İnceleme Schecter Km-7

'Elektro Gitarlar' forumunda bastardbullet tarafından 25 Mart 2015 tarihinde açılan konu

  1. Selamlar forum ahalisi,

    Malum epeydir buralara bir katkım olmuyor, yakın zamanda da iş değişimi sebebiyle hepten vakit bulamaz olacağım gibi görünüyor. Bari merak edeni, hakkında fikir sahibi olmak isteyeni olursa diye düzgün bir inceleme yazayım da birilerine faydam olsun istedim. Bu inceleme konusunda oldukça objektif davranacağım. Afiyet şimdiden.

    Öncelikle makine şöyle;

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Gelelim inceleme bölümüne;

    Yıllardır ve çoğunlukla Keith Merrow ile bir şekilde okyanus ötesi, ilim irfan dışı bir zihin bağına sahip olduğumu falan hissediyorum. Adamı keşfettiğim dönemlerde (tam olarak 2009) resmen yapmayı hayal ettiğim, aklımda tasarlamaya çalıştığım bir müziğin tıpatıp aynısını çatır çatır icra ediyordu. Kullandığı ezgiler ve düzenler, çalım üslubu, bunların haricindeki uğraş ve ilgi alanları ve hatta sağda solda yazıp çizdiği yorumlarından anlayabildiğim kadarıyla hayat görüşlerimizde bile dehşet bir benzerlik mevcuttu. Bu durum beni halen çok mutlu ediyor. Haliyle bu gitarı elime aldığımda da bana hissettirdiklerine pek şaşırmadım. Çünkü Merrow ile yalnızca müzik algısı olarak değil, gitar tasarımı fikirleri olarak da epey ortak noktamız varmış.

    Öncelikle görünümle başlamak istiyorum. Epey bir zaman beyaz rengine tutulu kalmış olsam da trans black burst daha gördüğüm ilk anda aklımı aldı. Resmen yakından görmeden edemeyecektim ve hesapta bile olmayan bir başka gitar alma serüveni böylece başlamış oldu. Aylarca bekledikten sonra İzmir/Çankaya Dore'de geçen hafta bir numunesini ziyaret ettikten sonra anladım ki niyetim kötü. Evet, bildiğiniz görüntüsüne kapıldım, gayet de gururluyum. Derin bir yeşil ve gri cümbüşü var flame maple üzerinde. Koyu bir ortamda evet, siyahım diyor belki ama esas büyüsü aydınlıkta çıkıyor ortaya. Çalarken durup seyre dalıyorum, zaman akıyor. Belki ben olsam bütününde satin değil de en azından gövde ön ve arka yüzünde gloss cila tercih edebilirdim. Çok takılmıyorum bu detaya.

    Çalım rahatlığını elimdeki diğer iki C-7 ile kıyaslamak en edepli tabirle abesle iştigal olur. Ben gitar çalmıyormuşum, onlar beni çalıyormuş. Hatta abartıyorum, bugüne kadar elimden geçen hiçbir 7 telli ergonomi konusunda bununla aşık atamaz. İlk elime aldığımda neredeyse şüpheye bile düştüm. Bu kadar hafif olmasını beklemiyordum. Ek olarak alışılmış C-7 yapısına göre yaklaşık yarım santim kadar daha ince bir gövdesi var. Boynuzlar da daha bir sivrilerek geliyor, fazla etli değil. Daha agresif görünmesini sağlamış gövdenin, bir yıldız da buradan.

    Sağda solda bahsedildiği gibi sap profili tam olarak Ibanez vari diyemem, ama gerçekten oldukça ince ve yayvan. Bana genel olarak Ibanez saplar fazla keskin kenarlı ve geniş geliyor. Ellerim de kürek gibi ama yine de rahat edemiyorum hemen hiçbir Ibanez'de. Diğer C-7 lerle kıyasladığımda bir sıralama yapmam gerekirse; en etli Hellraiser, hemen arkasından Blackjack ATX ve en rahat olarak da bu diyebilirim. Şahsen dolgun C ve D profilli sapları da seviyorum. Bu bakımdan sapın inceliği benim ilk tercih sebebim değildi. Yine de evet, içlerinde en rahatı bu merak edenler için.

