Copying Beethoven / Beethoven'ı Anlamak

'Forum Meydanı' forumunda deerrudolf tarafından 29 Nisan 2007 tarihinde açılan konu

  1. Büyük besteci Beethoven, hayatının son yıllarında yeni besteler üretmek konusunda sıkıntı çekmektedir. Başarı elde eden son çalışmasının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üzerinde çalıştığı besteyi bitirememekte ve zaten sıkıntılı olan durumuna bu, daha da çok sıkıntı eklemektedir. Sağırlığının gittikçe artması ve buna bağlı olarak da kendini çok daha fazla yalnız hissetmesi, içinde olduğu bunalımı daha da arttırmaktadır.

    Bu sıkıntı durumunda, son bestesini söz verdiği tarihte bitirebilmesi için çalışmalarını kopya edecek bir kiişye ihtiyaç duyar. O kişi ise genç ve güzel Anna Holtz olacaktır.

    Oyuncular: Ed Harris, Diane Kruger, Matthew Goode, Phyllida Law, Nicholas Jones, Ralph Riach, Joe Anderson
    Yönetmen: Agnieszka Holland
    Senaryo: Stephen J.Rivele, Christopher Wilkinson
    Yapım: 2006, ABD / Almanya, 104 dk.

    Kaynak: www.beyazperde.com
     
  2. filmi henüz izlemedim ama duyduğum yorumlara göre yönetmen pek bu işi becerememiş.Ne de olsa biyografi filmi çekmek zor.. ama merak ediyorum, yine de izliycem sanırım..
     
  3. Ben de film hakkında çok olumlu yorum duymadım. Benim hayatımda izlediğim en güzel biyografik film Amadeus'tu. Mozart'ın hayatını anlatan mükemmel bir Milos Forman filmi.
     
  4. Tn

    Tn

    merakla beklediğim halde vizyona girdiğinde izlemediğim bir çok filmden biri umarım kaderi onlar gibi olmaz da fırsatını bulup izlerim :roll:
     
  5. Çok övdüler ama malesef izleyemedim. DVD'ye kaldık artık..
     
  6. Film gerçekten hem kulağa hem kalbe kitap eder cinsten. Kurguda bazı katkılar olduğu düşüncesindeyim, ama önceki beethoven ve mozart biyografisi filmlerde de mutlaka izleyicinin ilgisini uyandırmak için katkılar olmuştu. Bu yapımı tüm kurgusuyla beğendim diyebilirm, Diane Kruger'in altın filmi olmuş hatta, yetenekli olduğunu sonuna kadar hissettiriyo. Kesinlikle tavsiye ederim..
     
  7. Dün gece izledim ve hakikaten çok beğendim. İnsanın her şeyi bırakıp kendini klasik müziğe adayası geliyor. Sağır bir insan bunları nasıl yapabilir, nasıl böyle mucizeler gerçekleştirebilir? Şeflik yaptığı 7. senfoni sahneleri harikaydı, tüylerim diken diken oldu gerçekten. Ha daha iyi kurgulanamaz mıydı, elbette daha iyi kurgulanabilirdi. Duyma konusunda büyük güçlükler yaşayan Beethoven'ın kimi sahnelerde gayet rahat ve akıcı bir şekilde ettiği sohbetler ise biraz sırıtıyor o kadar. Tamam dudakları okuyorsun da, biraz sorun yaşa cevap verirken be adam, bir kaç kere sor ne dedin diye.. :)

    Ed Harris hakikaten çok kaliteli oyuncu. Bir kaç gün arayla önce Gone Baby Gone ve sonra da bu film olmak üzre iki rolde izledim kendisini; demezsiniz ki bu ikisi aynı adam. Zaten rolleri de çok farklı birbirinden, iki filmde de çok beğendim. Troy'un Helen'ı Diane Kruger'da ne kadar tatlı bir yaratıktır yani, hakikaten filme insanı çeken unsurlardan biri.

    Şimdi de Amadeus'u izlemeyi planlıyorum; zaten kafamda Beethoven ve Mozart River vs Boca, Megadeth vs Metallica gibi bir şey; rekabet güzel.. :)
     
  8. beethoven'i anlamak amadeus kadar olmasa da yönetmenin farklı birşeyler yapmak istediğini anladığınız farklı bir beethoven filmi.
    yukarıdaki listeye binaen en son olarak trans siberian orchestra'nın "beethoven's last night" albümünü dinle, benden tavsiye... :wink:
     
Benzer Konular
  1. jokermg
    Yanıt:
    180
    Gösterim:
    14,524
Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş