İbanez Jem7V-WH Özentiliğimin Fender'e geçiş hikayesi ve neden Fender. Part 1

#1
Size güzel bir hikaye anlatacağım arkadaşlar konunun kahramanıda bizzat benim. :)
Yıl 2011 30 lu yaşlara basmış olma psikolojisi ile ''artık adam gibi şeylerle çalmalıyım'' geçiş dönemi.
Seymour duncanlı washburnlara sap ayarı yapmaktan ve cort serileriyle debelenip durmaktan bıkmış biri olarak hayatımın sonuna kadar çalıp cocuklarıma devredecek bir ekipman kurmaya karar vermiştim.
Müzik tarzı olarak kesinlikle rockn roll ve blues kafa oldugum halde arayışa girdim forumları dolaştım ve her köşe başında jem 7v ile karşılaştım.
Gitarın tipinin çok yakışıklı olmasındanmı yoksa klavyesındekı dallı budaklı böcekli çiçekli işlemelerdenmi bilmiyorum :) millet anlata anlata bitiremiyor.E tabi birde işin içinde STeve vai gibi bir vürtiyoz varki oda ayrı bir konu.Tabi her aklı başında olan insan veya müzisyen diyeyim,her ne kadar steve vai signaturede olsa,onun kullandığı manyetiklerin bitanesiyle 3 tane jem 7v alınacagını illa bilir yani :) tamam jem7v dede di marzio evolatıon gibi üst düzey bir manyetık var fakat steve vaının kullandıgı olaylar çok çok farklı ellerde bir custom shop evolatıon olayı yanı:) O dönem nasıl olduysa ben gittim ve cok degerlı bır gitar üstadı dostumla 2.elde bir jem 7v yi japonu yaklasık 5000 tl gibi bir rakama el sıkışıp aldık.,Bu gitarı aldıgım aynı haftada yaklasık 4-5 gun sonra yine bu arkadaşımla 2. elden fender road worn stratocaster aldım.Hani şu vintage havası verilip heavy relıc uygulanan,üzerinde texas special manyetıkler olan meksika fenderler.Gitarda normalden fazla dip gürültüsü var doğası gereği ama gayet hoş bir gitardı onuda o dönemde tam 1750 tl ye almıştım.(rakamlara bak şaka gibi :) )
NEYSE.
Jem 7v yi bayağı seveek çaldım fakat nedense jemi bırakıp road wornu alınca daha bir fazla keyif aldıgımı farkettim.Çünkü strat tonları benim doğamda vardı.Bir yanda dp sesli meksika diğer yanda O dip sessiz tertemiz Jemin karakter olarak o sert tonu. hiçbir eq veya booster pedalı ile traşlamak ne yazıkkı mümkün olmadı kullandıpım pedallarda tc nin nova drive hall of fame spark booster gibi true by passlı üst düzey pedallar buda benim tarzımın dışında ve çok çok ta severek alamadıgım bir tonda gitmeme sebep olmuştu.Yani şöyle bir durum bu,bir gitar düşünün klavyesi öyle rahatkı hayalınızı ve kapasıtenızın ıstedıgı herseyı yapablıyor,inanılmaz bir akort tınısı ve nota dengesi var,aşırı rahat bir gitar ve ınanılmaz güzel sustaine sahip ama ton olarak bir türlü o boşlugu size yakalatamıyor,Jem tam olarak böyle bir gitar.İşin özü türkiyede müzik yapan bir müzisyen barlarda bu gitarla ne kadar bar kültürümüzü yansıtır acıkcası biraz zor. gitarımı cidden severek çaldım fakat belli bir süre sonra fenderin elimde düşmediğini ,jemin ise kenarda yatışa geçtiğini farkettim ,akabinde bu iki gitarı elden çıkartarak fender american elite aldımki bence tam bir nokta atışı isabet oldugunu düşünüyorum.Zevkler renkler tartışılmaz.Bu yazdıklarım tamamıyle kımısıne ters ve zıtta gelebilir.Ama uzun yıllar bu işe gönül ve emek verdim gerçekten bana göre,şahsımca kanımca.Fender gibisi yok abi...


Saygılar
 
#2
Selamlar, bu deneyimi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Şunu da belirtmekte illa ki fayda vardır ki zevk meselesi sonuçta örneğin kimi tatlı sever kimi tuzlu kimi baklava sever kimi pasta kimisi lahmacun sever kimisi pizza...sonuç olarak tamamen kişinin tarz ve zevklerine göre değişen birşey bu konu. Bunu yazmamın nedeni de gitara yeni başlayacak olan genç bireylerin ( Ibanez ve Fender arasındaki farkı anlayamayacak kapasitede olan gerek ağacindan gerek elektronik aksamından bihaber yeni başlayan) gitar tutkunları için belirtmekte fayda görüyorum. Ki böyle olmasaydı David Gilmour ve Steve Vai veyahut John Perrucci, Paul Gilbert vs. Gibi eşsiz Gitar Tanrıları farklı gitarlar kullanmaz hepsi de aynı marka gitar kullanırdı.Ama hepsi de kendi duygu düşüncelerini dinleyicisine veya kendi ruhunun derinliklerinde hapsolmuş o mükemmel yaratıcılığı aktaracak farklı gitar modelleri tercih etmişler. Ve ben şahsen çok memnunum güzel bir yemeğin üzerine iyi bir tatlı yemek gibi birşey ve sizin adınıza çok sevindim. Esen kalın...
Saygılar...
 
#3
..Bu gitarı aldıgım aynı haftada yaklasık 4-5 gun sonra yine bu arkadaşımla 2. elden fender road worn stratocaster aldım.Hani şu vintage havası verilip heavy relıc uygulanan,üzerinde texas special manyetıkler olan meksika fenderler.
Selamlar. Tex-Mex manyetikler var Fender Road Worn stratlar uzerinde. Texas Special'lardan farkli manyetikler ama isim benzerliginden cok karistiriliyorlar birbirleriyle...

Bence de Fender (ama tele)...;)
 
#4
Size güzel bir hikaye anlatacağım arkadaşlar konunun kahramanıda bizzat benim. :)
Yıl 2011 30 lu yaşlara basmış olma psikolojisi ile ''artık adam gibi şeylerle çalmalıyım'' geçiş dönemi.
Seymour duncanlı washburnlara sap ayarı yapmaktan ve cort serileriyle debelenip durmaktan bıkmış biri olarak hayatımın sonuna kadar çalıp cocuklarıma devredecek bir ekipman kurmaya karar vermiştim.
Müzik tarzı olarak kesinlikle rockn roll ve blues kafa oldugum halde arayışa girdim forumları dolaştım ve her köşe başında jem 7v ile karşılaştım.
Gitarın tipinin çok yakışıklı olmasındanmı yoksa klavyesındekı dallı budaklı böcekli çiçekli işlemelerdenmi bilmiyorum :) millet anlata anlata bitiremiyor.E tabi birde işin içinde STeve vai gibi bir vürtiyoz varki oda ayrı bir konu.Tabi her aklı başında olan insan veya müzisyen diyeyim,her ne kadar steve vai signaturede olsa,onun kullandığı manyetiklerin bitanesiyle 3 tane jem 7v alınacagını illa bilir yani :) tamam jem7v dede di marzio evolatıon gibi üst düzey bir manyetık var fakat steve vaının kullandıgı olaylar çok çok farklı ellerde bir custom shop evolatıon olayı yanı:) O dönem nasıl olduysa ben gittim ve cok degerlı bır gitar üstadı dostumla 2.elde bir jem 7v yi japonu yaklasık 5000 tl gibi bir rakama el sıkışıp aldık.,Bu gitarı aldıgım aynı haftada yaklasık 4-5 gun sonra yine bu arkadaşımla 2. elden fender road worn stratocaster aldım.Hani şu vintage havası verilip heavy relıc uygulanan,üzerinde texas special manyetıkler olan meksika fenderler.Gitarda normalden fazla dip gürültüsü var doğası gereği ama gayet hoş bir gitardı onuda o dönemde tam 1750 tl ye almıştım.(rakamlara bak şaka gibi :) )
NEYSE.
Jem 7v yi bayağı seveek çaldım fakat nedense jemi bırakıp road wornu alınca daha bir fazla keyif aldıgımı farkettim.Çünkü strat tonları benim doğamda vardı.Bir yanda dp sesli meksika diğer yanda O dip sessiz tertemiz Jemin karakter olarak o sert tonu. hiçbir eq veya booster pedalı ile traşlamak ne yazıkkı mümkün olmadı kullandıpım pedallarda tc nin nova drive hall of fame spark booster gibi true by passlı üst düzey pedallar buda benim tarzımın dışında ve çok çok ta severek alamadıgım bir tonda gitmeme sebep olmuştu.Yani şöyle bir durum bu,bir gitar düşünün klavyesi öyle rahatkı hayalınızı ve kapasıtenızın ıstedıgı herseyı yapablıyor,inanılmaz bir akort tınısı ve nota dengesi var,aşırı rahat bir gitar ve ınanılmaz güzel sustaine sahip ama ton olarak bir türlü o boşlugu size yakalatamıyor,Jem tam olarak böyle bir gitar.İşin özü türkiyede müzik yapan bir müzisyen barlarda bu gitarla ne kadar bar kültürümüzü yansıtır acıkcası biraz zor. gitarımı cidden severek çaldım fakat belli bir süre sonra fenderin elimde düşmediğini ,jemin ise kenarda yatışa geçtiğini farkettim ,akabinde bu iki gitarı elden çıkartarak fender american elite aldımki bence tam bir nokta atışı isabet oldugunu düşünüyorum.Zevkler renkler tartışılmaz.Bu yazdıklarım tamamıyle kımısıne ters ve zıtta gelebilir.Ama uzun yıllar bu işe gönül ve emek verdim gerçekten bana göre,şahsımca kanımca.Fender gibisi yok abi...


