Andy Timmons ne büyük üstad....

#2
Beni en çok etkileyen gitaristlerin başında gelir. İstanbul'a geldiğinde tanışıp kısa da olsa sohbet etme fırsatı bulmuştum. Kendisinin bir parçasını coverlamıştım ve görüp bana "güzel çalmışsın tebrik ederim" diye mesaj atmıştı. :)
 
#3
Hayatımda beni en çok etkileyen gitarist tir. Hatta hep düşünüyorum Andy timmons gibi nasıl hissedilir diye... İnanılmaz mütevazi inanılmaz duygusal inanılmaz ruhlu bir insan. Şu sıralar ondan çok etkilendiğini düşündüğüm mateus asato diye genç bir arkadaş var. Bu çocuğunda duygu virtüozlüğüne aday olduğu aşikar... Bu gibi insanları dinledikçe hergün bambaşka fikirler geliyor aklıma..
 
#4
Hayatımda beni en çok etkileyen gitarist tir. Hatta hep düşünüyorum Andy timmons gibi nasıl hissedilir diye... İnanılmaz mütevazi inanılmaz duygusal inanılmaz ruhlu bir insan. Şu sıralar ondan çok etkilendiğini düşündüğüm mateus asato diye genç bir arkadaş var. Bu çocuğunda duygu virtüozlüğüne aday olduğu aşikar... Bu gibi insanları dinledikçe hergün bambaşka fikirler geliyor aklıma..
Timmons gibi adamların duygusu son derece sezgisel gelişiyor, ancak arkaplanlarına bakarak bazı dersler almak mümkün. Mataeus Asato gibi kişilerin bu işi pek doğru anladığını düşünmüyorum, aynı Malmsteen sonrası pek çok gitaristin (veya şimdilerdeki Greg Howe hayranı pek çok youtube gitaristinin) yaptığı hataya düşüyor bence, çünkü idolüne ve çalış tarzına tehlikeli derecede yakın çalıyor.
Oysa Timmons gibi adamlarda durum çok farklı. Timmons bir SRV hayranı mesela, ama kendi çalışından bunu doğrudan anlamanız her zaman mümkün değil. Timmons Teksaslı ve blues kökenli bir gitarist olmasına rağmen (country tınılarına da giriyor bazen...), üniversitede formel düzeyde caz (sanırım Wes Motgomerry hayranı) ve bir miktar klasik gitar çalışmışlığı da var. Aynı zamanda bir pop şarkıcısı olan Olivia Newton John'un müzik direktörü ve Beatles çaldığı bir projesi var:)
Yani adamın çalışında blues-rock-caz-neoklasik-fusion-country... duyabiliyorsunuz ! Muhteşem emprovize çalıyor ve bunu yaparken tekniğe yaslanmıyor, dolayısıyla da sıkmıyor.
Benim açımdan Timmons'ın yapabildiği en etkileyici şeylerden biri, türler arası geçişten sağladığı kendine haslık-özgünlük. Her türü mükemmel çalma peşinde değil (mesela bir Guthrie Govan'ın aksine...), ama tümüyle kendine has tınlıyor.
Pek çok gitarist doğal olarak Andy Timmons'ı solo enstrümantal albümleri ile seviyor.
Benim ise dinlememiş arkadaşlara önerim şudur: My funny valentine isimli caz şarkısını herhangi bir tanınmış caz şarkıcısı veya müzisyeninden bir dinleyin. Sonra bir de Andy Timmons'dan dinleyin. Bu bahane ile kendinizi caz dinlerken bulursanız şaşırmayın:)
 
