"Sende ne gitar var ?" sorusunun dayanılmaz "derinliği" hakkında

Beni en çok tetikleyen lafların başında geliyor bu trajikomik soru. Vermek sitediğim ilk cevap "Sana ne ? Ne yapacakasın bende ne gitar olduğunu ?" tadında ise de, bu her zaman mümkün olmuyor. Karşımdaki densiz veya duyarsız da olsa, gayet iyi niyetle sorulabiliyor çünkü.
Ben de neden bu sorunun aslında iyi niyetli ol(a)mayacağını bağlama göre değerlendirmek istedim. Maksat eğlence (!) olsun.

Bu soruyu grubuna gitarist arayanlar sorduğu zaman, daha ziyade şunun itirafı oluyor:
"Bir b.ktan haberimiz yok. Ama o kadar sığ ve şekilci denyolarız ki, sahip olduğu gitar markasına göre gitaristi değerlendirebileceğimizi sanıyoruz. Mesela ne bileyim, Gibson veya Fender varsa adamda, o iyidir..."

Benim vermek istediğim cevaplar:
"Konuyu değiştirelim lütfen (!) LÜTFEN."
"Elekto gitar sevmiyorum. Akustik var bende sadece".

Eğer gitaristler arası geyik yapılacaksa, bu soru başka yerlere gidiyor aslında. Mesela dünyalığını yapmış tuzu kuru beyefendiler soruyorsa bunu, ben onu daha ziyade şöyle algılıyorum:
"Ben de bir numara yok, pek bir şey çalamıyorum ama, gitarlarım seninkileri döver. Hatta dövebildiğimi de hissetmek istiyorum. Ben de mesela gak gak gak, guk guk, Amerikan custom butik relic gak gak, guk guk var..."
Benim vermek istediğim cevaplar:
"Melodik minör modlarını bilyor musun ?"
Veya...
"Dün Cherokee altyapısı üzerine emprovize çalıştım. Sen ne çaldın dün ?"
gibi gibi...

Gitaristlerarası geyik yapılacaksa, soru dediğin "Ne tarz çalıyorsun ? Kimleri dinlersin ? " filan tadında olur.
Adamın kaç odalı evi olduğunu, arabasının ne marka olduğunu merak etmiyorsan, gitar markasını da sormayıver bir zahmet. Birlikte çaldığınız zaman öğrenirsin.

Benim gibi bu soruya ayar olan, ayılan-bayılan başkaları da varsa duymak isterim açıkçası...
 
Son düzenleme:
Beni en çok tetikleyen lafların başında geliyor bu trajikomik soru. Vermek sitediğim ilk cevap "Sana ne ? Ne yapacakasın bende ne gitar olduğunu ?" tadında ise de, bu her zaman mümkün olmuyor. Karşımdaki densiz veya duyarsız da olsa, gayet iyi niyetle sorulabiliyor çünkü.
Ben de neden bu sorunun aslında iyi niyetli ol(a)mayacağını bağlama göre değerlendirmek istedim. Maksat eğlence (!) olsun.

Bu soruyu grubuna gitarist arayanlar sorduğu zaman, daha ziyade şunun itirafı oluyor:
"Bir b.ktan haberimiz yok. Amao kadar sığ ve şekilci denyolarız ki, sahip olduğu gitar markasına göre gitaristi değerlendirebileceğimizi sanıyoruz. Mesela ne bileyim, Gibson veya Fender varsa adamda, o iyidir..."

Benim vermek istediğim cevaplar:
"Konuyu değiştirelim lütfen (!). LÜTFEN."
"Elekto gitar sevmiyorum: Akustik var bende sadece".

Eğer gitaristler arası geyik yapılacaksa, bu soru başka yerlere gidiyor aslında. Mesela Maslak beyaz yakalısı veya dünyalığını yapmış tuzu kuru beyefendiler soruyorsa bunu, ben onu daha ziyade şöyle algılıyorum:
"Ben de bir numara yok, pek bir şey çalamıyorum ama, gitarlarım seninkileri döver. Hatta dövebildiğimi de hissetmek istiyorum. Ben de mesela gak gak gak,,, guk guk, Amerikan custom butik relic gak gak, guk guk var..."
Benim vermek istediğim cevaplar:
"Melodik minör modlarını bilyor musun ?"
Veya...
"Dün Cherokee altyapısı üzerine emprovize çalıştım. Sen ne çaldın dün ?"
gibi gibi...

