Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Atatürk'ü Anlamak
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Atatürk'ü Anlamak
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Gündem
Önceki başlık :: Sonraki başlık  

Gençliğe hitabede sözü edilenlerin güncelliğini koruduğuna inanıyor musunuz?
Evet
60%
 60%  [ 87 ]
Bilmiyorum
4%
 4%  [ 6 ]
Hayır
34%
 34%  [ 50 ]
Toplam Oylar : 143

Yazar Mesaj
Traa



Kayıt: Dec 16, 2005
Mesajlar: 451
Nerden: istanbul(avr)

MesajTarih: Prş 07.09.2006 15:23    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben o sitede olanların pekte komik olduğunu düşünmüyorum kusura bakmayın okurken bi taraftan ağlamak geldi içimden bir insan atasının, analarının namusunu kurtaran ulu bir lidere nasıl küfür eder nasıl hakaret eder.....

Okurken bi ara düşündümde keşke Atatürk bu milleti kurtarmasaydıda, İngilizler , fransızlar hepsinin analarını beceriyo olsaydı o zaman görürlerdi...

Her ne kadar ciddi adamlar olmadığı belliysede aslında ne kadar büyük bi tehlike içinde olduğumuzu görmeliyiz arkadaşlar...

Atatürk'ün ne kadar büyük bi lider olduğunu anlayamayacak kadar gerizekalı bi toplum içinde yaşıyoruz
_________________
#İ'd kill myself for you , i'd kill you for myself#
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
celephais
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Mar 04, 2004
Mesajlar: 687
Nerden: portland, OR

MesajTarih: Prş 07.09.2006 15:48    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Traa demiş ki:
Ben o sitede olanların pekte komik olduğunu düşünmüyorum kusura bakmayın okurken bi taraftan ağlamak geldi içimden bir insan atasının, analarının namusunu kurtaran ulu bir lidere nasıl küfür eder nasıl hakaret eder.....


ediyor iste babam. durduramiyorsun.

hayir nasil olur demeyip bu nasil durdurulur degistirilir diye dusunmek lazim (sitenin varligi degil o adamin kafasinin icindekinin varligi) site kapanir kapatilir bilmemne. onlar onemli degil.

hayir nevrim dondu girdim uye oldum ne bir dusunce var ne birsey. bisey soruyorum mesela...su yukarda snin sordugun gbi sorular...tek bir sorduguma cevap vermeden sayfa dolusu yazi...alakasiz yerlerden neidugubelirsiz niye kondugu belli olmayan alintilar falan...asker mektubu gibi bicevap geliyo birinden. altinda da bi ton adamim cok guzel yazmissin okurken aglayasim geldi. iste cevap boyle verilir bu pici savunan kafirlere falan... bi ton deli sacmasi. cikip karsina soyleyemez. monitorun arkasinda vay babalar vay.

hayir allah varsa ilk bunlari yakar zaten Smile ondan da kuskum yok ya.
_________________
bir bu kaldi imzaya yazacak
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
jokermg



Kayıt: Feb 10, 2005
Mesajlar: 2971
Nerden: www.muratgulersoy.com

MesajTarih: Cmt 09.09.2006 3:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Böyle sitelerde atıp tutanlar, kendi söyleyip inananlar çoktur elbette.
Bizler uyanık olup tehditlere karşı cumhuriyeti savunursak tehlike kalmaz.

Sevgiler
MG
_________________
Gitar - Bas Arrow "İstanbul Hatırası" Arrow "Akdeniz'de Bir Roman"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
jokermg



Kayıt: Feb 10, 2005
Mesajlar: 2971
Nerden: www.muratgulersoy.com

MesajTarih: Pts 30.10.2006 14:38    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun.
Sevgiler
MG
_________________
Gitar - Bas Arrow "İstanbul Hatırası" Arrow "Akdeniz'de Bir Roman"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
SisterMary



Kayıt: Jan 26, 2006
Mesajlar: 300
Nerden: uzaktan

MesajTarih: Pts 30.10.2006 22:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yabancilar anlayamazlar ya, neden bu memlekette Ataturk sevilir, neden her yerde heykeli vardir, 'ama siz adeta tapiyorsunuz Ataturk'e' derler ya, hic kasmam, Ataturk neden onemlidir, ne yapmistir da unutulmamistir, 'evet tapiyorum' derim. Anlamasi gerekmiyor kimsenin...Biz yolumuza devam.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ZgNzCn



Kayıt: Aug 31, 2006
Mesajlar: 23

MesajTarih: Sal 31.10.2006 6:39    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öncelikle bu başlık altında bir şekilde görüşünü belirten herkese hassasiyetinden dolayı teşekkür ederim.Ama düşünülmesi gereken çok şey var bence...Konu çok geniş bi yelpazeye dağılıor ister istemez.O yüzden sadece Atatürk'ün öngörülerinin geçerliliği hakkındaki görüşümü belirtiyorum.Tabi ki Atatürk'ün öngörüleri söylevleri geçerliliğini koruyodur mutlaka.Şunuda sölemeden geçmeyelim;Atatürk'ün şahsına sövülmesi nası bizi kızdırıyorsa şuan ülkedeki ''yanlışlıkların'',yolsuzluklarında yıllardan beri süregelmesi bizi öle bi nefrete itmeli ki artık sövmekten çok ''bunları'' düşüncede boğmalıyız.Yoksa hiçbişeyin sonunu gelmez...Saygılar
_________________
Gereksiz vs...vs...vs...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
tosko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Oct 31, 2005
Mesajlar: 34

MesajTarih: Çrş 01.11.2006 18:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Önce her zaman olduğu gibi şunu söyleyeyim. Vatan, Vatanseverlik, Bayrak, Şehit, İstiklal Marşı, Atatürk, Millet, Cumhuriyet kelimelerinden birisi dahi, kendisi için bir şey ifade etmediğini düşünen kişiler bu yazının muhatabı değildir.

