Ana sayfa Özel mesajlar Arama
 
turkrock.com ana sayfası Her konuda bilgi paylaşabileceğiniz forum sayfalarımız irc.turkrock.com sohbet sunucumuza girerek diger site üyeleriyle sohbet edebilirsiniz. Festival, konser, parti gibi çesitli etkinlikleri takip edebilir, etkinlik bildirebilirsiniz. Amatör grupların çalışmalarının mp3 formatında indirilebildiği bölüm
   Ana Menü
Ana Sayfa
 Forum
 Ajanda
 Chat
 Resim albümü
 Arama
 Top 30

 TurkRock.Com Online Radyo

Üye işlemleri
 Üye girişi
 Forum profiliniz
 Resim albümünüz
 Özel Mesajlariniz
 Üye Listesi
 Yazılar/Makaleler
 Çıkış yap
Sen de Gönder!
 Haber Gönder
 Etkinlik bildir
 Kritik gönder
 Link gönder
 Demo gönder
Içerik
 Haber Arşivi
 Demo mp3ler
 Kritikler
 Linkler
 Rock ansiklopedisi
 Izlenimler
 Röportajlar
 Biyografiler
 Müzik yapimi ve teknolojisi
Site Hakkinda
 Bize Ulaşın
 İstatistikler
 Sık sorulan sorular

   En Son Kritikler
· Amorphis - Eclipse
· Counting Crows - August And Everything After
· Bruce Springsteen - Devils & Dust
· Magic Pie - Motions Of Desire
· Helloween - Keeper Of The Seven Keys - The Legacy
· Satanica - Behemoth
· H.I.M - Dark Light (Gothic/Rock)
· Hüsnü Şenlendirici – Hüsn-ü Klarnet
· Serdar Öztop - Mutluluğun Gözyaşları
· Duman - Seni kendime sakladım.

   Son eklenen linkler
·  Kentrock
·  Credence Clearwater
·  Müzikolog
·  Joker
·  Grup Eleusis
·  Wire
·  Mutluluk Veren Bilgi Hazinesi
·  Anima Resmi Fan Sitesi
·  Grup Soda
·  Afili Yalnizlik - Emre Aydin

   Son forum mesajları
·  Ultra-G nin 4X12 Kabin Simulasyonu-Ses Örneği Eklendi
·  Fender DiMarzio'lu Floyd'lu Modifiyeli resimli::İst
·  ist/Sat./SeymourDun. Sh11(CusCus)ve Alnico IIpro(Slash)Zebr
·  Uni-Rock- 20-22 Haziran Parkorman Dark Tranquillity Eklendi.
·  Pinhani
·  izmit-100watt randall bass amfisi 2006 450ytl
·  Sopranos
·  Prison Break
·  asım can gündüz albümleri-[hayrına verilik]
·  Scrubs

[ Foruma gir ]

   Üyelik
Hoşgeldin

Ziyaretçi

Nickname
Şifre
Üye ol!

Üyelik:
Son Üye: cheassis
Bugün: 5
Dün: 17
Toplam: 78793

Kaç kişi var [581]:
Ziyaretçi: 424
Üye: 157

   Son eklenen resimler

türk rock



uyyyyy



@$K!/\/\



cannim



hayko


Albüme giriş

Cem Karaca


Sayfa: 1/2

Kaynak: Anadolu Rock

5 Nisan 1945'te Dünya'ya geldi Cem Karaca.Ünleri yurt çapında yaygınlaşmış olan Toto-Mehmet Karaca çiftinin ilk çocuğuydu.Cem'in müzikle ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felekyan'ın piyonosundan çıkan nağmeleri ve küçük Cem'e piyonada notaları öğretmesiyle olmuştur. Bu sıralarda, 50'lere girerken operet tarzı, Türk tiyatrosundaki en parlak devrini yaşamaktaydı. Artık ebeveynleriyle çok daha sık tiyatro salonlarına gider olan Cem'in kulislerde geçirdiği saatler, müziğe olan ilgisini giderek arttırıyordu.Cem karaca için bir dönüm noktası sayılan olay 14 yaşındayken İzmir'deki , ahbablarının yanına gittiği o yaz olmuştur. Suadiyeli Nesrin adlı bir kıza aşık olan Cem , kızı etkilemek için "Johnny Guitar" adlı şarkıyı söyler. Fakat Nesrin'den çok annesi Toto Karaca'yı etkiler. Oğlunun müziğe olan yatkınlığını keşfeden Toto hanım , oğlunun müziğe yönelmesinde baş rol oynar.Okul-ev-tiyatro kulisleri arasında geçen yaşamı, Robert Koleji'nde yatılı okumaya başlamasıyla başka bir dönemece girdi.Gün geçtikçe müzik zevki rock'n roll üzerine yoğunlaşan Cem, artık ciddi ciddi plak dinlemekte ve haftanın belirli saatleri yayınlanan günün popüler batı müziği parçalarının çalındığı programları takip etmekteydi. Böylece geçen 1961 senesinden sonra 1962'ye geldiğimizde Karaca'nın müzik hayatının başlatacak deneyimlerin gerçekleştiği günlerle karşılaşıyoruz. "Bir gün arkadaşlarla Beyoğlu Spor Klübü'ne çaya gittik. Muhabbet ederken orada şarkı söyleyen gençlerin farkına varan arkadaşım "Cem de söyler" diyerek beni ve beraberimdeki iki arkadaşı sahneye aldı" diyor Karaca. "Sonra da orada beraber şarkı söyledik." Bu tecrübeden şevk alan dörtlü "Neden beraber çalmıyoruzi bir grup kuralım!" dedi ve enstrüman arayışına girdiler.Karaca'ların evlerinde provalara başlayan grup günün popüler batı müziği parçalarından oluşan bir repertuar hazırladı. Provaları dinleyen İlham Gençer gruba desteğini esirgemedi. İlham gençer dönemin en ünlü ve en iyi müzisyenlerindendi ve dahası müzik dünyasında belirli bir forsu vardı. Cem'e ilk büyük tepki çok yakınından , babsında geldi. Başından beri onun müzikle uğraşmasına karşı olan babası , onun hariciyeci olmasını istiyordu. Cem müziği bıraksın elinden gelen herşeyi yaptı. Sırf şevki kırılsın diye parayla adam tutup yuhalattı. Fakat bütün bunlar Cem'i daha da hırslandırıyordu. Sonunda babasıda pes etti. Karaca ve arkadaşları, 1963'e doğru "Dinamitler" adı ile sahne almaya başlamışlardı. Çoğunlukla Elvis Presley ve dönemin diğer rock'n müzisyenlerine ait parçaları yorumlayan Dinamitler 1963'ün sonbaharında dağıldığını, Karacanın "Cem Karaca ve Bekledikleriniz" adlı yeni bir grup kurduğunu görüyoruz. "Bekledikleriniz" macerası bir iki ay sürmüştü çünkü Karaca, dönemin yıldızı yükseklerde seyreden bir başka ismin grubuna katılmıştı: Gökçen Kaynatan. Gökçen Kaynatan'la olan beraberliği bittikten sonra müzikten kopmak istemeyen Karaca bir dönem tiyatroyla ilgilendi.Annesinin İstanbul Tiyatrosu'nda irili ufaklı roller alan Karaca, 1964'ün sonlarında bir kaç arkadaşıyla beraber bir başka rock'n roll/beat grubu daha kurdu: "Cem Karaca-Jaguarlar". Edindiğimiz bilgiler ve Karaca'nın söylediklerine göre Jaguarlar, "papağan gibi Elvis Presley taklidi yapan" bir gruptu. Karaca, Jaguarlar'la 1965 senesi boyunca çalıştı ve tiyatro oyunlarında oynadı.Bu sıralarda ilk evliliğini de tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile gerçekleştiren Karaca'nın askerlik vakti gelmişti. 1965'in Kasım'ında Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı'nda askerlik hizmetini yerine getirmek üzere yola çıktı: "daha önce benim Anadolu hakkında okul kitaplarından başka bir malumatım yoktu" diyor Karaca.Askerlik günlerinde Anadolu gerçeğiyle ve kimliğiyle tanışan Karaca'nın beyninde artık bambaşka bir pencere açılmıştı. Anadolu kültürünü araştırmaya koyuldu. Bu sırada Aşık Mahsuni Şerif gibi değerli halk ozanlarıyla tanıştı. Döndüğünde bir süre tiyatroyla uğraştıktan sonra 1967 senesinde Cem Karaca ve Apaşlar'ı kurdu. İlk büyük çıkışlarını Hürriyet Gazetesinin düzenlediği Altın mikrofon yarışmasında seslendirdikleri "Emrah" adlı parçayla yaptılar. Sözleri Aşık Emrah'a ait olan parçanın bestesi Cem Karaca'ya aitti. Askerlikte karşılaştığı Anadolu gerçeği yavaş yavaş fikirlerine ve düşüncelerine yansımaya başlamıştı. Altın Mikrofon ile start alan profesyonel dönemin ilk plağı 1967 Haziran'ının başlarında piyasaya çıktı "Hudey". Pir Sultan Abdal'ın "Hudey" türküsünün rock'n roll-beat tarzındaki yorumunda adeta kükreyen bir Cem Karaca görüyoruz.Ağustos ayına doğru ikinci plaklarını da kaydettiler.Yeni plağın adı "Emrah" tı. Bu plakta Karaca'nın sesine daha hakim olduğunu hissedebiliyoruz. 1967 Kasım'ının sonlarında Sayan'a yapmakla mükellef oldukları üçüncü plaklarını kaydettiler: "Ümit Tarlaları".

Plak satışlarından ve özellikle de Anadolu turnesinden biriktirdikleri 45.000 lira ile Avrupa'ya gitmeye karar verdiler.Grubun Almanya'da Ferdy Klein Orkestrası'yla yaptığı 45'liklerden ilk üçü, 1968 Haziran'ının sonundan itibaren ikişer hafta aralıklarla ardı ardına piyasaya çıkmıştı.Bu plaklar sırayla "İstanbulu dinliyorum", "Oy babo" ve "İstanbul" idi. İstanbul 45'liği "İstanbul'u dinliyorum" ve "Oy Babo" parçalarının ingilizcelerinden oluşuyordu. 1968 yılının Ağustos ayında yine Türkofon imzalı üç 45'liğin daha piyasaya çıktığını görüyoruz: "Emrah 1979", "Resimdeki Gözyaşları", "Tears". Cem Karaca-Apaşlar'ın bu "dönüş" 45'liklerinin en büyük özelliklerinden biri, stereo teknolojisi ile kaydedilmiş olmalarıydı.Türkiye'deki pikaplar mono iken ve plak fabrikalarında streo kalıp bulunmazken yapılan ve stereo sistemlerin ithaliyle gerçeklerştirilen bu olayın stereo ses sisteminin ülkede yaygınlaşmasında büyük etkisi olmuştur.Artık bir yerden sonra grup Karaca ve Soyarslan için dar gelmeye başlamıştı. Tüm bu gerilimler, Konya Ereğlisinde bağları koparttı. Bağlar kopmuştu kopmasına ama grubun daha yeni imzalamış olduğu mukaveleler vardı ve bu sözleşmeler Cem Karaca-Apaşlar'ı hem konser hem plak etkinlikleri açısından 31 Ocak 1970'e dek birlikte olmaya zorluyordu. Bu sıralarda Eylül ayının üçüncü haftası gelmiş veTürkofon firması arka arkaya "Ayrılık Günümüz" ve "Zeyno" 45'liklerni çıkartmıştı. 1970 yılına gelindiğinde Karaca'nın Apaşlar'la birlikteliği tam anlamıyla kopmuştu.Cem Karaca basçı Seyhan Karabay'la birlikte Kardaşlar grubunu kurdu.Artık kendisininde yaratıcılarından biri olduğu "Anadolu Rock" adlı müzik türü belirgin bir biçimde ön plana çıktı. Cem Karaca ve Kardaşlar bu dönem önemli bir çizgiyi sembolize ettiler. Toplumcu kimliği belirgin bir biçimde önplana çıkmaya başladı. Fakat Kardaşlar hemen başarıyı yakalayamadı. Büyük bir bocalama dönemi geçirdiler. Guptaki en önemli problemlerden biri ekipman sorunuydu. Grup son derece yetersiz ekipmanlarla çalışmak zorunda kalıyordu. Bu problemin çözümü için Cem Karaca'yı Almanya'ya gönderme kararı aldılar. 1970 Ağustos'u geldiğinde Cem Karaca İtanbul'a elinde bantlar ve bir dolu ekipmala döndü. Karaca'nın İstanbul'a dönmesiyle birlikte Almanya'da yapılan parçalardan oluşan dört adet 45'lik Eylül'ün son haftasından itibaren Türküola'dan yayınlandı. Bu 45'likler sırayla "Emmioğlu", "Kendim Ettim Kendim Buldum", "Adsız" ve "Muhtar" dı. Plakların satışı sürerken Cem Karaca-Kardaşlar kendi kayıtlarını tamamladılar ve ilk plakları "Dadaloğlu" nu 1970 Kasım'ının son günlerinde piyasaya sürdüler. Plak büyük bir başarı yakaladı ve 1971 yılının Ocak'ında günün plak listesini tutan dergilerinde bir numara oldu! Dadaloğlu'nun getirdiği başarı, gruba mali güç ve moral sağlamıştı. Konserlerde de büyük ilgi gören grup palk şirketleriyle yaptıkları anlaşma gereği yeni albümlerini Almanya'da doldurma kararı aldılar.Almanya'da kayıtları yapılan 45'likler ise şunlardı: "Oy Gülüm Oy", "Tatlı dillim", "Kara Yılan", "Acı Doktor"Bahar aylarında çıkan 45'liklerin listelerdeki midyadlarını doldurmalarıyla beraber sonbahara doğru yeni bir 45'liğin hazırlığını yapmaya başladılar ve Cem karaca kardaşlar 45'liği daha Kasım 1971'de piyasaya çıktı: "Mehmed'e Ağıt" 1972 yılında ise son 45'likleri "Akoros Deresi" ni dolduruyorlardı. Cem Karaca, müzikal olarak devamlı bir arayış içindeydi. Müzik açısından Kardaşlar kendi arayışlarına yanıt vermekte geride kalmaya başlamıştı. Gençlik hareketlerinin hızla büyüdüğü bu dönemde , toplumsal değer yargıları hızla değişmekte ve yeni özgürlük talepleri aktif bir siyasi mücadeleyle hızla bütünleşmekteydi.Müzik artık güzel sanat olmaktan çıkıp , farklı bir görev üstlenmişti. Bir süre sonra Cem Karaca ve Kardaşlar bir tıkanmanın eşiğine geldiler. Cem bir revizyonun iyi olacağını düşünerek 1972'de gruptan ayrıldı. O zamanlar Moğollarda solist olarak denenen Ersen'le yer değiştirerek dönemin efsanevi grubu Moğollar'a geçti. Ersen üzgün bir şekilde Moğollardan ayrılınca 30 Eylül 1972 Cumartesi günü Cem Karaca Moğollar kurulmuş oldu. Müzik dünyasındaki bu ilginç değiş tokuş kamuoyunda uzun süre yer buldu.

Karaca'nın Moğollar'la birleşmesiyle birlikte Moğollar da sesörgülerinde bir yenilenmeye gittiler ve ipiçlarını Ersen'in "Sor Kendine" plağında verdikleri sesörgülerini Cem Karaca Moğollar adıyla Şubat 1973'te çıkan ilk plak olan "Öbür Dünya" da gösterdiler. Ardından da Temmuz 73'te ikinci plakları "Gel Gel" i çıkarttılar. Grubun mega-popülaritesine rağmen ne "Öbür Dünya" ne de "Gel Gel", listelerin zirvelerine tırmanamadı. "Gel Gel" çıktığı sıralarda grup içinde bir takım kutuplaşmalar başlamıştı. 60!ların sonlarından beri sol politikalara gittikçe daha da bağlanan ve Kardaşlar'da bu tavrını ilerleten karaca, Moğollar dönemine doğru sosyolizm ve uzantıları hakkında daha ciddi araştırmalara başlamış "köylü sosyolizmi" ni benimsemiş ve "sanat halk içindir" savına tümüyle bağlanmıştı. Müzik tarzı olarak yine aynı yoldan yürüyen yeni Moğollar, artık "topluluk formu" anlamında ne 1968'deki ne de 1972'deki Moğollar değil; adeta başka bir gruptu. Bu değişim sürecinde hey derhisi tarafından "Pop müziğin namusunu yine Cem Karaca kurtardı" ibaresi ile övülen son Cem Karaca-Moğollar plağı "Namus Belası" , 1974 Ocak'ının son günlerinde piyasaya çıktı. Listelerde ilk haftalardan itibaren çok hızlı bir şekilde yükselen plak, kaçınılmaz olarak bir numaraya yerleşti. "Namus Belası" nın ülkede bomba gibi patladığı günlerde mart ayı başlarında grubun kazanmış olduğu büyük başarıya rağmen Cahit Berkay Moğollar'a uluslararsı bir kimlik kazandırmak için Fransa'ya gitme kararı aldı.Dolayısıyla Türkiye'deki Moğollar'ı dağıtarak Cem Karaca-Moğollar dönemine son vermiş oldu. Cem Taner Öngür'ü de yanı alıp gruptan ayrıldı ve 1974 Nisan'ının ortasında Türk Rock tarihinin (belki de) en önemli süpergrubu Dervişan'ı kurdu. Dervişan'la birlikte Cem Karaca en radikal dönemini yaşamaya başlıyordu. Çalışmalarının neredeyse hepsinde dolaylı yoldan veya doğrudan bozuk düzene eleştirleri bulunuyordu. Politik baskının dorukta olduğu bu yıllar , dinleyenlerini bozuk düzene karşı bir kavgaya davet edip durdu. Bu dönem içinde değindiğim politik çizgiyi sürdüren başka müzisyenler olmasına rağmen , içlerinde müzikal açıdan en büyük misyonu Cem Karaca üstleniyordu. Dervişan ilk çalışmalarını sürdürürken Mayıs ayında Cem Karaca'nın ikinci uzunçaları "Cem Karaca'nın Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Ferdy Klein Orkestrası'na teşekkürleriyle..." piyasaya çıktı. Plak, piyasaya verildikten kısa bir süre sonra Edip Akbayram ve Erkin Koray'ın kendi adlarıyla çıkan ilk albümlerinin aşıp bir numaraya oturdu. Bu esnada ilk konserlerinin vermeye başlayan Dervişan'da bazı huzursuzluklar belirmeye başlamıştı. Erol Büyükgönenç grupta hiç bir şeyin kararlaştırılan ilkeler doğrultusunda yürümediği düşüncesiyle gruptan ayrıldı.Büyükgönenç'in ayrılmasından sonra Dervişan, adaptasyon açısından ilk önce biraz sıkıntıya düştü. Ancak kısa zamanda yaptıkları sıkı çalışmalar sonucunda Anadolu Rock mevzuunda çok hızlı ilerlediler ve bunun ilk meyvesinin de Haziran ayının sonunda piyasaya çıkan "Beyaz Atlı" 45'liğinde verdiler. Grup, gün geçtikçe toparlanıyordu ve Anadolu Rock konseptini iyice içselleştirmişti. 1974 sonbaharına gelindiğinde performans açısından da zirveye ulaşmışlardı. Eylül ayında Cem karaca, Bursa yakınlarında ciddi bir trafik kazası geçirdi. Ayağa kalkmasının oldukça riskli olabileceğini söyleyen doktorlar, "Mukavelelerim var, çalışmam lazım" diyen Karaca'yı hastanede iki hafta zor tuttular. Hastaneden çıkan Karaca, yine tam gaz çalışmaya başladı. Derken 1975 Ocak'ının başında stüdyo çalışmaları tamamlandı ve Cem Karaca-Dervişan yeni bir Anadolu turnesine çıktığında, Şubat 1975'te az önce bahsetmiş olduğumuz değişim sürecinin ilk olgun meyvesi olan "Tamirci Çırağı", son derece şık bir kapak tasarımıyla piyasaya çıktı."Tamirci Çırağı", Cem Karaca'nın belli bir süredir çok su yüzüne çıkartmadan yürüttüğü sol söylemin ilk kez derin bir vurguyla plağa yansımış haliydi.

Cem Karaca-Dervişan artık gündemdeki toluluktu ve ülkenin durumuyla doğru orantılı şekilde daha da politize oluyordu. Bir diğer deyişle kendi bulundukları kampın sorumluluklarını daha fazla üstlerinde hissediyor ve karşı tarafa daha fazla şarj oluyordulardı. İşte böyle bir ortamda grupta ardarda iki önemli kopuş oldu. Oğuz Durukan ve Uğur Dikmen ardarda gruptan ayrılma kararı aldılar. Grubun dağılmasını istemeyen Karaca Haziran ayının sonlarına doğru Dervişan'ı yeniden şekillendirdi. Ayrılma ve katılım süreci bir süre devam ettikten sonra nihayetinde tekrar sağlam bir kadroyla Dervişan kaldığı yerden müzik hayatına devam ediyordu. Yeni kadroda Taner Öngür, Kılıç Danışman , Murat Töz ve Hüseyin Sultanoğlu vardı. Eylül ayında üçüncü Cem Karaca uzunçaları Yavuz Plak etiketiyle piyasaya çıktı : "Nem Kaldı?" "Nem Kaldı" albümü piyasaya çıktıktan sonra stüdyoya giren grup yeni 45'likleri "Mutlaka Yavrum" u kaydetiler. Kasım 1975'te piyasaya sürülen bu plak Cem Karaca'nın bütünüyle mesaj müziğine yöneldiğinin ilk belgesiydi. Grup, yeniden provalara ve hemen arkasından konserlere başladı.Yine turneler, buluşmalar... Her geçen gün yoğunlaşan politik havanın en radikal tavırlı oluşumu olarak Cem Karaca-Dervişan Edip Akbayram Dostlar ve Timur Selçuk'u sollamak üzere toplumla birlikte yükselen bir tansiyonu temsil eder hale gelmişti. 1976'nın Nisan'ında grup stüdyoya girdi ve üç parça kaydetti. Bu üç parçadan ikisi yine Nisan ayı sonlarına doğru Cem Karaca Dervişan'ın yeni plağı olarak piyasaya çıktı: "Beni Siz Delirttiniz." 1976 sonbaharında Karaca, yeni bir long play hazırlığının haberini verdi. Dinleyiciler albümü merakla beklerken Aralık ayının başında Cem Karaca'yı hayrete düşüren bir gelişme oldu: Yavuz Plak, kendisinden izin almadan yeni çıkarağı LP için sakladığı ve LP'e adını vermeyi düşündüğü "Parka" yı 45'lik formatında piyasaya sürmüştü. Özensizce hazırlanmış plak kapağından düşük kaliteli baskıya kadar biraz alelacele yapılmış bir para operasyonu intibası veren 45'likte, parçanın hangi gruplarla yapılmış olduğu da yazmıyordu. Bu 45'lik plağın piyasaya çıkmasından bir ay kadar sonra 1977'nin Ocak'ında Cem Karaca'nın yeni uzunçaları "Parka" biraz gecikmeli olsa da piyasaya çıktı. "Parka" albümünün çıkmasından sonra grup yepyeni bir albüm için tekrar çalışmalara başladı. Müzik için ne kadar çalışsalarda konserler artık konserlikten çıkmış, sosyo-politik olarak kendini tatmin ortamı haline gelmişti.

Mayıs ayında Ünol Büyükgönenç'in CHP için hazırladığı "Yeni bir Türkiye" 45'liğinde yer aldı Dervişan. Yine Mayıs'ın sonlarında, sekiz aylık bir çalışmanın ürünü olan ve Erkin Koray'ın "Elektronik Türküler" albümüyle beraber Türk Rock'ının en tepesine yerleşen "Yoksulluk Kader Olamaz" uzunçaları yayımlandı. Mayıs sonlarında çıkan albüm, kısa süre içinde listelerde zirveye yarışmaya başladı ve grup yine konserlere devam etti. Haziran ayının sonlarına doğru bambaşka bir Cem Karaca-Dervişan plağı daha piyasaya çıktı: "Mor Perşembe" 45'liği. Bu sıralarda Almanya turnesine çıkmış olan Cem Karaca-Dervişan, Türkiye'ye yepyeni ekipmanlar ve ilk kez bir ses sistemi ile döndü. Ülkedeki gerginliğin had safaya ulaştığı bir dönemde, Urfa'da verilen bir konserden sonra konserin düzenleyicisi CHP Gençlik Kolları Başkanı öğrencinin ülkücülerce dövüldüğü haberi gelince Tamer Öngür "Ben Artık Yokum" dedi. Öngür'ün Ekim 1997'de ayrılmasında hemen sonra Karaca, bir süredir gerçekleştirmeyi düşündüğü bir plağın kayıtları için Dervişan'ı bir tekrar topladı. Daha sonraları enternasyonel bir devrim marşı niteliği kazanacak olan "1 mayıs" adlı plak, 1977 Aralık'ın son haftasında piyasaya çıktı.Nitekim yayınlanmasından birkaç hafta sonra Cem Karaca ve Sarper özsan hakkında dava açıldı ve plak toplatıldı. Dava haberi gelmeden çok kısa bir süre öncede 1978 Ocak'ının ortalarında yaptıkları işin politik açıdan çığrından çıktığını düşünen Sefa Ulaştır ve Uğur Dikmen, Dervişan'dan ayrıldılar. "Ayrılığımız siyasi sebeplerle değil" diyordu Karaca ama durum aslında çoğunlukla politik anlaşmazlıktan çıkmıştı. Böylece "1 Mayıs", Cem Karaca-Dervişan'ın son plağı olmuştu. Dervişan'dan sonra kısa bir süre Edirdahan'la çalıştı. "Cem Karaca "devrimci müzik" yaklaşımını Edirdahan konserlerinde de devam ettirdi. Politik çizgisini Dervişan'da bıraktığı yerden devam ettiren Edirdahan'la konserlerde devam ettiren Karaca, kayıtlarına ilkbaharda girmeyi planladığı albüm içinse daha değişik şeyler düşünüyordu. Sonunda Cem karaca-Edirdahan işbirliğinin ilk yapıtı "Safinaz" adlı uzun çalar piyasaya sürüldü. Safinaz 18 dakikalık bir rock opera denemesiydi. Dar anlamda bakıldığında ilk Türk rock operası değildi. Barış Manço'nun ilk studyo albümü "2023" te yer alan "Baykoca Destastanı" da benzer bir yapıya sahipti. 1978'in sonbaharını yine konserlerle değerlendirdi Karaca. Bu sıralarda da grupta bazı çatlamalar meydana gelmişti. Grup içi anlaşmazlıklara dönemin huzursuz ortamı yüzünden iyice yoğunlaşan gerginlikler de eklenince Edirdahan tam anlamıyla olmasa da dağıldı. Böyle diyoruz çünkü Karaca'nın konserlerinde kendisine eşlik etmeyi kabul etmişler ama aynı çatı altında grup olarak çalışma sürecine de son vermişlerdi. Cem Karaca 1979 yılında işlerinden dolayı Almanya'ya gitti. Bu dönemde Türkiye'de büyük siyasal çalkantılar yaşanıyordu. Ülkede bir kaos vardı. Hemen hergün adam öldürülüyordu. Halk bir kutuplaşma dönemine girmişti.Bunun üzerine 12 Eylül 1980 sabah saat 4'de ordu yönetime el koydu. Ülkede insan avı başlamıştı. Sağcısı solcusu olaylara karışan herkes yakalanıyordu. Cem Karaca Almanya'dan ülkede olan gelişmeleri kaygıyla izliyordu. Bu arada Almanya'da katıldığı 1 Mayıs töreninde ülke yönetimine karşı sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Yapılan "geri dön" çağırılarına rağmen yurda dönmedi. Hatta babasının cenazesine bile katılamadı. Bu süreç içinde kendisiyle aynı davada yargılanan Selda Bağcan ve Melike Demirağ ile arasında kırgınlık yaşadı. Hatta anneside babasının cenazesine gelmedi diye oğluna tavır aldı. Ve sonunda vatandışlıktan çıkarıldı. Bütün bunlar olurken Cem Karaca Almaya'da sessiz bir bekleyiş içerisindeydi. 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın girişimleriyle yurda döndü. Dönüşü çeşitli spekülasyonlara sebep oldu. Politik çizgisindeki yumuşama ve bazı önemli değişimler bazı kesimlerin Karaca'ya bakış açısını değiştirdi. Fakat bunlara aldırmayan Karaca müzik hayatını sürdürdü. Artık bugün Türkiye'de farklı bir ortam yaşanıyor.Bu baskı ve sömürünün olmadığı anlamına gelmiyor. Sadece düzenin görünümü değiştiği söylenebilir.Ancak Cem Karaca'nın 70'li yıllardaki radikal tutumundan uzak olduğu bir gerçek. Tüm bunlara rağmen Cem Karaca'nın Türk Rock tarihinde önemli bir kilometre taşı olduğunu gözardı edemeyiz. Bir çok parçasının uzun yıllara rağmen hala ilgi görmesi O'nun büyük bir sanatçı olduğunun en büyük kanıtı. DiskografiApaşlar :1) Emrah / Karacaoğlan (1967) (Hürriyet Gazetesi H-018) 2) Hudey / Vahşet / Bang Bang / Shakin' All Over (1967) (Sayan EP Seri FS 127) 3) Emrah / Hücum / Karacaoğlan / Ayşen (1967) (Sayan EP Seri FS 134) 4) Ümit Tarlaları / Anadolu Oyun Havası / Suya Giden Allı Gelin / Nasılda Geçtim? (1967) (Sayan EP Seri FS 145) Apaşla-Ferdy Klein Orkestrası : 1) İstanbul'u Dinliyorum / Oy Bana Bana (1968) (Türkofon TU-St 1505) (Türküola 1505) 2) Oy Babo / Hikaye (1968) (Türkofon TU-St 1506) (Türküola 1506) 3) İstanbul / Why (1968) (Türkofon TU-St 2010) 4) Emrah 1970 / Karanlık Yollar (1968) (Türkofon TU-St 1507) 5) Resimdeki Gözyaşları / Emrah (1968) (Sayan FS 167) 6) Resimdeki Gözyaşları / Şans Çocuğu (1968) (Türkofon TU-St 1508) 7) Tears / No , No , No (1968) (Türkofon TU-St 2011) 8) Ayrılık Günümüz / Gılgamış (1969) (Türkofon TU-St 1520) (Türküola 1520) 9) Zeyno / Niksar (1969) (Türkofon TU 1002) (Türküola 1521) 10) Bu Son Olsun / Felek Beni (Karacaoğlan III) (1969) (Türkofon TU 1003) (Türküola 1524) Ferdy Klein Orkestrası İle Solo Çalışmalar :1) Emmioğlu / O Leyli (1970) (Türküola 1528) 2) Kendim Ettim Kendim Buldum / Erenler (1970) (Türküola 1529) 3) Adsız / Unut Beni (1970) (Türküola 1530) 4) Muhtar / Baba (1970) (Türküola 1531) Kardaşlar :1) Dadaloğlu / Kalender (1970) (Türkofon M-1014) 2) Oy Gülüm Oy / Kara Sevda (1971) (Türkofon M-1016)3) Tatlı Dillim / Demedim mi? (1971) (Türkofon M-1017) 4) Kara Yılan / Lümüne (1971) (Türkofon M-1018)5) Acı Doktor (Kısım 1) / Acı Doktor (Kısım 2) (1971) (Türkofon M-1019) 6) Kara Üzüm / Mehmet'e Ağıt (1971) (Türküola 1536) 7) Askaros Deresi / Üryan Geldim (1972) (Yavuz 1545) Moğollar :1) Obur Dünya / El Çek Tabib (1973) (Yavuz 1547)2) Gel Gel / Üzüm Kaldı (1973) (Yavuz 1553) 3) Kardaşlar - Apaşlar LP (1973) (Türkofon VELP 6503) 4) Namus Belası / Gurbet (1974) (Yavuz 1560)5) Cem Karaca'nın Apaşlar , Kardaşlar , Moğollar ve Ferdy Klein Orkestrası'na Teşekkürleriyle LP (1974) (Yavuz LP 1006) Dervişan :1) Beyaz Atlı / Yiğitler (1974) (Yavuz 1567) 2) Tamirci Çırağı / Nerdesin? (1975) (Yavuz 1571)3) Nem Kaldı LP (Yavuz LP 1012)4) Mutlaka Yavrum / Kavga (1975) (Yavuz 1574)5) Beni Siz Delirttiniz / Niyazi (1975) (Yavuz 1578) 6) Parka / İhtarname (1976) (Yavuz 1582) 7) Parka LP (1977) (Yavuz LP 1019)8) Yoksulluk Kader Olamaz LP (1977) (Yavuz LP 1021)9) Mor Perşembe / Bir Öğretmene Ağıt (1977) (Yavuz 1585) 10) 1 Mayıs / Durduramıyacaklar Halkın Çoşkun Akan Selini (1977) (Gönül GP525) Edirdanan :1) Safinaz (1978) LP (Gönül GPLP10); CD(1994) (Kalan CD-013); Kaset (1994) (Kalan 050) Solo çalışmalar : 1) Hasret (1980) Kaset (Türküola 1289), LP (Türküola)2) Bekle Beni (1982) Kaset (Türküola)3) Die Kanaken (1984) LP (Plane RC 0972-88375/76), Kaset (Plane)4) Merhaba Gençler Ve Her Zaman Genç Kalanlar (1987) 2LP (Emre H.E.543); Kaset (Emre 569) 5) Töre (1988) Kaset (Emre HE 579); CD (1994) (Emre H.E. 044 569)6) Yiyin Efendiler(1990) Kaset (Özbir 032) 7) Nerde Kalmıştık ? (1992) Kaset (Marşandiz 083) 8) Bindik Bir Alamete Gedeyoz Kıyamete (1999) Kastet & CD (MajörMüzik 21550) ALMANYA'DA ÇIKAN 45'LİKLERİ :1) İstanbul / Why (1968) (Türkofon 2010) 2) Tears / No , No , No (1968) (Türkofon 2011) 3) Üryan Geldim / Hasan Kalesi (1973) (Türkofon 1549) 4) Askaros Deresi / Kazak Abdal (Türkofon 1572) Toplama Albümler ve Yeniden Basılanlar :1) Bu Son Olsun (1991) 2) 25, Yıl Özgürlük Resitali (1992) Kaset (vexport 235)3) Cemaz-Ül-Evvel (1994) CD (Kalan Cd-018), Kaset (Kalan 059)4) İhtarname (1990) Kaset (Gema-Türküola 2369)5) Resimdeki Gözyaşları (?) Kaset (?)6) Dönen Dönsün (?) Kaset (Gema-Minareci 4296)7) Ohhh Be!.. (?) Kaset (Gema-Minareci 4414)8) Best Of Cem Karaca Volume 1 (1996) 9) Best Of Cem Karaca Volume 2 (1997) 10) Best Of Cem Karaca Volume 3 (2000)




Sonraki Sayfa (2/2) Sonraki Sayfa

[ Geri Dön ]

Turk Rock

Klavye.Net webhosting, domain, reseller, dedicated server, php, mysql çözümleri
TurkRock.Com yönetimi ile iletişime geçmek için tıklayınız..

TurkRock.Com web barındırma hizmeti Klavye.Net Internet Hizmetleri tarafından sağlanmaktadır.

TurkRock.Com üyeleri ve yöneticileri ile sohbet etmek için chat sunucumuz irc.turkrock.com'a girebilirsiniz.

Sayfa Üretimi: 0.35 Saniye