Gitaristler arası geyik yapılacaksa, soru dediğin "Ne tarz çalıyorsun ? Kimleri dinlersin ? " filan tadında olur.
Adamın kaç odalı evi olduğunu, arabasının ne marka olduğunu merak etmiyorsan, gitar markasını da sormayıver bir zahmet, Birlikte çaldığınız zaman öğrenirsin.

Benim gibi bu soruya ayar olan, ayılan-bayılan başkaları da varsa duymak isterim açıkçası...
Aklımdakileri yazıya dökmüşsünüz. Çok teşekkür ederim. Artık gönül rahatlığı ile bende bir kaç şey yazabilirim.

örneklemek gerekirse " Gitarını göster " " amfini göster " " pedalını göster " " kaç gitarınız var " bu başlıklar beni çok rahatsız ediyor. Ve evet aynen sizin de dediğiniz gibi SANA NE. Evet belki de iyi niyetle açılmış konuşulan konular ama bana işin açıkçası acayip absürt geliyor.

Sende ne gitar var sorusu belki de iyi niyetle soruluyordur. Hani kendisine sizi referans almıştır ve sizin kullandığınız ekipmanların güvenilir ve kaliteli olduğunu düşünerekten de belki de aynılarını edinmek istediğindendir ama yine de saçma.

Ve evet genellikle bu sorunun sorulması her şeyi bilip aslında hiç bir şey bilmemesidir. Çok doğru bir tespit.

Bazı tiplerde kullandığın ekipmana göre seni derecelendirme ve statü belirleme derdinde. Fender dediğin zaman " Oooo usta ya para var sende he bu işten de anlıyorsun kralll " ne alakası var kardeşim diyorum. Yemedim içmedim biriktirdim, tarzıma ve icra ettiğim müziğe uygun ekipmanı aldım yıllar sonra. Bunu işten anlamak için de yıllarca eğittim kendimi, etkinliklere girdim çıktım, sohbetler ettim, vaktimin de çoğunu egzersize ayırdım desem de. Yok usta anlatamıyorsun işte.

Özetle halk arasında bir deyim vardır çok sevdiğim. " Yediğin, içtiğin, giydiğin senin olsun, anlat bakalım neler yapıyorsun, hayat nasıl gidiyor " diye sorar büyüklerimiz.

Aynen işte senin olan senin olsun, benim olandan sanan ne. Deseler ki abi ben bu işe yeni girdim veya giricem bana ekipman konusunda yardımcı ol. Eyvallah sabaha kadar anlatırım.
Kolay gelsin.
 
Maslak beyaz yakalısıyım hatta şirket tam Maslak'ın göbeğinde, o derece.

Dediğin gibi bende bir numara yok, pek de çalamam ama işte tam da bu yüzden çalabilen ağzıma terlikle vurmasın diye sende ne var diye eziklemeye kalkmam kimseyi.
Bana soran olursa da "ya var işte elektro bir şeyler... tıngırdatmak için evde duruyor" ... diye cevap veriyorum.
 
" Gitarını göster " " amfini göster " " pedalını göster " " kaç gitarınız var " bu başlıklar beni çok rahatsız ediyor.
Nefis başlıklar.
Normalde göremeyeceğim bir sürü cihaz ve setup görüyorum. Tanıdığım muhabbetim olan insanlar güzel ekipman yaptıysa onlar adına seviniyorum. Kendim bazı fikirler ediniyorum... ve en önemlisi bu işlere bulaşan her birimizde bir miktar cihaz fetişi vardır onu tatmin ediyorum. Ergen yaşlarda araba dergisi karıştırmak ya da duvara poster asmaktan farkı yok bu başlıkların.... aynen devam etsinler bence.
 
Maslak beyaz yakalısıyım hatta şirket tam Maslak'ın göbeğinde, o derece.

Dediğin gibi bende bir numara yok, pek de çalamam ama işte tam da bu yüzden çalabilen ağzıma terlikle vurmasın diye sende ne var diye eziklemeye kalkmam kimseyi.
Bana soran olursa da "ya var işte elektro bir şeyler... tıngırdatmak için evde duruyor" ... diye cevap veriyorum.
Aman Utku, bilmeden seni kıracak bir şey yazdıysam peşinen özür dilerim. Bir yanlış anlaşılma olmasın, o dediğim çok genel bir tabir.
 
Bu soruya hiç bu açıdan bakmamıştım.

Kendi adıma yeni bir meta tecrübe etmek veya burada görmek çok keyif veriyor. Aynı durum motosiklet, atış sporları veya tarih kitapları için de geçerli. Mesela belli bir dönem tarihi için hangi kaynakları okuyorsun sorusu beni çok mutlu eder.

Gitar için de çok tutucu olduğum, yanlış bildiğim konuları bu muhabbetler sayesinde değiştirdim.

Bahsettiğiniz kibirli insan için konunun önemi yok bence, aldığı nefeste bile böbürlenecek bir şey bulur.
 
Bu soruya hiç bu açıdan bakmamıştım.

Kendi adıma yeni bir meta tecrübe etmek veya burada görmek çok keyif veriyor. Aynı durum motosiklet, atış sporları veya tarih kitapları için de geçerli. Mesela belli bir dönem tarihi için hangi kaynakları okuyorsun sorusu beni çok mutlu eder.

Gitar için de çok tutucu olduğum, yanlış bildiğim konuları bu muhabbetler sayesinde değiştirdim.

Bahsettiğiniz kibirli insan için konunun önemi yok bence, aldığı nefeste bile böbürlenecek bir şey bulur.
Bir şeyi netleştirmek istiyorum: Açılan forum başlıkları ile ilgili bir eleştiri değil benimki. Forumda sergilenen şeylerle ilgili çok ayrı değerlendirmeler yapılabilir, ama bunu hem eleştirme, hem de tümüyle görmezden gelme şansımız zaten mevcut.
Kişisel diyalogta durum böyle değil. Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Ne diyeceksin ? Beni tetikleyen de bu.
Bu soru, kişisel hukukunuzun derinliğine göre son derece samimi bir şekilde sorulup cevaplanabilir.
Ama iş mülakatı tadında lafa böyle girilince, durum daha başından rayından çıkıyor bende. Gitar çalmak gibi derin bir mevzuyu "Sende ne var ?" sorusuna indirgemeyi, en hafif tabirle çok tatsız buluyorum. "30 küsur yıllık hikaye var bende gitarla ilgili, o olmasa muhtemelen bir kaç noktada keçileri kaçırmıştım" filan desem daha doğru olur da, karşı taraf buna hazır değil🤣
 
O maslak beyaz yakalısı dediğimiz tip, amerikalıların "Yuppie" dediği tiptir. Bu arkadaşlar her konuda kendilerini para ile tatmin ederler. Pahalı şeyler almak, hatta pahalı şeylerden bahsetmek bile mutlu eder bu arkadaşları.
@barrios Hocam, bu bahsettiğin tiplerden saçma sapan anekdotlarda duyarsınız. Mesela "Abi Bill Gates her sabah 5 te kalkıp duş alırmış sonrada lahana yermiş" gibi. Burada amaç dünyanın en zengin insanlarından birinin yaptıklarını yapmak , onun gibi olma arzusunu tatmin etmektir. O adamın ismini zikretmek bile kendilerini o adamla aynı paydada görmek anlamına geliyor onlar için.
Size "bende custom shop handmade relic bilmem ne var" derken de kendilerini sizden üstün görüyorlar.
 
Ben bana sorulmasindan çok bir rahatsızlık duymuyorum açıkçası, eger tabi bu soruda bir ego art niyeti yoksa. O basliklari da goz zevkim icin inceliyorum genelde, bir de "genel kültür" amaçlı :)

Bana şunu şunu biliyor musun bak ben 200 bpmde sweep yapabiliyorum gibi şeyler bana daha egolu geliyor açıkçası. Gitar ve muzik ogrenmek zaman ve istikrar gerektiren bir şey. Herkesin enstruman alacak parasi olmadigi gibi calismak icin de zamani olmayabiliyor. Ya da virtuoz olmaya niyeti de olmayabiliyor. Burada esas olay kişinin yaklaşımı ile ilgili, buradan tanisip saatlerce enstrüman muhabbeti yaptığımız insanlar var, sirf bir şeyler görmek, öğrenmek ve deneyim paylasmak amaçlı. Art niyet yoksa sorun da yok :)
 
Şimdi ofisim Maslak diye değil, o konuyu kapattım da şu da var... kendince ötekileşiriyoruz hepimiz.. kimi için paralı Maslak züppesi kimi için başka şey.

Mesela diyelim ki - tamam ben anladım olayı üstüme alınmıyorum ama - hakikaten Maslak'ta çalışan profesyonel yöneticiyim, param istediğim gitarı almaya yetiyor ve saymayayım ama iyi modeller de epey geçti elimden ve evet en önemlisi ultra amatörüm, tıngırdatıcıyım yani. Dolayısıyla çoğunluk için antipatik durumdayım.

Peki tersten bakalım. ben de açıkçası garibanız, öğrenciyiz edebiyatı yapıp abi o kadar para veren salaktır, XXX marka ve 30 dolarlık ses kartı ile aynı sesi alırım ben farkı anlamazsın kafasında olan ucuz=kalitesiz mal güzelleyicilerine kıl oluyorum diyelim. Bunu alabildim, hedefim daha iyisi de geç, neden illa diğerine çamur atma eğilimi var?

Yani demem o ki Maslak bir yana ve dediğim gibi üstüme alındığım bir şey yok - mesele şu, sen elindeki ekipmanı ve kendi seviyesi sindirmiş bir insan mısın, bazı eksikleri illa başka şeylerle kapatma kompleksi içinde misin? Derler ya dürüst ol (kendine ve bana) ciğerimi ye.

Bu arada konu dağıldı, başlıktaki esas soru bu işi yarım/tam profesyonel olarak yaparken birilerinin sizi değerlendirme kriteri müzisyenliğiniz mi olmalı yoksa abi bu araba kaç basıyor seviyesi ne gitarın var sorusu mu olmalı....
 
Şimdi ofisim Maslak diye değil, o konuyu kapattım da şu da var... kendince ötekileşiriyoruz hepimiz.. kimi için paralı Maslak züppesi kimi için başka şey.

Mesela diyelim ki - tamam ben anladım olayı üstüme alınmıyorum ama - hakikaten Maslak'ta çalışan profesyonel yöneticiyim, param istediğim gitarı almaya yetiyor ve saymayayım ama iyi modeller de epey geçti elimden ve evet en önemlisi ultra amatörüm, tıngırdatıcıyım yani. Dolayısıyla çoğunluk için antipatik durumdayım.

Peki tersten bakalım. ben de açıkçası garibanız, öğrenciyiz edebiyatı yapıp abi o kadar para veren salaktır, XXX marka ve 30 dolarlık ses kartı ile aynı sesi alırım ben farkı anlamazsın kafasında olan ucuz=kalitesiz mal güzelleyicilerine kıl oluyorum diyelim. Bunu alabildim, hedefim daha iyisi de geç, neden illa diğerine çamur atma eğilimi var?

Yani demem o ki Maslak bir yana ve dediğim gibi üstüme alındığım bir şey yok - mesele şu, sen elindeki ekipmanı ve kendi seviyesi sindirmiş bir insan mısın, bazı eksikleri illa başka şeylerle kapatma kompleksi içinde misin? Derler ya dürüst ol (kendine ve bana) ciğerimi ye.

Bu arada konu dağıldı, başlıktaki esas soru bu işi yarım/tam profesyonel olarak yaparken birilerinin sizi değerlendirme kriteri müzisyenliğiniz mi olmalı yoksa abi bu araba kaç basıyor seviyesi ne gitarın var sorusu mu olmalı....
İronik bir şekilde, aslında başlık algıların olgulardan çok daha tetikleyici olduğunu ispat etmeye doğru tam gaz gidiyor.
Benin verdiğim örnek subjektif ve kişisel tetiklenmemle ilgiliydi. Ama benim verdiğim örnekle başka şeyler tetiklendi.
Gerçekten de amacından saptı, ben de o ifadeyi sildim metinden.
Ayrıca ilk örneğe kimse takılmadı mesela, o da ilginç. "Fender ve Gibson çalan gitaristler tercihimiz" tadında laflar gördü bu gözler ilanlarda. "Ibanez'im var" dersen kafadan kaybettin yani...
"Strat ve Les Paul" diyemeyişine mi yanarsın, bu iki gitarın apayrı tonal yelpazeleri temsil eden şeyler olmasına mı ? Meselenin gitarda değil çalan da olduğunu bilmeyişine mi yanarsın, yoksa genel anlamdaki cehaletine mi ?
 
"Fender ve Gibson çalan gitaristler tercihimiz" tadında laflar gördü bu gözler ilanlarda.
Valla o da olabilir ... bir tatil beldesinde sakin bir barda light rock, pop vs çalacak bir grup ise çoluk çocuk gezenler, hafif bir eğlence olsun diye uğrayanlar olacaksa dnleyici kitlesi korkar diye siyah Warlock ya da Dean Dimebag çalan adam istemez grup :) ... Bodrum'da bir barda gitaristle muhabbet etmiştim RG2550 çalıyordu, bu akşam programı, gece rock bar'da metal setimiz var buyur demişti - Dimebag varmış o set için :)
 
Valla o da olabilir ... bir tatil beldesinde sakin bir barda light rock, pop vs çalacak bir grup ise çoluk çocuk gezenler, hafif bir eğlence olsun diye uğrayanlar olacaksa dnleyici kitlesi korkar diye siyah Warlock ya da Dean Dimebag çalan adam istemez grup :) ... Bodrum'da bir barda gitaristle muhabbet etmiştim RG2550 çalıyordu, bu akşam programı, gece rock bar'da metal setimiz var buyur demişti - Dimebag varmış o set için :)
Nasıl ya ? RG yeterince "metal" değilmiymiş yani... "Ne İsa'ya ne Musa'ya..." diye buna derler.
 
Ben bana sorulmasindan çok bir rahatsızlık duymuyorum açıkçası, eger tabi bu soruda bir ego art niyeti yoksa. O basliklari da goz zevkim icin inceliyorum genelde, bir de "genel kültür" amaçlı :)

Bana şunu şunu biliyor musun bak ben 200 bpmde sweep yapabiliyorum gibi şeyler bana daha egolu geliyor açıkçası. Gitar ve muzik ogrenmek zaman ve istikrar gerektiren bir şey. Herkesin enstruman alacak parasi olmadigi gibi calismak icin de zamani olmayabiliyor. Ya da virtuoz olmaya niyeti de olmayabiliyor. Burada esas olay kişinin yaklaşımı ile ilgili, buradan tanisip saatlerce enstrüman muhabbeti yaptığımız insanlar var, sirf bir şeyler görmek, öğrenmek ve deneyim paylasmak amaçlı. Art niyet yoksa sorun da yok :)
"Ego" dediğiniz pek çok şeyin içine sızabilir elbette. Ancak öyle bir fetişleşme var ki nesneler üzerinden, artık bu iş çığırından çıkmış durumda. Tekniğin fetişleşmesi 80'lerde çok yoğun bir hadiseydi, ama en azından ortada gitarla kurulan bir ilişki vardı. O insanlar kafayı gitar edinmekle değil, çalışmakla bozmuştu ve bunun müziğe ve dinleyenlere faydası vardı. 80'ler elektro gitarın altın çağı oldu. Bugün ise GAS'ın altın çağındayız:) Daha önce de yazdım, elektro gitar almak vaktiyle çok farklı bir tüketim biçimiydi.

Bu yüzden, "Sende ne gitar var ?" tadında sorular daha farklı bir cehalet içeriyor diye düşünüyorum. "Sen 200 bpm'de sweep yapabiliyor musun ?" kafası kendi kendini gülünç duruma düşürebilecek bir soru, hele de bu devirde. Çünkü sen her ne yapıyorsan yap, onu vaktiyle Becker filan yaptı zaten... Ama diğer soru çok masummuş gibi gözüküyor. Öyle olunca da yadırganmıyor ne yazık ki. Çünkü bu devirde "normalleşen" ve dayatılan bu. GAS denilen şeye bir isim koyup, bize geri pazarlıyorlar:)
Edit ve not: Bu başlık vesilesiyle düşündüm de, bu soruya en iyi yanıt şu olacak herhalde: "Param hangisine yetiyorsa o gitar var bende..."
İngilizce'de "conversation stopper" dedikleri şey bu oluyor sanırım.
 
Son düzenleme:
"Ego" dediğiniz pek çok şeyin içine sızabilir elbette. Ancak öyle bir fetişleşme var ki nesneler üzerinden, artık bu iş çığırından çıkmış durumda. Tekniğin fetişleşmesi 80'lerde çok yoğun bir hadiseydi, ama en azından ortada gitarla kurulan bir ilişki vardı. O insanlar kafayı gitar edinmekle değil, çalışmakla bozmuştu ve bunun müziğe ve dinleyenlere faydası vardı. 80'ler elektro gitarın altın çağı oldu. Bugün ise GAS'ın altın çağındayız:) Daha önce de yazdım, elektro gitar almak vaktiyle çok farklı bir tüketim biçimiydi.

Bu yüzden, "Sende ne gitar var ?" tadında sorular daha farklı bir cehalet içeriyor diye düşünüyorum. "Sen 200 bpm'de sweep yapabiliyor musun ?" kafası kendi kendini gülünç duruma düşürebilecek bir soru, hele de bu devirde. Çünkü sen her ne yapıyorsan yap, onu vaktiyle Becker filan yaptı zaten... Ama diğer soru çok masummuş gibi gözüküyor. Öyle olunca da yadırganmıyor ne yazık ki. Çünkü bu devirde "normalleşen" ve dayatılan bu. GAS denilen şeye bir isim koyup, bize geri pazarlıyorlar:)
Edit ve not: Bu başlık vesilesiyle düşündüm de, bu soruya en iyi yanıt şu olacak herhalde: "Param hangisine yetiyorsa o gitar var bende..."
İngilizce'de "conversation stopper" dedikleri şey bu oluyor sanırım.
Aslında az çok müzikle haşır neşir olan birisi bu soruları 'sende ne gitar var' yada '200 bpm sweep picking atıyor musun' şeklinde sormuyor. Size biri denk geldi sanırım. Yoksa ilgili birisiyle ekipman muhabbeti müzik teorisi veya tekniği konuşmaktan daha fazla sarıyor. Ev zaten irili ufaklı bir yığın ıvır zıvır dolu, geçen gün banyodan 250k potans çıktı, hanım bu ne önemli birşey mi dedi ben yok dedim sen ver bana. Oralı olmadı pek. Halen düşünüyorum hangi ara o potans oraya gitti. Seviyoruz ekipmanı.
 
Aslında az çok müzikle haşır neşir olan birisi bu soruları 'sende ne gitar var' yada '200 bpm sweep picking atıyor musun' şeklinde sormuyor. Size biri denk geldi sanırım. Yoksa ilgili birisiyle ekipman muhabbeti müzik teorisi veya tekniği konuşmaktan daha fazla sarıyor. Ev zaten irili ufaklı bir yığın ıvır zıvır dolu, geçen gün banyodan 250k potans çıktı, hanım bu ne önemli birşey mi dedi ben yok dedim sen ver bana. Oralı olmadı pek. Halen düşünüyorum hangi ara o potans oraya gitti. Seviyoruz ekipmanı.
Bana biri denk gelmedi tam olarak; ben kendime denk geldim sanırım. Beni oldum olası ekipman geyiği baymış, teknik ve teori sarmıştır.
Diğer taraftan, ekipmanı fetişleştirmekten ziyade üzerinde uğraşılacak bir şey olarak görmek çok farklı bir kafadır, onu buraya dahil etmiyorum. Gitarı çalmak da, yapmak-modifiye etmek -kurcalamak da (ben ilgi duymasam da...) çok daha sahici ve emek gerektiren işler bence.
Not: Şöyle de bir örnek geldi aklıma... Sarp Maden'in bir atölyesine katılmıştım. Katılımcıların daha ziyade "en iyi gitar markası hangisi sizce ? Kime gitar yaptıralım ?" filan gibi şeyler sorması beni delirtmişti. Sarp Maden gibi bir adamın çalımını nasıl geliştirdiğini, teoriyi gitara nasıl uyguladığını, kendine has cümlelerini nasıl geliştirdiğini sormak varken bu geyiklere girilmesinin beni bir hayli çıldırttığını hatırlıyorum. Kafamdaki soruların yarısını bile soramamıştım,.
 
Son düzenleme:
Üst
AdBlock Tespit Edildi

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u devre dışı bıraktım    Hayır teşekkürler