Aysel Gürel kılığının, fikri yansımasını üstüne üniforma yapmış, otomobilimi şerefsizlerin ülkesinde bıraktım diye haysiyetsizin “ben bir namlu ağzıyım, omuz vermiş halkına, [/b]başkaldırıyorum işte, varın benim farkıma[/b]” mantığını kendine bayrak yapmış, toplumdaki rol eksikliğini kişisel eziklik sürecine sokmuş, evrimini tamamlayamamış kişilerin varlık mücadelesi, ne Mustafa Kemal Atatürk devrimlerinin önemini ve güncelliğini, ne de Cumhuriyet evlatlarının yolunu bir milimetre bile etkileyememiştir, etkileyemeyecektir.

Şimdi bir tatlı su solucanı çıkıp “bütün dünya Türk devrimini "milli-burjuva" devrimi olarak tanımlar” diyerek, kaynak olarak Komünist Enternasyonalde Türkiye Yazıları adlı kitabı gösterir ise, bunu da Lenin Stalin Mao ve Dimitrov'un Türkiye yazılarını referesan alarak gösterir ise, bu kişinin bunca yıldır oksijen alıp karbondioksit tüketmekten öte bir işlevinin olmadığını kolaylıkla anlayabilirsiniz.

“Bütün dünya” olarak inandığı ve tanımladığı dünyanın, o kişinin dünyasının sadece komünist dünyadan oluştuğunun en büyük, birinci elden ispatıdır. Bu kişiye 20. yüzyılda olduğu gibi, 21.yüzyılda da geçerliliğini yitirmemiş tek devlet adamının Atatürk olduğunu söylemeniz, veya Atatürk’ün vefatı üzerine azılı düşmanlarımızın liderleri dahil dünya liderlerinin söylediklerini iletmeniz de bir fayda vermez. O, hiçbir zaman sahip olamadığı “varlığını” devam edebilmek için okusa da anlamak istemeyecektir.


“sizce küba devrimini yapanlar gazi ye mi özenmiştir... Propagandalar yerine uygulamaya bakılmalıdır.” Diyen bir kişiye, ne Castro’nun kendi söyledikleri kafidir, ne de Tunus’ta, Türk olduğunuzu duyan bir Tunuslunun “Garrdeş Türko” diyerek milli mücadelelerinde örnek aldıkları Mustafa Kemal Atatürk’ün, arkasında asılı duran kalpaklı portresini göstermiş olması bir şey ifade etmez. Eskilerin ağzı ile Türk kaşığı ile Gavur pisliği yemenin tadına doyum olmaz. Anlatamazsınız…

Ayrıca Hulki Cevizoğlu da Ceviz Kabuğu programıyla gerçekten ülke yararına önemli konulara parmak basardı ama nedense kaybolup gitti diyor iseniz, KanalTürk’te programı devam eden bu kişinin programlarını seyretmiyorsunuz demektir. Her Cuma saat 23:00’te…

Bizleri Atatürk müridleri olarak tanımlama cüreti gösteren, acınası insan. Sinirlerimi bile geremiyorsun, onun için sadece acıyorum, seninle aynı topraklarda yan yana yaşamaktan utanıyorum.

Kendinin cumhuriyet için, vatan kavramı için bir tehtit sayılıp sayılmadığının onayını bekleyen kişinin, avatar resmine bakıp, kamufülaj’ın üzerine “eklenmiş” pipo ile aslında kendini, içinde bulunduğu durumu, maşa’lığın dayanılmaz hafifliğini ne kadar güzel ifade ettiğini görebilirsiniz. Bu kişinin avatarına bir daha bakın, anlaycaksınız…

"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek degildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsaniz ve hissediyorsanız, bu yeterlidir." diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk için keşke yaşasaydı demek, ona yapılmış en büyük haksızlık olur.

Ve, vatanı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için birisini bekleyen Türk Gençliği için bakın kendisi ne demiş “Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvela büyük adam olmak lazımdır, der ve bunun için de bir numune intihap eder, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı kanaatinde bulunur, bu adam değildir."

Bilgisi olmayan fikir sahiplerinin saçmalık bile denemeyecek safsatalarını daha da örneklemek mümkün. Takdir edersiniz ki, kaba etinizi koltuğa yaslayıp Devlet/Atatürk/Rejim düşmanlığı yapmak “şimdilik” çok kolay. Şimdilik diyorum, çünkü yakında bunu yapan birisinin omzuna “bak bakayım bir” diyen bir el dokunduğunda, şaşırmasın.

Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyen arkadaşlarım;
Bir insan ömründen bile kısa olan Genç Cumhuriyetimizin 83. yılında da, 83 yıl önce olduğu gibi “aynı” düşmanlarla mücadele etmekteyiz. Vatan savunması yapan Kuvai Milliye’ye sırtından kurşun sıkanlar, Dersim’de “din elden gidiyor” çığlıkları atanlar, milli mücadele yıllarında bize “kurtuluş mümkün değil” diyerek “çılgın” sıfatını almamızı sağlayan Ali Kemal’ler, Fransız/İngiliz/ABD mandası altına girmeyi lütuf sananlar, başka ülkeleri ve rejimlerini kendilerine idol yapanlar, milli mücadeleye katılmayı “vicdanen ret” edenlerden istiklal mahkemelerinden paçasını sıyıranlar, Mustafa Kemal Atatürk’e suikast planlayanlar…

Ve bu dahili bedbahtlara ek olarak, kurtuluş mücadelesini verdiğimiz kadim düşmanlarımızın kulübü olan AB’ye üye olmamamızı “olmazsa olmaz” göstererek, bu milletin neler yapabileceğinin farkına varmamış gaflet içindekiler her gün televizyonlarda…

İçinde bulunduğumuz şartlara rağmen, umudunuzu kaybetmeyin. Unutmayın ki, tarih, Türk milletinin imkânsızı başarma tanıklıkları ile doludur.

Yeter ki çevrenize, “ben vatanım için ne yapabilirim” gözlüğünden bakın.

Bakın, neler göreceksiniz…
_________________
Söylesem, tesiri yok. Sussam, gönül razı değil
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
french_arm
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: May 04, 2005
Mesajlar: 576

MesajTarih: Çrş 01.11.2006 20:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

konu AB ve AB düşmanlığına gelmişken iki şey ekliyim dedim ,biri Atatürkün TTK tarafından sansürlenen görüşü(Can Dündarın geçen günkü yazısından alıntıdır) ,biride AB standartı ne demek:

1)Birleşmiş Milletler’in üç yüz kriteri tarayarak vatandaşın yaşam kalitesini belirlediği “insani gelişmişlik endeksi”nde Türkiye neden Yunanistan’dan 69 basamak aşağıda?
2)Türkiye vatandaşının ortalama ömrü neden Yunan vatandaşından on yıl daha az?
3)Bir Yunan vatandaşı bir Türk vatandaşından neden sekiz yıl daha fazla okumuş?

Cevaplar gayet net ve açık :
Çünkü Yunanistan 1981 yılından beri AB tam üyesi... Diğer üye ülkelerde olduğu gibi Yunanistan’ı da hangi parti yönetirse yönetsin, asıl iktidar vatandaşı gözeten ve onun refahı ile özgürlüğünü sürekli çoğaltan AB kriterleri..

İkincisi Can Dündarın yazısından bir alıntı:

29 Ekim günü Mustafa Kemal Paşa'nın Fransız yazarı Maurice Pernot'ya verdiği demeç... Paşa, o gün Revue Des Deux Mondes için Meclis Başkanı sıfatıyla verdiği son demecinde şöyle diyor:
Osmanlı İmparatorluğu, Batı'ya karşı elde ettiğimiz başarılardan çok gururlanarak kendisini Avrupa uluslarına bağlayan bağları kestiği gün düşüşe başlamıştır. Bu bir hataydı. Bunu tekrar etmeyeceğiz. Bizim vücutlarımız Doğu'da ise de düşüncelerimiz Batı'ya dönüktür. Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmalarımız Türkiye'de çağdaş, bu sebeple Batılı bir hükümet oluşturmaktır. Uygarlığa girmek arzu edip de Batı'ya yönelmemiş millet hangisidir? (http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3664)
_________________
Tanrı’nın sözü der ki, “Kulaktan kulağa fısıldanan sözler, gün gelecek dağ başında bağırılacak, gizlide hiçbir şey kalmayacaktır. Gerçeği bileceksiniz, gerçek sizi özgür kılacak.”
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
jokermg



Kayıt: Feb 10, 2005
Mesajlar: 2971
Nerden: www.muratgulersoy.com

MesajTarih: Çrş 01.11.2006 20:47    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tosko demiş ki:
Ayrıca Hulki Cevizoğlu da Ceviz Kabuğu programıyla gerçekten ülke yararına önemli konulara parmak basardı ama nedense kaybolup gitti diyor iseniz, KanalTürk’te programı devam eden bu kişinin programlarını seyretmiyorsunuz demektir. Her Cuma saat 23:00’te…


Biz naçizane eskisi gibi antenle idare ettiğimiz için Kanaltürk vs. seyredemiyoruz. İleride inşallah Smile

Ayrıca ortalığı karıştırmak isteyenlere itibar etmeyiniz. Malum kişiler başka başlıkları kilitletmeyi başarmışlarsa da burada bunu başaramayacaklardır umarım.

Saygılar
MG
_________________
Gitar - Bas Arrow "İstanbul Hatırası" Arrow "Akdeniz'de Bir Roman"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
tosko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Oct 31, 2005
Mesajlar: 34

MesajTarih: Çrş 01.11.2006 22:35    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

jokermg, evet antenle seyredilemiyor ne yazıkki.
_________________
Söylesem, tesiri yok. Sussam, gönül razı değil
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
SisterMary



Kayıt: Jan 26, 2006
Mesajlar: 300
Nerden: uzaktan

MesajTarih: Çrş 01.11.2006 23:07    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Uygarligin yonle alakasi oldugunu sanmiyorum.
Hele de uygarlik ABnin sahip ciktigi kriterler demekse, 'yonunu Bati'ya' donmenin bu kriterleri yasamak anlamina geldigini hic sanmiyorum.
AB kendi kriterleri ile celismekte.
AB, yuzyillar once guclunun gucsuzu katletmek suretiyle elde ettigi homojenlikle bahsedebildigi demokrasiyi, iki otobus bir metro bombalandi diye unutabilmekte.

