Yerli Festivaller Alarm Veriyor !
Tarih: 05.11.2005 Saat: 17:45
Konu: İzlenimler,Kritikler


Ülkemiz, 1999 yılı, satanizm olaylarıyla birlikte metal müzik açısından önemli ölçüde kan kaybetti. Bu süre zarfında çok az bir oranda kendinde güç toplasa da bu güç, birçok farklı yöne çekilerek saptırıldı. Alternatif, hardcore veya da klavyeye boğulmuş tarzlar gibi…
Son dönemde biraz kendi toparlayan Türkiye rock müzik piyasası, bu toparlanmasında birçok aksaklığı da beraberinde getiriyor. Konserler yapılıyor, partiler düzenleniyor ama katılımlar çok düşük… Bunun yanında da bizim açımızdan büyük bir bonus görevi gören fakat o süre zarfı içerisinde birçok aksaklığı da yaşatan festivallerimiz var artık...


Özellikle son bir sene içerisinde sayıları artan bu festivaller, neredeyse şirket rekabetleri oyunları durumuna geldi. Kabul ediyorum, biz, millet olarak festivaller konusunda deneyimsiz birer “yeni-yetme”yiz. Avrupa’da yapılan etkinliklere “şöyle” bir göz gezdirdiğimiz zaman bu tezim de kanıtlanacaktır sanırım. Fakat işin enteresan tarafı, birden kendimizi o atmosfere kaptırıp “çok deneyimlilik” hali yaşıyoruz. Yani, kurt olmadan kuzu kapmaya çalışıyoruz ki, bu en büyük ahmaklıktır bana kalırsa. Sadece paraya endeksli yürüdüğünü sandığımız bu işler maalesef ki olmuyor işte. Şu an bile festival yapma amacıyla para “kasan” insanlar tanıyorum. Bu insanlara işin detayını sorduğumda ise boş “ bahane”lerle karşılaşıyorum. Yani özetçe, grupların getirilmesi, çalması, gitmesi… durumu. Bu iş bu kadar basit midir ki? Kıyaslamayı hiç sevmem. Ama konu insanlara bir şey anlatma çabası olunca ister istemez “karşılaştırma” yapmak zorunda kalıyor insan. Merak ediyorum, yurtdışında nasıl yürüyor bu işler? En azından bu şekilde olmadığı kesin. Öncelikle, bizim festival doğamızda profesyonellik yok. Bunun kanıtı olarak neler görmedik ki biz bugüne kadar…

Ankara’da aralıksız yedi gün festival bahislerinden tutun da, My Dying Bride’ı Türkiye’ye getireceğini söyleyip, ardından yer yarılmış, içine girmişçesine muamma olan “hayalperest” insanlar. Gerçekleştirilenlerde ise “odunvari” insanlar, bilinçsizce yürüyen bir mekanizma ve sonunda da dişliler birbirine çarpıyor tabi. Yani, öyle birkaç üniversitenin rock kulübü üyelerinin boynuna kart takmakla yürümüyor bu işler. Şurada saymaya kalksak yüzlerce aksaklık sayabiliriz herhalde, para dışında tamamen bu sebeplerden oluşan, festivallerde yaşadığımız. Bunların birçoğunun sebebi ise ya deneyim özürlülüğünden ileri gelen sebepler ya da yapılan işte para konusunun güdülmesidir. Şurada bir konuya açıklık getirmek istiyorum: Ben, Türkiye’de yapılan festivallere asla karşı değilim. Olanaklar el verdiği sürece de –ana kentlerden uzak bir şehirde yaşıyor olmama rağmen- destekçi olmaya çalışan biriyim. Ama benim ve festivallere giden diğer insanların, bizim yaşadığımız mağduriyet karşısında da bu işlerle uğraşan insanlara bazı şeylerin farkına vardırmak gerek diye düşünüyorum. Eğer bu konuya bir de organizasyonu yapan insanların penceresinden bakılacak olursa, onlar da haklıdır. Onların da en büyük sıkıntısı destekçi bir tayfanın olmayışı ve sponsorların da bu konuda çalışan insanlara “arka” çıkmamaları. Bu durum da festivalleri baltalıyor tabi ki. Hatta bu durum o kadar vahim ki, bizim şu an için yurtdışına “Biz bunu yapıyoruz” diyebileceğimiz bir festivalimiz yok: Rock’N Coke dışında…

Biliyorum, birçokları bana kızacak, tepkiler gelecektir. Tamam, bana ve bize hitap eden festivallerimiz mevcut, fakat teknik ve organizasyonel açıdan Türkiye’nin en iyi festivali –maalesef ki- Rock’N Coke festivalidir… Birçokları gibi benim için de üzücü olan bu durum, maalesef ki böyle. Ben de her gerçek metal dinleyicisi gibi bu durumun tersine dönmesi taraftarıyım. Ama piyasaya bir göz attığımızda önümüzde daha çok yürüyecek yollarımız var sanıyorum. Bu durumlar da para ve organizasyon kuvvetinin ne denli güçlü olduğunu göstermektedir ki, umuyorum bir gün, biz de, sadece ufak-tefek aksaklıklara sahip olan bir festival dönüşü, yorgunluğun ve yaşanan sıkıntıların suratımıza çökmesi yerine, sevdiğimiz grupları tam, eksiksiz olarak, rahat bir güven ortamında, bize iyi bir tatil gibi gelecek bir atmosferde izleyebilmenin sevincini yaşarız. Çünkü, -istisnalar, kaideyi bozmaz- bu festivalleri yapan insanların o bilet paralarının ne denli sıkıntılı kazanıldığını ve nerelerden kısılarak oralara gelindiğini bir düşünmeleri isterim...







Bu haberin geldigi yer: TurkRock.Com
http://www.turkrock.com

Bu haber icin adres:
http://www.turkrock.com/modules.php?name=News&file=article&sid=784