Materyalizm - İdealizm Çatışması

'Forum Meydanı' forumunda kentaur tarafından 27 Eylül 2006 tarihinde açılan konu

  1. materyalizm ve idealizmin kavuşması imkansız ipleri üzerine!!!
    sadece politik yönden mi ayrılırlar yoksa sadece felsefe dalında mı kopuşurlar.
    yoksa hegel'in marks'a dediği gibi:''beni bir sen anladın o da yanlış anladın'' kelimesi doğru mu?
    buyrun materyalizmi ve idealizmi tartışalım.
     
  2. Eski dincimizin bir küfrüydü materyalizm bize...

    Küpe caiz mi sorusunun üstüne dövme caiz mi diye sorunca dellenen bu zat-ı muhterem, küfrederken Marksistler materyalistler ikilisini mutlaka kullanırdı..

    Şimdi yazamıcam demek bu, ön kaynak olsun amaçlı :p
     
  3. herkesin bildiği bir kitap olan:politzer'in ''felsefenin başlangıç ilkeleri'' kitabında uzunca anlatıyor aradaki farkı...
     
  4. Maddenin var olmak icin bizim bilincimize ihtiyaci yoktur, tam tersi, bilincin varolmasi icin maddeye ihtiyac vardir.
    Insanlarin maddi ve dusuncesel diye ayirdiklara seylere baktigimizda; maddi olanlari anlatmak icin gorduklerimizi, dokunduklarimizi, olcebildiklerimiz sayarken, dusuncesel olanlar icin, fikirlerimiz, duygularımız, isteklerimiz, anılarımız gibi kelimeler kullaniyoruz.
    Bu ikinci saydiklarim da maddedin kapsadiklaridir aslinda. Varolmak icin maddeye ihtiyac duyarlar.
    Bir yandan da sunu eklemek isterim:
    Madde insandan, dolayisiyla da insan zihninden bağımsız olabilir ama bu, maddenin bir baska zihin, insan zihnini aşan ve onu onceleyen bir büyük zihnin bulunmadıgı anlamına gelmez diye düsünüyorum.
     
  5. Georges Politzer... Harika bir adam, başlığa yazmayacaktım ama kitabı referans vermişsin dayanamadım alıntı yaptım. Gerçekten harika bir kitap. Defalarca okumuştum doyamadım. :)
     
  6. Düşüncecilik.Materyalistlerin her seyin atomlardan oluştugunu ve bunların tesadüfen bi araya gelip ''şey'leri oluşturdugunu söylemesini aklım almıyo.Beni bu konuda aydınlatır mısınız???
     
  7. madde-maddi değerlerın üzerinde yoğunlaşmış olan materyalızm idealist tutkudan ayrılmaktadır..idealizm varlup düşünebılme formudur..ve bu yoldan materyalizmden ayrılır..
     
  8. Her şeyin atomlardan oluşma konusu tam olarak öyle değil.

    Peki idealistlerin her şeyin idea denen yokluk bir olgudan oluştuğunu söylemesini alıyor mu aklın?
     
  9. Yani katılıyorum, duyular evrenindeki her şeyin ideaların görünütüsü olduğu, yahut var olmanın "algılanmış olmak" olduğu aklın(en azından benimkinin) pek kolay alabileceği bir şey değil. Ama tamamen materyalizmi de -özellikle de mekanik materyalizmi(diyalektik materyalizm yine bir derece)- kabul edemiyorum. Dualizm diyeceğim sanırım:)
     
  10. Her mateRyalistin içinde bir ideal ve her idealistin içinde bir materyal var olabilir.:)

    Yani idealist bir kişiye sen niye idealistsin sorulduğunda ,parayı çok seviyorum diyebilir.Ama aynı zamanda egomu tatmin içinde diyebilir.İŞin bu kısmıda var tabi.


    Bir idealistin yaratılışındaki temeli maddedir.Sadece bir idealist değil normal bir insan zaten bir maddedir. Madde de idealist birini besliyebilir.


    Zaten insan oğlu olarak içimizde molekül parçacıkları var.SU,besinler...Yani aslında maddeyi somut olarak bildiğimiz için,insanında kütlesi olduğu için, insan da bir madde.Cansız bir madde değiliz .Maddeyi ben ikiye ayırıyorum,yaşayan madde ve yaşamıyan ;cansız madde.


    Tabi bunlar benim fikirlerim :wink:
     
  11. bencede iyi adamdı kurşuna dizilerek öldürülmesi çok kötü olmuş...
     
