Element

'Sanatçı ve Gruplar' forumunda elementgrubu tarafından 2 Temmuz 2007 tarihinde açılan konu

  1. Grup, Tufan YAÐMURDERELİ (gitar), Cem GÜREL (bas), Kıvanç KILIÇER (vokal) ve İsmail KİLİMCİ (bateri) tarafından 2004 yılında kuruldu.
    Yıllarıdır sahne ve konser programlarını ağırlıklı 80lerin cover parçaları ile devam ettiren grup, Kıvanç’ın ve Tufan’ın beraber çalışmaları sonucunda ortaya çıkan besteleri birleştirerek ve tamamen kendi imkanlarını kullanarak 1 yıllık çalışma sonucunda Haziran 2005’te parçaların demo kayıtlarını tamamladı. Klavyede Onur Eltutmaz’ın da gruba dâhil olmasıyla grup stüdyo kayıtlarını Haziran - Kasım 2006 tarihleri arasında yaptı. Kayıtlar Öztop Müzik Stüdyosunda Serdar ÖZTOP tarafından, albümün masteringi ise Tufan YAÐMURDERELİ tarafından yapıldı.
    Yoğun uğraşlar sonunda “Cehennem” isimli ilk albümlerini Haziran 2007 ortasında piyasaya süren Element grubu, albümün tamamında 80’li yılların hard’n heavy soundunu benimsemiş. Sözler genelde aşk ve sevgi üstüne yazılmış olsa da, Element grubu “Cehennem” gibi karşıtlık; “Son dakika” ve “Yanıma gel” gibi sorgulayıcı ve mistik öğeler içeren parçalarla kendine özge bir tat yaratmış . Özellikle “Yanıma Gel”; Silent Hill-2 video oyununun sountracklerinden “Promise” isimli parçanın coverlanmış versiyonu olarak ilgi çekici.

    Haziran 2007’de Park Müzik etiketi ile piyasa sürülen albümde ilk klip “Cehennem” ve aynı şarkının İngilizce versiyonu olan “Neverland” adlı şarkılara çekildi. Klip çekiminde Şile’nin antik tiyatrosu, kalesi, lunaparkı, Balans ve Beyoğlu İstiklal caddesi sahne olarak kullanılmış. Yaşadığımız dünyanın savaşlar ve politikacılar tarafından tam bir cehenneme çevrildiği fikrinden yola çıkarak yazılan senaryo, arşiv görüntüleriyle pekiştirilince çok çarpıcı bir yapım ortaya çıkmış.

    Grubun tüm elemanları iş yaşamını müzik sektörü dışında çeşitli sektörlerde sürdürmekte olsa da Element’in düzenli bar programları ve konserleri devam etmektedir. Element üyeleri müzik çalışmalarına kendi stüdyolarında devam etmektedir.

    Cehennem klibini seyretmek için :
    http://www.youtube.com/watch?v=B5RpCHt0LGU

    Neverland klibini seyretmek için :
    http://www.youtube.com/watch?v=1xoSK7O9CdA

    Grubun resmi web sitesi için :
    http://www.elementrock.net/

    [​IMG]
     
  2. Güzel dinlenesi şarkıları vardır ve grup da öledir(bkz:dinlenesi) :) Cehennem,gözyaşları...Zamanla kendini daha çok sevdirip,bağlayacak galiba..!

    Başarılar dileriz kendilerine :wink:
     
  3. fırtına şarkısı cok cok iyi...
     
  4. albümü dün aldım. türkçe sözlü hard rock müziğinde kaliteli bulduğum albümlerden birisi oldu. ilk iki şarkı "cehennem" ve "fırtına" çok başarılı şarkılar. bunun yanında "gözyaşları", "eylül" ve "dinle" de aynı şekilde sevdiğim çalışmalar oldu. yalnız "fırtına" daki gitarlar çok iyi çalınmış ve enfes olmuş diyebilirim. klavye tonları da müziğe gitmiş. başarılarınızın devamını dilemekten başka birşey demiyorum.:) yolunuz açık olsun.
     
