Tezer Özlü

'Forum Meydanı' forumunda SenTienT tarafından 31 Mart 2004 tarihinde açılan konu

  1. daha önce böyle bir başlık açılmışmıydı bilmiyorum..şöyle bir baktım..gözüme çarpmadı..

    erken yaşta yitirilen en özgün kalemlerden biri..şahsım adına da..beni en çok etkileyen yazar oldugunu söyleyebilirim..

    yaşamın ucuna yolculuk
    çocuklugun soguk geceleri
    kalanlar
    leyla erbil'e mektuplar
    zaman dışı yaşam
    eski bahçe~eski sevgi
    yapı kredi yayınlarından yayınlanan kitapları..ve en son bir toplama yapılmıştı sanırım..

    yaşamın ucuna yolculuk tan çok etkilenmiştim..ve o kitapta italikle yazılan alıntılar Cesare Pavese ye aittir..tezer özlü de Pavese nin kendi dünyasını ve çevreyi algılayışındam,aktarımından ve intiharından çok etkilenmiştir..
    tezer özlü sayesinde cesare pavese yle de tanışmış oldum ("yaşama ugraşı" sanırım en tanınan yapıtı..)

    iç dünyası,zaman zaman ayakuyduramadıgı yasamın ritmini betimleyişleri,özgünlüğü..cümleleri..gözlem gücü..onu farklı kılıyor..

    yapı kredi yayınlarından çıkan kitaplarının arkasında,o kitapla ilgili kısa bir yorum var..ve hepsi aynı başlayan ama tek sıfatla tamamen farklılaşan bir cümleyle bitiyor..

    "yaşamın ucuna yolculuk" da "Tezer özlü..Türk edebiyatının gamlı prensesi.."

    "eski bahçe~eski sevgi" de "tezer özlü,türk edebiyatının lirik prensesi"..

    gibi..
     
  2. tezer özlü okuyan yok demek hiç..
     
  3. Sanırım yok... :(
     
  4. Ben okumadım ama Tezer Özlü hayrannı bi kız tanımıştım. Anlatıp dururdu. Çok deli bi kadın bir o kadarda farklı bir üslunu vardı. Kendine tarz yaratan ender isimlerdendi. Çokte şeker kadın ayrıca, aynı zamanda deli. Daha ne isterim?
    :)
     
  5. ah ben de delisiy-d-im.
     
  6. Tezer Özlü'den..

    Kafamda hep saplantılar kendimi sürüklüyorum aynı korkunç sıkıntıyla insanlar arasına.. Çünkü yerim insanların arası. Sabah uyanınca günün boşluğu korku veriyor bana..
    Eski dostlarımı arıyorum..
    Uyandığım an başlayan, uykunun derinliklerinde ancak biraz azalan acı.. Arkadaşlarıma belli etmemeye çalışıyorum. Onlar şakacı özgür beni arıyor, bulamıyor. Onların dünyasında coşku delillik derecesine varmıyor. Onların dünyasında bunalım ölüm korkusuna belki de ölüm isteğine dönüşmüyor. Onlar yemek yemeği her zaman seviyor. Düzenli yemek yiyorlar. Duygular, coşkular yemek gibi beslemiyor onları. Onlar işlerine inanmış. Onlar başkaldırmayı savunurken belli bir düzenin akışındaki yerleri korumaya çalışıyorlar. Onlar dolmuşa biner gibi evlenip iner gibi boşanmıyorlar.

    ...

    Bizi saran sıcaklığın soğuyan gecelerin ve geceleri büyüyen yıldızların.. Ve dolunayın ve dolunayla birlikte uykusuz kalan insanların..
    Dolunayla birlikte uykusuz kalınan gecelerin soluk, sisli sabahlarında ölümü bekleyen insanların..
    Ölümde bir günlük olay değil mi? Bizi saran sıcaklığın.. Soğuyan gecelerin.. Ve geceleri bürüyen yıldızların. İki insanın sarılarak geçirdiği bu sarsıntı özü olmalı evrenin sonsuza dek var eden, yaşatan yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme..

    ...

    Denize yakın bir yerde taşlara oturuyorum.. Önümde uzayan, gri mavi Marmara Denizi’ne uzun süre bakıyorum içimdeki kıpırdanışları dinliyorum. Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünyanın bize yaşanılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum. Oysa o yıllarda bu kaygılara çözüm getirecek hiçbir olgu yok. Yönetime karşı bir direniş başlamış soygundan antidemokratik eylemden söz ediliyor. Ama yaygın olan yalnız varoluşculuk. Marmara’nın gri mavi boşluğuyla bağdaşan varoluşçuluk.
     
  7. yasamın ucuna yolculuğu ilk kes okuduğumda böle cümleleri nasıl yazar bir kadın diye hayret etmiştim..ilk genclik cağlarında herkesin dünyaya karşı koyan bir yazarı vardır ya az cok benimkide tezer özlü oldu galiba..
    gerci 'hiç kimseyle yaşlanmak istemiyorum, kendimle bile' demiştir ve bizi bizden almıştır ama bunun yanında kanser tedavisi gördüğü zaman ölmek istemiyorum die ortalarda dolaşarak hayal kırıklığıda yaşatmıştır..intihar etmesi gerekliydi galpa..nilgün marmara gibi..ne bilim hep intihar etmesini istedim nedense..
     
  8. Ben de intihar etti zannediyordum..
    Önemli olan nasıl öldüğü değil aslında.. Öldüğü.. Zaten yazılarında da bol bol yer var yaşadığı çelişkilere..