Saygılar
Forumdaki üyelerin ara sıra da olsa böyle samimi bir şekilde kendilerine biraz dışarıdan baktıklarını görebilmek iyi oluyor. Benim de yapmaya çalıştığım ve hep insanları teşvik etmeye gayret ettiğim bir şey bu. "Ne gitar alayım ?" diye soran arkadaşlara o yüzden sürekli "siz ne istiyorsunuz ?" diye soruyorum.

Bence "Özentilik" değil söz konusu olan. O devre de sizin için çok önemli ve neticede o da gelişimin bir parçası.
Hepimiz az çok "nesnelere" tutkunuz. Ekipman düşkünüyüz. O yüzden de içimizdeki değişim dönemlerini dışımızdaki şeylerle tarif etme eğilimimiz var.
Ancak bu gibi işlerde markalara takılmak bizi yanıltır derim. Önemli olan, bunların neyi simgelediğini görmek.
Benzer bir şey benim de başımdan geçti. Benzer ekipmanlarla hem de... Ibanez Rg hastasıydım. Ve elbette shred çalıyordum. Bir gün Strat kasa bir Cort aldım, sonra bir şeyler değişti. Oldukça da sancılı değişti hatta... Ibanezleri satıyorum (o süreçte toplam 6-7 super strat geçti elimden) , onların beşte biri fiyatındaki Strat kasa Cort duruyor, çünkü onu çalarken aldığım keyfi bulamıyorum diğerlerinde...
Sonunda tamamen klasik Strat kasalara döndüm (ama Fendere pek ısınamadım...) Artık super strat çalmıyorum, cazip de gelmiyor. Shred çalma eğilimim de törpülendi.