    Alıştığım ve kullandığım Schecter headstock'ları hep 3x4 idi. Akord ederken özellikle re ve sol tellerini habire karıştırıp delirirken bu gitarda çok daha rahat ettim. Reversed tasarım on numara görünüyor, deyim yerindeyse adam firmaya ezber bozdurmuş. Headstock'ın önceden sezemediğim tek farkı diğerlerinden birkaç milim daha uzun olması. Elimdeki C-7 ler kullandığım Gator case'lere tam sığarken bu "ben senin bildiğin kızlardan değilim" dedi. Boşa taşıdım mağazaya case'i. Gövde ve sap boyu devam eden bir beyaz binding bir de siyah binding var. Açıkçası sedef yada abalon olmasını ben de istemezdim bu renkte. Offset dotlar da gayet yakışıyor bütününe.

    Ton ve donanım mevzularına gelelim; Nazgûl/Sentient setten çok memnun kaldım. Burada da Keith dayı alkışlanası bir iş çıkarmış. Pasif olup da low end konusunda bu kadar başarılı ve temiz cevap vermesi muazzam. Clean olarak tek nota basmıyorum, haliyle oraya bir diyeceğim olamaz. Gain için ise Blackout aktif setlerin sırtının sıvazlanıp yanakları okşanmış, sakinleştirilip abazanlığı bir şekil giderilmiş versiyonu diyebilirim. EMTY'ye daha yakın diyenler olmuş, bilemedim kurcalamadığım bir manyetik. Genel kanaatim; agresif, net ve güçlü. Öte yandan aşırı cayır cayır da değil. Nasıl anlatacağımı bilemedim ama misal; bir SH-6 gibi değil. Ki bu da ek bir tercih sebebi. 7. telde notasyon asla boğulmuyor. Gerek açık gerekse kapalı çalımda duyumu pırıl pırıl. Push/pull hadisesi Hellraiser'da bu kadar eğlenceli sonuçlar vermiyordu/vermiyormuş, epey şaşırdım. EMG 707TW ile kıyaslandığında Nazgûl berraklık ve Mid cevabında acımasızca tokatlıyor. Blackout ise Nazgûl'e göre direk yangına bağlıyor. Kontrol yok, resmen ölüm saçıyor. Bir noktaya kadar "oha çüş damardan alırım" dediğim duyum zaman içinde fazla tırmalamaya başlıyor. Bu bakımdan Nazgûl das kaporta! Böyle pasif duymamıştım hiç. Haricinde ise dip gürültüsü evet makul bir oranda mevcut. Çözümü basit olduğundan es geçiyorum.

    Hipshot eşiklere hep imrendim. Nihayet ulan, dalaklı böbrekli saydıracak oldum da sildim yazarken. Bir daha TOM eşik görmek bile istemiyorum. Switch selector on numara hissettiriyor fakat Pot daha başarılı olabilirdi. Satış fiyatı $1000 olan bir alet için bu kadar dandik bir pot olmamış. İlk iş o uçacak. Büyük ayıpladığım bir diğer husus da bağlantı işçiliği. Buraya fotoğrafını çekip koysam küfredecek adamlar biliyorum, yapmıyorum. Hadi yalıtımı bilmem neyi geçtim, bari bağırsak toplar gibi toplanmış olmasaymış kablolar. Dip gürültüsü için en ciddi sebeplerden biri de bu olabilir. Kablo yolları da hayvan gibi açılmamalıydı. Böyle yamru yumru bir delik açmak eminim ki düzgün bir tane açmaktan daha zordur. Bunlar hep ilerisi için elden geçirtmeyi düşündüğüm hadiseler. Siyah renk metal aksam olarak bir gitarda görmeyi isteyeceğim son renklerden biriyken buna gerçekten çok yakıştığını düşünüyorum. Schecter'ın kendi kilitli burgu sistemini diğerlerinden de bildiğimden içim rahattı. Aynen yine gayet başarılı bir şekilde işini yapıyor hepsi.

    Yıllar içinde sahip olduğum/gördüğüm/denediğim Schecter'lar içinde şimdiye kadar finish ve fret işçiliği en başarılı olan örneklerden biri bu oldu. Hoş, bu konularda Schecter'ı burada da yeri geldi büyük büyük savundum halen de görüşlerimin arkasındayım. Adamlar işçilik konusunda oldukça başarılı. Stainless steel fret ilk defa kullanıyorum. Baya etliymiş yapı olarak. Başta pozisyon geçişlerinde parmak uçlarımda oluşan habire bir şeylere çarpıyormuşum duygusunu epey yadırgadım, şuanda ise hiç takılmıyorum. Kenarları gerçekten on numara işlem görmüş. Keskinlik yada batma sıfır. Hellraiser ve KM-7 bu konuda oldukça başarılıyken Blackjack ATX biraz törpülensin istiyor ki alırken de bu durumu fark etmiştim, o anda Dore şubelerinde başka tek bir satin siyah örneği olmadığından ve gitara kavuşmak için beklemiş olduğum 4 ayın da etkisiyle fazla umursamamıştım. Büyük bir mevzu değilse de tabi ki hoş bir durum da değil. KM-7 bu bakımdan fabrikayı başarıyla terk etmiş diyebilirim.

    Ben bu gitarı yaklaşık 2 yıldır gün be gün bekledim desem yalan olmaz, yeri geldi rüyalarıma girdi forumdaşlar. Bugüne imiş oluru. Dilerim ki her biriniz de benim gibi inatla merakla beklediğiniz arzu ettiğiniz gitara ekipmana kavuşun, doya doya çalın sevin oynayın. Ben de seyretmekten çıkabilirsem daha bir sağlam kanırtacağım. Şimdilik kayıt imkanım yok, yakında 3 gitarı da kıyasa tutarak bir şeyler yapmaya çalışacağım.

    İyi akşamlar.

    Düdüt: Çankaya Dore'den Soner'e bol selam. Süper sıcakkanlı bir adam. Yardımları için de tekrar buradan teşekkür etmiş olayım.

    Şu da aile fotosu olsun;

    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 4 Nisan 2015
  2. En başta çelik fret ve nazgül bu gitarı diğer schecterlardan ayırıyor, türkiyeye solak gelsin bi 7 telli bende alabilirim.
     
    bastardbullet ve programci_84 bunu beğendi.
  3. Murat hocam inceleme yazısı için çok teşekkür ediyorum. Sanırım daha önce de konuştuğumuz üzere ve yazdıklarınla daha da gaza gelmiş olacağım ki Agile'den önce KM-7 alabilirim.
    Bu gitarlar ile nice nice yeni parçalar bekliyoruz :)
     
    bastardbullet bunu beğendi.
  4. ATX C-7'lerle kıyasladığınız için bu sonuca varmışsınız. Gövde ve sap yapısı tamamiyle SLS C-7 ile aynı -ki ben de SLS C-7 sahibi olarak bunu söylüyorum. Şahsen, onu da bir denemenizi öneririm.

    Bende SLS C-7 var ve köprüde Nazgûl yüklü. Bu gitar da neredeyse aynı yapıda. Sırf köprüsü farklı diye "mantıken" almamam lazım; ama solak modeli gelirse alırım :)
     
    gurkanisevic ve bastardbullet bunu beğendi.
  5. Renk..... Harika
     
    bastardbullet bunu beğendi.
  6. banada sls c7 ile aynı geldi ama çelik fret olması iyi olmuş..gerçi ben 7 tellide atx c7 nin klavyesini daha rahat bulmuştum sls ye göre ..benim parmaklara iyi oturmuştu.
     
  7. ATX ile SLS arasındaki fark nedir ?
     
  8. En büyük fark klavye sls slim ince klavye atx etli dolgun klavyeli..2 modelide kullandım atx daha hoşuma gitmişti
     
  9. Pasifli Schecter alırsam kesinlikle Nazgül-Sentient...

    Güzel inceleme, teşekkürler.
     
    bastardbullet bunu beğendi.
  10. O halde şöyle diyeyim; şuanda harıl harıl 2. EP için kayıttayım. Baş rolde KM-7 mevcut. 2-3 güne biter diye düşünüyorum. Şimdilik her şey mükemmel. Özellikle 7. telde cevabı inanılmaz berrak. Örnek bir şeyler koymaya çalışacağım. Malum elektrik kesintisi yüzünden çok aksadı kayıt. Benim de vaktim aşırı dar, hafta sonu yeni iş eğitimi için 45 günlüğüne şehir değiştireceğim haliyle epey ıvır zıvır iş çıktı. Kesin konuşmayayım en kötü 1-2 haftaya komple bitmiş halini hep birlikte çökertiriz kaydın eğer 2-3 gün içinde bir şeyler koyamazsam.

    İyi akşamlar.
     
    Quetzatcoatl ve Ze_uS bunu beğendi.
  11. Hocam bir sorum olacak genel olarak 7 tellilerle ilgili. Bende nedenini anlamadığım bir 7 telli merakı var. Ama yaptığım müziklerde pek kullanılmadığı için ve kullanmayacağımı düşündüğüm için kararsızım. Merak ettiğim 7 telli alma ihtiyacı neden hissedilir, 7. telin katkıları nelerdir ve sırf ilgiden 7 telli almak mantıklı mıdır :D
     
  12. Ben de aynı durumdayım :) Özetle şunları söyleyebilirim:
    1- 7 tel candır :)
    2- 7 tellinin ayrı bir karizması -en azından benim gözümde öyle- , farklılığı ve çekiciliği vardır :D
    3- Clean'lerde ve finger-style çalarken bir bas gitar gibi kullanılabilir. Hatta 8 tel bu konuda daha iyidir.
    4- Elbette daha kalın notalara ulaşmak mümkün olmaktadır. Bu noktada bazıları "Elindeki 6 tellinin akordunu düşür, ne var?" diyebilir ama soloları bozmamak için tercih edilebiliyor.
     
  13. Selamlar, şahsen 7. tele bulaşalı 5-6 yıl oluyor ve açık söylemem gerekirse öncesindeki yıllarda bu ekstra tele asla ihtiyaç duymayan, kullananların da icra ettiklerinden pek hoşlanmayan (anlam veremediğim için) bir adamdım. Fakat sonradan sonraya garip bir şekilde merak ve ilgi duymaya başlayınca bir tane edindim ve macera böyle başladı.

    Fiziksel artıları adına geniş tuşe yapısı tek başına kocaman bir sebep diyebilirim. Ellerim büyük, parmaklarım uzun. Haliyle 6 tel yapısı fazla dar ve rahatsız geliyor. Artık 6 telli çalamıyorum bile. Elime aldığımda sopa tutuyormuşum gibi geliyor. Öte yandan 6 telli parçalarını 7 tellide çok daha rahat çalabiliyorum.

    Duyum ve kullanım olaraksa birçok farklı isim ve gruptan örnekler verebilirim. Standart bir 6 telli ile akort düşürerek asla çalınamayacak düzenekler içeren şarkılar bunlar. Esas sebebi de budur. Bu şekilde bir partisyon tasarlamam epey vaktimi alıyordu başlarda ama şuanda daha rahat hissediyorum. Açıkçası bir gereksinim haline geldi.

    Böyle.
     
    Son düzenleme: 11 Haziran 2015
    blackfriday666, kutay ve Ze_uS bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş