44.1 khz ile 96 khz kayıt arasındaki fark

'Müzik Teknolojileri & Kayıt Forumu' forumunda davulzade tarafından 26 Mart 2004 tarihinde açılan konu

  1. Arkadaşlar 24 bit 44.1 khz kayıttan 24 bit 96 khz ye geçmeyi üşünüyorum.
    Fakat bunun biraz külfeti olacak
    1.Kullandığım davul looplarını 44.1 den 96 khz ye çevireceğim(aynı parça projesinde kullanmak için)
    2.sample rate 96 khz de iken cd falan dinlemeye kalktığımda sample rate uymadığı için dinlediklerim hızlı çalacak.
    Bu kadar külfete razı olmamın nedeni 44.1 ile 96k arasında baya fark olduğunu duydum.Ama sadece duydum
    home electronics dergisinde Değer Terem in yazılarında(sanırım) 96 k nın daha düzenli bir tiz yayılmına sahip olduğunu okudum
    Biraz düşündüm Şöyle kendime göre mantık yürüttüm.Bakalım doğru mu düşünmüşüm

    Yüksek frekans demek dalga boyunun küçülmesi demek.Dalga boyunun küçülmesi durumunda Sinyalin analog halinde tepeler birbirine çok yakın ve dolayısıyla tizlerin basslara göre daha hassas örneklenmesi gerekiyor
    Ama teorik olarak zaten 44.1 khz yeterli(malum duyma sınırının 2 katı örnekleme frekansı yetiyor)
    O halde 96 khz bu örnekleme sırasında hata oranını mı azaltıyor.Galiba 44.1 ile örnekleme yaparken tizlerde hata ya da "harmonik distorsion"
    olasılığı var ve bu yüzden 96 khz daha iyi
    Bunlar sizce doğru mu.Tabi bu kaydı yaparken aletlerin çıkışlarını 96khz yapacağım.Yani bu örneklemeyi ses kartım değil gitar amp modeller ve mic preamp yapacak ve spdif kablo ile ses kartına girecek
    Uzmanlara soruyorum.İlgilenirseniz sevinirim
     
  2. Sesi hareket eden bir araba gibi dusun. Ornekleme denen olay da, bir film kamerasiyla bu arabanin filmini cekmek gibidir.

    Standart film kameralari saniyede 24 kare ceker, yani arabanin hareketini saniyede 24 kez resmeder. Bunu ayni hizda oynattigin zaman goz kareleri teker teker algilayamaz, aldanir ve surekli bir hareket izledigini sanar.

    Eskiden filmler saniyede 16 kare ile cekilirdi, goz bunlari da teker teker algilayamazdi ama bir tuhaflik oldugunu sezerdi. O yuzden Charlie Chaplin filmlerinde hareketler kesik kesik ve komik gelir.

    Simdi ses konusuna gelelim. Bir ses dalgasini dogru olarak ornekleyebilmen icin en az iki kez resmini cekmen gerekir (buna Nyquist prensibi deniyor). Gozunun onune basit bir sinus dalgasini getirirsen, bu dalganin en tepe ve en dip noktalarini orneklemelisin ki nerede baslayip nerede bittigini bilebilesin.

    Dolayisiyla saniyede 20,000 Hz ile titresen bir dalgayi dogru ornekleyebilmen icin saniyede 40,000 kez orneklemen sart.

    1980'lerde CD standardi gelistirilirken insanin ust duyma esigi olarak kabul edilen 20,000 Hz'in hemen ustundeki 22,000 Hz sistem icin mutlak sinir olarak kabul edilmis ve ornekleme orani 44,100 Hz olarak belirlenmis. Fakat artik biliyoruz ki bir dalgayi ne kadar cok orneklersen o kadar aslina uygun bir resmini cikarabilirsin, aynen yukarida verdigim otomobil orneginde oldugu gibi.

    O yuzden ornekleme frekansini giderek artirma yonunde bir egilim var.

    Peki sen bunu yapmali misin? Bence hayir. Ses kalitesinin arttigi dogru, ama aradaki farki duyman icin elinde ona uygun hassasiyette alet edevat olmasi lazim. Cogumuzun elindeki donanimla yuksek kaliteli bir mp3 ile CD arasindaki farki anlamak bile mumkun degil.

