kesip öyle de gönderebilirim.
     
  8. Sorun değil, benim mesajımın altındaki www tuşuna bas, oradan web sayfama ulaşıp oradaki email adresine mp3'yi bölmeden bütün halde gönder, ben buraya asarım. Göndereceğin mp3 en az 128bps yoğunlukta olsun, daha yüksek olursa daha iyi olur ama 128'den az yapma.

    mp3'nin yanında kullandığın bütün ekipmanı, nasıl bağladığını ve kayıt yaptığın mekânı da anlatıver.
     
  9. Mahcem;
    Gönderdim galiba. Bir hata olmadıysa...
    Mekanı anlatmayı unuttum. küçük bir oda. Hem yatıyorum, hem çalışıyorum. Küçük olduğu için duvarlar hep dolu. Televizyon duvara asılı mesela. Gitarlar duvara asılı, monitörler duvara asılı, mikrofon duvar dibinde, ufak tefek üflemeli aletler duvara asılı, küçük perküsyonlar duvara asılı.......Boyamama bile gerek yok. Duvarlar dolu çünkü.
    Neyse dinleyebilirsen belki temel birkaç problemi de farkedebilirsin. Yalnız bas çalmadım daha. Değip değmeyeceğinden emin olamadım çünkü.
     
  10. Evet arkadaşlar,

    Kusura bakmayın bir süredir elimde olmasına rağmen arkadaşımız Tarum'a ait bu şarkıyı buraya bir türlü asamadım. Ancak şu an fırsat bulabildim. İşte size Tarum'un şarkısı:

    Kayıp Şehir
    Söz ve Müzik: Murat Devrimol
    (c) 2003 Murat Devrimol


    Murat, pardon, Tarum bu şarkıyı nasıl hazırladığını emailinde şöyle anlatmış:

    "Umarım çok gülmezsin

    Aslında iyi olduğunu düşündüğüm şarkımı da göndersem aynı da kötüsünü gönderince daha bir utandım...

    Sound blaster drive live ses kartı

    İki tane efekt cihazım var mikserin efekt girişlerine bağlı. (Şimdi işteyim isimlerini hatırlamıyorum)

    Gitarlar için hem distortion efektler kullandım bu aletlerden birinden, hem
    de pedal kullandım. Gitar anfisinin önüne mic. falan koymadım yani

    Sonra sesler efekli bir şekilde çıkıp noiser'e ve bir de priamfiye giriyor.
    Son olarak bir equalizer den geçip ses kartına giriyor.

    Efektler için software kullanmadım.

    Haaa unutmadan ritmi de loopları kesip biçerek yazdım.

    Sabır dileklerimle (şarkıyı dinleyeceksin ya....)

    (See attached file: kayipsehir.mp3)

    Tarih: 11 Aralık 2003 13:14
    "


    Sevgili Murat arkadaşım,

    Şimdi burada hemen bir konuyu açıklığa kavuşturayım:

    Forumun bu bölümünün esas amacı bilgi alışverişi, dolayısı ile biz burada kimsenin emek verdiği çalışmalarına gülmüyoruz (eğer gerçekten bizi güldürme amacı ile yapılmadıysa). Sizin çalışmalarınızı bizim kendi çalışmalarımız kadar değerli ve saygıdeğer buluyoruz, dolayısı ile bize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı bizim değerli müzik yapımcısı arkadaşlarımıza reva görmemiz diye birşey sözkonusu olamaz. Buraya asılan her çalışma aynı saygıyı görür. Burada amacımız katılımcıların her seviyedeki bilgi ve deneyim birikimlerini birbirlerine yansıtarak müzikal olarak ilerlemelerine önayak olmaktır. Dolayısı ile buradan ilk gidecek olanlar çalışmalarında kusur bulunanlar değil, başkalarına olan saygılarında kusur bulunanlardır. Tabii ki hatalar olacak, biz de hatalarımızdan öğreneceğiz.

