Ses Ve Işık Teknikerliği

'Müzik Endüstrisi' forumunda Somatizas tarafından 4 Haziran 2014 tarihinde açılan konu

  1. Merhabalar
    Kafama takılan çok önemli bir sorunum var umarım birlikte çözebiliriz bu durumu , lafı uzatmadan direk konuya girmek istiyorum. Şuan bir üniversitenin psikoloji bölümünde 1.sınıf öğrencisi olarak öğrenim görmekteyim aynı zamanda AÖF uluslararası ilişkiler 3.sınıf öğrencisiyim ayriyetten 7 yıldır ses ve ışık sektöründe çalışmaktayım.Son 2 yıldır türkiye'nin önde gelen bir ses ışık firmasında çalışıyorum gün geçtikce daha fazla çevre ediniyorum ve elimden geldiğince bu sektörde donanımlı olan insanlardan bir şeyler öğrenmek için çabalıyorum.Bu kadar demogoji fazla diyerekten ; Benim sorunum bu işin okulunu okumanın bana ne gibi bir faydası olacaktır ? işin açıkcası danıştığım insanlar şuan türkiye'nin ileri gelen ses mühendisleri ve ışık direktörleri , ve bu insanların hiçbiri bu işin okulunu okumadı ve bu sektörde çalışırken karşılaştığımız bazı Galatasaray ITM ve bazı üniversitelerin müzik teknolojileri bölümünden mezun olan arkadaşların pek pratik olmadıklarını ayriyetten ses ve ışık firmaları tarafından pek kaideye alınmadıklarına şahit oldum (canlı konser performansları için konuşuyorum ) .İşin açıkcası bu işin ameleliğinden başlayıp 500 m2 lik havuzu ishal olana kadar kelepçelediğim , metrelerce jack,powercon,sinyal kablosu yaparken elime lehim bulaştırıp yaktığım ve neutrik sinyal kablosunun ne kadar yağmura maruz kalırsa kalsın paslanmadığına şahit olduğum ayriyetten bir robot bozulunca bilmesem bile Seve Seve tamir etmek zorunda kaldığımda ignatörünün ve termiğinin yanınca ne kadar da güzel şekil alabildiğinde şahit olduğum (case içerisinde yorgunluktan uyuya kaldığım ve yukarıda bangır bangır konser sesi gelirken sahnenin altında uyumanın zevkini anlatmıyorum bile ) bir geçmişim var . digital pm5d ve pro 6 standartında mixer kullanımına hakimim ayrıca MA, pearl 2010 ve titan gibi ışık masaları da kullanabiliyorum malesef ki bu ses ışık firmaları insanı herşeyi öğrenmeye mecbur bırakıyorlar ceplerinden bir eleman maaşı daha fazla çıkmasın diye.Böyle anlatınca en az 20 yıldır bu sektördeymişim gibi gelebilir affedin niyetim kötü değil ama o kadar doluyum ki bu sektördeki firmala , sorunum şu ki ; okulu bırakıp bu işin ilminin öğretildiği bir kuruma gitmek mantıklı mıdır ? bana daha fazla şey katacak mı önümü daha iyi görebilmem için bana yardımcı olabilecek mi ? çünkü bu iş sadece kitaplarda öğrenilmiyor çok fazla araştırmak gerekiyor , müzisyenin kullandığı gitarın gövde ağacından tutun da kemancının çalarken yaptığı macunlama diye tabir ettiğimiz harekete bile dikkat etmek gerekiyor ayrıca ışık kullanırken renklerin nasıl senkronize edilebilinirliğne ve ritim-ışık uyumunun nasıl olması gerektiğine de çokca dikkat etmek gerekiyor.höh çok konuştum affedin demem o ki bu işin okulu türkiye gibi bir yerde okunmalı mı ? yardımlarınızı bekliyorum abilerim,ablalarım, kardeşlerim
     
    Son düzenleme: 4 Haziran 2014
  2. Selamlar,
    Kendi nacizane düşüncelerim. Her şeyden önce tabi ki tecrübe en önemlisi. Canlı ortam ile stüdyo ortamı arasında farklar var önce buna karar vermek gerek. Okul genelde akademik kariyer isteyenler ve müzik prodüksiyonunu stüdyo ortamında ilerletmek isteyenler için daha faydalı. Canlı işlerde ise dışarıda çalışacağın ses firmalarında veya konser salonlarında daha deneyim kazanabilirsin. Işık vs ler bildiğim kadarı ile zaten okullarda gösterilmiyor sanırım (yada gösteriliyor mu ek olarak bilmiyorum ama çok üzerinde durulan bir şey değil sanırım). Yapılan kurulum, tamirat vs de dışarıda çalışmanın ve bu işi Türkiye de yapmanın dezavantajlarından , normalde ses masasını yönetecek teknisyenin yapmaması gereken işler değil hiç biri. Yurt dışında sahne kuran ekip ayrıdır, sistemi kuran ekip ayrıdır ve sistemi yöneten ekip ayrıdır. Ama bizde herkes her işi yapmaya veya yaptırılmaya çalıştığı için genelde bizim ülkede çıkan işler vasat , bunun sebeplerinden biride eskiden bu işleri belirli bir kaç firma yaparken artık bu işi bilen veya tam anlamıyla bilmeyen bir çok adamın bu işlere girmesidir. Bu söylediklerim stüdyo ortamında da geçerli ayrıca. Bence beklentilerin çok ise önce şu soruyu sor "bu işi Türkiye de mi yapmalıyım ?" okul her yerde okuldur ve Türkiye deki okullarda gayet başarılıdır. Senin kale alınmıyor dediğin adamların kale alınmamasının sebebi de büyük ihtimal ya parasal istekleri çok fazladır (çünkü ses firmasında seni gebertene kadar çalıştırırlar ama parası düşüktür) yada ses firması patronunun adama güvenemeyip işin okullu elemanlara ağır gelebileceğini ve adamların bir süre sonra kaçabileceğini düşünmesidir.
     
  3. Herşey bilgiyle başlar, nereden alınacağı ise kişiye kalmış…

    Ancak bilginin gerçek bilgi olup olmadığımı anlayabilmek de önemli.

    Ben ''sesçi'' lerin genelde ustalarından gördüğü ve ezberle iş yürüttüğü çok örnek gördüm. Okul okumuş olmanın en büyük kazanımı aslında işin bilimselini kavramaktır. Bunun üzerine de tecrübeyi koyarsınız.

    Ama herşey bir yana ''Okul gerekli mi?'' gibi bir şeyi tartışıyor olmak bile çok ama çok üzücü...
     
  4. Her okulun Müzik Teknolojileri bölümü malesef aynı kalitede eğitim verebilecek düzeyde değil, İTÜ'de bu bölümü okuyanla Sivas'ta okuyan arasında illaki ark olacaktır. Sivas'taki bölüme bu yıl arkadaşım girdi hala eski kasa hantal bilgisayarlar ve cubase sx kullanıyorlarmış. Öte yandan normal bölümünü okuyup SAE ve MMA gibi özel ses mühendisliği eğitimi veren kurumlardan da bu eğitimi alabilirsin. Fiyatları biraz pahalı olabilir ama o ortamda edineceğin tecrübe+çevre için verilir diye düşünüyorum. Tabiki müzik işinde son sözü kulak söyler ama, hangi enstrumanı hangi frekans aralığına yerleştirmen gerektiğini hangi açılardan mikrofonlama yapmanın daha güzel sonuçlar vereceği gibi teknik konuları da bilerek davranmak hem hizmet verdiğin insanlara güven verir, hem de işini iyi yaptığın için maddi-manevi karşılığını alırsın. Bu arada ben de Psikoloji mezunuyum , gündüz okulda rehber öğretmenlik yapıp geriye kalan vaktimi bu işlere ayırabiliyorum, ama bu müzik teknolojileri işini meslek olarak yaptığında aynı zevki vermeyebilir, iyi düşün doğru karar ver, neticede hayat boyu o işi yapacaksın derim :)
     
  5. Turkiye'de yuksek lisans konulari yurtdisindaki universitelerde sadece secmeli derslerde gorulen konular.
    Ulke olarak yol almamiz sart malesef.
    Bizde yuksek yaparken milletin ahkam kestigi konulari 20-21 yasinda cocuklar alistirma niyetine okuyor..
    Ne denebilir ki..
     
  6. O degil de ne kadar imrendim yaptiginiz isi ne kadar severek yaptiginizi anlatis biciminize. Bu isin -sayet varsa- egitimini almaniz o ya da bu sekilde bence vizyonunuzu gelistirmenizde buyuk etken olacaktir. Tabi diger yandan su anki bolumunuze bugune kadarki harcadiginiz zaman ve emekten vazgecebilir misiniz ya da vazgecmeli misiniz hic bilemiyorum. Umarim bu tutkunuz daim olur ve bu iste zamanla ulkedeki oncu insanlar arasinda yerinizi alirsiniz.

    Saygi ve sevgilerim ile...
     

Bu Sayfayı Paylaş