    ..
    Ölüm düşüncesi izliyor beni.. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum.. Bunun belli bir nedeni yok.. Yaşansa da olur, yaşanmasada.. Bir kaygı yalnız.. Beni kendimi öldürmeyi denemeye iten bir kaygı..
    ..

    Çoğunluk gibi doğal ölümü bekleyeceğim.. İntihar düşüncesi peşimi bırakıyor..

    Kendi çelişkisini en iyi kendi anlatmış zaten:

    Çelişkiler anlaşılmayacak kadar büyük, için için henüz ölmediğime, yaşamın sürekliliğini duyduğuma seviniyorum..
     
  9. bak ne güzel tezer lemece oynamıssınız..
    İlginç bir şizofren..&8 ruhu ile kucuk burjuvazı ıcınde sıyrılıp sınırlarını zorlayan bohem yasantı ıle hayatını gecıren ..Okudugum zaman turk janısı dıyebılecegım asık oldugum kadın..
     
  10. Ben de Janis'le özdeşleştirdim O'nu..
     
  11. En sevdiklerimdendir Tezer Özlü...
    Kelimelerle yazmanın boş gibi geldiği insanlardan biri benim için.
    Not alırdım hep aklımda kalanlardan, sakladığım ve en sevdiğim ikisi, Cümleler’den;

    -Son bireye kadar savaşmak, kendini feda etmek, yanlış bir kahramanlıktır.
    -Asalet ve rütbe ile ilgili kavramları hiçbir dilde öğrenmeyi başaramadım.

    Bu cümlelerin verdiği duyguyu çok az şey yaşatabilir bana dünyada.
     
  12. Çocukluğun Soğuk Geceleri'ni okumuştum çok önce.Farklı bir üslubu vardı yazdıklarında.Öldüğü kadar nasıl öldüğü de önemli bence.İnsanoğlu meraklı çünkü.Devamlı kitabını okuyup notlar çıkarırdı arkadaşım...
     
  13. Literatürün yeni neslinin hep kendini anlatanlarının düştüğü ego’sunu pazarlama ve kamuya açtıklarının özel olduğunu sanma leşliğine düşmeyen, nadir yakalanan bir incelik.

    Tezer Özlü, bu gün karşıya geçemeyen. Ayacıklarını önden gönderdiğinde, kaldırımın boyunu geçtiğini fark etmişti. O, Tezer. Size kalsa geçerdiniz. Tamam. Ama Tezer, bu gün ve sonrasında karşıya geçemeyecek olan. Size kalsa, yererdiniz. Olmaz.
    Sonra ne mi oldu? Oluyormuş işte. Yalnızca bu tarafta kalarak da yaşanıyormuş.
    Kılını kıpırdatmadan…

    İntiharın övüncü ne zamandan beri insanın insanlığını aşıyor? Kanserin doğası bir intihardır zaten; tıpkı 1 gram daha katmadan önce damarın büzüşmesi gibi, tıpkı köprüden uçmadan önce aklının uçmasını dilemek gibi. Yaşamak da zaten bu değil midir; "ölmek istemiyorum diye ortalarda dolaşmak" ?
     
  14. tezer özlüyü yeni keşfettim sayılır. kalanlar,yaşamın ucuna yolculuk ve eski bahçeyi okudum şimdiye kadar. ifadeleri, umutsuzluğu beni çok etkiledi. hayatı hakkında daha fazla şey bilmek isterdim. nasıl öldüğünü bilen varmı?
     
  15. "Herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda yaşamım bitti. Bilmiyorum, nerede, ne zaman. Ve işte o bittiği yerde başladı. Acının sonunda... Acı ile..."
     
  16. Tezer Özlü, düşündü, yazdı ve konuştu. Ama çok erken gitti bu dünyadan . İşten ondan etkilendiğim bir kaç söz......

    “. Şunu öğrenmelisin : Sen hiç bir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan toplumdur.

    . Kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir.

    . Kültür, insanlık uğraşısının üst yapısı değil, temelidir.

    . Güç ve korku her zaman yan yanadır.

    . Aşk acısı çekmedim hiç, çünkü dünyanın verdiği acı her zaman güçlüydü.

    . Dünyanın acısı olmasaydı taze yeşil yapraklar üzerindeki güneş ışınlarının anlamı olmazdı.

    . İnsanın kendi dünyası dışında yaşayacağı bir dünya yoktur.”
     
  17. Tezer kendi isteğiyle gitti ... YkY nin onun için fazla acıklı Tanımlaması .... Edebiyatın Gamlı Prensesi ... Fazla Abartılmış bulsam da Zaman zaman Kitaplarını okurken bunu hissederim ... Her kitabında Pavese Kafka izlerini görmek mümkün ...

    bir arkadaşımın onun için Söylemiş olduğu sözü aktarıyorum

    "Tezer'i anlatmam Yaşarım "
     
  18. oguz atay ın bayan versiyonu denebilir kendisi icin. cocuklugun soguk geceleri ve yasamın ucuna yolculuk kitapları asmıstır. turk edebiyatının en onemli eserlerindendir. tutunamayanlarla beraber aynı donemde okunursa hic de iyi olmayan sonuclar dogurabilir.
     
  19. Yönetici Uyarısı: Mesaj silinmiştir. Tamamı bold, italik, büyük karakterde ya da renkli yazmak Forum Kurallarına aykırıdır.Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
     

Bu Sayfayı Paylaş