    Ustelik 96 kHz'e cikinca bilgisayarini iki kat yukleyeceksin, acabildigin kanal sayisi, kullandigin efekt sayisi yariya inecek ve dosyalarin hacmi iki kat artacak.

    Bence degmez.
     
  3. Doruk'a katiliyorum. Zaten elindeki davul looplarini samplelarini 96k'ya cevirdiginde kalitesi yukselmeyip, dosyayi buyutuceksin. Ben 24/44.1 kullaniyorum ama yeni projelerimde 48k denemeyi dusunuyorum. Belki insan vokalleri ayri bir yerde 96k kayit edip dither edebilir ama o da zahmetli bir is. Sonra kayit zincirindeki her unite cok kaliteli mi bu da ayri bir soru. Bazen aletler hassaslastikca birbirlerinin arizalarini daha beter ortaya cikarabiliyorlar ;)
     
  4. Evet haklısınız.Ben de zorlanacağımı düşündüm zaten teşekkürler
    Ama bu konuda kafamda bazı soru işaretleri var ileride biraz daha ayrıntılı araştırma yapıp bu başlıkta size bunları sormak istiyorum.
    Çok teşekkürler :D
     
  5. 24bit/48KHz çok iyi bir örnekleme yoğunluğudur. Bu sana ileride o kayıda yapacağın efektlendirme için gerekli olan işlem sırasında da kaliteyi düşürmeden çalışmanı sağlayacak ve çok büyük dosyalarla da uğraşmana gerek kalmayacak.

    Benim PC nin garipliği mi bilmem ama 16/44.1 daha düşük bir yoğunluk olmasına rağmen nedense 24/48 yoğunlukta PC daha verimli çalışıyor. Zaten ses kalitesi de daha yüksek oluyor.
     
  6. 48 iyi hos da, birseyi unutmamak lazim: sonucta projeyi 44.1'e indireceginiz zaman uygulayacaginiz dithering de belli bir kalite kaybi getirecek. Bir audio dosyasini mevcut ornekleme frekansinin tam yarisina dither ederken (ornegin 88.2'den 44.1'e veya 96'dan 48'e) cok fazla sorun olmadigi, ancak kesirli cevirimlerde (48'den 44.1'e) daha karmasik matematiksel formuller uygulanmasi gerektigi, bunun da hata oranini arttirdigini (quantization error denen sey) soyluyorlar. Bana mantikli geliyor.

    Ilk basta ornekleme miktarini biraz artirarak elde ettigim kalite artisini sonucta dithering ile kaybedeceksem degmezmis gibi geliyor bana.
     
  7. Ben genelde fazla dithering yapmıyorum. Hatta sadece en son stereo çıkışta normal dithering ile moderate arasında kalıyorum. Ultra olduğunda bana çok cilalı ses geliyor. 48 den 44.1 e sayısal orantısız bir indirgeme var gğibi görünüyor ama 16 bit stereo çıkışlı CDleri dinlediğimde ben standart müzik setlerinde hiçbir fark hissedemiyorum. Bence sorun olmuyor. :)
     
  8. Bunu dun Mahcem'le de konusuyorduk. David Loeb diye bir arkadasim gecenlerde kayitlarda 48k'ya gectiginden beri neticeleri daha begendigini soyledi, ama benim daha deneme imkanim olmadi. Hala EMU DSP Patch Mix olayini anlamaya calisiyorum. Cunku butun herseye oradan ayarlaniyor bu kartta.
     
  9. Playmaker ben bu konuda baya seçiciyimdir. Bence 48k goes smooth! :)
     
  10. Bir ses kartının 96k kaydedebilmesi demek, 96 kaydettiğinde 48'den veya 44.1'den daha iyi kaydeder anlamına gelmez. Bunu daha önce da anlattım başka bir yerde, bir daha anlatayım.

    Analog-Dijital/Dijital-Analog (AD/DA) çevirimde en önemli hususlardan biri bu dijital devreleri birbirine senkronize eden wordclock denen sinyaldeki yalpalamanın, yani "jitter"in azlığıdır. Her bir ses kartının kendi içinde bir wordclock generator'ı vardır, yarı-pro kartların bazıları ile pro seviye kartların tümünde ayrıca harici wordclock sinyallerine senkronize edilebilmek için bir Wordclock In soketi de bulunur. Dolayısı ile kart dışarıdan bir sinyal gelmiyorsa kendi içindeki osilatöre senkronize olur ama dışarıdan sinyal geliyorsa iç jeneratörü devre dışı bırakır, dışarıya göre hareket eder.

    Şimdi:

    Sen 24bit/96kHz kayıt yapabilen ses kartı alıyorsun, 400-500 dolar, adam orada profesyonel stüdyo standardına uygun olarak jitter'i düşük wordclock jeneratörü satıyor, 1500 dolar (bkz. Aardvark AardsyncII, Rosendahl Nanosync veya Apogee Big Ben). Ses kartında iç osilatör/jeneratör var, ama harici jeneratörde AD/DA konvertör yok. Ona rağmen üç-dört kat fiyat farkı.

    Hmmm... Neden acaba?

    Bulmak için müneccim olmaya gerek yok. Çünkü eğer o ses kartını o 1500 dolarlık cihaz kalitesinde bir wordclock'a senkron etmezsen 96k'de alacağın netice 48kHz'den 44.1'den farkı olmaz, hatta daha da kötü olur, zira osilatör alt frekanslarda daha küçük toleranslarla çalışır, yalpalaması azdır, oysa sınıra zorladığında toleransları artar, dolayısı ile de yalpalaması artar.

    Eh, iç osilatörü ile o harici jeneratörlü sistem kalitesinde 96k kayıt/okuma yapabilen bir ses kartı almaya kalktığında da sana 1500-2000 dolara maloluyor zaten (bkz. Apogee Rosetta, Mini Me).

    Dolayısı ile aynen Doruk'un dediği gibi, mevcut şartlarınla 44.1/48 yerine 96 kayıt yaparsan durup dururken dosya boyutlarını iki katına çıkarırsın, bilgisayarının aynı anda okuyup yazabileceği kanal sayısı ve kullanabileceği plug-in sayısı yarıya iner, bütün bu kaynak israfına rağmen ses kalitende de hiçbir iyileşme olmaz, veya o kadar az olur ki getirdiği götürdüğüne değmez.
     
  11. Mahcem abi kızma ama biraz cahilim bu konuda.Yazıları 3-4 kere okudum
    ama fırça yemek pahasına tekrar sormaya karar verdim :lol:
    benim durumum biraz farklı
    A/d çevrimini ses kartı yapmayacak çünki kullandığım line6 pod xt pro 24/96 çıkışa sahip.
    Yani çevrimi amp modeller yapacak.Mic preamp için de aynı şey geçerli.Ses kartında record device olarak digital in seçeceğim
    Şimdi ben zaten 96khz kayıttan vazgeçtim ama doğru anlamışmıyım diye kontrol etmek istiyorum(yani adama o kadar cevap yazdık hala kendi dikine gidiyor diye düşünmeyin)
    "dijital çıkışlı amp modeller" gibi bir ses kaynağından ses kartının digital in e girip kayıt yaparken benim bildiğim ses kartının a/d sinin devreden çıktığıydı.Yani bu durumda ses kartının jitter oranı önemli değil
    değil mi?
    Burada önemli olan "line6 pod xt pro" adlı cihazın jitter i değil mi?
    Kusura bakmayın ben bu konuda cahilim de.
    :lol:
     
  12. sb live sahibi oldugum için dither olayına aşinayım

    ditheri biraz açayım ..

    Ses için dither enterpolasyon denen sayısal hesap yöntemi kullanılıyor eger bu yöntem iki x degerinin arasındaki bir y degerini bulmak için aritmetik ortalama alıyorsa bu yöntem LİNEER ENTERPOLASYON oluyor. en bozuk sonuç burada cıkar eger iki x arasındaki xin y sini bulurken xlerin kareleri kullanılıyorsa (kareler yöntemi) bu NonLineer enterpolasyon oluyor . Böyle xlerin derecesi arttıkça dither yavaşlar ve karmaşıklaşır . Sb live için 44khz de kayıt yaparken kullanılan enterpolasyon lineerdir ve yüksek jitterlidir..

    Sb livede iyi sonuç almak için şunlar kullanılmalı kayıtlar herzaman 48 khz de alınmalı ve toplam mixdown yapıldıktan sonra 44 khz ye dither software de yapılmalıdır ve en yüksek dereceden yapılmalıdır buda size en iyi neticeyi verir..

    Sevgiler
     

Bu Sayfayı Paylaş