  5. 80'ler, henüz o cafcaflı dönemini kapatmamışken, yükselen trentlerden biri olan Heavy Metal de kendi içinde isimsel manada bölünmelere sahne olmaktaydı. (yükselen trend konusu için bkz. : http://www.moderntalking.biz/mt/staticpages/index.php?page=80ler linkinde 2 sene önce yazdığım yazım) Power Metal de, bu bölünmelerden nasibini almış bir isimdi. Üstelik azımsanmayacak takipci kitlesiyle diğerlerinden kolaylıkla sıyrılmaktaydı. İron Maiden'ın milat olarak kabul edildiği bu türde Savatage, Hellowen, Running Wild, Blind Guardian gibi öncü ve iz bırakmış grupları örnek sayabiliriz. 80'lerde yurt dışında bu gruplar Power Metal tarzında örneklerini sunarken ülkemizde de azımsanmayacak sayıda grup, Hard'n Heavy ile kulak pasımızı almaya çalışıyorlardı. Power Metal konusunda ilk meyveleri toplamamız için ise 90'ların ikinci yarısına kadar beklememiz gerekecekti.

    Amacım, Power Metal'i ya da bu türde iz bırakmış grupları anlatmak/övmek değil. Ama Haziran 2007'de Park Müzik tarafından piyasaya sürülen bir albüm, geçmiş dönemde yapılan bu tür'e yeniden dikkatimi çekmeme neden oldu. Albümü ilk dinlediğim anda 80'lerin o ışıltılı günlerine gittim bir anda. Tüm şarkılar o yıllarda olduğu gibi melodik ve akılda kalıcıydı. Üstüne üstlük gitar sololarıyla da taçlandırılmıştı; son yıllarda yeni dalga rock akımında dinlediğimiz gruplarda gitar solosu "gereksiz"mişcesine şarkılardan çıkarılmıştı çünkü. Yazımın konusu, son birkaç haftadır ekrana her çıktığında beni oldukca heyecanlandıran Element grubu ve albümleri "Cehennem".

