Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
TurkRock.Com :: Başlığı Görüntüle - Grunge Hakkında...
Resim albümüResim albümü  SSSSSS   AramaArama   GruplarGruplar   ProfilProfil   Giriş yapınGiriş yapın   LoginLogin 

 Dikkat 
Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.

Grunge Hakkında...
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18, 19, 20  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Rock Müzik - Genel
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Layne_Staley_Lives



Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 88
Nerden: Istanbul

MesajTarih: Sal 06.03.2007 13:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Layne icin yazilan sarkilardan bazilari;

Staind-Layne
Cold- The Day Seattle Died
Zakk Wylde-Layne
Pearl Jam- 4/20/2002
_________________
Wake up Layne, slow suicide's no way to go...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
alp_akalin



Kayıt: Jul 14, 2005
Mesajlar: 156
Nerden: manisa/merkez

MesajTarih: Cmt 17.03.2007 18:45    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

peki birşey sormak istiyorum bu aralar çok dinlediğim bir grup var BUZ ( www.buzband.net )
Bu grup son zamanlarda gerçekten çok hoşuma gidiyor ve bir yerlerde bu grubun tarzı için grunge yazıyordu..
bu konudaki düşüncelerinizi almak istiyorum.acaba buz grunge mıdır?
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
didi_in_chains



Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 629
Nerden: caprica

MesajTarih: Cum 23.03.2007 17:46    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiç dinlemedim bir fikrim yok..
_________________
"Who the fuck is Alice?"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
carnage_drummer



Kayıt: Apr 25, 2006
Mesajlar: 96
Nerden: from neverland

MesajTarih: Prş 29.03.2007 14:53    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bence Grunge türüne oldukça uyuyor yaptıkları müzik(davul ritmleri,alto-tom atraksiyonları,sözler vs.)
_________________
GRUNGE'S NOT DEAD
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
didi_in_chains



Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 629
Nerden: caprica

MesajTarih: Pts 02.04.2007 20:22    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Duyanınız var mı bilmiyorum ama 5 Nisan'da Ankara'da çeşitli grupların katılımıyla Kurt Cobain'i anma konseri düzenlenecek.Ben bu anma konserini eleştirmek istiyorum.

Arkadaşlar bildiğiniz üzere Layne Staley'nin de ölüm tarihi kesin değil ve tahmini olarak 4-5 nisan deniyor.Hatta bazı kaynaklar Kurt Cobain'le ölüm tarihlerinin tesadüfünden bahsediyor.Bu günde iki önemli grunge adamını kaybetmişken neden sadece Kurt anılıyor?!?!

Hiç kimseyle bu konuda polemiğe giremicem ama Alice in Chains,Nirvana'dan kat be kat başarılı bir "grunge" grubuydu.Peki neden bu es geçiliyor.Gruplara mı yaramıyor yoksa işletmecilere mi "kütleler!" tarafından bilinmeyen Aic veya "popüler kültüre" yeterince hizmet edemediğinden mi???

Çok üzülüyorum,umarım anlaşılabilmişimdir...

Layne'in kaderi bu olsa gerek ne yaşarken,ne de ölümünde yeterince hatırlandı...
_________________
"Who the fuck is Alice?"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
didi_in_chains



Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 629
Nerden: caprica

MesajTarih: Prş 05.04.2007 0:58    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bugün Layne'in ölüm yıldönümü...Özlemle anıyoruz...
_________________
"Who the fuck is Alice?"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ateistt



Kayıt: Jan 12, 2007
Mesajlar: 267

MesajTarih: Prş 05.04.2007 14:20    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

didi_in_chains demiş ki:
Duyanınız var mı bilmiyorum ama 5 Nisan'da Ankara'da çeşitli grupların katılımıyla Kurt Cobain'i anma konseri düzenlenecek.Ben bu anma konserini eleştirmek istiyorum.

Arkadaşlar bildiğiniz üzere Layne Staley'nin de ölüm tarihi kesin değil ve tahmini olarak 4-5 nisan deniyor.Hatta bazı kaynaklar Kurt Cobain'le ölüm tarihlerinin tesadüfünden bahsediyor.Bu günde iki önemli grunge adamını kaybetmişken neden sadece Kurt anılıyor?!?!

Hiç kimseyle bu konuda polemiğe giremicem ama Alice in Chains,Nirvana'dan kat be kat başarılı bir "grunge" grubuydu.Peki neden bu es geçiliyor.Gruplara mı yaramıyor yoksa işletmecilere mi "kütleler!" tarafından bilinmeyen Aic veya "popüler kültüre" yeterince hizmet edemediğinden mi???

Çok üzülüyorum,umarım anlaşılabilmişimdir...

Layne'in kaderi bu olsa gerek ne yaşarken,ne de ölümünde yeterince hatırlandı...


Arkadaşım sadece başarılı olmak yetmiyor.Ayrıca başarılı derken neye göre başarılı?Eğer Aic’i veya başka bir grubu seviyorsak bu tip genellemelerden her zaman kaçınmalıyız.Mesela bana göre Layne Staley dünya’nın en büyük vokali fakat ben gelip Layne Staley şundan iyi bir vokal asla demem

Müzik başarıdan ibaret değil ki!İstediğin kadar albüm satsın,istediği kadar popüler olsun,istediği kadar iyi-kaliteli müzik yapsın.Eğer bir müzik sende bir şey uyandırıyorsa,dinlediğin kişinin sesi, senin ruhunu-psikolojini etkliyor, seratin hormonu salgılamanı sağlıyorsa o kişi senin için vazgeçilmezdir.Hissedersin veya hissetmezsin.Olay bundan ibarettir.Eğer bir kişi bir müziğü sadece solosu olduğu,sadece kaliteli olduğu yada sadece popüler olduğu için dinliyorsa o kişi zaten müziği sindirememiştir.Müzik o kişinin ruhunun derinliklerine inmemiştir.Aic’in hiç bir şey hissettirmediği bir kişinin Layne Staley’in anması benim hiç umrumda değil.Layne Staley’in popüler kültüre kurban olmayışı,2 şarkısını dinleyenlerin ayyyy Layne Staley,ben ona tapıyorum dememesi çok ama çok iyi bir şey benim için.Kimse Layne’yi anmasın,Layne bize kalsın,Layne yalan anma sahnelerinin bir ürünü olmasın. Çok mu önemli sanki,zaten Aice’e gönül veren herkez kendi içinde onu büyük bir saygı ve sevgiyle anıyor.

İnsanların Kurt’e ve Nirvana’ya olan ilgisi ve Layne Staley’in hatırlanmaması sebebiyle farkında olmadan da bir insan içgüdüsü olan kıskançlık ve nefret duygusu senin bilinç altına işlemiştir.Kabul etmeyebilirsin fakat bu böyledir.Ironik ama bunun tam tersi de benim için geçerli.İnsanların Layne Staley’e olan gerçek sevgisi ufak da olsa kıskanmama fakat büyük bir sevgi beslememe neden olmuştur


Neyse burdan Kurt Cobain ve Layne Staley’i saygıyla anıyorum
_________________
İmzanız Forum Kurallarına aykırı olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. İmzanızı kurallara göre profilinizden tekrar oluşturabilir ve bu uyarı mesajını da silebilirsiniz.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
carnage_drummer



Kayıt: Apr 25, 2006
Mesajlar: 96
Nerden: from neverland

MesajTarih: Prş 05.04.2007 21:01    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alice In Chains'in efsanevi vokali Layne Staley'i ve Kurt Cobain'i anıyoruz
_________________
GRUNGE'S NOT DEAD
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
didi_in_chains



Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 629
Nerden: caprica

MesajTarih: Prş 05.04.2007 22:23    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ateistt demiş ki:

İnsanların Kurt’e ve Nirvana’ya olan ilgisi ve Layne Staley’in hatırlanmaması sebebiyle farkında olmadan da bir insan içgüdüsü olan kıskançlık ve nefret duygusu senin bilinç altına işlemiştir.Kabul etmeyebilirsin fakat bu böyledir.Ironik ama bunun tam tersi de benim için geçerli.İnsanların Layne Staley’e olan gerçek sevgisi ufak da olsa kıskanmama fakat büyük bir sevgi beslememe neden olmuştur



Doğru tespit ama senin gibi de düşünüyorum.Aslında öyle herkesin bilmesini istediğim birşey değil Aic ve Layne...Ama grunge dinliyorum diyen insanlardan bunu beklemiyorum herneyse...
Şuan hava kasvetli ben de öyle ve Layne'i içimde anıyorum...

http://youtube.com/watch?v=rcljVMDFEpA
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Layne_Staley_Lives



Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 88
Nerden: Istanbul

MesajTarih: Cum 06.04.2007 0:03    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Layne,

Cok ozleniyorsun. Tanimadigim ve bu kadar bagli oldugum tek insan sensindir herhalde. Hayatin boyunca bulamadigin mutlulugu ve huzuru umarim bir parca gittigin yerde bulmussundur. Hicbir zaman layik oldugun saygiyi ve sevgiyi gormedin ama seninde dedigin gibi "we chase misprinted lies". Bana bu zamana kadar gosterdigin yol ve verdigin inspration icin cok tesekkur ederim. Belki fazla degiliz ama seni dusunmedigimiz bir gün bile yok. Cennette gorusmek uzere kizgin melek...

Cem.
_________________
Wake up Layne, slow suicide's no way to go...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
darkscream79



Kayıt: Mar 12, 2007
Mesajlar: 82

MesajTarih: Cum 06.04.2007 22:05    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bahsettiğin üç grubada taparım.Ama nirvananın yeri ayrıdır benim için.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
PCP



Kayıt: Jan 23, 2007
Mesajlar: 19

MesajTarih: Cum 13.04.2007 10:50    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sonuna dek okumadım başlığı ama birkaç yorumda da ben bulunayım.

Grunge aslında tam anlamıyla bir müzik türü olarak görülmemeli. Grunge daha çok bir müzikal harekettir. Olayı da 80'li yıllarda Sonic Youth, Melvins, Dinosaur Jr (Nirvananın baş etkilenimi), Big Black gibi grupların yarattığı rock müzikteki alternatifleşmeyi heavy metal, hard rock ve punk ile harmanlamasıdır. Asıl amaç 80lerin plastikleşmiş rock ve metal müziğine karşı durmaktır denilebilir. Soundgarden misal metal ağırlıklı ama deneysel bir gruptur ve daha ilk günlerinden itibaren günün metal gruplarına göre çok radikal durmuştur. Big Dumb Sex parçaları mesela hair metal diye tabir edilen tür ile kafa bulan bir parçadır. Oysa Soundgarden'ın kökeninde yoğun Black Sabbath etkisi vardır. Chris Cornell'in vokalleri neredeyse Sammy Hagar kökenlidir hatta. Ama ortaya konulan müzik 80ler geleneksel metalinden kat kat daha derinliklidir. Nirvana ise her ne kadar pop hissiyatına sahip ve punk esintili parçalar ile öne çıksa da aslında geleneksel olanı ters yüz eder. Nirvana ve Soundgarden çok çok farklı gruplardır, ortak noktaları Seattle'dan çıkmış olmaları ve gelenekselleşmiş olana karşı durmalarıdır.

Bunun ardında da bu müzisyenlerin hayata bakışlarının geleneksel rock ve metal müzisyenlerindeki hedonist görüşe çok ters olması yatar. Duyarlı adamlardır. Soundgarden'ın günlük yaşamda giydikleri kıyafetler ile sahneye çıkması, Nirvana'nın çöplükten çıkmış gibi giysiler giymesi bir nevi bu hedonizme karşı duruşu simgeler.

Dahası grunge'daki kişisellik o döneme kadarki rock ve metal müzikteki sadece aşk acısına indirgenmiş kişisellikten çok çok daha gerçek ve serttir. Birçok grup uyuşturucu ile iç içe yaşamıştır ama müziklerine uyuşturucuyu değil partileri yansıtırlar. Alice In Chains gibi bir grup ise bariz metal kökenli müziklerini kullanarak Dirt gibi baştan sona uyuşturucu bağımlılığı ve depresyon temalı bir albüm yapar. Eddie Vedder Ten albümünde annesiyle yaşadığı ensest ilişkiyi anlatır parçalarda. Bunlar o döneme dek popüler hard rock'ta cesaret edilemeyen işlerdir şüphesiz. X jenerasyonu olarak anılan kuşağın hemen başlangıcında ortaya çıkan bu adamlar tamamen hayal dünyasını ve hedonizmi temsil eden hair metal'i yok ederler... Müzik dünyasının bu değişime ihtiyacı vardır çünkü. Poison ve Motley Crue artık insanları ifade edememektedir, insanlar kaçışı değil kendileriyle yüzleşmeyi aramaktadırlar.

Eğer Soundgarden Superunknown'da tarzını daha kolay dinlenebilir bir yöne çekmeseydi kesinlikle kült bir grup olarak kalır, büyüyemezdi. Soundgarden, Alice ve Pearl Jam gibi grupların dönemlerinin ötesine geçebilmesinin sebebi budur.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
triad



Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 209
Nerden: istanbul

MesajTarih: Pzr 15.04.2007 0:07    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

@PCP ne güzel yazmışsın. hepsine katılıyorum ve alıntı olarak sakladım bunu Tap
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
kowalczyk



Kayıt: Aug 07, 2004
Mesajlar: 109
Nerden: izmir

MesajTarih: Sal 17.04.2007 0:05    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

PCP ye bende katılıyorum. ayrıca 90larda meşhur olan tüm gruplar bu işin ekmeğini yedi. bence grunge son hakiki rock hareketiydi ve günümüzdeki emo saçmalarını
çok endüstriyel buluyorum. kim verdi "black" teki ruhu onlardan sonra??!!! bir pearl jam ,alice... dinleyince bunlar grup mu lan diyorum kendi kendime... ama dinleyene saygım var ayrı...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
al_capone



Kayıt: Jun 29, 2006
Mesajlar: 265
Nerden: istanbul

MesajTarih: Cum 01.06.2007 12:07    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seattle'ın en büyük isimlerinden Chris Cornell Rockncoketa sahne alıcak...
Son konserlerinden birinin list'i şöyleymiş...
Opening:
Spoonman
Outshined
No Such Thing
Original Fire
Show Me How To Live
Hunger Strike
Say Hello To Heaven
You Know My Name
What You Are
Fell On Black Days
Rusty Cage

Acoustic:
Can't Change Me
I Am The Highway
Wide Awake
Doesn't Remind Me (half acoustic)

Cochise
Burden In My Hand
Like A Stone
Seasons
Billy Jean
Jesus Christ Pose

Encore 1:
My Wave
**help**
Black Hole Sun

Encore 2:
She'll Never Be Your Man
Zero Chance
Slaves and Bulldozers

Süpper... temple of the dogdan, MJ coverı bllie jean'e kadar herşey var Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
didi_in_chains



Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 629
Nerden: caprica

MesajTarih: Cmt 02.06.2007 20:25    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Süpermiş ya en sevdiğim şarkıları var.Çok güzel olucak çok... Smile
_________________
"Who the fuck is Alice?"
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
disturbed_one



Kayıt: Aug 30, 2006
Mesajlar: 493
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Çrş 13.06.2007 2:26    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

al_capone demiş ki:
Seattle'ın en büyük isimlerinden Chris Cornell Rockncoketa sahne alıcak...
Son konserlerinden birinin list'i şöyleymiş...
Opening:
Spoonman
Outshined
No Such Thing
Original Fire
Show Me How To Live
Hunger Strike
Say Hello To Heaven
You Know My Name
What You Are
Fell On Black Days
Rusty Cage

Acoustic:
Can't Change Me
I Am The Highway
Wide Awake
Doesn't Remind Me (half acoustic)

Cochise
Burden In My Hand
Like A Stone
Seasons
Billy Jean
Jesus Christ Pose

Encore 1:
My Wave
**help**
Black Hole Sun

Encore 2:
She'll Never Be Your Man
Zero Chance
Slaves and Bulldozers

Süpper... temple of the dogdan, MJ coverı bllie jean'e kadar herşey var Very Happy
iyicw bunalıma girdim.buna rağmen Rock'n Coke'a hala gitmemekte kararlıyım Confused Rolling Eyes hunger strike'ı bile sölüyor ya...yuh.kendimi çok kötü hissediorum.niye Rock'n Coke ya.
_________________
keep on rockin' in the free world
last fm
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
ForzaRock



Kayıt: Feb 12, 2007
Mesajlar: 382
Nerden: içinden denizler geçen şehirden

MesajTarih: Prş 14.06.2007 17:18    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

PCP demiş ki:
Grunge aslında tam anlamıyla bir müzik türü olarak görülmemeli. Grunge daha çok bir müzikal harekettir. Olayı da 80'li yıllarda Sonic Youth, Melvins, Dinosaur Jr (Nirvananın baş etkilenimi), Big Black gibi grupların yarattığı rock müzikteki alternatifleşmeyi heavy metal, hard rock ve punk ile harmanlamasıdır. Asıl amaç 80lerin plastikleşmiş rock ve metal müziğine karşı durmaktır denilebilir.


arkadaşın dedikleri konuyu iyi toparlamış.. aynı şekilde düşünüyorum.. Grunge hareketi, baş kaldırının ve yırtıp atmanın müzikal kimliğiydi.. 90'lar Rock müziği demek "biraz Grunge" demek oluyor.
_________________
"rock, soru sormaz cevap verir..."
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
al_capone



Kayıt: Jun 29, 2006
Mesajlar: 265
Nerden: istanbul

MesajTarih: Çrş 04.07.2007 0:40    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GRUNGE
Haber Tarihi : 21.06.2007
GRUNGE

Grunge (bazen Seattle Sound’u olarak da ifade ediliyor) bir alternative rock türü olarak harcore punk, heavy metal ve indie rock'tan etkilenmiştir. Ticari olarak popüler olması; 1980 sonuna 90 başına tekabül etmektedir. Özellikle 1991-1994 yılları arasında popülerliğini kazanan türün örneklerini icra eden topluluklar genelde Seattle, Olympia ve Portland gibi Amerika'nın kuzey pasifik şehirlerinden çıkmıştı.Grunge genelde merikada Generation X kültürüyle ilişkilendirilmişti.

Stil, kökenler ve etkileşimler

Grunge kriterleri olarak genelde "kirli" gitar melodileri, güçlü riff'ler ve hızlı davullar ifade edliyor. Burada "kirli" sözcüğü; standart punk rock çalışındaki değişimler ile gitar distorsiyonu ve feedback'in genel kullanımı sonucunda ortaya çıktı. Grunge aynı zamanda punk'ta rastlanmayan daha yavaş tempoları ve uyumsuz armonileri de içinde muhafaza eden bir tür. Şarkı sözlerinde ise genelde; öfke, engellenme, can sıkıntısı, üzüntü, korku ve depresyon konuları işnemketedir. Bu sözler muhtemelen ergenlikte yaygın olan korkulardan kaynaklanmaktadır ki bir çok grunge müzisyeni müzikal kariyerlerine gençlik yıllarında başlamıştı. Öte yandan diğer faktörler arasında güç, sosyal haksızlığa karşı duyulan rahatsızlık, genel olarak bir şeylerin farkına varmaya başlama gibi etkenlerde grunge'daki sözleri etkilemişti. Bununla birlikte bütün grunge şarkılarında bu tip konularla uğraşmıyordu: Nirvana'nın hicivli 'In Bloom' parçası mizahi yazımın büyük bir örneğidir. Bu arada birçok grunge şarkısı karanlık veya eğlenceli bir espri anlayışına sahipti. (Mesela Mudhoney'nin "Touch Me, I'm Sick!" veya Tad'in
"Stumblin' Man"i) ki toplum tarafından genelde bu durum anlaşılamamıştır. Grunge'daki mizah, heavy metal'i ve 80'lerde popüler olmuş tüm rock müzik formları hicveder.

Grunge Kuzey Pasifik'in yerel punk rock platformundan doğmuş ve The Fartz, The U-Men gibi yerel gruplardan oldukça etkilenmiştir. Bunun sonucu güçlü-distorsiyon The Accused ve pop-punk'çıları The Fastbacks'ti. Herşey bir yana The Melvins'in yavaş, hızlı sound'u grunge'daki en büyük etkidir. Hem The Melvins hem de punk grubu The Wipers da janrın bazı hayranları tarafından grunge grupları olarak nitelendirilmektedir ki bazı kaynaklar onları hardcore grupları olarak adlandırmaktadır. Punk kökenleri dışında grunge hareketi Amerika'nın kuzeybatısından da kültür ve müzikal anlamda köklerini almıştır. The Wailers ve özellikle the Sonics gibi 60'ların kuzeybatı gruplarıyla olan müzikal benzerlikleri aşikardır.

Seattle'lı topluluk Green River (daha sonraki adı Mudhoney) solisti Mark Arm bir çok kaynakta yaptıkları tarz için grunge kelimesini ilk olarak kullanan kişi olarak belirtilmektedir. Bununla birlikte Arm yaptıkları müziği tam olarak şöyle belirtmiştir: "pure grunge, pure shit".

Bu tabire medya tarafından olumsuz bir anlam yüklenmemiş ve hatta Green River tarzı müzik yapan her grubun stiline de bu isim yakıştırılmıştır. Terimin yakıştırılıyor olması grunge'ı grunge yapar "kirli" gitar sound'larından dolayı olabilir. (sonuçta grunge yerine kelime anlamı olarak "kirli" de kullanılabilir) Ayrıca grunge gruplarının birçoğundaki hırpani görünüm, 80'lerdeki glam metal topluluklarının nispeten parlak görünümlerinin tam tersiydi.

1983 yılında kurulan Green River'ı türün yaratıcısı olarak kabul edebiliriz. İsimlerinin fazla duyulamamasını ve elde edemedikleri şöhreti bir kenara bırakıp daha sonra ortaya çıkacak olan birçok grunge grubunu derinden etkilemiş olduklarının altını çizmemiz gerekiyor burada. 1988 yılında grup dağıldıktan sonra Green River elemanları Mudhoney'i ve Mother Love Bone'u kurdu, stillerine de devam ettiler. Daha sonra ortaya çıkan grunge gruplarına nazaran daha sert bir sound'u olan Green River; Soundgarden ve Alice in Chains gibi önemli toplulukları etkilemiştir ki Alice in Chains'in tarzının Green River'a daha yakın olduğunu belirtmeliyiz. Bununla birlikte tarz 90'larda popüler olmadan önce erken dönem grunge tarzıyla alternatif rock'ın karışımı haline geldi. Bunun kredisi ise genelde erken dönem grunge gruplarının stiliyle The Pixies'i bir araya getiren Nirvana'nın stiline bağlanır. Nirvana'nın kullandığı bu Pixies tarzı "yumuşak mısralar, hızlı nakarat" kısa sürede hem grunge aleminde hem diğer alternatif rock türleri içinde oldukça popüler oldu.

Grunge'ın benzersiz sound'u genelde Seattle'ın diğer alternatif rock platformlarından kendini izole etmesine bağlanır. Bununla birlikte Pasifiğin kuzeybatısındaki diğer müzisyenlerin grunge'ı etkiledikleri söylenir. Bu kuzeydoğulu gruplar arasında en önemlilerileri kuşkusuz Sonic Youth ve Dinasour JR'dı. Her iki grupta daha sonra başarılı olacak bir çok Seattle'lı topluluğa önceden destek vermiştir.

Pixies'in özellikle Nirvana ve diğer pek çok grunge grubu üzerindeki etkisi sorgulanamaz bile. Minnesota'lı alternatif hard core punk grubu Hüsker Dü'nün de bu etkisi olan gruplar arasında sayılması gerekmektedir. Neil Young bir kaç kez Pearl Jam'le aynı sahneyi paylaştıktan ve Mirror Ball albümünü kaydettikten sonra bazı basın mensupları üzerinde düşünülmesi gereken bir lakap takmıştı Neil Young'a; "Grunge'ın büyükbabası". Bu iddianın kaynağı ise grubu Crazy Horse ile yaptığı bazı çalışmalar ve özellikle Rust Never Sleeps albümünde yer alan "Hey Hey My My" şarkısında fark edilebilinecek
distorsiyonlu gitar çalış tarzıydı. Bununla birlikte Avustralya'lı The Scientists ve Detroit'li proto-punk grubu the Stooges ve MC5'da not edilmesi gereken etkisi büyük gruplar arasındadır.

Mudhoney'den Steve Turner, Black Flag'in 1984 tarihli My War ve albümü desteklemek için çıkılan o turnenin bir çok Seattle'ı grunge grubu üzerinde büyük etkisi olduğunu
söylüyor. Albüm; Los Angeles'taki punk rock'ın sıkı takipçilerinin tempolarını oldukça yumuşattı ve içine büyük dozda heavy metal enjekte etti ki bu yüzden bazı hayranlarından önemli ölçüde alay ve nefret tepkileri almıştı. Turner "Ülkedeki bir çok insan Black Flag'in temposunu yavaşlatmasından nefret etmişti. Fakat burada gerçekten harika bir olaydı. Çok tuhaflar ve harika bir sound'ları var diyorduk." Heavy Metal'in öğeleri yolunu grunge sound'una doğru yöneltmişti fakat tarz kökenlerine yani punk'a her zaman sadık kaldı. Nirvana'dan Dave Grohl "Bad Brains'i canlı izlemek hiç şüphe yok ki sahip olabileceğiniz en güçlü, önemli deneyimlerden biriydi. Onlar beni müzisyen olmam için azmettirdiler, esasında hayatımı değiştirdiler ve onları izleyen herkesinde hayatını değiştirdiler."Nirvana'nın bas gitaristi Krist Novoselic 45'likleri "In Bloom"un bir Bad Brains şarkısına benzediğini söylüyor. Bad Brains'in I Against I ve Quickness albümleri hardcore ve metal stillerini bir kombinasyonuydu, bu iki türü tek bir sound'un içine yerleştiriyordu.

Grunge konserleri açık sözlü ve yüksek enerjili olarak biliniyordu. Grunge grupları karmaşık, yüksek bütçeli tanıtımlardan, büyük sahne şovlarından, ışıklandırmalardan kaçınıyorlardı. Bunun yerine herhangi yerel bir grup gibi kendilerini tanıtıyorlardı. Sadece enstrümanlarını ve kendi varlıklarını görsel "efekt" olarak kullanıyorlardı. Konserlerde mosh denilen dans türüyle bir çeşit interaktiflik söz konusuydu aslında. Hayranlar ve müzisyenler bu dansta kah stage diving (sahneden atlama) kah crowdsurfing (eller üzerinde yuvarlanma) kah headbanging (kafa sallama) ve kah pogo (pogo) yaparak iletişime geçiyorlardı. Mosh'lar sahneye olabildiğince yakın seyirciyle grup arasındaki iletişimi had safhada tutarak gerçekleşiyordu.

Popülerliğini kazanması

Popüler olmadan önce grunge müziği sadece onu yapan müzisyenler dinliyordu. Çok az insanın izlemeye geldiği küçük barlarda çalıyorlardı ki bu kişilerden de bir çoğu çalacak diğer grupların elemanları oluyordu. O günlerde bu tür müziği dinleyenlerin çoğu "yağmurdan kurtulmak için" orada bulunanlardı. Gruplar albümlerini yayınlamaya başladıkça bağımsız plak şirketleri bu müziği yerel halkla birleştiren katalizörler oldu. Dönemin bir çok önemli grubunun plak şirketi Seattle'lı Sub Pop'tı. Grunge'ın büyümesinde etken önemli rol oynayan Pasifiğin kuzeybatısındaki diğer plak şirketleri arasında EMpTy Records, Estrus Records, C/Z Records ve PopLlama Records bulunuyordu.

Grunge'ın gelişiminde yeni ufuklar açan yayın C/Z Records etiketli ve 1986 tarihli Deep Six toplamasıydı.(bu toplamayı daha sonra A&M'de piyasaya sürdü). Toplamada altı farklı grubun şarkıları bulunuyordu. Bu gruplar: Soundgarden, the Melvins, Green River, Malfunkshun, Skin Yard ve the U-Men'di ki birçoğunun ilk defa bir albümde şarkılarına yer veriliyordu.

Müzisyenler "genelde sert, heavy metal'in yavaş temposuyla harcore'un şiddetinin birbirine karıştığı agresif sound" olarak nitelendirildi. Sub Pop prodüktörlerinden Jack Endino anımsıyor "İnsanlar sadece 'Pekala ne tür bir müziktir bu? Metal değil bu, e punk da değil. Hardcore denen şey de ne? İnsanlar 'Yaşasın bütü bu grupların ortak bir yanı var' diyordu" 1986'nın sonunda Bruce Pavitt yeni plak şirketi Sub Pop'un bir parçası olarak Sub Pop 100 toplamasını ve Green River'ın Dry As A Bone EP'sini piyasaya sürdü. Sub Pop'un erken dönem kataloglarından Green River'ın bu EP'si için "Bir jenerasyonun ahlakını yok edecek ultra müphem GRUNGE" deniyordu.

1988 Kasım'ında Sub Pop grunge'ı popülerleştirmek için ilk adımını Sub Pop Singles Club'la attı. Bu sistemle her ay lokal gruplardan postayla gelen şarkılar toplanıyordu. Grunge gruplarının hızla çoğalması plak şirketinin de popülerliğinin artmasına sebep oldu. Sub Pop'un kurucularından Bruce Pavitt ve Jonathan Poneman'a göre grunge'ın bir anda büyümesinin sebebi İngiliz müzik dergisi Melody Maker'dan gazeteci Everett True'ya türle ilgili bir makale yazmasını istemeleriydi. Bir çok kaynakta bu dönemde en dikkat çekip, popülerleşen (80'lerin sonuna kadar da öyle kalan) ve türün de popülerleşmesindeki ilk büyük atağı yapan grubun Mudhoney olduğu söylenmektedir. Yine de grunge, 1990'lara kadar Amerika'da ulusal bir fenomen haline gelmemişti.

Grunge'ın dikkat çektiği ilk video ise Soundgarden'ın "Flower"ıydı. Mark Miremont'un yönetmenliğini yaptığı video ilk yayınlandıktan kısa bir süre sonra MTV'nin gece yarısı şovu 120 Minutes'de sık sık gösterilmeye başladı. Kısa bir süre sonra da yönetmenliğini Samuel Bayer'in yaptığı Nirvana'nın "Smells like Teen Spirit"i ortaya çıktı ve artık bu video sayesinde grunge da popülerleşmişti. Nirvana genelde, bu türü popüler anlayışın içine sokan grup olarak gösterilmektedir. Grubun Nevermind albümünden yayınlanan "Smells Like Teen Spirit" parçasının kazandığı beğeni tüm müzik piyasasını şaşırtmıştı. Dünyanın bir çok yerindeki müzik listelerinde grup bir numaraya kadar yükseldi ve diğer grunge gruplarının da böylece yolunu açtı. Bu topluluklar arasında en önemlilerinden biride Pearl Jam'di. Bu arada Pearl Jam, Ten albümünü zaten bir ay önce 1991 Ağustos'unda yayınlamıştı. Fakat albüm satışlarındaki yükselme ancak Nirvana'nın Nevermind’ının başarısından sonra gerçekleşebilmişti. O zaman da şimdide bir çok kişi grunge bu iki grup ve onların mainstream'e karşı olan isyankar tavırlarıyla ilişkilendirilmişti. 1993 yılında Seattle'lı diğer önemli gruplarda (Özellikle Alice in Chains ve Soundgarden) oldukça başarılı olmaya başlamıltı. Yine 90'ların ortasında Seattle'lı olmasa da yaptıkları müzik grunge olan gruplar örneğin San Diego'lu Stone Temple Pilots, Avustralya'dan Silverchair ve İngiltere'den Bush'da popülerleşmeye başladı.

Bir çok grunge hayranı ve müzik eleştirmeninin ortak görüşü grunge'ın popüler bir tür olarak ortaya çıktığı ve glam rock'ın gösterişini yitirmesiyle birlikte bu türü popüler kültüründe kabul etttiği yönündeydi. Mötley Crüe, Poison ve Warrant gibi Glam Metal grupları özellikle Amerika'da tüm 80'ler boyunca listeleri meşgul etmişti. Glam metal'in hissedilecek derecede sosyal bilinçten yoksun ve maço bir tavrı olduğu kabul edilmişti. Bu bakış açısı 80'lerde kendine bir yer bulabilmişti ama sonra dinleyici üzerinde tam tersi bir etki bırakmaya başladı. Grunge ise glam rock'ın tam tersiydi. Şarkı sözlerinde maço tavırlar yerden yere vuruluyor ve punk gibi daha basit bir stil kullanılıyordu. Grunge'ın popülerleşmeye başladığı dönemde glam metal popülerliğini yitiriyordu.

Pasifik'in kuzeybatısındaki grunge hayranları medyanın grunge hayranları ve müzisyenlerinin giydikleri kıyafetlere aşırı ilgi gösterdiklerini düşünüyordu. Kuzeybatıdaki giyim tarzı erken dönemde genelde punk estetiğinden etkilenmişti. Genelde günlük giysiler tercih ediliyordu ki bunların en önemlisi kareli gömleklerdi.
"Moda" daha hoş görünecek kıyafetler üzerine yoğunlaşıp bilinçli bir şekilde gelişmiyordu, tam tersine mümkün olduğu kadar ucuza satın alınabilecek soğuk geçen mevsimlerde onları koruyacak kıyafetler tercih ediliyordu. Medya müzikle ilgilenceğine
yaratılan moda üzerinde duruyordu. 90'ların başında moda endüstrisi "grunge modasını" daha geniş kitlelere taşıdı, grunge çevresinde popüler olduğu kabul edilen kıyafetlerin fiyatını yükseltiler. Aynı zamanda medya tüm grunge'ı bir kültür olarak görüyordu. X jenerasyonunun hippi kültürüne benzer bir kontra kültür ortaya attığını savunuyorlardı.
Medya müziklerine yönelmektense müzisyenlerin ve hayranların yüzeysel bakış açısına yer veriyordu. Grunge hakkında yazılan makalelerden en absürdü grunge platformunda kullanılan terimler ve küfürlerin sıralandığı The New York Times'da çıkan yalan haberdi.
Daha sonra bunun Sub Pop'tan Megan Jasper tarafından ortaya atılan bir dalga olduğu ortaya çıktı. Medyanın gösterdiği bu aşırılıklar daha sonra çekilecek 1996 yapımı belgesel Hype!'da da işlenmişti.

Seattle'lı grunge hayranlarını bu yüzeysellikten oldukça sıkılmıştı. Bir çok grunge müzisyeni popüler olmadan önceki kıyafetlerini giymeye devam ediyordu. Çevrenin dışından bazı müzisyenler de giyim tarzlarını grunge modasına dayamıştı. Rock aleminde, pahalı bir desinatörün elinden çıkma dizaynlar daha ayrıntılı kıyafetlerden sakınılıyordu. Kareli gömlek, kot pantolon, bot (özellikle Doc Martens) ve Converse spor ayakkabı gibi bazı ortak parçalar vardı. Çevrenin dışındaki birçok genç insan tarzı popüler kültürün belli normlarına yönelik basit karşı koymalar yüzünden benimsemişti.
İngiltere'de bu modaya uyan gençlere bazen grungers deniliyordu ki Amerika'da genelde bu kişilere grungies denirdi. Geleneksel rock and roll'un gösterişi bir çok rock müziği dinleyicine itici gelmeye başlamıştı. Garip bir şekilde bu vaziyet endüstrinin "grunge modası"nı öne çıkarmasına olanak verdi. Bu hayranların hiç hoşuna gitmiyordu ve kısa bir süre sonra bir çoğu "grunge modasını" iyice benimsedikten sonra bıraktı ve bu işin marketide kısa bir süre sonra popülerliğini yitirdi.

"Grunge dönemi"nde meydan gelen olaylar şayet gerçekleşmemiş olsaydı belki tür bu kadar popülerleşemezdi. Sık sık alternatif rock'ın örnekleri yerel klüplerde çalmaya başladı, kolej radyolarında ve bağımsız plak şirketleri bu türü icra eden gruplarla anlaşıp
albümlerini çıkarmaları için destek verdi, bağımsız olanların yanı sıra büük plak şirketleri de bu gruplarla ilgilenmeye başladı. Bütün bunların sonucunda 1992-93 yıllarında grunge altın dönemini yaşarken gezici festival Lollapalooza ortaya çıktı. Medyanın spotu alında grunge, pop kültürünün bir parçası haline geldi. Özellikle birçok grunge grubunu da görmenin mümkün olduğu 1992 yapımı Singles filmiyle bu ispatlandı. Aynı sene Nirvana ve Sonic Youth, 1991: The Year Punk Broke ismindeki belgeselde görüldü. Genelde bayan elemanlardan oluşan gruplara sahip Riot grrrl türü de bu dönemde ortaya çıktı. Punk'tan türeyen bir çok tür popülerleşmeye başladı ki tür olarak punk da eski popülerliğini tekrar kazandı Green day ve The Offspring gibi grupların parçaları listelerde hızla yükselmeye başladı. Özellikle Sub Pop ve Epitaph Records gibi bağımsız plak şirketleri, büyük şirketlerin albüm satış oranlarına yetişmişti.

Mainstream’den Uzaklaşması:

Grunge'ın popülerliği çok uzun sürmedi. Bunun sebebi bir çok farklı konuya bağlanabilir. Bir çok müzik eleştirmeni ve hayranın düşüncesi grunge'ın popüler müziğin görkemli yaşamıyla uzaktan yakından bir ilgisi olmasa da büyük plak şirketleri bu gruplara desteğini vermişti. Bir çok grunge grubu bu büyük plak şirketleriyle radio-friendly şarkılar yapmamak için anlaşmak istemedi, bu yüzden büyük plak şirketleri kendilerine her ne kadar türün hayranları tarafından benimsenmese de radio-friendly şarkılar yapacak başka gruplar buldu. 1996 yılında genel anlamda albüm satışlarındaki düşüş de yine bu
şirketleri farklı tür müzik arayışı içine itti.

Grunge'ın ömrünün kısa sürmesinin bir başka sebebi alt türü olan post-grunge'ın ortaya çıkması olabilir. Post-Grunge, grunge'ın daha radio-friendly türüydü ki bir çok hayran grungeın "kirli" sound'una aşinaydı. Post-grunge'ın ortaya çıkma sebebi, büyük plak şirketlerinin grunge gibi bir tür bulup aynı zamanda daha fazla insana ulaşması için türü daha poplaştırmaya çalışmaları olabilir. 90'ların ortasında bu tanıma uygun bir çok grupla anlaşma imzalanmıştı.Silverchair ve Bush gibi başarıya ulaşanların yanı sıra türün hayranları post-grunge gruplarının sadece para kazanmak için ortaya çıktıklarını savunur.
Bunun en büyük örneği bir çok grunge hayranı tarafından hakarete uğramış Candlebox ve Collective Soul gruplarıydı. Reklamı iyi yapılan post-grunge gruplarının bile yine hayranlar tarafından eski grunge gruplarından daha kısa ömürleri olacağı iddia edilmişti. Grunge ortadan kalktığında daha sonra ortaya çıkan Creed ve Nickelback gibi gruplar grunge hayranları tarafından kabul edilmedi.

Grunge topluluklarının bir önemli sorunu da eroin'di. 1990 yılında Andrew Wood'un aşırı dozda keif verici madde kullanımı yüzünden ölümü yaşanan ilk trajediydi ve other Love Bone'un dağılmasına sebep oldu. Kurt Cobain'in keyif verici madde kullanımı da kendi sonunu getirdiği söylenir. (Ki bu hiç bir zaman ispatlanamamıştı.) Sırasıyla Hole grubundan Kristen Pfaff ve Alice in Chains solisti Layne Staley 1994 ve 2002 yıllarında yine aynı sebepten dolayı öldüler. Grunge'ın çökmeye başlaması ilk olarak Kurt Cobain'in 1994 Nisan'ında ölmesi kabul edilir. Kurt cobain'in genelde "Grunge is Dead" (Grunge Öldü) t-shirt'ü giydiği bilinmektedir.

1996 senesi grunge müzisyenlerinin aktif olarak çalıştıkları son seneydi. Bu sene içinde bir çok son gerçekleşti. Alice in Chains solistleri Layne Staley ile birlikte son konserlerini verdi, Soundgarden ve The Screaming Trees son albümleri Down on the Upside ve Dust'ı yayınladı ve Nirvana konser albümleri From the Muddy Banks of the Wishkah'ı piyasaya sürdü.

Bir çok hayranın görüşü ise grunge müziği Soundgarden 1997 yılında dağıldıktan sonra bitti. Bazı grunge grupları konser vermeye ve turneye çıkmaya devam etti ki bunlardan en önemlisi Pearl Jam. Grubun hayranları türün de aslında bir şekilde ayakta olduğunu ispatlıyor. Aynı şekilde 2002 yılında daha önce yayınlanmamış bir Nirvana şarkısı "You Know You're Right"ın gün ışığına çıkması ve listelerde üst sıralara yükselmesi, ardından yayınlanan Nirvana box-set'i With the Lights Out tüm zamanların en fazla satan box-set'i oldu.

alıntı -> http://www.radioeksen.com/digerhaber.asp?ID=13
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
alp



Kayıt: Apr 05, 2004
Mesajlar: 320
Nerden: ankara

MesajTarih: Pzr 08.07.2007 18:23    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bunlar benim kişisel çalışmlarım, arada dönemlerim geliyor yapıyorum. Bir dünya da geleneksel çizimler var ama bir türlü aktaramadım bilgisayara.
İstediğiniz gibi kullanabilirsiniz, lazım olursa . Sadece ne için kullanacağınızı bana yazarsanız, çok mutlu olurum. Hatta gerek duyarsanız yüksek çözünürlüklü olanlarını da yollamaya çalışırım. İlgi duyan varsa
http://three-fish.deviantart.com'dan takip edebilirsiniz, arada grunge ile ilgili çalışmalar yapmaya çalışıyorum.







bende şunu söyleyebilrim sanırım bu kadar seneden sonra, grunge yaşam tarzıdır. Bakış açısıdır. Aslında ne anlıyorsan O'dur biraz da.
Nutshell çaldığında tüylerin diken diken oluyorsa, Alive her başladığında Eddie'nin şarkı girişindeki çığrışı seni yerinden zıplatmaya yetiyorsa...diye gider işte...

Şans eseri girdim sayfaya uzun zamandır turkrock'a bakmıyordum, hala heyecanla -ateşli bir şekilde- grunge'ı konuşabilcek insanların olduğunu bilmek çok güzel Smile)..

İncelemeyen varsa Seattle'ın tarihini de bir araştırın derim(Kızılderililerden bu yana) oldukça ilginç...

**Bir de LAyne Staley'nin yan projesi Mad Season'ı da unutmayın. Bir de son olarak LAyne Staley-It's coming after ı dinleyin. İlginç. Dinleyen varsa bu konu üzerine konuşalım, şayet bu şarkı hakkında çok bilgim yok bilen varsa buraya bişeyler yazarsa sevinirim ...
_________________
Alive - vokal,gitar www.alive.garaj.org
http://www.myspace.com/alptugan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    TurkRock.Com Forum Ana Sayfası -> Rock Müzik - Genel Tüm saatler GMT + 3 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18, 19, 20  Sonraki
17. sayfa (Toplam 20 sayfa)

 
Forum Seçin:
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 4.87 Saniye