Emre Aydın'ınŞiirleri

'Forum Meydanı' forumunda darkquarantine tarafından 11 Kasım 2006 tarihinde açılan konu

  1. Daha önce göreniniz varmı bilmiyorum ama ben kendi resmi sitesinde kendi yazdığı şiirleri okudum ve hepsi çok güzeller :wink: içlerinden birini sizinle paylaşmak istiyorum..



    ÖLÜR MÜYDÜN SANKİ SEVSEN BENİ

    Yaşadığımdan emin değilim.Gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim.
    Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
    Beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,bu şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
    Örnekleri çoğaltabilirim.Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

    Birileri namusum üzerine yemin edecek,


    Ölür müydün sanki sevsen beni.


    Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.Ağzım artık daha bozuk.
    Her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.
    Çok bekledim seni.Her halimle,her yerimle bekledim.
    Yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.
    Aramanı bile bekledim bazen.Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
    Seni bekledim ben çünkü
    Seni bekledim.
    İçtim..içtim..içtim...
    Kustum.
    En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.Sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
    Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
    Kustum..kustum..kustum.
    İçtim.

    Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,


    Ölür müydün sanki sevsen beni.


    içimden geç
    içimi sil
    artık özlemek istemiyorum.


    Neye el atsam piç ediyorum.
    Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
    En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
    Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.

    Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,


    Ölür müydün sanki sevsen beni.



    EMRE AYDIN


    Daha fazlası için...http://www.emreaydin.org/siirler.html
     
  2. emre aydın ya on parmağında on marıfet edebıyata olan ılgısı ve yatkınlığını anlamıs oluyoruz şiirlerını okuyunca...
     
  3. "SALİH" adlı şiiri hoşuma gitti.
     
  4. uyarın için teşekkür ederim cybele. şiiri nereden indirebileceğimizi bilen bir arkadaş varsa lütfen yazsınnnn...
     
  5. ben de sitesine girdiğimde rastlamıştım..
    zaten şarkı sözleri bile onun edebiyatçı yönünün en iyi kanıtı..;)
     
  6. Evet gerçekten çok iyi. Yani bana göre en başarılı yazarlar,şairler insana "beni anlatmış" dedirtebilmiş olanlardır; çünkü asıl o zaman inandırıcı ve içten oluyor. Emre Aydın'ın çoğu şarkısında kendimden bir şeyler bulabiliyorum mesela. Bir de anlatımında kullandığı sözcüklerin,söz öbeklerinin hepsine yoğun bir anlam yüklemeyi başarabiliyor. Şarkı sözlerinin,şiirlerinin beğenilmesindeki en önemli etkenlerden biri de bu sanırım. :)
     
  7. senin için yalnız bıraktım kendimi.
    neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
    kimseyle oynamak istemiyorum sanki
    kimse yok karşımda
    buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
    evet yerde! hem boş hem yerde!
    havada olan benim havada asılı olan!
    ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
    yanlış mı?



    eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
    buluyorum ben
    “nasılsın” diyorlar mesela
    “iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
    sonra diyorum ki kendime
    “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”


    bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
    bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
    eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
    sen çok güzeldin
    geceydi,evine kadar yürüdük
    yoruldun çok
    hafif kızardı yanakların
    azıcık alkollüydün
    özlemiş gibiydin üstelik beni
    çok konuşmadın
    bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
    ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
    “nasılsın” dedin sonra birden
    gerçekten “nasılsın” diyordun
    “iyidir” dedim ben
    “ne olsun,aynı” demedim
    çok mutluydum çünkü
    utanmasam ağlayacaktım


    o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
    çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
    ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
    sonra ben dedim ki kendime
    “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
    utanmadım ağladım


    nasılsın Su?mutlu musun?
    büyüksün benden farkında mısın
    havada olan benim havada asılı olan
    artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
    kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
    temizlemiyorum odamı
    heyecanla uyanmıyorum
    “nasılsın” diyorlar mesela
    “iyidir” diyorum
    “ne olsun aynı”.


    senin için yalnız bıraktım kendimi
    fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
    öyle bıraktım işte elimde olmadan
    hiçbir şey talep etmeden bıraktım
    hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
    öyle



    bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
    terminalleri de unutmuyorum
    sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
    ağlardın bazen,ben ağlamazdım
    bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
    güçlü biri gibi susardım ki
    yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
    (bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
    bu her zaman böyleydi
    en çok terminallerde böyleyi bu
    kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
    yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
    depresyon oldu sonra
    oldu işte bir şeyler
    neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
    ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
    çatlaklar görüyorum yerlerde
    büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
    neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?


    ve Su,
    bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
    yalnız bıraktım kendimi senin için
    sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
    sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
    ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
    “ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
    ve Su,
    alıştım ben
    alıştım...



    hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım



    zahmet eder de okur musunuz bilmiyorum ama bana kalırsa işte diyorum, budur! ve diyecek başka hiç bir şey bulamıyorum yani . . . "hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım"
    sanırım emreaydın´ı en iyi anlatan şiirdir bu, içimde her gün tarifsiz bir okuma isteği doğuruyor, onu anlayabilmek için, biraz da aslında kendimin de ne kadar yalnız olduğumu anlayabilmek için. . . fazladır. . . çok yaşasın emreaydın!
     
  8. Yönetici Uyarısı: Mesaj silinmiştir. Tamamı bold, italik, büyük karakterde ya da renkli yazmak Forum Kurallarına aykırıdır.Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
     
  9. ruhumda huzuru bulmam için emre aydının şarkılarını dinlemem yetiyor.

    beni anlayan şiirleriyle benim bir numaram o!
     

Bu Sayfayı Paylaş