Sizin terorle mucadelenizi elestirirken, sokak ortasinda masum bir insani 7 kursunla olduren polisi 'gorevini yapti' diye savunabilmekte.

10 yil once Turkiye'de savundugu turbani simdi kendi ulkesinde yasaklamakta.

Parlamentoda baska dilde yemin edenlerin dunyanin hicbir ulkesinde kabul edilmeyecek eylemini, 'dusunce ozgurlugu' icine sigdirip savunurken, bugun uzerinde fikir birligi bile olmayan bir soykirim konusunda 'soykirim yoktur' demenizi sizi hapse atabilmek icin yeterli gormekte.

Ayni ABnin geldigi gelenek, yine yuzyillar oncesinde farkli mezhepten olanlarin birbirleriyle kanli kavgalarini da barindirmakta. O donemde uc din mensubu insan Osmanli topraklarinda yanyana yasiyordu. (Yuzlerce yillik kiliseleri, sinagoglari gosteris olsun diye son 80 yilda yapmadik.)

Bizim toleransi ogrenmek icin AB kriterlerini baz almaya ihtiyacimiz yok.

Osmanli Imparatorlugunun cokusunu tek basina Bati'ya yuz cevirmeye baglamak cok sinirli bir bakis bence.
AB kriterleri diye bahsettiginiz kriterler sosyal yasamla, devlet duzeni ile, ekonomi ile ilgili kriterler. Osmanli'nin kacirdigi sey ise 'bilimsel gelisme', ki bilimin ABsi, ABDsi, Japonu, Cini olmaz.
Ataturk de bunlarin farkinda olarak, o sozlerini o gun icin soylemistir. Bugun yasasaydi, ABye girmek icin kasacagini hic sanmiyorum!
Bati'ya yonunu donmenin temsil ettigi, bilimsel, sosyal gelismeleri takip etme kavramini, Bati'nin samimiyetsizligini defalarca ispatlamis topluluguna girmek icin 'olmazsa olmaz'larimizdan taviz vermek olarak almiyorum.

AB kendi kriterleriyle sacmaliyor, ABnin kendi icinde Turkiye'ye uygulanan sartlarin cok daha agir hatta bazen gereksiz oldugu sesleri yukseliyor. Siz burada, toplumun rahati icin bu kriterleri uygulamamiz, ABye girmemiz sart diyorsunuz.
Cifte standartlarla degisen kriterlerden hangisini alalim?

Bu arada, Yunanistan ekonomisi kotuye gitmektedir, Yunanlilarin cogu yurtdisindadir, ve de Yunanistan'in kafa sayilarini artirmak icin en az 8 tane cocuk dogurup kendilerini perisan eden bir grup nufusu yoktur. Yunanistan'in onemli gelir kaynaklarindan olan turizm her yaz terorle baltalanmaz. Kiyas yaparken bunlardan da bahsedelim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
jokermg



Kayıt: Feb 10, 2005
Mesajlar: 2971
Nerden: www.muratgulersoy.com

MesajTarih: Pts 06.11.2006 10:04    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Selamlar

Ücretsiz olarak "Nutuk" adlı önemli esere sahip olmak isteyenler için güzel bir fırsat.

Gelen bir iletiyi aktarıyorum.
Yollayan arkadaş teyid etmiş durumu.
Ilgilenenlere duyurulur...

"Cumhuriyet tarihimizin en önemli belgesi olan Nutuk'u, Atatürkçü Düşünce Derneği 2 milyon adet bastırmış, 0216-370 18 81 no.lu telefonu arayıp ad-soyad ve adresinizi verdiğinizde size ücretsiz ulaştırıyorlar.
Bu kitap herkesin evinde bulunması gereken bir kitap.
Kitabı temin etmeniz için bir telefon yeterli."

Tabii alıp bir kenara koymak değil okuyup anlamaya çalışmak esas olay.

Hemen okumak isteyenler için adres:

http://www.add.org.tr/index.php?option=com_content&task=category&sectionid=9&id=29&Itemid=62

Sevgiler
MG
_________________
Gitar - Bas Arrow "İstanbul Hatırası" Arrow "Akdeniz'de Bir Roman"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:11    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ATATÜRK'E GÖRE ATATÜRK

İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!


***



Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.




***



Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.



***



Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle dönüyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.




***



Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.



***



Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.



***



Hayatımın bütün devrelerinde olduğu gibi, son zamanların buhranları ve felâketleri arasında da bir dakika geçmemiştir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her nevi şahsî duygularımı milletin kurtuluşu ve mutluluğu adına feda etmekten zevk duymayayım. Gerek askerî hayatımın ve gerek siyasî hayatımın bütün devir ve bölümlerini işgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralım, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu gayelere yürümek olmuştur.




Pekâlâ bilirsiniz ki benim bütün hayatımda bu ana kadar güttüğüm gaye, hiçbir vakit kişisel olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her neye girişmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın üstünlüğünü ve sivrilmemi göz önüne almamışımdır.




***



Memleket ve milletin kurtuluşu ve mutluluğu için çalışmaktan başka bir maksadım yoktur. Bu, bir insan için kâfi bir sevinç ve haz temin eder. Benimle beraber olan arkadaşlarım, bütün vatandaşlarım da aynı maksadı takip etmektedirler. Şahsî ve ailevî huzur ve mutluluğun, milletin huzur ve mutluluğuyla ayakta durduğunu, memleketin güvenlik ve dokunulmazlığıyla mümkün olduğunu gerçek ve ciddî bir surette anlamışlardır. Ben ve benimle beraber olanlar, hedefimizin yüceliğine, yolumuzun doğruluğuna eminiz. Bunda asla şüphe ve tereddüdümüz yoktur. Milletimizin, Türk milletinin yakın, uzak tarihine lüzumu kadar bilgimiz vardır, Mazinin derslerini, bugünün ve geleceğin hayatı için göz önünde tutmak dikkatinden mahrum değiliz. Yaptığımız hizmetlerle övünmüyoruz. Yapacağımız hizmetlerin, iftihar sebebi olabileceği ümidiyle avunuyoruz.
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:12    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

(Çevresindekilere söylediği bir söz) :
Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin!
***
Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddî emellerin tatminiyle ilgili bulunmuyor. Ben bu ihtiraslarımın gerçekleşmesini, vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da gerektiği gibi yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum. Bütün hayatımın ilkesi, bu olmuştur. Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu koruyacağım.
***
Allah bilir, hayatımda bugüne kadar orduya faydalı bir üye olabilmekten başka vicdanî bir emel edinmedim. Çünkü vatanın korunması, milletin mutluluğu için her şeyden evvel ordumuzun, eski Türk ordusu olduğunu dünyaya bir daha ispat lüzumuna çoktan inanmış idim. Bu inanca ait emellerimin şiddeti, ihtimal beni pek ziyade aşırı davranışlı göstermişti. Fakat zaman, saf ve temiz dimağlardan doğan fikrî gerçekleri -kabulünden çekinilse dahi- uygulattırır.
***
Bütün vazifelerin üstünde bizim de bir vicdanî vazifemiz vardı; o da, herkesin sudan bir takım vazifeler yaptığı sırada hayatımızı, varlığımızı bu milletin bağrına sokarak, onlarla beraber düşman karşısında uğraşmak olmuştur!
***
Ben vazifemin bitmediğini, yüklendiğim sorumluluğun da yüksek ve çetin olduğunu anlıyorum. Arkadaşlar, bu vazife bitmeyecektir; ben toprak olduktan sonra da devam edecektir! Ben seve seve, sevine sevine bütün varlığımı bu kutsal vazifeye vereceğim ve onun yüksek sorumluluğunu yüklenmekle mesut olacağım. Vazifeme başarı ile devam edebileceğim. Çünkü büyük milletimizin kalp ve vicdanında bana karşı sarsılmaz bir güven ve itimat taşımakta olduğunu görüyorum. Bu benim için büyük kuvvettir, büyük yetkidir.
***
Biz, eğer millet ve tarih önünde herhangi bir hata işliyorsak, bunun sorumluluğunu vicdan ve sağduyumuzda hissetmekten ve ödemekten, hiçbir zaman çekinecek insanlar değiliz.
***
Millet ve memleketin sayesinde kazanılan rütbe ve refahın bir ehemmiyeti, bir kutsallığı vardır. Biz bunlardan, ancak yine bu aziz millet ve memlekete borçlu olduğumuz son bir namus vazifesini yapmak içîn ayrıldık. Milletin kendi hayatını kurtarmak, kendi meşru hakkını müdafaa etmek için çıkardığı sese iştirak etmek, her kendini bilen vatandaşın vazifesidir. Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa umumî şerefsizliğin yıkıntısı altında, şunun bunun kişisel şerefi de parça parça olur. Biz, o umumî şerefi kurtarabilmek için harekete gelen millete ruhumuzla iştirak ettik, iştirakimize mâni olabilecek şahsî rütbeleri, mevkileri de umumî şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğruna feda ettik.
***
Ben, gerektiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.
***
(Mallarını millete bağışlaması nedeniyle söylemiştir) :
Mal ve mülk, bana ağırlık veriyor. Bunları, soylu milletime geri vermekle büyük ferahlık duyuyorum. Zenginlikten ne çıkar; insanın serveti, kendi manevî şahsiyetinde olmalıdır!
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:13    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen, bu
saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evlâdı
kalmalıyım! Bu sebeple millî bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini, büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım!
***
(Savarona yatında kabul ettiği Romanya Kralı Karol 'un, görüşme sırasında Almanya ile Çekoslovakya arasındaki Südet meselesine temas etmesi ve Atatürk'ten Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Beneş 'e bazı telkinlerde bulunmasını rica etmesi üzerine, görüşmeyi dinlemekte olan zamanın Dışişleri Bakam Tevfık Rüştü Aras 'a söyledikleri):
Majeste Kral'm söylediklerini dikkatle dinledim. Benden, bir devlet reisine kendi ülkesinden bir parçayı Almanlar'a terk etmesini tavsiye etmekliğimi mi istiyorlar? Benim gibi, bütün ömrü boyunca yurdunun bağımsızlığı ve bîr karış toprağım başkasına vermemek için savaşan bir adam, inançlarına aykırı bir şeye nasıl aracı olur? Görüyorum ki Majeste Kral, beni ve karakterimi iyi tanımıyorlar.
***
Ölüme doğru en çok atılanlardan biriyim. Kurşun ve gülle yağmuru altında birçok muharebelere iştirak ettim. Hattâ ölüm bir defa, kalbimin yanından sıyırarak geçti. Kalbimin üzerinde bir saat vardı ve bu saat, mermi parçasının şiddetini kırdı.
***
Her zaman tekrar mecburiyetinde kalıyor ve tekrarı da faydalı görüyorum ki, eğer ben milletime herhangi bir hizmette bulunmuşsam, eğer ben herhangi bir teşebbüste ön ayak olmuşsam, bu hizmet ve teşebbüsün temel kaynağı, saygılar ve sevgilerle bağlı olduğum, bundan sonra da saygı ve sevgiyle mutluluk ve refahına varlığımı, hayatımı vereceğim aziz milletime, sizlere dayanmaktadır. Bir millette güzel şeyler düşünen insanlar, fevkalâde işler yapmaya kabiliyetli kahramanlar bulunabilir. Ama öyle kimseler yalnız başına hiçbir şey olamazlar; meğer ki bir umumî hissin ifadesi, temsilcisi olsunlar! Ben milletimin düşünce ve duygularını yakından tanımaktan, aziz milletimde gördüğüm kabiliyet ve ihtiyacı belirtmekten başka bir şey yapmadım. Onun bu kabiliyet ve duygularını sezip tanımakla övünüyorum. Milletimdeki, bugünkü zaferleri doğurabilecek özelliği görmüş olmak... Bütün bahtiyarlığım işte bundan ibarettir.
***
Arkadaşlarımız ve milletin bütün fertleri gibi, millî davamızda benim de emeğim geçmiş ise, bu çalışmada iş yapma kuvveti ve başarı varsa, bunu şahsıma atfetmeyiniz. Ancak ve ancak bütün milletin manevî şahsiyetine atfediniz. Ben, milletin bu yüksek, manevî şahsiyeti içinde bir naçiz fert olmakla bahtiyarım. Efendiler, millet bütünüyle manevî bir şahıs halinde ve bir birleşmiş kitle şeklinde belirdi ve bu yüce birliği koruyarak ona düşman olanları ortadan kaldırdı.
***
Milletimle yakından ve gösterişten uzak karşılıklı görüşmenin zevkini, bahtiyarlığını anlatamam. Her ne vakit milletimin karşısında kendimi görsem, her ne vakit milletimin fertlerinden birkaçının yüzüne baksam, oradan ruh
ve vicdanıma gelen ışık, benim için en kıymetli bir ilham ve verim alevi oluyor!
***
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:13    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

