Batman: The Dark Knight (2008)

'Forum Meydanı' forumunda Jack-- tarafından 29 Temmuz 2007 tarihinde açılan konu

  1. batman begins filminin sonunda joker in gelecegi mesaji verilmisti
    the dark knight ta batman jokere karsi
    Batman yine Christian Bale
    Joker Heath Ledger, Jack Nicholson nun yerini dolduracagini hic zannetmiyorum

    Starring Christian Bale
    Michael Caine
    Heath Ledger
    Gary Oldman
    Aaron Eckhart
     
  2. ben en çok Joker'i merak ediyorum o filmde zaten, Burtondan sonraki yönetmenlerin rezil ettiği Batman'i yine Batman yaptı bence Nolan, o yüzden filmden umutluyum merakla bekliyorum...
     
  3. Bilindik Joker hikayesinin belki biraz ayrıntılarını değiştirip sürecekler fırına da, Tim Burton'un Joker'li Batman'inden ve Jack Nicholson'un Joker performansından daha iyisini filmde göremeyeceğimizi bizim kadar yapımcılar da biliyodur heralde. O zaman niye Joker ki? Koca Gotham City de kötü adam mı bulamamışlar?
     
  4. neden hep ilkler güzel olur ya da biz öyle olduğunu sanırız :) ben batman begins i birincinin yerine bile koyabilirim. ki bence en karizmatik batman bale olmuş.
     
  5. isin en kotusu yeni joker gulmuyor, bu filmdeki joker ciddi bi palyaco olucak (hollywoodun degisiklik yapalim diye filmlerin icine etmekte ustune olmadigi zaten biliniyor, bknz spiderman serileri)
    two face de olucak filmde, bence two face i daha sonraki batman filmine saklamalari lazim, joker kendisi fazla bi karakter zaten, batmanin zor yendigi biri, 2 karakter olucaksa demekki yeterince tehlikeli olmiycaklar, batman foreverda two face ve riddle beraberdi, tek baslarina bisey yapamiyorlardi, orjinal konusunda biri batmani zorlamaya yetiyordu

    batmobil degismemis, begins teki ayni araba
    yeni bat costume cok iyi
    bat pod diye motorsikletde var

    g4tv yeni joker icin bi site ismi verdi www.whysoserious.com
     
  6. Bence two face filmin sonunda çıkar.

    Filmin bir sahnesinde Harvey Dent'in yüzünü yakarlar sonra ortadan kaybolur.
    En sonda two face ortaya çıkar :wink:

    Heath Ledger'ın iyi bir joker olacağını düşünüyorum.
    Cristian Bale de Wayne/Batman olarak çok iyi. Bence en iyi batman o oldu.

    Genelde hep önceki filmlerle karşılatırılıyor.
    Bence önceki filmlerde çizgi romana çok sadık kalmamıştı o yüzden sorum yok ortada.
    İlk Batman'i izlediimizde Batman hakkında birşey bilmiyorduk daha sonra Çizgi romanlarını falan okuyunca anlaşıldı olay.
     
  7. Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği yazım ve anlatım hatalarına sahip olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. Kasıtlı olarak Türkçe'yi yanlış kullanmaya devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
     
  8. [​IMG][/URL][/img]
     
  9. ilk filmleri izledigimizde batman hakkinda ne bilmiyoduk, neymis cizgi romana sadik kalinmayan noktalar
     
  10. Hmm... filmlerde çizgi romandakine sadık kalınmayan pek çok şey vardır. Tek tek üzerinden geçeceğim.

    Bütün filmlerin tek bir ortak noktası var; Bruce Wayne karakterini yansıtmayı ne Michael Keaton, ne Val Kilmer becerebilmiştir. Michael Keaton'ın canlandırdığı Bruce Wayne, resmen paraya konmuş, kahramancılık oynayan zengin züppesidir. Val Kilmer biraz ''playboy'' yönünü yansıtmayı başarabilmiştir. George Clooney'den bahsetmiyorum bile, Bruce Wayne'de olan hiçbir şey yoktur kendisinde zira. Ana karakter en baştan hatalıdır.

