Doom Metal 2. Bölüm (90'lı Yıllar)
Tarih: 19.03.2005 Saat: 10:01
Konu: İzlenimler,Kritikler


İlk bölümde 80'lerin sonunda bıraktığımız Doom Metal yazımızın 2. bölümüne 90'lardan devam ediyoruz...

90’lı yılların gelmesiyle Doom Metal bazı değişikliklere uğradı. Death Metal’in meşaleyi ele alması ve tekrar çıkışının başlamasıyla Doom Metal de rahat bir nefes aldı ve bu rahatlamanın ardından adeta tekrar dirildi. Death Metal’in bu çıkışı ve Doom’un da kendi içinde değişim göstermesi sonucu 90’lı yıllarda pek çok Death Doom tarzını seçen grup ortaya çıktı

Symphonaire Infernus et Spera Empyrium



Paradise Lost

Bu yeni türün öncü ülkesi İngiltere’ydi.. Şu anda maalesef tarih olan Peaceville Records kendisini Metal camiasında efsane firmalar arasına sokan üç büyük grubu bizlere kazandırdı.. Tüm dünyada bu türün muhteşem üçlüsü olarak anılan Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema; Doom Metal’in bu yeni kişiliğini yaratan gruplar oldular..

1988’de kurulan Paradise Lost, 1990 senesinde çıkardığı Lost Paradise albümüyle ilk atağı yaptı. İlk albümlerine ağırlıklı olarak Death Metal öğeleri daha ağır bassa da ikinci albümleri “Gothic” (1991) ile neredeyse modern Doom’u tek başlarına yaratan grup oldular. Hatta bu albümle Metal müziğin içine Gothic terimi ilk defa girmiş oldu..

Aynı sene My Dying Bride ise “Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium” isimli ilk resmi albümünü piyasaya çıkarmıştı. İkinci albümleri “Turn Loose the Swans” (1993) ile de Doom Metal’in en iyileri ve özellikle 90 sonrası başlayan ikinci nesil Doom Metal’in gelişimine ivme katan en önemli gruplar arasına girmeyi başardılar. Hatta, Albümleriyle tüm dünyaya Doom Metal’i tekrar sevdiren grup oldular diyebiliriz.

My Dying Bride

Aynı misyonu taşıyan bir diğer büyük grupsa Liverpool’lu Anathema’ydı. Darren White’ın (Sonraları gruptan ayrılıp “The Blood Divine”ı kuran) vokaliyle Anathema, sadece Doom dinleyenleri değil, genel anlamda Metal seven tüm 90 sonrası gençliğinin en sevdiği gruplardan biri haline geldi. Şarkı sözleri, sıkılgan, kasvetli ve hüzün dolu müziğiyle döneme damgasını vurdu.
 
Ayrıca bu yıllarda Doom Metal’in bir diğer önemli temsilci de Earth grubuydu. Sabbath’dan en çok etkilenen gruplardan biri olan Earth, 1993’te çıkardığı Earth 2 albümüyle Doom Metal üzerinde öyle etkili oldu ki ortaya çıkardıkları bu müziğe Drone-Doom adı verildi. Bu müzik, Doom'un çok daha aşırısıydı.

Theatre of Tragedy

90’lı yılların ortalarında Metal müziğin “deneysel” bir çabaya girişimi Doom Metali de oldukça etkiledi. The 3rd and the Mortal, Estatic Fear, Avrigus gibi gruplar Doom'a daha atmosferik bir tarz kattılar ve tüm albümleri boyunca (belki de Doom Metalde ilk kez) bir bayan vokal kullanarak bu bayan vokalin yanına bir de brutal vokal eklediler. Bu deneysel girişimler şu anda var olan pek çok Doom Metal türünün ortaya çıkmasına sebep oldu; Esoteric, Evoken, Skepticism gibi grupların yarattığı Funeral-Doom dediğimiz oldukça yavaş ve “duygusuz” müziğinden, Theatre of Tragedy ve benzer grupların Gothic-Doom Metal türü yeni melez karışımlarına kadar..

İlk ortaya çıkışından günümüze kadar Doom Metal’in yakasını bırakmayan bu deneyselcilik çılgınlığı sayesinde türler arasındaki tüm sınırlar ortadan kalktı ve doğrusunu söylemek gerekirse Doom Metal önüne gelen her türle çiftleştirilip orijinalliği yok edildi.. Anathema, Paradise Lost gibi Doom Metal’in dev grupları bile kendi yarattıkları bu türden uzaklaşarak elektronik akımlara kendilerini kaptırdılar ama tabi My Dying Bride gibi çizgisini bırakmayan fakat sürekli kendini tekrardan kurtulmayan gruplar da oldu.. Doom Metal’in en önemli, en çok dinlenen bölümünü; My Dying Bride’ın başı çektiği Death-Doom, şu an hala ayakta olan Candlemass ve hala aynı lezzetle dinlenebilen Saint Vitus gibi gruplarla Traditional-Doom ve bahsettiğim çiftleşmelerin belki de en çok tutulanı olan Gothic-Doom alt türleri oluşturmakta..

Metal müziğin filizlendiği 70’li yıllarda ilk kez ortaya çıkan ve günümüze kadar bir çok değişime uğrayan Doom Metal, barındırdığı bütün alt türleri ile insanoğlu yaşadığı ve bu yaşamdan bunaldığı dönemler boyunca her zaman ilk aradığımız omuz olmaya devam edecek..







Bu haberin geldigi yer: TurkRock.Com
http://www.turkrock.com

Bu haber icin adres:
http://www.turkrock.com/modules.php?name=News&file=article&sid=683