30 Ağustos'ta sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk Milleti'nin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini, milletle beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu tarif müşküldür.
***
Hayatımda en büyük dayanak ve kuvvetim, vatandaşlarımdan gördüğüm itimat ve destekdir. Bütün vazifelerimde manevî, vicdanî olan en büyük endişem, emanetinizin hürmet ve kutsallığına devamlı olarak dikkat etmektir.
***
Samimî olarak bu memleketin, bu milletin menfaatine yapılacak bir iş olsun, ben onu göz önüne almayayım; bu, mümkün değildir. Yalnız, işin gerçekten millete menfaati olmalı ve teklifin samimî olarak yapıldığına ben inanmalıyım.
***
Benim için dünyada en büyük mevki ve mükâfat, milletin bir ferdi olarak yaşamaktır. Eğer Cenab-ı Hak beni bunda muvaffak etmiş ise, şükrederim. Bugün olduğu gibi ömrümün nihayetine kadar milletin hizmetinde olmakla iftihar edeceğim.
***
Şimdiye kadar millete yapamayacağım bir şeyi vaat etmedim. Ben yapacağım dediğim zaman, buna inanmayanlar vardı. Buna rağmen hareket ettim. Görüyorsunuz ki başardık. Benim ve benimle çalışanların güveni vardır ki, yeni hedeflerimize de başarıyla varacağız. Şimdiye kadar söylediklerimin gerçekleşmiş olması, bütün tasavvurlarımın beni yalanlamaması, milletin ciddî ve samimî olarak bana yardımcı ve destek olmasıyla mümkün olmuştur. Onun için yeni gayelere erişmek için de bu yardım ve desteğe ihtiyacım vardır; onu benden esirgemeyiniz!
***
Benim şan ve şerefimden bahsetmek de hatadır. İyi dinleyiniz öğüdüm budur ki, içinizden herhangi bir adam çıkar, şan, şeref davası güder ve benzersiz olmak isterse, başınızın belasıdır; ilk önce kafası kırılacak adam budur! Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım şerefim vardır, asla başka değilim.
***
Ben zannediyorum ki, millet fertlerinin hiç birinden fazla yüksekliğe sahip değilim. Bende fazla girişim görüldüyse bu benden değil, milletin bileşkesinden çıkan bir girişimdir. Sizler olmasaydınız, sizlerin vicdanî eğilimleriniz bana dayanak noktası teşkil etmemiş olsaydı; bendeki girişimlerin hiçbiri olmazdı. Millete ait meziyetleri yalnız şahıslara bırakan anlayış, eski idarelerin sistem ve usul meselesinden doğuyordu. Vaktiyle mevcut devlet ve devletlerin kuruluş şekli, sadece bir şahsın menfaatlerini ve arzularını tatmine yönelmiş idi. Şahısların bu arzu ve emellerine hizmet eden millet, gösterilen büyüklüklerin şerefinden asla payını alamaz, ancak hata ve beceriksizlik olursa onlar millete yüklenirdi. Bugün bu hâl mevcut değilse, millet kendi büyüklüğünü olduğu gibi dünyaya göstermişse, fazlalık bende değil, bugünkü idarenin niteliğindedir. Bu şekil mevcut oldukça, bu mevkie çıkacak herkesin yapacağı şey bundan başka türlü olamaz.
***
Sizden olan bir şahsa, sizden fazla ehemmiyet vermek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde odaklaştırmak, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu zamanlara ait bir toplumun meselelerinin aydınlatılması ve belirtilmesini yüksek bir topluluğun tek bir şahsiyetinden beklemek elbette ki lâyık değildir, elbette ki lâzım değildir.
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:14    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda gerekli olmayan bir sırrı kalbimde taşımak kudretinde olmayan bir adamım. Çünkü ben, bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni yalanladığını görmedim.
***
Ben, ancak daha iyisini yapabildiğim şeyi tahrip edebilirim; yapamayacağım şeyi de tahrip edemem.
***
Ben o adamım ki ordunun memleketi, milleti muhakkak bir neticeye götürebileceği noktalarda emir veririm. Fakat ilim ve bilhassa sosyal ilim sahasına dahil işlerde ben emir vermem. Bu alanda, isterim ki bana bilginler doğru yolu göstersinler. Onun için, siz kendi ilminize, kültürünüze güveniyorsanız, bana söyleyiniz. Sosyal ilmin güzel yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.
***
Ben, sadece evlenmek için evlenmek istemiyorum. Vatanımızda yeni bir aile hayatı yaratmak için önce kendim örnek olmalıyım. Kadın böyle umacı gibi kalır mı?
***
Hayat kısadır. Bunu kutlama ve taçlandırma için, insanların genellikle makul gördükleri vasıta evliliktir. Bu umumî kurala uymayanlar, pek sınırlı ve müstesnadırlar. Bu istisnaları oluşturanlar da, esas kuralın fenalığından değil ve fakat tersine bu güzel kurala inanmadan kendilerini meneden sebeplerin mahkûmu olduklarından, belki evlenmiş olmaktan korktuklarından fazla bedbaht olanlardır, inkâr edilmez bir gerçektir ki insanlar, hayat, kadınsız olamaz. Evli olanlar, hayatın vazgeçilmezini temin etmiş ve bütün düşünce ve isteklerini bir maksat, bir meslek, bir amaca yöneltmiş olur. Ancak talih, eşlerin ruh ve kalplerini iyi geçindirsin!
***
Eşini mesut edebilecek herkes evlenmelidir, çoluk-çocuk sahibi olmalıdır. Bana bakmayınız; bu meselede örnek İsmet Paşa'dır. Benim hayatım başka türlü düzenlenmiştir. Buna rağmen tecrübesini yaptım. Sonradan anladım ki bu iş benim başarabileceğim iş değilmiş...
***
(Bursa'da kendisini karşılayan çocuklara söylemiştir):
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!
***
(Bir alay karargâhının temel atma töreni esnasında bir koyunun temel için açılan çukura doğru, yere yatırılıp boğazından kesilmek üzere olduğunu gördüğü zaman, İran Şahı Rıza Pehlevi ile aralarında geçen konuşma):
Atatürk -Ben kana bakamam! Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur.
Şahinşah -Ya bu kadar çok bulunduğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?...
Atatürk -Ha, o başka meseledir; öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak yürürüm. O bambaşka bir iştir.
***
Birçok zaferler kazandım. Fakat, bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.
***
Ben, muharebelerde dahi düşmanın üzerinde bir kin duymam; yalnız askerlik kurallarının tatbikini düşünürüm.
***
Ben başkalarının yaptığı ilkelere değil, ancak kendi ilkelerime uyarım.
***
Benim gözümde hiçbir şey yoktur; ben yalnız liyakat âşığıyım.
***
Hiçbir zaman şahsî gücenikliklerimi, birtakım olumsuz girişimlerle tatmine kalkmak adîliğine tenezzül etmem
***
Benim müstesna olduğuma dair bir kanım yoktur.
***
Ben ölürsem soylu milletimizin beraber yürüdüğümüz yoldan asla ayrılmayacağına eminim; bununla gönlüm rahat!
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
nihan_niko
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Feb 17, 2006
Mesajlar: 40