    En son, ya da o yıllarda aldığı hal ile durumu özetlemem gerekirse; BRUCE WAYNE DİYE BİRİSİ YOKTUR. Bruce Wayne, Batman'in günlük hayatında bazı işlerini halletmek ve sırrını korumak için ürettiği bir alternatif kimliktir, esas maskeyi kostüm giymediğinde takmaktadır. Bruce Wayne haliyle, biraz espritüel, bazen salağı oynayan, hayırsever bir milyarder playboy'dur. Gece çöküp de o kostümü giydiği anda ise gerçekte kim olduğunu ortaya döker ve dünyanın en iyi dedektifi, ''kahramanlar'' arasında bile ''sert olan'', ''karanlık olan'' diye adlandırılan Batman olur. Batman delidir; sadece deliliğini abuk bir kostüm giyip pantomim numaraları çekerek ifade eder o kadar. Çekincesi yoktur. Soğuktur. Ne kadar ileri gitmesi gerekirse o kadar ileri gider. BİR SOSYAL HAYATI YOKTUR VE OLMAYACAKTIR. Çevresindekileri kullanır, kendi istekleri haricinde çok az şeye saygısı vardır ve çok az şeyi umursar.

    İlk filmde hatalı olan bir başka şey Joker'dir bence. Tamam, bu herifin iki kimliği var; Cinayete Meyilli Sanatçı ve Suçun Palyaço Prensi. Fakat ikisini de biraraya getirmemeleri, zevzekleşmesi, gereksiz ve çoğunlukla da güldürmekten uzak espriler patlatıp durması hatalıdır - tamam, Joker son derece ''komedi'' yaratmaya düşkün ve o anki durum ile ilgili bir esprisi bulunan bir karakterdir, fakat suyunu çıkartmaz, eğlenceyi yaşar. Çok başarılı değildir.

    İkinci film... bilmem buna ne desem. Batman aynı, o baştan hatalı. Penguen hiç fena olmamıştı esasen; gerçek anlamda başarılıydı ve iyi yansıtılmıştı. Catwoman başarısızdı; Gotham'daki ''ucubelerin'' hepsinin de (Batman dahil) zırdeli olduğu bilinen bir gerçek, fakat, kalkıp da abuk sabuk bir şekilde oluşması hatalıydı. Batman karakterinin tamamen yok edilmesine tanık olduğumuz son sahnesi de cabasıydı; Batman, maskesini, hiç kimse için ÇIKARTMAZ. Aksine, sırrını herhangi birisinin öğrenmesine izin vermemek için yaptıklarının ya da yapabileceklerinin haddi hesabı yoktur.

    Üçe geldik. Riddler? Pardon da, Edward Nygma başarılı bir bilimadamı değil, çocukluğunda yaşadıkları nedeniyle doğruyu söylemek gibi bir saplantısı olan bir kişidir. Jim Carrey kesinlikle yanlış bir seçim olmuştu. Sorduğu bilmecelerin ya da yapacağına ilişkin bıraktığı ipuçlarının tek sebebi bu saplantısıdır, eğlenmek istemesi değil - birkaç değişik sürerlilikte, Batman'e bilmece bırakmamak için savaş verip kaybetmiştir hatta. Two-Face sıyırmış bir bölge savcısı değil, kişilik bölünmesi yaşayan, trajik bir karakterdir. Daha da önemlisi, o para ona ne söylerse onu yapar, istediği sonucu elde etmek için yirmibeş bin kere atmaz. Karısına sonuna kadar bağlıdır ve başka hiçbir kadınla ilgilenmez. Ayrıca kendi kişiliğinin bölünüşünü iyi ve kötü arasında bir çekişme olarak görür ve bu yüzden SİYAH VE BEYAZ yarılıarı olan takımları (ya da benzer bir şeyi) tercih eder; rengarenk giyinmek ona göre değildir. Robin başarılıydı esasen... sadakat seviyesi şüpheli, fakat başarılıydı. Gerçi, Dick Grayson, o sahnedeki gibi Two-Face'i kurtarmazdı, zira, Batman'den daha öfkeli bir karakterdir çoğunlukla.