    Ayrıca şahsi düşüncemi söylemek de isterim: Yazdığın şarkı çok güzel bir şarkı, basit ve yakalayıcı melodisini ve sözlerin içeriğini çok beğendim. Her dinleyişimde biraz daha çekti beni. Gitarcılığın da çok iyiymiş, sololardaki wah wah pedal kullanışını çok beğendim. Prodüksiyonunun müzikalitesi konusundaki yorumlarımı vakit darlığı dolayısı ile şimdilik saklıyorum, (şu an kayıtlarım var ve onlar üzerine yoğunlaşmış durumdayım) diğer arkadaşlar fikirlerini yorumlarını belirtedursunlar, ben nacizane kendi yorumlarımı ilk fırsatta yapacağım.

    Sevgiler.

    Buyurun arkadaşlar, karşınızda Tarum...
     
  11. slm tarum Sesin gayet güzel cıkmış gitar çalışınıda beğendim ancak ritim gitarın tonu beni tatmin etmedi daha dolgun bir ton seçebilirdin parçan genel itibariyle cok iyi bas gitarı pek şeçemedim ?
    yok heralde? her ne olursa olsun sen begendin ve içine sindiyse ok tamamdır
     
  12. Guzel olmus Murat. Gitarlarin tonlari biraz daha yumusatabilinir sanirim ritm bolumlerinde, sololarda guzel olmus ton. Perkusyonlarin tonlanmasi da bazi yerlerde cok tiz. Vokaller gayet guzel duyuluyor, seviyesi guzel. Beste de guzel olmus, eline saglik.
     
  13. Foruma hosgeldin tarum!

    Parcani begendim. Bence "is yapacak" bir parca. Yukarida "bas calmadim, deger mi degmez mi bilmiyorum" demissin. Kesinlikle deger. Bas cal, arkaya synth pad koy, daha iyi loop'lar bulup perkusyonu guclendir. Guzel bir beste yapmissin enstrumantasyon da hakkini versin.

    Duzenleme acisindan fikirlerini begendim. Parcanin iki bolumu arasinda yaratmak istedigin kontrast son derece etkili. Bunu daha da guclendirmek icin distorsiyonlu gitarlarin girdigi bolumde daha akici bir davul ritmi kullanmayi deneyebilirsin, calacagin bas da onu desteklerse daha iyi olur. O bolume gecildiginde parca bir anda ileri dogru firlamali, bateride aksak / funky ritmlerle elde edemezsin o etkiyi.

    Bateri demisken, baterinin sustugu bolumleri ("kayip gitti...") bence ya biraz kisalt ya da dinleyiciyi iyice odaklayip bir sonraki bolume hazirlayacak birseylerle doldur, parcanin tansiyonunu dusurmesin.

    Miksaja gelirsek... Bir kere bence sesin dusundugun gibi "yama gibi" durmuyor. Belki sen kendi sesini boyle bir cerceve icinde duymaya alisik olmadigin icin oyle geliyordur. Bence elindeki ses kartindan elde edebilecegin en iyi sonucu elde etmissin. Kendine haksizlik etme.

    Bazi yerlerde vokal anlasilmiyor. Vokalli bir sarkinin miksajini tamamladiktan sonra mutlaka bir kadina dinlet, anne, kiz arkadas, es, yakininda o an kim varsa. Kadinlar sarkilarda dogrudan sozlere odaklanirlar ve sozleri anlamazlarsa hemen sana bildirirler.

    Vokalleri daha anlasilir kilmanin ilk yontemi, soylerken artikulasyonunu daha belirginlestirmek (konusur gibi soylemek yeterli degil). Sozcukleri yuvarlamamak. Ikincisi mikrofon teknigini gelistirmek. Ucuncusu, vokallerin belli bolumleri diger enstrumanlar tarafindan maskeleniyorsa compression kullanip vokalleri biraz daha istikrarli hale getirmek. Dorduncusu, ki bu gerekli olmayabilir, miksajda biraz daha yukari cekmek.