#5
Timmons gibi adamların duygusu son derece sezgisel gelişiyor, ancak arkaplanlarına bakarak bazı dersler almak mümkün. Mataeus Asato gibi kişilerin bu işi pek doğru anladığını düşünmüyorum, aynı Malmsteen sonrası pek çok gitaristin (veya şimdilerdeki Greg Howe hayranı pek çok youtube gitaristinin) yaptığı hataya düşüyor bence, çünkü idolüne ve çalış tarzına tehlikeli derecede yakın çalıyor.
Oysa Timmons gibi adamlarda durum çok farklı. Timmons bir SRV hayranı mesela, ama kendi çalışından bunu doğrudan anlamanız her zaman mümkün değil. Timmons Teksaslı ve blues kökenli bir gitarist olmasına rağmen (country tınılarına da giriyor bazen...), üniversitede formel düzeyde caz (sanırım Wes Motgomerry hayranı) ve bir miktar klasik gitar çalışmışlığı da var. Aynı zamanda bir pop şarkıcısı olan Olivia Newton John'un müzik direktörü ve Beatles çaldığı bir projesi var:)
Yani adamın çalışında blues-rock-caz-neoklasik-fusion-country... duyabiliyorsunuz ! Muhteşem emprovize çalıyor ve bunu yaparken tekniğe yaslanmıyor, dolayısıyla da sıkmıyor.
Benim açımdan Timmons'ın yapabildiği en etkileyici şeylerden biri, türler arası geçişten sağladığı kendine haslık-özgünlük. Her türü mükemmel çalma peşinde değil (mesela bir Guthrie Govan'ın aksine...), ama tümüyle kendine has tınlıyor.
Pek çok gitarist doğal olarak Andy Timmons'ı solo enstrümantal albümleri ile seviyor.
Benim ise dinlememiş arkadaşlara önerim şudur: My funny valentine isimli caz şarkısını herhangi bir tanınmış caz şarkıcısı veya müzisyeninden bir dinleyin. Sonra bir de Andy Timmons'dan dinleyin. Bu bahane ile kendinizi caz dinlerken bulursanız şaşırmayın:)
Söylediklerinize katılmakla birlikte Andy Timmons'u danger danger grubuyla tanıdığım dan beri dinlerim. Dediğiniz gibi blues ve caza kadar birçok tarza hakim olduğu doğru. 😊 Bununla birlikte asatonun etkileşimde bulunduğu konusundada nispeten katılmakla beraber net bir karar veremiyorum. Sadece zaman gostericek diyelim. Ama şu bir gerçek asatonun tınıları da bugüne kadar pek rastladığımız tınılar gibi değil. Ve bu arkadaşın daha önünde uzun bir müzik kariyeri var.. Umarım Vurguladığınız yanlışa düşmez..
 
#6
Söylediklerinize katılmakla birlikte Andy Timmons'u danger danger grubuyla tanıdığım dan beri dinlerim. Dediğiniz gibi blues ve caza kadar birçok tarza hakim olduğu doğru. 😊 Bununla birlikte asatonun etkileşimde bulunduğu konusundada nispeten katılmakla beraber net bir karar veremiyorum. Sadece zaman gostericek diyelim. Ama şu bir gerçek asatonun tınıları da bugüne kadar pek rastladığımız tınılar gibi değil. Ve bu arkadaşın daha önünde uzun bir müzik kariyeri var.. Umarım Vurguladığınız yanlışa düşmez..
Şöyle söyleyeyim: Asato gibi adamları dinleyince idolünün kim olduğunu doğrudan anlıyorsunuz. Bu demek değil ki Asato iyi çalmıyor, ama Timmons gibi çığır açacakmış gibi de durmuyor. Timmons gibi adamları dinlediğiniz zaman, özellikle de cümlelemedeki (phrasing) hakimiyeti düşünüldüğünde, "şuna benziyor, buna benziyor" diyemiyorsunuz, çünkü etkilenimleri çok geniş ve çok kişisel çalıyor.
Bir de şöyle bir sıkıntı var: Yakın zamanda çıkan genç gitar virtüözü tayfanın kariyeri youtube ve ders videolarından oluşuyor, albümlerden ve bestelerden değil. Bu arkadaşlar, onlara ilham veren müzisyenler gibi sahne tozu yutarak değil, backing trackler üzerine çalarak yetişiyorlar. Ben bunu da çok yadırgıyorum doğrusu. Teknik bir mükemmeliyet gelişiyor, ama bir Timmons'da duyduğunuz tutku ve enerjiyi bu adamlarda duyamıyorsunuz. (Texas'da blues dinleyip çalarak gelişmenin yerini internet nasıl tutabilir...).
Son olarak da, nasıl desem bilmiyorum, ama Hendrix ruhundan gelen (ve SRV gibi üstadlarda da hep duyulan) o gacır gucur-kirli-bıçkın tınıları alamıyorsunuz bu yeni kuşaklarda. Sadece kirli tonlardan da bahsetmiyorum. İşin bir de ritmik hakimiyet boyutu var. Timmons gibi adamlar doğal bir kıvraklıkla, konuşur gibi bir doğallıkla çalarken, bu kuşaklar metronom yutmuş gibi çalıyor...
 

Üst