    Dördüncü film... bilmem ne desem!? BANE gibi bir suç dehasını, Batman'i yok etmek için uzun vadeli, çetrefilli planlar yapan, daha kimse ona söylemeden Bruce Wayne'in Batman olduğunu anlayan kişi mi beyinsiz, Venom pompalanmış bir zombiye dönüşüyor? Hadi onu geçelim... Mr.Freeze kadar trajik ve bir o kadar da karanlık bir karakterin suyunu çıkartmaları da son derece uygunsuz; aslında son derece entellektüel bir insandır Mr. Freeze, ve kibardır, gereksiz sataşmalarda bulunmaz. Poison Ivy bir yere kadar başarılıydı, zira, bitkiler haricinde hiçbir şeyi önemsemeyen (Batman karışınca da onu öldürmek haricinde hiçbir şeyi önemsemeyen) bir karakterdir kendisi. Ayrıca, Alfred, Batman için bir baba figürüdür ve orada durup ölümünü seyretmek yerine, dünyayı yakıp yıkardı Alfred için. Çünkü karakterin en önemli yönlerinden birisidir bu - bir şeye odaklandığında, durdurulması hemen hemen imkansızdır.

    Bu karakterleri ''The Batman'' isimli, yeni çıkmış animasyon israfındaki yansımalarına benzetmek mümkün değil; zaten öyleler. Ve bir felaketler zannımca.

    Çizgi filmleri sokarsam bu kısacık liste upuzun bir şey olur; en basidi, misal, Bane bir suç dehası değil, mafya gibi bir şeydir esas çizgi filmde.

    Gelelim ''The Dark Knight''a... ''Batman Beyond''daki logoyu gördüğümde zaten içim bir hop etti. İçeride neler neler göreceğim diye merak edip o logoya tıkladığımda karşılaştığım ''I BELIEVE IN HARVEY DENT'' ise beni koltuktan bir karış sıçrattı; bakakaldım öylece ekrana. Şüphelerimi doğrulamak için Batman Begins'in karakter isimlerine baktım ve cevap karşımdaydı... Carmine Falcone!

    Bilmeyenler için, Jeph Loeb ve Tim Sale'in oluşturduğu, kara film havası taşıyan ''The Long Holloween'' ve ''Dark Victory'' çizgi 'roman'ları, Falcone mafya ailesi çevresinde dönen ve cinayetler için hep tatilleri seçen iki ayrı katili (Holiday ve Hangman) konu alır. Bu iki romanda ise, tekrar eden belli başlı ifadeler vardır (''Couldn'tve happened to a nicer guy...'') ve bir tanesi de ''I BELIEVE IN HARVEY DENT''tir. Zira bu filmin ''The Long Holloween''e benzeyeceği iddiası vardı, ki bence yanlış bir hareket olur. The Long Holloween ve Dark Victory, kendi filmlerini hak eden yapıtlardır zira.

    Ve, Christian Bale'i kutluyorum. O ses (kostümlü sesi biraz abartıydı) haricinde, ilk defa, karşımdakinin Bruce Wayne/Batman olduğunu hissettiren kişidir. Sonuna kadar! Michael Caine'in Alfred'i de tapılasıdır eşit derecede.
     
  11. birde Cine 5'te; Batman Of The Future vardı. güzel çizgi filmdi. izleyenler bilir.
     
  12. Kount guzel bir yazi yazmissin ve cizgi romanlari okuyan biri olarka daha iyi analiz edebilmissin. Hos bir yazi ve bir sey olarak sunu diyebilirim sadece. "Gelelim Dark Knight`a" dedin ama Batman Begins`i kastettin herhalde ya da ben yanlis anladim...
     
  13. valla söylediklerin doğru olabilir.ama ben batman'in ilk iki filmini severim.

    ayrıca batman'e yaptıkları hatalar spider man'e yapılanlar yanında bir hiçtir kanımca.
     
  14. Spider man filmleri bence çizgi romanına hiç sadık kalmamış..Çok fazla popülarite var(özellikle de 1inci filmden sonra) karanlık bir hava yok ve en önemlisi samimi değil..3üncü filmde o karanlık havayı yaratmaya çalıştılar ama ben izlemedim bu yüzden pek bilgim yok..Dolayısıyla Batman filmleri bu konuda Spider Man'i ezer geçer..Duyguysa duygu,atmosferse atmosfer..Tabi ki Kount'un bahsettiği etkileşimsiz filmlerde var.ama genele baktığımızda Spider Man çok gerilerde kalıyor..
     
  15. 25 temmuza kadar nasıl bekliyecez......
     