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:19    Mesaj konusu: Uyan Atam..!!!! Alıntıyla Cevap Ver

Atam Uyan gel bizi bu sapıklardan bu insan bile diyemeyeceğim varlıklardan kurtar Atam.Biliyorumki orda hiç rahat değilsin biliyorumki senin bizlere emanet ettiğin Türkiyene biz sahip çıkamıyoruz Atam kalk gel bizleri kurtar başkası bizleri kurtaramayacak Atam duy sesimizi..!!! Crying or Very sad Crying or Very sad Crying or Very sad

Nur içinde yat diyemiyorum çünkü huzursuz olduğunu biliyorum Atam..!!
_________________
www.grupmanga.com
www.mangafanclub.com
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Purgatory
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Jun 13, 2005
Mesajlar: 3503
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cum 10.11.2006 17:59    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu sene 10 Kasım dil açısından kara kara düşündürmeye sevk etti beni..

Konfüçyüs' e soruyorlar.. "Bir ülkeyi yönetmeye sen görevli olsaydın, yapacağın ilk iş ne olurdu?"

"Hiç kuşkusuz dili gözden geçirmekle işe başlardım. Eğer dil kusurlu ve özürlü olursa sözler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Ödevler gerektiği gibi yapılamazsa gelenek ve kültür bozulur. Gelenek ve kültür bozulursa yargı da yanlış yola sapar. Yargı yoldan çıkarsa, şaşkınlığa düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki; hiçbir şey dil kadar önemli değildir.''

Der.. Bu burada böylecene kalsın, pek bir yorum yapılacak tarafı yok.. "+100000"ler yazmaya da gerek yok; ha varsa söyleyecek şeyi olan söyler, ayrı konu.. Gelelim bu yazıyı yazmama vesile olan şeye..

Bugün 10 Kasım biliyorsunuz.. Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümü.. MSN listemde gezdiriyorum gözlerimi ve şöyle bir ileti görüyorum: "Bize bıraktıın bu milletin sonuna kdr takipçisiyiz , Atam İzindeyiz"

Ah arkadaşım, canım arkadaşım.. Güzel şey tabii ki belli bir bilince sahip olman, bu tip önemli şeyleri kucaklaman ve sahiplenmen.. Ama o adam var ya o adam; hani kırılan kaburgasının akciğerlerine batmasına aldırmadan, ülkesinin bağımsızlığa adım adım ilerleyişini yönetmek için cepheye geri dönen o adam var ya.. Sana bir çok miras bıraktı.. Bunları bu denli değerli kılan nedir biliyor musun? Hiç bir maddiyat boyutunda olmamaları, hiç bir maddiyat ile ölçülemeyecek seviyede bulunmaları, tam tersine hiç bir şekilde ulaşılması mümkün olmayan maneviyatlar ile bezeli olmalarıdır onları bu kadar değerli kılan..

Tek tek saymaya gerek yok hepsini! Ama sana bunları miras bırakan adamın ölüm yıldönümünde MSN'ine yazdığın ileti beni bunlardan sadece bir tanesine odaklandırdı: Türkçe'ye!

Açıkçası, günümüzde bu konu ve doğurabileceği sonuçlar hakkında insanların yeterince bilgili ve dolayısıylada duyarlı olmadığını düşünüyorum. O kadar etkisiz bir hale getirildiki bu olay, insanların umursamaması dışında; ülkedeki genel duruma baktığımızda insanların çoğunun günlük yaşamlarında Türkçe konuşmadıklarını görebilirsiniz.. Bu ülkenin dili Türkçe-İngilizce tarzancası olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor ve insanlar bunu umursamıyor..

Hayır, hayır; ütopik şeylerin peşinde koşmuyorum..

Noktalama işaretini yanlış yerde koymak, büyük harf ile başlamamak, ayrılması gereken yerde ekleri ayırmamak gibi şeyler ap ayrıdır, tolere edilebilir; ama bugünkü genel durum dilin sabote edilişinden başka bir şey değildir.. Ve sen üniversite okuyan bir insan olarak, sana bağımsızlığını verenlerin başında gelen insanın ölüm yıldönümünde, onun anısını ve hatırasını tebrik etmek için bir ileti yazıyorsun.. Ama bunu yaparken başta ince gibi gözükse de, her şeyin içine eden işler yapıyorsun! Yok işte, bu olmaz, bunu yapma; dikkat etmek bu kadar mı zor?

Yoksa başını mı döndürdü cıvırlar, dilini mi bozdu her gün karınca sürüsü misali piyasaya çıkıp; hepsinin tek ortak paydası 20 sene sonraki istisna bir radyo programında hatırlanmak olacak olan "hit single"lar..

Kafatasçılık yapmıyorum.. İnternetteki "kişisel" diyaloglarında yazışma dilini abartıya kaçmayacak şekilde kısaltmayı seçenler bir köşede.. Zaman içerisinde dilin içerisine yerleşmiş yabancı kökenli sözcükleri kullanmak diğer bir köşede.. Ayrıntı aramıyorum çünkü; derdim çok basit.. (Örneğin, bir cümle içerisinde "lokal" kelimesini kullanınca bir arkadaşımın buna dikkat çekmesi gibi konular değildir hedefim..)

Okul kantininde neden oturmuyorsun diyorlar bana.. Oturdum geçen gün.. "Sıkıldım bu durumdan a-kü.. (A.q - a.k)" cümlesini işittim..

Şimdi anladınız mı bütün bunların neden bu kadar sinirimi bozduğunu? Şimdi anladınız mı kantinde neden takılmadığımı?
_________________
Kramerica Industries gonna get all of you!..

http://www.deliriyum.com/
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
JosephPetrozza
Kullanıcı siteden atılmış


Kayıt: Aug 29, 2006
Mesajlar: 972
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cum 10.11.2006 21:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

emrah kardeşim 10 numara bi yazı, tebrikler Wink
ben de o kantini sevmiyorum fazla ama koca okulda başka yapılcak bişey yok maalesef,ne yapıcan abi oturcan mecburiyetten.....

ATAM İZİNDEYİZ,ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ.....
_________________
Pazar malı ucuz beyaz pamuklusunun üzerine siyah şeritler diktirerek mahalle maçına çıkan veletlerin ruhuyuz, o ucuz formayı o velede etiketini koymadan diken komşu teyzenin ruhuyuz, sözün özü 'halkın takımı'yız.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Gündem Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
7. sayfa (Toplam 9 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri