Artan dolar kuru hakkında.

#1
Öncelikle şunu söylemeliyim ki mağazaların güncel dolar kuruna göre zam yapmaları benimde hoşuma gitmiyor.
Pedal prosesör hiçbir şey alamıyorum zaten gitarda öyle orta seviye bile sayılmam ama şu an konu seviyem değil :) Bazı gerçekler gözümüze farklı geliyor, yazdıklarımı bilen kişiler illaki vardır ama bilmeyen de çok kişi var. Sadece yüzeysel bir şekilde bir konuya değinmek istiyorum.

A mağazası 2017 yılında C gitarını 300 dolara satın almış ve o anki değeri 1500Tl
Yıl 2018 ve o gitar hala elinde olup 1500tlye sattığı zaman kazandığı miktar 300 dolara eşit olmadığı için ürünü tekrar tedarik edip yerine satışa aynısını koyamıyor.
Bundan dolayı sattığı ürünü güncel kurdan fiyat yazmak zorunda kalıyor. Eğer yazmazsa en sonunda iflas eder.

Tabii ki doları bahane edip dolar 1 arttıysa fiyatı 3 arttıran mağazaları bundan ayrı tutuyorum, dolar azalınca fiyatı azaltmayıp dolar artınca arttıranları ayrı tutuyorum, fahiş kar payı bırakanları ayrı tutuyorum, ürünün fiyatı dolar olarak azaldığı halde hala eski dolar değerinden satanları ayrı tutuyorum onlara her şey müstehak.

Ancak bazen çevremde ulan şu mağazaya bak dolar 7 oldu hemen fiyat arttırdı sen bunu 2016 da dolar 3 iken aldın hainnn denmesi pek mantıklı gelmiyor tamam haklısın ama adam onu 300 dolara aldı yenisini alırken de 300 dolara alacak dolar olarak değeri değişmedi ki ?

Benim bilgim bu şekilde eğer ki bildiklerim tüm yazdıklarım yanlış ise kırmadan sakince doğrusunu söyleyip beni de düzeltebilirsiniz ülkece en çok ihtiyacımız olan şey bu.

Ayrıca forumda son konum ve mesajım olarak kalacak bu mesajımdan sonra bana ve konularıma alay etmeden düzgün cevap veren abilerim kardeşlerime teşekkür ederim.
Forumda nedense her şey ile alay ediliyor duruma gelmiş.
 
Son düzenleme:
#2
Mağazaya, dolar 3 lirayken ürünü aldın şimdi neden güncel kura göre satıyorsun diyen kişi ticaret bilmiyor demektir. Bu işi yapan kişi babasının hayrına satış yapmıyor, adı üzerinde ticaret yapıyor. Eski kura göre ürünü satsa yeni ürün nasıl alacak? Ayrıca adam ekipman getirmek yerine parasıyla hiçbirşey yapmayıp o dönem dolar alsa daha iyi aynı mantıkla.

Adam dolar kuruna göre fiyatı arttırınca zaten satış yapamıyor. Satmak da istemiyor zaten şu an için malzemenin durması satılmasından daha iyi. Çünkü fiyatı artan sadece ürün değil, o ürünün taşıma maliyetleri de 2 katına çıkmış durumda.

Dolayısıyla ben de dolar kuru 3 liradan gitar almak istiyorum, ancak realite bu değil.

Tartışılacak Bir konu bile değil bu durum.
 
#3
TL üzerinden satış yapılan bi sektör değil TL fiyat yazılıyor olması malların dolar/euro cinsinden satıldığı gerçeğini değiştirmiyor zaten.

Dediğiniz gibi isyan edenler kuyumculara gidip çeyrek altının fiyatı niye 400 geçen sene 200 e almıştın desinler bence :D

Kendimden örnek vereyim satışta olan gitarlarımı dolar kuruna çekersem çok gerçekci olmayacağından dolar kurunu yaklaşık 3.5-4 arası kabul ederek fiyatları sabitledim, Ha satıldıktan sonra yerine koyabilirmiyim bilmiyorum :), zaman ve piyasa gösterecek.

Ama eski dolar kuruna rağmen gelen takas tekliflerine inanamazsınız :)
 
#4
İşin çok derinine inmeden biraz beyin jimnastiği yapalım. Adam stoğuna ortalama 3.5 TL kurdan 100 bin $'lık mal koymuş diyelim. Güncel kurun 6 TL olduğunu dikkate almayıp eski kurdan satarsa sermayesinin ~%40'ı buharlaşır. Küçülmek istemiyorsa, sattığı ürünün yerine yenisini ne kadardan koyacağının hesabını yapmak zorunda. Satamıyorsa durum farklı tabii. Batan veya ciddi şekilde küçülen firmalar mutlaka olacaktır.

