Bu foruma yazan her üye, forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılır. Bu kurallara uyulmadığı takdirde mesajlarınız silinebilir, taşınabilir ve siteden uzaklaştırılabilirsiniz.
Kayıt: Sep 19, 2003 Mesajlar: 2121 Nerden: paradise city
Tarih: Pzr 30.03.2008 12:24 Mesaj konusu:
bir inonu deplasmanini daha kazasiz belasiz atlattik!
aziz yildirim basta, teknik kadromuzu ve macta ter doken butun futbolcu ve taraftarimizi cani gonulden tebrik ediyorum...
(bkz: sinan engin sen bizim "herseyimizsin")
(bkz: korkutmaz bizleri musalla tasi)
(bkz: inonude nasil "yendik" biz besiktasi) _________________ right now!
Kanaryam çok iyi oynamadı,hepsinin aklı chelsea'de normaldir, ama her zamanki gibi önemli maçları alma geleneğini sürdürdü.Dün yine ispatlandı ki bjk final maçlarını çıkaramıyor,önemli maçları alamıyor.İki kulvarda da çok iyi gidiyoruz nazar değmesin.Şampiyonluğu fazlasıyla hakediyoruz.Helal olsun...
Cantstandya 2.ci golde Alex'in tribüne gelişini anlat.Yıkıldı orası ya
Bi de hakeme uyuz oldum,adam gidiyo taraftarıyla seviniyor,sarı kart veriyor.Hadi formasını çıkarsa anlayacam.
Kayıt: Sep 19, 2003 Mesajlar: 2121 Nerden: paradise city
Tarih: Pzr 30.03.2008 12:32 Mesaj konusu:
gecen yil ali sami yende oldugu gibi gene saha icine yabanci madde yagdi
alexin kafasini yarinca mutlu mu olacak o atan essek?
ayiptir yahu ayiptir!
futbol bu, savas degil! _________________ right now!
Kayıt: Sep 19, 2003 Mesajlar: 2121 Nerden: paradise city
Tarih: Pzr 30.03.2008 12:36 Mesaj konusu:
luganun yaptigi hareketi ise hic tasvip etmedim
bize ne liverpool besiktas macindan
kendi isimize gucumuze bakalim
(bkz: el ***iyle gerdege girilmez)
(bkz: bir benzeri icin
(bkz: Beşiktaşlı taraftarlar, Fener’in Avrupa’daki rakibi Chelsea lehine tezahürat yaptı) _________________ right now!
Sabahtan beri yarılıyorum maça giden arkadaşların muhabbetlerine, çok güzelmiş tribün.
Cantstandya'dan ayrıntı bekliyorum hala. _________________ Ucu bucağı olmayan Guns N' Roses kaynağı: www.gnrturkey.net
From Appetite to Democracy...
Kayıt: Sep 19, 2003 Mesajlar: 2121 Nerden: paradise city
Tarih: Pzr 30.03.2008 13:32 Mesaj konusu:
inonu cehennemi fenere gul bahcesi!
Son yıllarda Beşiktaş'a karşı İnönü Stadı'nda hep üstünlük kuran F.Bahçe dün gece de bu geleneği bozmadı.
Sarı-lacivertliler Dolmabahçe'deki son 11 lig maçında 18 gol atıp, 16 tane de yedi.
F.Bahçe ayrıca, Beşiktaş ile genelde yaptığı son 4 maçı da kazandı. Sarı-lacivertli ekip, geçen sezon İnönü'de yapılan lig maçını 1-0, bu sezon başında Almanya'nın Köln kentinde yapılan Süper Kupa maçıyla, sezonun ilk yarısında Kadıköy'de yapılan lig maçını da 2-1'lik skorlarla kazanmıştı. _________________ right now!
Kayıt: Sep 19, 2003 Mesajlar: 2121 Nerden: paradise city
Tarih: Pzr 30.03.2008 13:34 Mesaj konusu:
ne dese oluyor!
F.Bahçe'de arkadaşlarının 'medyum' lakabını taktığı Semih'in kehanetleri tutmaya devam ediyor. Daha önce, "Beşiktaş puan kaybeder biz de lider oluruz" diyerek liderlik müjdesi veren Semih geçtiğimiz hafta içinde verdiği demeçte dünkü maçın skorunu vermişti. Hafta içi idman sonrası milli futbolcu arkadaşlarının "Derbi ne olur?" sorusunu, "Derbiyi 2-1 kazanırız" diye cevaplamıştı.