    Albüm, bana grubun davulcusu İsmail Kilimci tarafından ulaştırıldı; poster ve grubu tanıtıcı bir yazı ve fotoğraflarının olduğu bültenle birlikte. O gün bugündür bıkmadan dinliyorum.
    Albümde ikisi "bonus" toplam 12 şarkı var. İkisi "bonus" olan şarkılar da dahil olmak üzere üç şarkı ingilizce. Aslında grup, kuruluşundan bu yana şarkılarını ingilizce bestelemiş; ancak günümüz müzik piyasası ve buna paralel olarak yapımcıların olaya bakış açısından dolayı şarkılarını türkçeye çevirmişler. İyi de yapmışlar. 80'lerin o klasik "türkce rock olur mu, olursa nasıl olur" tarzı polemiklerine nazire yaparcasına Power Metal gibi bir tarzı başarıyla kotarmışlar türkce olarak. "Cehennem", albümün açılış ve klip şarkısı. Oldukca güzel ve melodik. Aynı şarkı, albümün sonunda "Neverland" adıyla ingilizce olarak yeralmakta. Yine, bu şarkının ingilizce versiyonunun da bir klibi bulunmakta. Bir şarkıya, aynı albümde iki farklı dilde yer vermek ve aynı şarkının iki klibini aynı anda sunmak bir ilk. Yine albümde yeralan "Son Dakika" şarkısı, "Forever" adıyla albümün bir diğer ingilizce "bonus"u. Albüm bir süprizi ise videogame severlerin gözde oyunu "Silent Hill 2"nin, Akira Yamaoka'ya ait soundtrack'i "Promise"ye yazılmış türkce sözleri olan "Yanıma gel" şarkısı. "Until We Mean İt" albümün bir diğer ingilizce şarkısı. Şarkıların temalarında genel olarak sevgi ve aşk konuları işlenmişse de, muhalif bir tavır da kendini hissettirmekte. "Cehennem", hem sözel olarak hem de klip senaryosu açısından buna en iyi örnek. Albümün kaydı ve miksajı da son derece başarılı. Öztop Müzik bünyesinde Serdar Öztop tarafından gerçekleştirilmiş. Davul'un tiz tonlanmış olmasının dışında göze çarpan bir hata yok. Ayrıca klavye'nin yoğun olarak kullanılması da sound'u etkilememiş. Ne klavye gitarın önüne geçmiş, ne de davul diğer enstrümanları bastırmış. Güzel bir denge söz konusu yani. Albümün çok güzel bir kapak tasarımyla taçlandırıldığını belirtip grubun geçmişinden ve elemanlardan bahsedeyim kısaca. Grubun kuruluşu oldukca yeni; 2004 yılı. Ancak, elemanlarının müzikal geçmişleriyle bu durum 80'li yılların sonuna tekabül edebiliyor. İsmail Kilimci(davul) ve Tufan Yağmurdereli(gitar) 90'ların başlarında oldukca popüler olan "Export" grubunda yeraldılar. Hatta grubun, demo mantığıyla kaydedilen ve 1994 yılında Hades Müzik tarafından piyasaya sürülen "Erotik Düşler" albümüne de eşlik ettiler. (Albümün kayıt ve miksajı çok parlak olmadığından demo betimlemesi kullandım. Şarkıların sözleri nedeniyle de tepki çeken bir albüm olmuştur "Erotik Düşler". Albümün akabinde grup dağılmıştı). Grubun, bir diğer 80'lere ayağı değmiş elemanı ise Cem Gürel(bas gitar), dönemin popüler gruplarından "Keops"ta bas çaldıktan sonra cover amaçlı bir bar grubu olarak kurulan "Runaway"de İsmail Kilimci ve Tayfun Yağmurdereli ile birlikte yeraldı. Şu anda grupta klavyede yeralan Erhan Elmaslar da eski bir "Runaway" üyesi. (Albümde klavyede Onur Eltutmaz var. Albüm sonrası klavyeyi Erhan Elmaslar devralmış). Bu kadroya sonradan dahil olan Kıvanç Kılıçer(vokal) ile Element'in de temelleri atılmış olur.

    Grup içinde bir dikkat çekici durum ise herbirinin, müzik haricinde iş yaşamlarının olmasıdır. İsmail Kilimci, kendi şirketinde gayrimenkul değerleme uzmanlığı ve danışmanlığı konusunda hizmet veriyor. Tufan Yağmurdereli aile şirketinde makine ve ekipman üretimi konusunda faaliyet göstermekte. Kıvanç Kılıçer de faaliyet alanı klima ve güneş enerjisi sistemleri üzerine kurulu bir firmada görev yapıyor. Cem Gürel ise bir bilgisayar firmasının idari işlerinden sorumlu. İş yaşamları ile müziği bir arada ve dengede tutarak yola devam etmeleri pek az gruba hasıl olan bir özellik olsa gerek. Element grubu bunu gayet güzel başarıyor. Albümlerini kendilerinin finanse edip maddi bir beklenti içinde olmamaları da ayrıca şapka çıkarılası bir durum.

    80'lerin o güzelim tınılarını tekrar bizlerle kucaklaştırdıkları için Element'e sonsuz teşekkürler. Üstelik bunu, türkce yaparak bazı kafalarda halen de devam eden soru işaretlerine cevap verdikleri için de…
    (Kimi detayları bana aktararak yazının şekillenmesinde büyük emeği olan sevgili İsmail Kilimci'ye bir özel teşekkür)


    SİNAN DOYAN
     

Bu Sayfayı Paylaş