  16. Şimdi, onun iki adı var, daha afilli olanı da ''Batman Beyond''. Muhteşem bir devamdır zannımca; hele hele karakter analizi ve karakter tezatlıkları konusunda günümüz çizgi filmlerini bir kenara bırakalım (artık eskisi gibi çizgi film yapmıyorlar...), pek çok sevilen dizide bile mevcut olmayan bir karakter derinliği mevcuttur. Ayrıca, ''Batman The Animated Series''e (hani şu ayıla bayıla izlediğimiz çizgi filme) yapılmış gerçek anlamda devam serisidir. Gotham City'nin aldığı hal, dünyanın genel durumu, kültür, Batman miti ve içeriği konusunda çok sağlam bir içeriği vardır. Ve tabii ki olmaz denenin gerçekleşmesi vardır ki o apayrı bir gerçeklik...

    Bilmeyenler için, Batman Beyond şu şekilde... yıllar geçmiş, Bruce Wayne yaşlanmış, teknolojik olarak destekli yeni bir köstümle şehri suçlulara gene dar etmektedir; ufak bir sorun haricinde. Kalbinde bir problem vardır. Bir gün, kendisini savunmak için tabancaya güvenmek zorunda kalınca, Bruce Wayne Batman olmaktan vaz geçmesi gerektiğini anlar, ve kendisini malikanesine kapatarak kendi içine çekilir. Ta ki, Jokerz çetesinden (Joker'in imajı üzerine kurulu bir sokak çetesi... Akira'daki motosikletli çetelerle benzerlik gösteriyor) kaçan, serseri, başına buyruk bir Terry McGinnis Wayne Malikanesi'nin önünde köşeye sıkışana ve Bruce Wayne yardıma gelene dek... Sonrasında gelişen olaylar sonucunda kostümü çalan Terry'nin, Bruce'un da malikanenin altındaki karargahtan taktik yardımlarıyla Batman'e dönüşmesini konu alır. İşin güzelliği, kötü karakteri de eksik bırakmamışlardır - son derece tehlikeli, radyoaktif canavar Blight, mutasyon sonucu vücudunu istediği gibi kullanabilen kiralık yardım Inque, insanları halüsünasyonlarla kullanan Spellbinder, ses uzmanı ve Batman'e (sağır kalmasına sebebiyet verdiği için) özel bir gıcıklığı olan Shriek, ve komik kötü karakter rolünde de kapitalist düzene karşı tek çözümü her şeyi patlatmak olarak gören Mad Stan gibilerinin yanında, Mr. Freeze ve The Joker gibi eskilere de yer vermişler... EVET, BULUN VE İZLEYİN KISACASI!

    Spider-Man konusunda ise hepinize hak veriyorum. Spider-Man bir çizgiroman serisi olmasa, sadece film serisi olsa, belki iyi sayılabilirdi...
     
  17. Batman Beyond'daki Batman bence daha iyi. benim çok hoşuma gitti.. önceki Batman'dan daha atletik.

    birde Batman Beyon'da kartların üstünde uçan adamlar vardı. hatta Batman bir tanesine asşık oluyordu?!..
     
  18. Şöyle ki, Terry McGinnis ve Bruce Wayne arasında çok önemli farklar var ki, seri genellikle bu tezatlardan yararlanıyor. Bruce Wayne'in tercih ettiği yalnızlık ve davaya tam dikkatini vermek yerine, Terry, en azından başlarda, sosyal hayatını ve sevgilisini gece görevinin önüne koyuyor (ki, Justice League'de birilerinin Terry'ye eğer Bruce'u çıldırtan yalnızlığı istemiyor ise, sosyal ilişkilerine özen göstermesi gerektiğini söylüyor). Bruce'un gizliliği ve pek çok durumda ihtiyatlı, mantıklı, soğuk duruşu karşılığında, Terry'nin yöntemleri daha fevri, hareketleri daha tahmin edilemez ve tepkileri çok daha farklı. Bruce'un sessiz sakin durup karşısındakini korkutmaya yönelik psikolojik taktikleri yerine, Terry daha direkt karşılaşmayı ve zor kullanmayı yeğliyor. Bruce'un tersine, Terry'nin bir ailesi var. Bruce'un tamamen kendini adamasının tersine, Terry sadece sorumluluk duygusu tarafından motive edilen bir karakter; intikam değil.

    O kartların üzerinde uçanların adı The Royal Flush Gang; Terry'nin tesadüf ettiği üye ise Ten.
     
  19. eyvallah Kount. Ben senin kadar ayrıntılı bilmiyorum. Saol bilgi için. ;)
     
  20. jack nicholson bile heath ledger'ın performasını gördükten sonra ondan takdir sözlerini esirgemedi. ama maalesef heath ledger yok artık.
     

Bu Sayfayı Paylaş