Öte yandan çoğu ithalatçının tek maliyet kalemi dövizle satın aldığı malı değil. Mesela dükkan kirasını ve çalışanlarının ücretini büyük ihtimalle TL ile veriyordur. Toplam maliyeti içinde bu gibi TL kalemlerinin oranı azalırsa, malını satabilmek için müşterisine bunu yansıtabilir. Yani, kar etmeye devam ederek ve sermayesinden yemeyerek güncel kurun "biraz" daha altına satabilir.
 
#5
Al-satçılığın bile bir riski olduğunu, ticaretin bu riski tanımı gereği içerdiğini unutan insanlar var. Al-satçılıkla kazanılan tatlı paraları normal sayanlar, iş ekonomide darboğazlara gelince "bize de mi lolo?" diyorlar...
Bütün bunlar bana Nasreddin Hoca'nın meşhur kazan fıkrasını anımsatıyor. Kazanın doğurduğuna inananlar, kazanın öldüğüne inanmak istemiyorlar.
Hayatımızın fıkralardan ibaret olması acı tabii...
Ama bir kaç yıl öncesinden bu işin sinyalleri gelmişti. Sayesinde ilk defa butik gitar aldığım bir esnaf (adamın bana Vigier Indus sattığı fiyata Tünel'deki kodamanlardan biri Japon Ibanez satmaya kalkıyordu...) bir kaç yıl önce dükkanını kapattı gitti, bunu bir başkası izledi. Bu forumda bir başlık olmaktan öteye gidemedi tabii.
Üretmeden tüketmenin bedelini ödeyeceğiz hep birlikte. Gerisi teferruat.
 
#7
İnşaat zaten yıllardır konuşulan konu, ne getirir inşaat, arazi değerlendiği için devlet payını alır (araziyi bireye satarken veya kiralarken aldığı gelirler, kat mülkiyetine geçirirken ödenen harçlar gibi), emlak vergisini alır, alım satımdan vergisini alır da istihdam işi inşaat süresiyle kısıtlı, ele ne kalır emlak vergisi ve kiradaysa (o da devlet tahsil edebilirse) GMSİ ile ilgili gelir vergisi.. Bu para da katma değer yaratmayan, elden ele geçtikçe eriyen meblağdır..

Tarım ve Avrupa'ya ihracatla ilgili sayın Reisimizin 2004-2005 yıllarında attığı imzalar var Avrupa'da (emin olamadım şimdi, kendisi bile imzalamış olabilir).. Fındık ve Zeytin ihracatı ile ilgili kısıtlamalar, yerli tohum kullanmanın yasaklanması, hybrid tohumlarla mahsulün fazla olması ama ertesi seneye yeniden İsrail'den tohum almak zorunda oluşun.. Biz buğday ithal ederken Amerika Kars buğdayı ile ekmek üretiyor, onlara göre en kaliteli buğday buymuş.. Hep bir yerlerden gol yenmiş, Osmangazi köprüsü ile ilgili rezilliği Feyzioğlu açık açık anlattı.. Golü asıl yiyense ayda 2-3 bin liralara çalışan insanlar ve onlardan para kazanan esnaf.. Başımızdakilerin komisyoncu olduğunu tekrar tekrar anlatmaya gerek yok.. Tekel fabrikalarının, Türk Telekom'un satışı, Tüpraş vs vs vs.. 2004'te 300 milyon dolara yakın bir bedelle Türklere satılan Tekel (ki sadece stoklarının bu bedelin çoğunu karşılayacağı söylenir), 2006'da 810 milyon dolara ABD'li bir firmaya (Texas Pacific Group) satılıyor.. ABD'liler de 2011'de 2 Milyar dolardan fazla paraya İngilizlere (DİAGEO) satıyor.. Senin 300 milyon dolara sattığın 7 sene sonra 2 milyar dolardan fazla ediyor, arada 1 milyar 700 milyon dolardan fazla kayıp.. Bugün kimbilir ne kadar ediyordur.. Bilirkişin mi yoktu değerleme yaparken.. Sonra da bu işten kimse komisyon yemedi.. yerse....... Neyse bunlar hep yediğimiz goller işte..