F.Bahçeli yıldız Beşiktaş maçından sonra da, "Chelsea'yi 1-0 yeneceğiz" ifadesini kullandı.
evet yenecegiz chelsea"yi
aha da buraya bir daha yaziyorum... _________________ right now!
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 853 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 15:36 Mesaj konusu:
Biraz geç kaldık ama sanırım buna değen bir yazı olacak.. Anca beyler; eve bir geldik ki derman kalmamış, dönünce Kadıköy'de yediğim kutsal balık-ekmek bile fayda etmedi, 1 saat filan durup yattım. Öğlen kalkınca da yatakta biraz telefon üzerinden yapılan geyik ve kahvaltı, eh şimdi hazırız maç yazısına.
Toplanış saati ve yeri olarak 14.00'de Kızıltoprak belirtilmişti ama biz 12.30'da topraklara inmeyi yeğledik arkadaşlarla. Kimisi Kızıltoprak'taki Marmaris Büfe'nin fiyatlarıyla kıyaslayınca çok çok daha uygun olan Burger King'den 2 tek hamburger alıp sıkıştırmış ceplerine tost yapıyor, kimisi ucuz viski arıyor, ötekisi para çekmek için ilerdeki bankaya kadar yürüyor; öbürleri de "Ne zaman gelecek o büyük gece" triplerinde bekliyor.. Ben tam 12.00'da rıhtımdaydım, maça dair hiç hareketlilik yoktu. Oradan yürüdüm Kızıltoprak'a, sanırım 1600 kişiden ilk olarak buluşma yerine varan kişiler bizdik 3 kişi. Sonrasında yavaş yavaş tanıdıklar/tanımadıklar da gelmeye başladı. Saat olarak 14.00 verilmişti ama 1 saate yakın gecikildi; 1,5 saat filan merdivenlerde takıldıktan sonra Sefa ve Yücel abilerin gelişiyle eski dernek binasının oraya kaydık. Valla bu arada Sefa abi kimin elinde bira gördüyse çöpe attırdı, neyse ki biz yürüyüşten önce bira içmeyip başka mamüller ile gideriyoruz susuzluğumuzu, yürüyüş esnasında ele bira alması daha zevkli..
Biraz da orada takılıp yanlış hatırlamıyorsam 15.30'a yakın sularda THY binası - Numaralı şeridi - Altıyol şeklindeki bir istikametle rıhtımın yolunu tuttuk; şansım olsaydı da çekebilseydim, rahat 700-800 kişi yürüdük. Ama motorların kalkmasına çok az kaldığı şeklinde gelen kara bir haber kestirme yollara itti bizi ve Yazıcıoğlu'nun aralarından girip Ulusoy'un da ötesinden çıktık, iskeledeki arkadaşlardan telefonla ikinci ihtarı da alınca 800 küsür kişinin her biri birer Maurice Green'e döndü ve bacakları açtık biraz. Neyse efendim, motor olayı zaten bildiğiniz gibi, Kabataş'a doğru bitmek bilmedi o yol. Tuvalet sırasında alışageldiğimiz uzun kuyruklar olunca maalesef benim de içinde olduğum bir kısım taraftar denize doğru sallayarak işemek durumunda kalıyoruz. Napalım mecburuz, üstelik bunu sürekli yapan kişiler değiliz diyerek avutmaya çalışıyoruz kendimizi. Kabataş'a gelindiğinde motorun önüne yığılma oluyor, herkes bir an önce inmek istiyor; nitekim iskelenin karşısındaki caddenin yukarılarına mevzilenen bir takım insanlardan gelen bira şişelerine tanıklık ediyoruz; polisimiz de sağolsun kordonunu biraz geç oluşturarak atış talimi için yeterli zamanı veriyor bu insanlara.
Neyse; zayiat yok. Ama arkadaşım "Bira şişesinin camı na buramdan geçti şerefsizim" diyince ister istemez sinirler çok geriliyor ve ne olduğunu bile anlamadan doğaçlama bir reaksiyonlar silsilesi ile aniden kordonun dışına çıkmış etrafta birilerini arar halde buluyoruz kendimizi o sinirle, ama görünürde kimseler yok. Neyse polis kontrol altına alıyor bizi, ulan hiç bir şeye üzülmedim ama izdiham yüzünden o güzelim çiçekleri ezerek yürümek zorunda kalanlar oldu, ona üzüldüm yemin ediyorum. Burada belki kendimizi eleştirebiliriz yardımcı olmadık diye; polis "Atkıları formaları saklayın" diyor ama dinleyen olmuyor haliyle. Gerçi öte yandan da bu saçma bir düşünce çünkü oraya kimin peşinden geldiğimiz zaten belli, polisin görevi de belli. Bize pek de hakkı yok onu demeye. Yani aslında münferit gidiş diye bir şey yok ortada. Şu ana kadar da okuyarak tecrübe ettiğiniz üzre gayet kolkola omuzmuza gittik. Neyse dönelim muhabbete. Abilerden de "Bağırmadan gidiyoruz, sakin sakin" nidaları yükseliyor ama sözleri biter bitmez beste kopuyor: "Şişe atıp kaçanın a... s...! Tırsmaaaa, tırsmaaaa!!" ahahah yani deplasman olayı zaten anlatılmaz yaşanır kardeşim..
GFB'nin uyuz olduğum bir atkısı var, salt sarı üzerine böyle mal gibi GFB yazmışlar o kadar, başka hiç bir dizayn yok. Diğer grupların da GFB'nin de atkı dizaynlarını beğeniyorum ama o zevksiz kreasyona hayvan gibi talep var. Kabataş'taki renkdaşlarla da birleştikten sonra stada yürüdük ve gayet rahat girdik; şimdi burada şunu demek lazım polis olur ağzından gelen alkol kokusunu sorun eder, polis olur gözünün üstündeki kaşı beğenmez sorun eder. Hiç bir şey yaşamadık güzelce girdik. Polis insan gibi davranınca tribüncü adam zaten insan gibi davranır, bir kez daha gördük bunu. İçeriye kaçta girdik bilmiyorum ama muhabbete kaptırdık, hemen ardından takımı tek tek çağırırken bulduk kendimizi. Öncesinde de klasik karşılıklı atışmalar yaşandı tabii ama bu maçta Beşiktaş tribünlerinde bir şey vardı, gol ve golden sonraki 5 dakika hariç hiç duymadım seslerini. Kollar eller yukarıda gözüküyor ama gelen ses yok. Atışmalarda da bir alayına gider çektiler zaten o kadar. Ama eminim yine televizyona hayvan gibi gitmiştir sesleri, bundan şüphem yok, neden acaba..
Maldonado'ya mastika ritmi yapılmış, duyunca kahkaha attım süper geliyordu kulağa. Topçulara gerekli gazı verdikten sonra 2-3 kişi arasında çıkan gerçekten ufak çaplı bir -muhtemelen yer kavgası- kavga da yatıştırıldı ve başladı maç. Televizyon filan hiç umrumda değil kaldı ki nasıl geldi bilmiyorum, ben nasıl bağırdığımızı biliyorum o bana yeter, bu konuda diyeceğim başka bir şey yok. 70'e doğru boktan bir baş ağrısı aldı bünyeyi özellikle besteler arasındaki 4-5 saniyelik geçiş suskunluklarında ama renkdaşlar arası su paylaşımı had safhadaydı onu da yendik anasını satayım. İlk gol nasıl oldu anlamadık, zaten halen daha gördüğüm gibi mi oldu emin değilim, bir daha bakacağız artık. Beşiktaş'ın golü geldi sonra onlar çoştu, biz yanlış hatırlamıyorsam 2 tane ikinci yarı 1 tane de birinci yarıda çok müsait goller kaçırdık ve bu maçı alamazsak çok çok yazık olur demeye başladık. Sonra tribünler baya sıkıştı -sanki dersin sonradan gelenler oldu- ve ayakta durabilmek adına kimisi koltukları arkaya doğru büktü ve koltukların altlarındaki demirleri açığa çıkarıp onların üzerinde durmaya başladı, bunu maçın başında yapanlar da vardı. İnönü'nün koltukları hakikaten çok kötü ve arkanızı yasladığınız yerler resmen ön tarafa eğik, koltukta ayakta durduğunuz zaman öne doğru eğik olan o kısım sürekli olarak aşin tendonunuza bir baskı uyguluyor. Bu baskının, 4-5 saat içeride olduğunuz sürenin %90'ında ayakta durduğunuz zaman zarfında devam ettiğini hesaplayın; artık nur topu gibi mosmor bir aşin tendonunuz var..
O koltukları arkaya eğmemiz (Kıranlar da oldu söylemek lazım şimdi) demirleri meydana çıkarttı demiştim; o demirleri bütün bir U şeklinde hayal edin, uçları kapalı, yani tam kıskaç gibi ayağınızı araya alabilir. İşte o olay ikinci golde adeta tribün bazında bir faciaya yol açıyordu, biz o işi yaparken hesap edememiştik tabii bu durumu; rostocker diyor ki "2. golde Alex'in tribüne gelişini anlat, yıkıldı orası" işte tam da anlatacağım şey ile alakalı bu: Biz hiç bir şey göremedik, top direğe dokunup içeri girer girmez bütün tribün öne yığıldı (Beşiktaş tribününde olup o anı görebilmeyi isterdim) bir baktım ki yukarıya asılmış fakat kalabalık yüzünden gözükmeyen pankartlar meydana çıkmış, bomboş yukarısı. Durumumu hayal edin: Ben 2 kişinin üzerine düştüm ve tamamen onların üzerine yıkılmamı engelleyen şey bileğimi kıskaca almış yukarıda bahsettiğim o demirlerdi. Tribünün çoğuna bu oldu, dönüşte herkes topallıyordu.. Sonra ister istemez alttaki insanlara yardım ediyorsun o yüzden hiç bir şey göremedim, ne Alex'i ne başka bir şeyi. Yıkıldı orası dediğinize göre televizyon biraz göstermiş olabilir diye düşünüyorum şimdi, onu da izlemek isterim eğer gösterdiyse. İnanılmaz oldu ya tam Arjantin tribünü gibi oldu gerek boğuk gol sesi gerek yığılma. Ama çok tehlikeli bir şey yani kimse bunu isteyerek yapmamalı, zaten bizde de doğal bir reaksiyon olarak oldu.
Neyse abi canımızı kurtardık; sonra bir baktım bizimkiler başladı kapalı kapalı sesin çıksın kapalı, stattan çıkmayın biraz taşak geçelim, işte böyle her sene böyle filan.. Ulan diyorum içimden, büyük konuşmayın daha zaman var. Derken hakem o lanet tabelayı bir kaldırdı 8 dakika. Arkadan biri diyor ki hakem 8 dakika verdi, ben diyorum olmaz öyle şey 3'tür o, senin göz muaynen gelmiş.. Meğer muayne sırası bizimmiş de haberimiz yokmuş. Sonra bir kaç kişi daha aynı muallağı yaşadı ve televizyon başındakilere telefon açmakta bulduk çareyi, harbiden 8'miş. O dakikalar nasıl geçti, daha doğrusu nasıl geçmedi bir biz biliriz yani. Ben merak ediyorum acaba doğru muydu? Rüştü'nün ve kapalı çizgisinin orada birisinin sakatlıkları vardı ama 8 dakikaya ben o kafayla ve heyecanla bir anlam veremedim, belki de doğrudur bilemiyorum ama çok merak ediyorum. Maçtan sonrası zaten büyük eğlence. Yazıya başlarken aklımda olup da şimdi unuttuğum şeyler olabilir, hiç bir şeyi atlamak istemem ama bu kadar yazıyorum şimdilik. Lugano'nun olayını da yeni öğrendim; biz maçtan önce s..ilmiş Liverpool çekerken Beşiktaş tribünlerinde Chelsea formalılar varmış demek, vay anasını..
Bu arada maçtan çıkışta tam tribünün önünde polislerin amiri, kılıcını çeken Achilles edasında copunu çekip "Koşun ulan" diyor. Kimse koşmuyor ama önden giden bir tane çocuğu ite kaka alıyorlar. Yani reva mı lan bu, nedir o adamın günahı? İnsan denilen varlık kendini 1 saniyeliğine oranın allahı zannetmeyegörsün, çok acayipleşiyor. Son olarak bir şey daha diyeyim. Hayatımda o kadar hâlsiz ve sesi kısık bir durumda bu kadar katıla katıla pek nadir gülmüşümdür sanırım. Biz "Stattan çıkmayın biraz taşak geçelim" diye karşı taraf ile atışma normları içerisinde bağırırken yandan bir arkadaş sesini hafiften değiştirerek demez mi "Ya da çıkın çıkın, ruhunuz yeter" diye.. Ulan bütün tribün yine 2. goldeki gibi öne yığılıyordu gülmekten.. Onun üzerine de "Stadı boşaltın ruhunuz yeter" koptu zaten.. Ha bu arada bir şey daha var. Neden artık pankart asmıyoruz kardeşim biz? 4 tane mi ne pankart vardı topu topu benim gördüğüm kadarıyla. Geçen seneki maça bakın adeta tribün koli, pankartlar koli bandıydı. İç sahada da fazla kalmadı, bu işe bir dur demek lazım.
Geçen seneden bir kaç renkdaş unutmamış, yanında getirmiş..
Maçtan sonra vapura..
Resimler ve videolar için FB TV'yi takip etmek lazım. Şimdi özellikle Kadıköy'deki ve Kabataş'taki yürüyüş için keşke makinayı yanımda götürseymişim diyorum. Sizlerden de TV görüntüleriyle ilgili (Gol/tribün) kayda değer bir şey eline geçen olursa sallasın diyorum.
TEK GERÇEK SENSİN YALAN DÜNYADA.. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
En son Cantstandya tarafından Pzr 30.03.2008 16:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Kayıt: Feb 28, 2005 Mesajlar: 1047 Nerden: istanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 15:50 Mesaj konusu:
Mehmet Demirkol'un 2002'de ki Dünya Kupası yazıları , Emrah'ın maç yazıları...
Üstüne tanımam...
Josephking_1903 demiş ki:
zaten saha kapanacak, niye birisi tribünden atlayıp şu luganonun ağzını burnunu kırmadı hayret yaa !!!
Sen niye atlamadın?
Hadi onu geçtim , yan hakem de 8 yaptı hemde elektronik tabela ile , onun niye ağzını burnunu kırmıyorsun _________________ Ibanez RG 2570 & Ibanez RG7620
Kayıt: May 13, 2007 Mesajlar: 1600 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 16:02 Mesaj konusu:
ben sahaya şişe, bayrak sopası, çakmak, v.s. falan da atmadım, stadın kapanmasına neden olucak hal ve hareketlerde bulunmadım, ayrıca lugano nun o hareketini de görmedim, sahaya atlama potansiyeli olan taraftarlar için o lafı ettim, zaten sahayı kapattılar, o herifi dövseler ne olur...
Kayıt: May 13, 2007 Mesajlar: 1600 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 16:13 Mesaj konusu:
lan emrah, paşalar gibi geliyosunuz lan İnönü'ye polis eskortluğunda, üstelik polisin meydandan bütün Beşiktaşlıları defetmesiyle
sizin stada polis kordonuyla yaklaşmaya başladığınız anda ben Beşiktaş tarafından stada yürüyodum, bi baktım polis bizimkileri kapalının önüne ittirmeye başladı zorla, sonra bir arbede falan millet koşuşturmaya başladı kapalının önüne, güzel geliyosunuz valla, eliniz kolunuzu sallaya sallaya, bize yine her türlü deniz yolu kesilsin, motorlara binmek isteyenler poisten dayak yesin, taksilere bi dünya para vererek gelmek zorunda kalalım falan fişman...
Kayıt: Jan 08, 2004 Mesajlar: 210 Nerden: eskişehir
Tarih: Pzr 30.03.2008 16:23 Mesaj konusu:
hayatımda rahat bir şekilde galibiyetten emin bir başka bjk maçından farkı yoktu benim için.1/1 olduğunda bile galibiyet golünün geleceğinden emin olma hissi acaba kaç tane büyük takımın taraftarının bir derbi maçında yaşadığı hissiyattır bilemiyorum.Fb açıkcası zorlamadı fazla kendini.İki top yaptı ve gol oldü.Maçtan önce kazım oynasa daha mantıklı olur diyordum arkadaşlara.Gerçektende daha mantıklı ve daha güzel oldu.Ali Bilginin aklını başına alması ve kendisine sorması lazım.Acaba neden hala bu takımda yedeğim diye.Çarşının bu kadar sessiz sakin bir maçını daha hatırlamıyorum.Sorunu federasyon yada bilimum kurumlarda arayacaklarına öncelikle holigan başkanlarından başlamaları lazım.Gerçi demirören kalsa daha iyi bizim için ama olsun keyfleri bilir genede. _________________ <div>Lotus artık bir sivil.Army time has finished</div>
www.myspace.com/emrahsert
Kayıt: Sep 18, 2007 Mesajlar: 853 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 16:40 Mesaj konusu:
Ortada toplu gelişin yasak olmasına rağmen her seferinde her yere toplu giden, hem de söke söke giden bir taraftar var..
Biz toplu geliyorsak polis elbette eskortluğunu yapıp meydanı boşalttıracak.. Eski sistemde de öyle değil miydi? Ha yapmazsa ne olacak, dövüş kıyamet olacak bu kadar basit.. Beşiktaş'lılar ve Galatasaray'lılar haklarının yendiğini düşünüyorsa bu konuda, onlar da gelsin kardeşim; bizim nasıl geldiğimiz sır mı.. Galatasaray'lılar gelirken "Taksim'den geliyoruz" diye telefon bile açıyor sizinkilere, hatta çoğunu Gümüşsuyu'ndan polis indiriyor bunları biliyoruz, münferit gelenleri konusunda da sizin abiler Maçka parkındaki Beşiktaş'lılara filan sakin durun notası çakıyor.. Aynı şekilde arasınlar sorsunlar bizimkilere nasıl beceriyorsunuz toplu gelimi diye..
Gökhan şimdi seni kırmak isteyeceğim son şeydir konuyu uzatmayacağım, sonuçta sen de bunları Beşiktaş'lı arkadaşlarınla konuşuyorsundur aynı benim Fenerbahçe'li arkadaşlarımla konuştuğum gibi; ama gelip de Kadıköy'de tek başına arkadaşını bekleyen çocuğu vurursan ya da bir yandan Türk bayrağı açıp diğer yandan anarşist A'ları çiziktirerek "asi" kıvamında anarşist imajı verirsen kendine, polis buradaki ironiyi anlamaz ve kafası karışır; belki de bu yüzden uygulaması farklıdır bilemiyorum.. Barış denildi, barış dedik kardeşim.. Olayımız olmadı yani fazla.. Ha barış denmeden öncesinde de 3 sene üst üste iskeleden çevrilenleri veya kendilerine ayrılan kontenjanın yarısını anca doldurup tribünde bizim tarafımızdan üzerlerine bilet atılanları biliriz..
Neyse önümüzdeki maçlara bakalım artık hep beraber.. _________________ Tell the world your expert lies, the speedfreaks know you're blind..
I don't play for critics, I don't care what's on your mind..
Kayıt: May 13, 2007 Mesajlar: 1600 Nerden: İstanbul
Tarih: Pzr 30.03.2008 17:13 Mesaj konusu:
abi zaten polis üstünde çok itici bir imajımız olduğu aşikar, çoğu polis bize terörist gözüyle bakıyor, polisin Beşiktaş taraftarına ayrı bir öfkeyle yaklaştığından eminim nedense...
evet kadıköydeki olaylar yüzünden bayağa bi mimlendiğimiz doğrudur, biraz "kendimiz ettik kendimiz bulduk" gibi düşünsek te şu deplasmanlardaki çifte standart haksızlığa neden olmuyor değil, ben niye Beşiktaştan vapuruma binip te Kadıköye efendi gibi gidemiyorum yaww, Beşiktyaşta iskeleye bi gidersin sanki iskeleyi polis kundaklamış, 50 tane polis var. Zaten "polis" in futbol denen görsel şovda bu kadar rol almasına ayrı bir anlam veremiyorum, maç günleri hele derbi maçlarda her yer polis, inanılır gibi değil, sokakta yürüyemiyom yaa, yanlarından geçtiğinde deplasman tarafını koruyolar diye yakın geçişlere izin vermiyolar, ulan nerden yürüycem, arabaların altına mı giriym yolda...
çoğu şeyin kökten değişmesi lazım vesselam ama bunun önce zihinlerde gerçekleşmesi lazım...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız