Küçük İskender
Tarih: 14.07.2002 Saat: 01:47
Konu: İzlenimler,Kritikler


Alışılmamış bir anlatımı var Küçük İskender'in..Kendisini böcek,okurlarını çete arkadaşı,kitaplarını çete arkadaşlarına sunduğu reçeteler olarak nitelendiriyor..Yazıları ve şiirlerinin yanısıra, onlara koyduğu başlıklar ve onları ithaf ettikleriyle de ilgi çekici.Belirsiz ironiler çoğunlukta.Bazen sadece bir imgelem oluşturabiliyorsunuz, bazen de ‘tam da böyle işte’ oluyorsunuz.
Dünyanın bütün orospularına,dünyanın bütün sokak kedilerine,dünyanın bütün çıkmaz sokaklarına ithaf olunuyor yazıları bazen..



Küçük İskender 1964 İstanbul doğumlu.Kabataş mezunu.Gittiği üniversiteleri son yıllarında bırakıp başkasına başlıyor.Yazılarında gittiği bölümlerin etkileri görülüyor.
Kitapları:
Gözlerim Sığmıyor Yüzüme
Yirmi5April
Erotika
Suzidilara
Güzel Annemin Hayal Gücü
Made in Hell
Balık Burcu Hikayeleri
The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi
Periler Ölürken Özür Diler

Dünyanın bütün orospularına bölümünde aşağıdaki yazı ama şimdi ‘dünyanın bütün deniz kabukları’ için..


Enjeksiyon Natürel

Hüzün altında yürüdük saatlerce elele, seni şimdi görsem,kendimi bir yerlerden hatırlar ama asla çıkartamam!

Bir deniz kabuğu gibiydin.Kulağımı dayayıp sana,garip sesler dinlerdim.Acımasız,acımayan sesler! Yaşlanan,yaşlandığını kabul etmeyen sesler! Cesur! Haddini bilmeyen sesler!

En çok göğsünden duyulurdu çocukluğun.Eli ayağı titreyen bir çocuk dolanırdı oralarda.Annesi tarafından terkedilmiş,babası tarafından tacize uğramış pırıltılı bir oğlan.Göğsünden.Memelerinden dışarı haykırırdı.Duyardım.Utangaçtı.Sevişmeyi beceremezdi.Orgazm olurken yüzü kızarırdı.

Bir deniz kabuğu gibiydin. Yaşadığın okyanus seni reddetmiş,kıyıya fırlatmıştı.Bir tek sesini geri almamıştı senden! Kalbinin bir deniz kabuğu olduğunu sen bile anlamamıştın. O büyülü, o coşkulu yüreği sökememişti senden.Bu sırrı bir ben biliyordum.Yatıyordum gövdene ve bana seslenen o oğlanın çığlıklarına kulak kabartıyordum.HANGİMİZ OKYANUSA KIZGINDIK ŞİMDİ HATIRLAMIYORUM!

Bana küçük deniz fenerinden söz ediyordun.Annenin yolculuğa çıktığı gemiyi bekliyordun.Kendini bir deniz feneri sanan bir deniz kabuğu gibi..
Balıklarla geçmişti gençliğin.Çeşit çeşit balık.Öyle, isimsiz,şekilsiz,basit balıklarla.Hani şu büyüklerince daima yutulan balıklarla. O şişko babanın bir balina olduğunu iddia ediyordun.Su püskürten,arada bir yukarı çıkıp insanlara hava atan bir balina.İnanamıyordum.Senin baban en iyi ihtimal,bir deniz hıyarı olabilirdi.
On altı yaşlarındayken bir deniz kızına aşık olmuştun.Kız büyüdüğünde lakerda gibi yaşamak istiyordu.Sen karşı çıkıyordun.Hayır diyordun seni benden başkası yiyemez! Oysa o güzel denizkızı dediğinde kararlıydı.Hayatını bir deniz kabuğuyla geçiremezdi.Büyüdü ve lakerda oldu.
Bunu hatırladıkça ağlardın;kalbinden gelen o uğultuyu dinlemek,bunu yağmura eklemek,şarkılara eklemek,hayatın gürültüsüne eklemek beni kahrederdi.Kırılmandan korkardım.Çatlamandan erimenden.Zamana direnememenden.DENİZE KAVUŞMAYI ARZULAMANDAN,SENİ KAYBETMEKTEN KORKARDIM!.
Bir daha göğsüne yatamadım.İçindeki su gitgide çekildi;tarihe karıştı.Gözlerinde kara görünmez oldu.Kurudun.Bir taş parçasına yapışıp fosilleşmeye başlayan değerli,nadide bir taş parçası gibi,aşkıma yerleşip kurudun.
Şimdi nerelerdesin,neler yapıyorsun?! Ailenden haber alabiliyor musun,HALA ÖZLÜYOR MUSUN OKYANUSU?! Kim bilir bir koleksiyoncunun arşivindesindir belki de..
Her masal biter,her masaldan bir ders çıkarılır.Ben de bir ders çıkarttım senden: Artık farkındaydım! Farkındaydım! OKYNUSTAN GELEN VE OKYANUSU UNUTAMAYAN HİCBİR SEY, SEVGİLİ OLAMAZ İNSANA!..

The Kırmızı Başlıklı İstasyon Şefi


Birbirimizi Öldüreceğimi Kimseye Söylemeyeceğim

Seni seviyordum ve
Çocuk bahçelerinde intiharı düşünmek de artık yasaktı!.

Bunu kanayan bir lise öğrencisi taşıyordum kucağımda;galiba yaz da yeni başlamıştı;sıcaktı; sıcak, çırılçıplaktı! Rıhtımda Göksel Arsoy’un artizini dövüyorlardı; yönetmen, sigarasını suya bıraktı-avuçlarımdaydın,avuçlarım cisildiyordu-ötedeki kahvede Alice, üç iskambiladam arkadaşlarıyla briç oynuyordu.Seni kalkan Üsküdar vapurunun ardından denize fırlattım.Hüznümü karanlığa kotlayacağım.Düğün salonunun kapısından elinde kanlı bir baltayla damat kıyafetli bir delikanlı çıktı,koştu koştu, kollarını çırpıyordu-sonra havalandı,uçtu gitti.Korkulu gözleriyle son karısın imzaladı..Beşiktaş baktı!

Şiirlerimi yakmaktan vazgeçtim
Senden sözetmeyi özlüyorum yalnızca
Birbirimizi öldürmek için verdiğimiz söz karşılıklı yemin
Kimseye söylemedim
Kimseye de söylemeyeceğim
Hep bir bukalemunu
Ölümle yer değiştirmek için yaşadım ben..
Gün oldu sarıdan tiksindim,ottan ürktüm
Zamanı geldi içimde
Burnu kanayan bir lise öğrencisi yarattım
Ne kadar hırpalarsan hırpala bedenini
Bir canı kendinden silkip atamazsın
İnsanı adaletle
Aşkı herhangi bir çocukla değiştirmek için yaşadım..
Uyruğum oldu sarı (saçların) ota (gözlerine) taptım
Küfrettim sana,lanet ettim,unuttuğunu sandım çoğu kez
Ama ihanet etmedim verilen söze, edilen yemine
Birbirimizi tanımadığımızı kimseye söylemedim
Söylemeyeceğim de kimseye!

Çocuk bahçelerinde intiharı düşünmekte artık yasaktı
Seni seviyordum ve..

Küçük İskender






Bu haberin geldigi yer: TurkRock.Com
http://www.turkrock.com

Bu haber icin adres:
http://www.turkrock.com/modules.php?name=News&file=article&sid=40