  12. Öncelikle olayın kendisine girmeden önce, referans verilen Georges Politzer'in kaynağını ele alalım. Bunu yaparken diyalektik materyalist bir yöntem uygulamaya çalışacağım.
    ...
    Bir kere Politzer
    2in olgunluk çağının koşullarına bakalım. Stalinist SSCB'nin, Fransız Komünist Partisini elçiliği gibi kullandığı, SSCB'ye bağlı olmayan zatların partiden atıldığı bir süreçte varolmuştur. Dolayısıyla diyalektik materyalizmi (D.M) algılayışı tamamen bu koşullara bağımlıdır.
    ...
    Diyalektik Materyalizm'i kavramak için Politzer yeterli olmaktan ziyade yanıltıcıdır. Keza ben aynı şeyi Engels için de söyleyebilirim. Diyalektik materyalizm, fenomenleri ve bunların bütünsel ilişkilerini ele alırken; tek tek parçaların da bütünü nasıl olumsuzladığını kavrayan bir düşünsel yöntemdir. Engels'in Doğanın Diyalektiği kitabında, doğanın kavranış yöntemini değil, doğanın nasıl D.M.'e "uyduğunu" gösterme eğilimindedir. Oysa Marx, Kapoital'in de bu yöntemi kullanalarak kapitalizmi kavramıştır. D.M. bilimsel fenomenlere veya her türlü insan ilişkilerine uydurulacak bir kılıf değil, bu olgulara bakış açısındaki bir yöntemdir. Ne yazık ki Politzer'in kitabı Engels'in mantığını yürürlüğe koymaktadır ve aslında doğru değildir.
    ...
    D.M.'yi ikiye bölersek (gelişimi açısından) karşımıza diyalektik ve materyalizm çıkar. Materyalizm, tek başına fenomenleri ve şeylerin kendisini tek tek kaba bir şekilde algılar. Bunların arasındaki ilişkiyi bütünsel oalrak kavramaktan muaftır. Veya bir bütünü ele alır ve parçalara inildiğinde sıçar. İşte Politzer'in deterministik yaklaşımı (ki bu determinizm, Newton mekaniğinin etkilediği bir tarih ortamında oluşmuştur) söz gelimi Kuantum Fiziği'ndeki gerçekleri açıklamaya, kavramaya yetmemektedir. Kaba bir gözlemci-deney ilişkisi vardır ve bunların ikisi arasındaki etkileşim yoktur. Aslında Politzer, diyelektik olmaktan çok kaba materyalisttir, mekanik materyalisttir.
    ...
    İşin diyalektik kısmı en iyi neengels'te ne de Marx'ta kavranabilir. Diyalektik deyince akla gelmesi gereken ve üstüne kafa yorulması gereken kişi Hegel'dir. Diyalektik var olanın olumsuzlanarak aşılması suretinde, bu olumsuzlamaya rağmen olumsuzlananın aşkınlıkla beraber "hareket" ederken tekraren olumsuzlanmasıdır.
    ...
    Açıklayalım: Düalist bakış açısından insan ruhu ve bedeni olan bir varlıktır. Toplumsal uygarlık ideolojisi bunda kesim bir ayrım yapar ne kadar "bilimsel" ve "materyalist" gözükse de. Bilinç uğruna güdüler dışlanır, güdüler küçümsenir hatta yoksayılır (olumsuzlama değildir bu). Bilinç, bedensiz varolamaz bunu biliyoruz, peki bunu bilen bizler neden hayvani doğamızı dışlayıp yoksaymaktayız? Hegel şöyle der: "İnsan hayvandaki hastalıktır. Hayvanı olumsuzlayıp onu aşan, hayvan üzerine yerleşmiş bir bilinç öğesidir". Bu tanımda bir olumsuzlama görmekteyiz. Hayvanı olumsuzlamak demek onu yoketmek değildir. Onu aşmak, üzerine bilinçöğesi kurarken hayvan-insan karşıtlığını da yeniden olumsuzlamaktır "insan olma" edimi. Hyavan-tez, insan-anti tez, hayvan insan-sentez, işte tüm bunların aşılıp bütün ve parça oalrak kavranmasıdır diyalektik yöntem. Hayvanı olumsuzladık ama hâlâ hayvanı taşıyoruz, onunla ilerliyoruz, onsuz ne bilinç ne sevgi, ne haz duyabiliriz.
    ...
    En yalın ama anlaşılmaz tanımıyla diyalektik materyalizm "yadsınmanın yadsınmasıdır". Diyalektik materyalizmi Engels'te tıkılı kalıp determinist bir algıyla kavrarsak onun içine etmiş oluruz. D.M. bir yöntembilimdir (methodologie), gerçeklerin veya maddî olayların uyurulacağı bir kılıf değil. D.M. kavrayış bilimsel verilerin bir bütünlük ve parçalar olarak "bilinmesinde" ve bunun insansal eylemde yaratacağı hareket (devinim) açısından önem taşır.
    ...
    İdealizme gelirsek, idealizm öleli 150 yıldan fazla oluyor ve hatta felsefenin ölümü de diyebiliriz buna aynı zamanda.Bilim denen zındık işi her bir boku çok daha net kavramamızı sağlamakta ama, idealizmin cesedinin kokusu insan olanı bu verileri nerede nasıl kullanıp hayata geçireceği konusunda güdük bırakmaktadır. Bu yüzden Tokyo'nun tümü wireless internet bağlantısıyla kaplanmışken, Bangladeş'te arsenikli sular içilmektedir.
     
  13. şunu göz önünde bulundurmak lâzım... materyalizmi irdelemek için felsefeden çok bilimi karıştırmak lazım...
     

Bu Sayfayı Paylaş