Peki ne oldu bana ? Kişisel gelişim ile epeydir ilgiliyim. İnsanların kişisel yolculuğuna nasıl anlam verebileceğini öğreten çok çeşitli kaynakları okudum ve halen okuyorum. Geldiğim noktada başımdan geçeni artık şöyle yorumluyorum: Ciddi bir değişim geçirmişim, gitarlardaki değişim de bunun bir yansıması. Ama ben değiştiğim için gitarlar da değişti, tersi doğru değil. O yüzden, ekipmanını değiştirerek kendini değiştirmeye çalışan arkadaşlar boşuna para harcıyor, çünkü gerçekten değişim zamanı geldi mi, onun önünde duramıyorsunuz. Başkasının tavsiyesine ihtiyacınız da kalmıyor... Bunu yaşayan herkes zaten çok iyi bilir. Ayrıca, gerçek değişimler her zaman sancılıdır, arkada bıraktığınız şeylere biraz mesafeli durmak (hatta artık o günler çok uzakta kalmış gibi hissetmek) da bunun bir parçasıdır.

Ancak şunu da öğrendim ki, bu değişimden sonra uzunca bir süre RG'lere ve diğer superstratlara karşı aşırı mesafeli durma halim de zaman içerisinden değişmesi gereken bir şey; yani shred çalan tarafımla da barışık olmam lazımmış... (illa superstrat almak gerekmiyor tabii bunun için, mesele çok daha "içerideki" bir hadise aslında).

Size kolay gelsin, müzikteki ve hayatınızdaki bu yeni döneminiz de hayırlı olsun:)
 
#5
Benzer bir şey benim de başımdan geçti. Benzer ekipmanlarla hem de... Ibanez Rg hastasıydım. Ve elbette shred çalıyordum. Bir gün Strat kasa bir Cort aldım, sonra bir şeyler değişti. Oldukça da sancılı değişti hatta... Ibanezleri satıyorum (o süreçte toplam 6-7 super strat geçti elimden) , onların beşte biri fiyatındaki Strat kasa Cort duruyor, çünkü onu çalarken aldığım keyfi bulamıyorum diğerlerinde...
Yanılmıyorsam 23-24 gitar geçti elimden, hayatımda ikinci aldığım gitar hala elimde diğer hepsi 1-2-3 sene civarı rotasyon oldu gitti... ne mi o duran...Cort NZS-1 😁
 
#8
gerçekten değişim zamanı geldi mi, onun önünde duramıyorsunuz. Başkasının tavsiyesine ihtiyacınız da kalmıyor... Bunu yaşayan herkes zaten çok iyi bilir. Ayrıca, gerçek değişimler her zaman sancılıdır, arkada bıraktığınız şeylere biraz mesafeli durmak (hatta artık o günler çok uzakta kalmış gibi hissetmek) da bunun bir parçasıdır.
Harika bir tespit. :) :coffee:
 
#11
İlk gitarım superstrat kasa bir gitardı, ozaman lar lespaul kasalardan nefret ederdim çok çirkin bulurdum. bir sene sonra lespaul aldım ve çok severek çaldım. o yıllarda telecasterları çok anlamsız buluyordum, şimdilerde telecaster kullanıyorum ve çok çok memnunum :)
 
#12
Forumdaki üyelerin ara sıra da olsa böyle samimi bir şekilde kendilerine biraz dışarıdan baktıklarını görebilmek iyi oluyor. Benim de yapmaya çalıştığım ve hep insanları teşvik etmeye gayret ettiğim bir şey bu. "Ne gitar alayım ?" diye soran arkadaşlara o yüzden sürekli "siz ne istiyorsunuz ?" diye soruyorum.

Bence "Özentilik" değil söz konusu olan. O devre de sizin için çok önemli ve neticede o da gelişimin bir parçası.
Hepimiz az çok "nesnelere" tutkunuz. Ekipman düşkünüyüz. O yüzden de içimizdeki değişim dönemlerini dışımızdaki şeylerle tarif etme eğilimimiz var.
Ancak bu gibi işlerde markalara takılmak bizi yanıltır derim. Önemli olan, bunların neyi simgelediğini görmek.
Benzer bir şey benim de başımdan geçti. Benzer ekipmanlarla hem de... Ibanez Rg hastasıydım. Ve elbette shred çalıyordum. Bir gün Strat kasa bir Cort aldım, sonra bir şeyler değişti. Oldukça da sancılı değişti hatta... Ibanezleri satıyorum (o süreçte toplam 6-7 super strat geçti elimden) , onların beşte biri fiyatındaki Strat kasa Cort duruyor, çünkü onu çalarken aldığım keyfi bulamıyorum diğerlerinde...
Sonunda tamamen klasik Strat kasalara döndüm (ama Fendere pek ısınamadım...) Artık super strat çalmıyorum, cazip de gelmiyor. Shred çalma eğilimim de törpülendi.