İthalata dayalı ihracat, bir nevi fason dikim atölyesi mantığıyla iş yaparsan ne kazanırsın, sadece dikim parası.. İhracata paralel ithalatın artar, girdi çıktı dengesini lehine çeviremezsin... İhracatın ya hammadde ya da montaj ürünleri ağırlıklı, katma değeri yüksek ürünlerin az.. Mesela bilgisayar dediğin 2 kilo plastik ve metal yığını ama ederi teknolojisine göre 1000 dolar ortalamasında.. En basit haliyle katma değer bu işte, iki kilo plastik ve metali işleyip 1000 dolara satabilmek.. Araba fabrikaları var, motoru, elektronik aksamı vs ithal.. Üstelik bu araba fabrikaları açılırken arazi tahsisinden tutun da işçi prim teşviklerine, vergi kolaylıklarına dünya tavizler veriliyor.. ve bu arabalar yurtdışına ihraç edilirken çok düşük karlarla ihraç ediliyor ki vergisi az olsun.. Adam gibi tek karı orada çalışanların işsizlikten kurtulması..

Türkiye'de birçok fabrika kapandı, Sivas'ta bildiğim 5 tane.. Yine bunlar seçimlerde Sivas'ta birinci parti.. Yol yapmışlar.. komik..

Türkiye üstüne oyun oynandığı zaten ortada.. Oyunun başlangıcı da 1820'lere gider.. Atatürk oyunu bozar, ama maç 1939'da yeniden başlar.. Çok çok uzun konu.. Özeti ise son 1 ay içinde çok güzel dayak yedik, bu kafayla da dayak manyağı yaparlar.. Bunların yedikleri hurmalar, şimdi bizi tırmalar...

 
#8
Dükkanlar kur artışını ya da hedgelerini fiyatlara yansıtacaklar ve bu kaçınılmaz. Ama satışlar düşerse ve nakit darboğazı oluşursa tabii ki yerine koyma maliyetlerini bile boşverebilirler ama bu durumda bilin ki o dükkanın ömrü uzun olmayabilir.
 
#9
Bence bu iş 3'e aldı 7-8'ye sattı kadar kolay bir denklem değil. Emin olun ki o adam da keşke dolar 3 olsaydı diyordur. Şuan tahminim o ki bıçak gibi kesilmiştir satışları. 1000 dolarlık bir gitar dolar 3 iken 3000 tlye satılırdı. 7 iken 7000 tl'ye satılmıyor, fark bu, ödemeler geliyor, işçi ücretleri-kira düzenli geliyor ama adam hala 7000 tl'den o gitarı satamıyor. satamadıktan sonra da karı 0 tl. Şimdi, bu adam kurun 3 olmasını mı ister 6-7 tl olmasını mı ? Kur bu şekilde devam ederse büyük başların bile (zuhal, dore vs..) dükkan kapatacağını veya küçülmeye gideceğini düşünüyorum. Geçen tüneldeki zuhal'e gittim tel için üst kata çıktım aynı katta 3 kişi vardı hiçbiri hiçbir iş yapmıyor dükkanda sadece ben vardım. İnternet satışları filan vardır da kur 1.8-2 tl iken orası arı yuvası gibiydi. şu an sinek avlıyor. Şu ortamda sıfır gitar satan bir mağaza sahibi olmak istemezdim.
Öbür taraftan kur'un bu şekilde olmasının siyasi-dış güçler etkisi olmakla birlikte çok yanlış şekilde değerlendirilen sıcak para var. 3'te 7'ye 4 tl farkın 1 tlsi hadi 2 tlsi siyasi gerilim abd etkisi olsun gerisi balon ekonomi modelimiz. Bu siyasi kriz olmasa bile kur 5-5.5 tl seviyesinde olacaktı bu bile düşük kur değil. Zamanında, Ucuz krediler yılda 50-60 milyar dolar sıcak para geldi ve bu 10 yıl boyunca sürdü, bunun çok önemli bölümü beton'a gömüldü. şimdi sanayi'ye 1.5 milyar doalr teşvik vereceklermiş, bu işi 10 yıl önce yapacaklardı. yap-sat tatlı geldi, herkes gemisini kurtaran kaptan oldu ve sonuç bu.

Köprü, yollara da ddolardan teminat verdiler, dolar arttıkça benzin artacak, şimdilik ötv'den yiyorlar ama bir süre sonra millet kontağı daha az çevirecek bu da köprü ve yollardan geçen aracı azaltacak ayrıca kimse artık 30 dolarlık yani 180-220 tl arası değişen bir köprüden geçmek istemeyecek veya 2-3 kere düşünecek. bu her yıl azalan araç sayısı ve teminat koşullarından dolayı hazineye katmerli yük bindirecek. Allahtan şehir hastaneleri biraz yavaş gitti de oradan kısmen kurtardık, köprülerden hazineye girdikten sonra sırada şehir hastaneleri hazineye girecek. Onda da teminat var çünkü yılda şu kadar hasta gelecek gelmezse hazine ödeyeecek. Özetle, köprü-yol-şehir hastaneleri, yeni imf veya duyun-u umumiye'miz olacak değil oldu. 1-2 aya hissedeceğiz, tam yıl sonrada da devlet muhtemleen bunlara el koymak zorunda kalacak bu da Türkiye'nin karizmaasını prestijini, yatırım-kredi notunu peş peşe düşürecek. Osmanlı, 1. dünya savaşına girmeden önce, zonguldak'taki kömür işletmesini Fransızlar işletiyormuş, savaşa girince, fiyatları 1'e-100'e çekmişler sonra devlet de el koymuş. Şuan bütün stratejik maden, köprü, işletme satılmış durumda. Ya bunlara el koyarız rahatlığındalar ya da biraz daha köle oluruz çember daralır ne var ki rahatlığındalar. Ekmek 10-20 olmadığı sürece senin 150 tl'ye aldığın elixir de kimsenin umrunda olmayacak. Şuan tabanda öyle bir kitle var ki, ekmeği yesin kömürü yaksın çalışın veya çalışmaasın bu temel ihtiyaç geliyorsa tamam, kesinlikle bir üst modele geçmek istemiyorlar. Yani, bizden istediği kadar kriz olsun Fransız Devrimi çıkmaz. Toplum, bir üst level için de çabalamaz. Biz git gide fakirleşiriz hepsi bu. Şuan asgari ücret 200 dolar seviyesinde, eski sovyet bloğu ülkeler gibi 40-50 dolara filan iner, ama halk ekmeğe ve kömüre ualştığı sürece problem olmayacaktır.
 
#11
Görüyorum ve artırıyorum: Daha bunlar iyi günlerimiz : )

tl'nin düşmesinin yanında enflasyon da yüksek seyrediyor. Bu da fiyatlarda çifte etki doğuruyor. Bir süredir üfe, tüfe kadar artmıyordu. Birçok üretici maliyet artışlarını son kullanıcıya aynı oranda yansıtmıyordu. Şimdiyse bazı firmalar dolar kuru %40 arttıysa bu artışa ek olarak %30 gibi bir zam yaptılar ve geçmişten gelen kayıplarını da fiyat artışı olarak yansıttılar. Benim bildiğim perakende sektöründe çalışan bir firmada geçen sene distribütörden 10 liraya gelen bir ürünü tüccarlar artık 17 liraya getirebiliyorlar. Diğer yandan vergi artışları ve diğer maliyetler ne durumda ona da bakmak lazım.

Diğer olumsuzluklar, siyasi sorunlar vs derken 90'ları tekrar yaşıyoruz.

Herkese bol şans.
 
#12
Görmüşken boş geçemem. Bu dolar kurunun durumunu çok az insan nedense objektif takip ediyor. Bi kısım dış mihraklarin oyunu diyor obur taraf ülke bitti krize girdik yok olduk diyor. Durum kötü zamanında yapılan bazı hatalar bugün geri dönülmez boyutta. Amerika tavrını değiştirmediği sürece de böyle olacak ama krizde de değiliz. Ve bu durumun sebebi kesinlikle özelliştirme değil. Kapitalizm ve doğru liberal politikalar bir ülkenin başına gelecek en güzel şeydir. Liberal biri olduğum için değil günümüzde en etkin ve doğru ekonomik model su götürmez şekilde kapitalizm olduğu için söylüyorum. Ama 2011 ve sonrası çok yanlış hatalar yaptık. Orta gelir tuzağına dusecegimizin sinyalleri vardı, merkez bankasına bağımsızlık vermedik ve liberal politikaları bıraktık. Sorun sadece katma değeri yüksek mal ithalatında değil. Elbette güzel ama bunlar uzun vadeli durumlar, sorun hicbir alanda yeterince verimli olmamamız. Tarımla ekonomi kalkınır mı kalkınır bakın hollanda, 2011 yılında ülkenin inşaatla dönmeyeceğini çok söyleyen oldu basta parti içinde ki ekonomistler ama olmusla olmuse cagre yok.
 
#13
Görüyorum ve artırıyorum: Daha bunlar iyi günlerimiz : )

tl'nin düşmesinin yanında enflasyon da yüksek seyrediyor. Bu da fiyatlarda çifte etki doğuruyor. Bir süredir üfe, tüfe kadar artmıyordu. Birçok üretici maliyet artışlarını son kullanıcıya aynı oranda yansıtmıyordu. Şimdiyse bazı firmalar dolar kuru %40 arttıysa bu artışa ek olarak %30 gibi bir zam yaptılar ve geçmişten gelen kayıplarını da fiyat artışı olarak yansıttılar. Benim bildiğim perakende sektöründe çalışan bir firmada geçen sene distribütörden 10 liraya gelen bir ürünü tüccarlar artık 17 liraya getirebiliyorlar. Diğer yandan vergi artışları ve diğer maliyetler ne durumda ona da bakmak lazım.

Diğer olumsuzluklar, siyasi sorunlar vs derken 90'ları tekrar yaşıyoruz.

Herkese bol şans.
Yukarıda 'tüfe, üfe kadar artmıyordu' demek istiyorum. Yazarken ters yazmışım, fakat açıklarken doğru açıklamışım.
 
#14
Arkadaşlar bayilerin zarar etmesi pek olası değil aslında. Siz sanıyormusunuz ki peşin para vererek ürünleri stoklarına alıp sonra satsınlar?
Aracılık, yani satıştan komisyon.
 
Son düzenleme:
#16
Herkes iyi bir distribütör kötü ... bitmiyor bu muhabbet. Arkadaşlar o adam da ticaret yapıp para kazanmaya çalışıyor, dükkan işletme ve mal temin etme şartları ve maliyetlerini biliyor muyuz, Hayır. Sadece kur arttı bana geçirmesin diyoruz... nasıl olacak? Kötü hizmet alıyorsanız veya alenen kazıklandığınızı düşünüyorsanız almazsınız o markayı olur biter. Bu piyasa dolar ile dönüyor, alacağım alet için o miktar doları biriktirir alırım kurun kaç olduğu beni bağlamaz, sonuçta sabah uyanıp bugün TL karşılığı düşük kurdan çevrilmiş bir gitar alayım demiyor kimse ... 1000 dolar mı lazım paran oldukça al koy kenara dolar olarak, zaten firmalar sitesinde dolar fiyatı veriyor. Haa arada dolar bazlı fiyata geçirdiyse de dayarsınız burnuna eski screenshot’ı... adam mı dütüyosunuz diye.
 
#17
Ben kurdan bağımsız olarak döviz bazında da fiyatlarda şişkinlik olduğunu yıllardır görüyorum. Basit bir amfiyi Avrupada herhangi birisi 200 euroya alıyorsa ben burada 350 euroya alıyorum. Nedir bunun mantığı bilen varsa açıklasın çünkü gümrük vergisi ve ötv’ler ile açıklanamayacak derecede sinir bozucu bir durum.
 
#18
Ben kurdan bağımsız olarak döviz bazında da fiyatlarda şişkinlik olduğunu yıllardır görüyorum. Basit bir amfiyi Avrupada herhangi birisi 200 euroya alıyorsa ben burada 350 euroya alıyorum. Nedir bunun mantığı bilen varsa açıklasın çünkü gümrük vergisi ve ötv’ler ile açıklanamayacak derecede sinir bozucu bir durum.
%18 gümrük vergisi + %20 ötv + kargo + kâr
 
#19
Maalesef bu hesap tutmuyor işte. Thomanndan aldığım durumda daha ucuza gelecek bir amfiyi alamıyorum Thomann izin vermediğinden. Bahsettiğiniz vergi ve kargo nihai tüketici olarak bana yansıdığı durumda bile daha uyguna yurtdışından getirtebilirim izin verilse. Demek ki burada çok ciddi kar marjları olduğu ortaya çıkıyor.
 
#20
Yukarıdaki durum bana da ilginç geliyordu hep gerçi kur şimdi uçtuğu için almak mantıksız ama biraz daha önceleri öyleydi ki thomann son satıcı ve fiyatlarda kârı da dahil , şu da var oraya enstrümanlar ithal ederken de vergi ödüyorlar yani bizde var orada yok değil ki bir kısmını zaten satın alabildiğiniz ürünse vergisi düşüyor, evet bizde vergiler çok fahiş ama gene de oradan alırken hala avantajlı olması kabul edilemez
 
Üst