    Tekrar tebrik ederim, gercekten guzel bir parca olmus. Forum yetenekli insanlarla doluyor ne guzel :D
     
  14. Tarum kardeşim,

    Parçan çok hoş, bana orjinal geldi . Özellikle başta bol tremolo ile gelen lead çok hoşuma gitti. Hoşuma gidenler fazla, ben gördüğüm eksiklikleri söyleyim tavsiyelerimi yayayim en iyisi.

    * Arkadaki drum loop benim sistemimde fazla bas ağırlıklı tınladı
    * Davul parçaya pek yakışmamış gibi geldi bana, yer yer parça ile senkronizasyonundada problemler sesdiriyo
    * Miks konusuna gelince kayıt space den yoksun olumş, biraz daha stereo imaging kullansan enstrumanları panlasan sağa sola hepsine yerini versen parça nefes alır
    * Ses rengin güzel ama gevurların "in your face sound " dediği seninde burda kullandığın sound'a fazla ince kalıyor. Vokalede biraz space vermelisin bence
    * Gitar soloda çok hoş, ama ordada arkadaki delay fazla uzun gelip birazcık karambole neden oluyor

    Parçan gerçekten hoş olmuş, bu yukardakiler ufak detaylar, genei gayet güzel parçanın. 3 kere üst üste dinledim indirdiğimde :) Tebrikler, devamını bekliyorum
     
  15. Merhaba;
    İlgilenen tüm arkadaşlara teşekkür ederim.
    şarkımı önerileriniz doğrultusunda yeniden mixlemeye başladım. Son halini de arzu ederseniz bitince gönderirim.
    Şimdi sorular
    1-Space vermek ne demek?
    2-Daha iyi ses kartı daha iyi ses mi demek? Ya da aradaki farkı kulak ayırd eder mi? Bu arada kulaklığın sesini olabilecek en düşük seviyede tutmama rağmen, vokal kaydını çıplak dinlediğimde kulaklığın çok fazla ses kaçırmış olduğunu farkettim. Vokal kanalında dipten bütün altyapı duyuluyor. Kulaklık tavsiyesi olan var mı?
    3-Ses rengim hakkında haklısınız ama her şarkıda ayrı çıkıyor. Acaba ton mu bana uymamış, yoksa mixajdan mı kaynaklanıyor?
    4-Elinde kozmik sesler olan var mı? Şarkının A bölümüne yerleştirmek istiyorum. Ya da bu kötü bir fikir mi?
    -----
    İşte böyle. Bas gitar da çalındı bu arada. Ve şarkı artık öyle cart diye bitmiyor. İkinci bir solo ile fade out yaparak bitiyor.
    Öte yandan solo gitarı ve sizin henüz duymadığınız bas gitarı ben çalmadım.
    Ritm gitarlar, fazz vs diğer hepsi benim eserim.
    Keşke elimde bu şarkıya uyacak bir davul loop'u olsaydı. davuldan ben de memnun değilim. Hatta sizin de parmak bastığınız gibi B bölümünde ritm değişmeli bence de...(Ah ulan bir canlı davul kaydedebilesem)....... Bi de aslında PAN ları bayağı bir kullandım. 6-7 gitar çalıyorsa hiçbiri ortada değil. ya tam sağ ya tam sol ya da %30 sağ ya da sola panlandı. Demek ki yeterince belirgin olmamış.
    Siz böyle ilgilenmeye devam ederseniz ben şımarır, bütün şarkılarımı gönderirim.
    Varolun.
    Sevgiler
    Murat
     
  16. Vatandaş Türkçe konuş :lol:

    Sıkıateist kolejde okuyor galiba :D Neyse, "space" vermek demek "mekân hissi vermek" oluyor. Müziğinde bas gitarın yokluğu ve doğru reverb kullanılmamış olması müziğin mekândan yoksun olmasına sebep oluyor.

    Bu konuda detaylı bir kritikte bulunacağım, şu an gitmem lâzım ama geri geleceğim.
     
  17. Özür dilerim, yabancı forumlarda yazmaktan/okumaktan dilim alıştı space mpace yazdım öyle kusura bakmayın :)

    Ayriyetten çıkış kanallarımı karıştırdığımdan senin parçanı mono dinlemişim o yüzden yanlış bi yorumda bulundum. Hele bide kulaklıkla dinledikten sonra parçayı enstrumanlar yerli yerinde herşey güzel çıktı

    Şımar gönder dinliyelim öğrenelim /öğretelim paylaşalım. Güzel şeyler bunlar.

    Benim elimde paylaşabileceğim "kozmik" diye adlandırabileceğim sesler var. İstanbul/Kadıköy civarlarında isen yada gelebilirsen seve seve paylaşabilirim
     
  18. Rica ederim; :oops:
    Zaten "neden space yazdın" demiyorum. Diyemem de... Hem öğrenmiş oluyorum.
    Kadıköy'ü bilmem pek. Benim köyüm; Mecidiyeköy. Maksat tanışmak, paylaşmak. Bir ara vakit bulduğumda gelmeyi düşünüyorum. Sana siteden ulaşırım artık.(Pazar- Pazertesi günleri çalışmıyorum mesela)
    Bu arada sitedeki tüm arkadaşlarımı kutlamak isterim.
    Güzel Türkçe, güzel üslup, nezaketi de beraberinde getiriyor. Doğru Türkçe'yle de daha net anlaşıyoruz. Bayıldım buna. :wink:
    Not: Sanırım web sitenden bir mp3 indirmek üzereyim. Bakalım dinleyebilecek miyim?
     
  19. tarum parça -müziğin teknik halinden %5 bile anlamayan bir dinleyici- olarak çok umut verici geldi..Sadece elektronun sesinden az buçuk haz etmeme durumu oldu,sanki parçanın ruhu daha bir John Frusciante'nin Zephyr Song veya Scar Tissue'daki sololarındaki elektro sesini arıyo(yemin ederim terimler konusunda bir gram bilgim yok,MüzikTek Sözlüktekiler de bayaa bi yukardan tutmuş..E tabi burdaki herkes belli bir seviyeye gelmiş müzisyenler...Neyse...).

    Kendini fazla ezmişsin sanki burada besten hakkında yorum yaparken..Daha fazla özgüven...Eheh...
     
  20. ...

    bu aralar bu formdan kaynaklanan , bir yaptığı müziği sevmemezlik, bir adam sendecilik ,bir vurdum duymazlık çöktü üzerime.Ama yanlış anlamayın geçeceğine inanıyorum, ve bu durum beni yeni şeyleri öğrenme ,kendini geliştirme şevkiyle yanıp tutuşturmaya başladı. hepinize teşekkürler.Burada yazan herşeyi copy paste yapıp biriktiriyorum belki ben bir kitap çıkarırım 8O :D

    Sizden istediğim şey; evde yaptığım bir kayıdı göndermek istiyorum ama ne yolla olacak pek bilemiyorum.Mahceme mail atabilirim gibi geldi ama önce kendisinden bir izin alayım diye buraya yazıyorum.Eğer o buraya asabilirse sevinirim.

    Evimdeki SB audigy(biliyorum bu kartı sevmiyorsunuz ama 1 sene önce sizi tanısaydım almazdım)M1 klavyem ile kayıt yapıyorum.Göndermek istediğim parçada cakewalk home studyo,giga studyo,cooledit ve wavelab kullandım.(yeni programlar arayışındayım forumlardan aldığım bilgilerle bir sonuca varacam)Parça benim değil canon d majorü biraz değiştirerek sonunada bir piano solosu ekliyerekten yaptım.Çalma hataları yanında teknik anlamda bana yardım edebilecek yorumlarınızı istiyorum.
    Kolay gelsin
     

Bu Sayfayı Paylaş