Peki ne oldu bana ? Kişisel gelişim ile epeydir ilgiliyim. İnsanların kişisel yolculuğuna nasıl anlam verebileceğini öğreten çok çeşitli kaynakları okudum ve halen okuyorum. Geldiğim noktada başımdan geçeni artık şöyle yorumluyorum: Ciddi bir değişim geçirmişim, gitarlardaki değişim de bunun bir yansıması. Ama ben değiştiğim için gitarlar da değişti, tersi doğru değil. O yüzden, ekipmanını değiştirerek kendini değiştirmeye çalışan arkadaşlar boşuna para harcıyor, çünkü gerçekten değişim zamanı geldi mi, onun önünde duramıyorsunuz. Başkasının tavsiyesine ihtiyacınız da kalmıyor... Bunu yaşayan herkes zaten çok iyi bilir. Ayrıca, gerçek değişimler her zaman sancılıdır, arkada bıraktığınız şeylere biraz mesafeli durmak (hatta artık o günler çok uzakta kalmış gibi hissetmek) da bunun bir parçasıdır.

Ancak şunu da öğrendim ki, bu değişimden sonra uzunca bir süre RG'lere ve diğer superstratlara karşı aşırı mesafeli durma halim de zaman içerisinden değişmesi gereken bir şey; yani shred çalan tarafımla da barışık olmam lazımmış... (illa superstrat almak gerekmiyor tabii bunun için, mesele çok daha "içerideki" bir hadise aslında).

Size kolay gelsin, müzikteki ve hayatınızdaki bu yeni döneminiz de hayırlı olsun:)
hocam teşekkür ederim güzel paylaşımınız için
 
#14
Selamlar, bu deneyimi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Şunu da belirtmekte illa ki fayda vardır ki zevk meselesi sonuçta örneğin kimi tatlı sever kimi tuzlu kimi baklava sever kimi pasta kimisi lahmacun sever kimisi pizza...sonuç olarak tamamen kişinin tarz ve zevklerine göre değişen birşey bu konu. Bunu yazmamın nedeni de gitara yeni başlayacak olan genç bireylerin ( Ibanez ve Fender arasındaki farkı anlayamayacak kapasitede olan gerek ağacindan gerek elektronik aksamından bihaber yeni başlayan) gitar tutkunları için belirtmekte fayda görüyorum. Ki böyle olmasaydı David Gilmour ve Steve Vai veyahut John Perrucci, Paul Gilbert vs. Gibi eşsiz Gitar Tanrıları farklı gitarlar kullanmaz hepsi de aynı marka gitar kullanırdı.Ama hepsi de kendi duygu düşüncelerini dinleyicisine veya kendi ruhunun derinliklerinde hapsolmuş o mükemmel yaratıcılığı aktaracak farklı gitar modelleri tercih etmişler. Ve ben şahsen çok memnunum güzel bir yemeğin üzerine iyi bir tatlı yemek gibi birşey ve sizin adınıza çok sevindim. Esen kalın...
Saygılar...
Cok sagol üstadım.Hepberaber nice keyifli günlere.
 
#17
Keyifli bir yolculuk bu gerçekten. Son birkaç yıldır daha çok set neck ve humbacker lı gitarlara yönelmiş olsam da, strat bir kenarda durur hep ve eksikliğini çekeceğim bir gitar. İyi bir strattan alınan keyfi başka birşeyden almak mümkün değil. Zaten 8 yıldır evden gitmeyen tek gitarım da Fender stratım oldu..
 
Üst