Marxizm Üzerine...

Appassionata demiş ki:
Bilgin için sağol. Evet yanılmışım. Doğu Türkistan'dan bahsettiğini zannetmişim kusura bakma.

Tamam bak ne güzel anlaşabiliyormuş insanlar :) ...Sen de SSCB'nin yaptıklarını onaylamazsın sanırım.Yani okuduklarımdan bildiğim kadarıyla marksizm insanları benliksiz ateistler yapma gibi bir amaca sahip değil.He oraya yazmadım da SSCB'nin olaylarından biri de yavaş yavaş dindarları susturarak ateistlere bir çeşit sınıf üstünlüğü vermektir.Yani kendini ifade etme açısından.
 
Hayır. SSCB'nin desteklediğim ender politikalarından biridir dinin kişisel inanç biçimine getirilmesi.
SSCB'de komünist Parti üyelerine kolaylıklar sağlanırdı. Bunun yanında halk ekmek kuyruklarında beklerken, üstü düzey bürokratlar daçalarında pipolarını tüttürüyordu. Ayrıcalıklı sınıf merkez komitesine yakın olanlar ve askerlerdi.
Sosyalizmin inşa edildiğini iddia eden Stalin'in ülkesine bakıldığında SSCB'nin hiç bir şekilde işçi devleti olmadığı kör kör parmağım gözüne ortaya çıkar. Parti içinde kayırmalardan, yolsuzluktan tut herşeye kadar vardı. Ama işçilerin devletinde tek bir sendika yok, tek bir grev yapılmamış yada yönetime karşı tek bir eleştirel cümle bile yazılamazdı.
...
Benim en çok kzıdığım şey, insanları kitlesel halde oturduğu yerden ölümlere sürükleyen küçük dev adamcıklara "saygı" duyma cüretini gösteren kişilerdir. Hangi ideolojiye ait olurlarsa olsunlar.
 
“Sosyalizm öldü” çığlıklarıyla günlerce sosyalizmin değerlerine, halkların geleceğine saldırdılar. Halkların büyük fedakarlıklarla yarattığı her şey acımasızca yağmalandı, savruldu.

Yıllarca, ateş-kan içinde, büyük bedeller ödenerek yaratılan halkların zenginliklerini, bu kez bir avuç asalak gaspedip halklara cehennem hayatı yaşattılar.

Oysa “duvarları yıktık” diyerek cennet vaat etmişlerdi. Lenin’in, Stalin’in ve devrimci önderlerin heykelleri bir avuç kışkırtıcı, komplocu tarafından parçalanırken, her şeyi tarihe gömebileceklerini düşündüler.

Binlerce insanı, propagandaları ile kapitalizmin lüks tüketim kültürüyle teslim almaya çalıştılar, günlerce sosyalizmin insanın ihtiyaçlarını karşılamadığını anlattılar. Karşılanmayan ihtiyaçlar; cikletti, blujindi, colaydı... bunlarla aldatmaya çalıştılar. Demokratik Almanya’dan kapitalist Almanya’ya geçen binlerce insan ilk önce basit tüketim maddelerine yöneldiler.

Artık her şey vardı. Bunun propagandasını yaptılar günlerce. Kış ortasında iri, etli ve lezzetli çikita muz, vitrinleri dolduran pahalı yiyecekler ve giyecekler... Lüks arabalar...

“Duvarların yıkılması”, lüks tüketim maddeleri, yalancı cennetler, lüks yaşam uzun ömürlü olmadı. Olamadı. Yönlendirilen, “duvarları yıkan” binlerce insanın ayağı toprağa değdi.

Binlerce insan tüm malların ancak parayla satın alınabileceğini öğrendi. Önce bunları alacak parayı kazanmak gerekiyordu. Oysa vaat edilen cennette para kazanmak, iş bulmak hiçte kolay değildi.

Deneyci de olsa kapitalizmin çözüm olmayacağını yaşadı, anladı milyonlar. İşsizliği, pahalılığı, enflasyonu, mafyayı, fuhuşu, alkolizmi, açlığı, dilenciliği tanıdı. Milliyetçiliği, bağımlılığı, faşizmi tanıdı halklar...

Sonra kirayı öğrendiler. Çocuk yuvası, ısıtma, telefon, aydınlatma dahil tüm hizmetlerin nasıl pahalı olduğunu ve faturaların ödenmemesi durumunda sokağa atılabileceğini, aç-çıplak kaldığını, tüm hizmetlerden yoksun bırakıldığını gördü, tanık oldular.

Çatışmaları, sivil faşistleri, yıllar süren savaşları, halkların birbirini kırmasını, acıyı-yoksulluğu yaşadılar. Bağımsızlığın yitirildiği, demokrasinin olmadığı, ülkelerin tüm kaynaklarının yağmalandığı bir dönemi yaşadılar, yaşıyorlar.

Gorbaçov’un iktidara geldiği ve sosyalizme yönelik saldırılarının “değişim” adıyla boyutlandığı, 1985 yılından bu yana aradan geçen 15 yılda halklar kapitalizmin vahşiliğini, emperyalistlerin zorbalığını gördüler.
Dünyayı yöneten emperyalist tekellerin, büyük sömürge imparatorlukları kurdukları 20. Yüzyıl’da en büyük korkularını da yaşadılar.

Devrimcilerle, sosyalizmle tanıştılar. Artık devrimler çağı başlamıştı. Sovyet devrimi bu yürüyüşün başlangıcı oldu. Sovyet devrimini, Çin, Vietnam, Kore, Küba, Doğu Avrupa ülkelerinin devrimleri izledi.

Artık sosyalizm maddi bir olgu haline gelmiş, emperyalist-kapitalist sistemin bunalımlar yaşadığı, halkların acılar içinde yoksulluklarla kıvrandığı yıllardı. Sosyalist ülkeler, büyük başarılara imza attılar.

Halklar hapishanesi olan Çarlık’tan halkların kardeşliğinin yaşandığı Sovyetler Birliği’ne; “Buraya Çinliler ve köpekler giremez”den kısa sürede bağımsız, demokratik ve saygınlığı olan Çin’e; kumar cenneti Küba’dan bağımsız Küba’ya uzanan çizgi sosyalizmin çizgisidir.

Sosyalizmi sorunsuz bir toplum olarak idealize etmek; cennet düşlemek, “bir düğmeye basılacak ve her şey düzelecek” anlayışına götürür. Sosyalizmin şiarı olan “herkesin yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” anlayışının bir kaç yılda ve emperyalizm koşullarında gerçekleşmesini beklemek doğru değildir. Ve yine; sınıf ayrıcalıklarının, kır-kent, işçi-köylü çelişkilerinin tamamen kalkacağını sanmak; sınıfsız topluma mücadeleyle varılacağını söyleyen bilimin anlaşılmaması ve kağıt üstünde sosyalizm düşlerinin sonucudur.

Oysa küçük burjuva aceleciliği ve umutsuzluk proletaryanın uzağındadır. Karmaşık, çelişkili, uzun ve sancılı bir süreci kapsayan proletarya diktatörlüğü altında, inişli-çıkışlı, geri çekilme ve atılımları barındıran bir süreci kavrayamamak; sınıf mücadelesinin kendine özgü biçimlerde sürdüğü sosyalist inşa sürecini anlamamaktır.

Açık ki, her şey burjuva devlet mekanizma

sının parçalanması ile bitmemektedir. Devrim sadece bununla sınırlı değildir. Devrim, sosyalist inşanın görevlerinin adım adım yükseltildiği bir süreçtir. İşte bu süreç boyunca karşılaşılan güçlükler, çözülmesi gereken bir çok çelişki olacaktır.

Tüm bu söylenenlere ek olarak da; proletarya kendisinden önceki toplum biçimlerinden oldukça farklı bir toplum kurmaya başladığında, buna gerekli deney ve tecrübeden yoksun olarak başlayacaktır.

Gerek nesnel nedenlerden, gerekse sübjektif koşullardan dolayı sosyalizm ancak Sovyet devrimi ile ilk adımını atmış ve o günden bu yana kadar ancak 80 yılı aşkın bir deney ve birikime sahip olabilmiştir.

Kapitalizm neredeyse 300 yılı aşan deneyi ve ondan önceki sınıflı toplum ilişkilerinin yüzyılları bulduğu hesaba katılırsa, bu 80 yıl dün gibidir.

Yine de 80 yılık sosyalizm deneyi; sosyalizmin, halkların kendi kaderlerini özgürce tayin ettiğini, halkların saygınlık kazandığını ve ulusal sorunu çözebileceğini göstermiştir.

İlk sosyalist ülke olan Sovyetler Birliği onlarca halkın, azınlığın kaderini özgürce tayin ettiği örnek bir ülke olmuştur. Sovyetler Birliği, Çarlığın yok saydığı milletlerin, azınlıkların tüm haklarını vermiştir. Gürcüler’den Kazaklar’a, Ruslar’dan Azeriler’e, Türkmenler’den Litvanyalılar’a kadar 16 Sosyalist Federal Cumhuriyet ve bu cumhuriyetler içinde Adigeler’den Yahudiler’e, Volga Almanları’ndan Yakutlar’a kadar sayıları binleri bulan azınlıklardan oluşan onlarca özerk bölgeye sahip olmuştur.

Eşit haklara sahip halkların özgürce katıldıkları ve gönüllü birlik temeli üzerinde kurulmuş olan SSCB, halkların, azınlıkların gelişimini sağlamıştır.

Bugünse, özgür ve gönüllü birliktelikten eser kalmamış, halklar birbiriyle savaştırılmakta, anlaşmazlıklar yaratılıp, emperyalizm tarafından körüklenmektedir. Rusya-Çeçenistan savaşı, Azeri-Ermeni çatışması, Gürcistan’ın Abhazlar ve Güney Osetya sorunu yaşaması, Bolkarların, Dağıstanlıların, Rusya’yla olan sorunları bunların başlıcalarıdır.

Adeta tüm halklar birbirine düşman ilan edilmiş, savaştırılmıştır. Artık halklar bağımsız ve özgür değildir. Emperyalizmin tahakkümünü yaşayan halklar, milliyetçilik-ırkçılıkla tanışmış, emperyalizmin kuklası yapılmak istenmiştir.

Daha düne kadar 5 milyon nüfuslu Gürcistan’da özgürce yaşayan Gürcüsü, Ermenisi, Rus’u, Azerisi, Osetler’i, Abhaz’ı, Dum’u, Ukraynalı’sı, Kürdü, Yahudi’si, Laz’ı bugün birbirine düşürülmeye çalışılıyor. Yugoslavya’nın tüm Balkanlar’ın, Kafkaslar’ın yaşadığı sorunlar kapitalizmin bir kez daha çözüm olmadığını göstermiştir.

Ve yine 80 yıllık sosyalizm deneyi; her türlü toplumsal eşitsizliğin ayrıcalığın, baskının kalktığını, halkların toplumsal saygınlığına kavuştuğunu gösterdi.

Toplumsal ilerlemenin önünün açılması, emek güçlerinin özgürce gelişmesi, yaratılan değerlerin adilce paylaşılması tarihsel bir gerçeklik oldu. Sovyetler Birliği’nde 70 yılda yaşanan teknolojik-sınai gelişmeler, kapitalizmin yüzyıllardır yarattıkları gelişmeyle boy ölçüşür duruma geldi.

Eğitimin, sağlığın, ulaşımın parasız olduğu, sokaklarda kalmayan, sağlıklı konutların yapıldığı, işsizliğin kalktığı, açlık ve yoksulluğun yenildiği bir toplumsal model kurmayı başardı sosyalizm.

Ve yine 80 yıllık sosyalizm deneyi kapitalizmden komünizme proletarya diktatörlüğünün sorunsuz, pürüzsüz ulaşamayacağını gösterdi.

.

kuracak ve yeni yüzyıla damgasını vuracaktır. Emperyalistlerin korktukları başına gelecek, dünya halkları daha büyük bir özlemle yola çıktıkça emperyalizmin egemenliği de son bulacak ve kazanan halklar, kazanan sosyalizm olacak.
 
1000mirrors demiş ki:
Nocturnal bana karşı yazdığın hakaret dolu yazıyı okuyamadım,silinmiş.Ne diyorsan özel mesajdan at ben de sana aynı cevabı vereyim.
Benim anlamadığım şu,Denizci bir mesajda böyle bir adama küfür edince anında siteden atıldı.Nocturnal denen kendini bilmezse her mesajında küfür ediyor,önüne gelene hakaret ediyor.Onun mesajları siliniyor,kendisiyse mide bulandırıcı varlığıyla forumu kirletmeye devam ediyor.Yoksa faşist olduğu için töleranslı mı davranılıyor?Hayır küfür etmek serbestse biz de ona göre davranalım,ana avrat düze gidelim.(Gerçi serbest olsa da böyle bir şey yapmam ama böyle bir mantık oluşturulabilir.)
Benden uzak allaha yakın ol, sizin gibi yediği çanağa şıçan adamlar atılmayacakta kim atılacak lan?? Faşistmiş.. Kim faşist göstericem ben sana, hain köpek. Bana yazdıklarım yüzünden faşist lakabını takan insanımsılar bu ülkede yaşamayı haketmiyorlar.
Aslında ben hatalıyım, sizin gibi salaklardan Milliyetçilikle faşizmin farkını bilmenizi bekliyorum, Çoook özür dilerim.
 
konunun başından beri bi el_turco bi sen "bunlarla uğraşmaya değmez, bunlar anlamaz" falan filan deyip duruyorsunuz. e ne diye hala yazıyorsunuz o zaman???? bi defolup gidin de rahat rahat konuşalım, okuyalım, yazalım yeter artık bokunu çıkardınız yaaaa!
 
saykopogo sana katılıyorum ama bu ve benzeri faşistleri tatmin eden şey yazdıklarına marksistlerin ya da diğerlerinin cevap vermesidir.beyinlerindeki düşüncenin halk düşmanlığı olduğu biliçaltlarında gezinir.onlarca faşist katliamın gizli açık suç ortaklığını yaptıkları için muhatap alındıklarında suçları affedilmiş gibi algılarlar.ama tarih(proletaryanın kum saati) bilinçli şekilde faşizme hizmet etmiş herkesten hesap soracaktır.
faşizmi bize anlatıyorlar.faşizm kapitalizmin en baskıcı zora dayalı iktidarıdır.milliyetçilik değildir ama çoğu zaman ideolojik desteğini milliyetçilikte bulur.gerçektende üniversitedeki hak arayan öğrencinin ya da fabrikadaki grevci işçinin karşısına hep ülkemizin sarkık bıyıklı faşistleri çıkartılmıştır.kapitalizm devrim tehlikesi geçice faşizmi paçavra gibi çöpe atar tekrar lazım olunca ise yine kullanır.12 eylül süreci öyledir.
milliyetçilik ise bazan iyidir bazan kötü!ezen ulusun milliyetçiliği faşizme götürür ama ezilen ulusun ezen ulus egemen sınıflarına duyduğu yurtsever kin ilericidir ve lenine göre desteklenmektedir.bu yüzden sosyalistler.kürt,arap,çeçen halkının ulusal taleplerini sahiplenirler.
birde bu başlıkta faşistleri doğrudan muhatap almayalım ki burayı kirletemesinler.
 
Konuyla ilgisi yok ama düşüncelerimiz karşıt fikirler olmadığı zaman bir önem taşımaz, karşıt fikirler olmalı ki tartışmaktan zevk alalım, değil mi? Neyse bölmeyeyim, siz devam edin. :)
 
petrosyan demiş ki:
saykopogo sana katılıyorum ama bu ve benzeri faşistleri tatmin eden şey yazdıklarına marksistlerin ya da diğerlerinin cevap vermesidir.beyinlerindeki düşüncenin halk düşmanlığı olduğu biliçaltlarında gezinir.onlarca faşist katliamın gizli açık suç ortaklığını yaptıkları için muhatap alındıklarında suçları affedilmiş gibi algılarlar.ama tarih(proletaryanın kum saati) bilinçli şekilde faşizme hizmet etmiş herkesten hesap soracaktır.
faşizmi bize anlatıyorlar.faşizm kapitalizmin en baskıcı zora dayalı iktidarıdır.milliyetçilik değildir ama çoğu zaman ideolojik desteğini milliyetçilikte bulur.gerçektende üniversitedeki hak arayan öğrencinin ya da fabrikadaki grevci işçinin karşısına hep ülkemizin sarkık bıyıklı faşistleri çıkartılmıştır.kapitalizm devrim tehlikesi geçice faşizmi paçavra gibi çöpe atar tekrar lazım olunca ise yine kullanır.12 eylül süreci öyledir.
milliyetçilik ise bazan iyidir bazan kötü!ezen ulusun milliyetçiliği faşizme götürür ama ezilen ulusun ezen ulus egemen sınıflarına duyduğu yurtsever kin ilericidir ve lenine göre desteklenmektedir.bu yüzden sosyalistler.kürt,arap,çeçen halkının ulusal taleplerini sahiplenirler.
birde bu başlıkta faşistleri doğrudan muhatap almayalım ki burayı kirletemesinler.
Milliyetçilik kötüdür emperyalizm daha kötü, beterin beteri mandacılığa evet demektir her nerden gelirse gelsin. Hangisi daha iyi tabiki sağdaki..

Seviye ve Algı kapasitesine göre yayınımız başlamıştır. /www.turkrock.com/Nocturnalpulse :)
 
NocturnalPulse
Asla senden daha fazlası olduğumu düşünmedim.
Özellikle salaklık konusunda.
Sıkıldım senden de hakaret dolu cümlelerinden de.
Lütfen konuşacak bir konun yoksa ona buna sataşmaya çalışıp birilerini germe.
 
konu oldukça sapmış gibi görünüyor. bende praxis gibi yeni bi şey olursa atlarım diyodum pek de yeni bi şey olmamış... ama her şeyin ötesinde nocturmal pulseun foruma kattığı rengi kutlamak lazım.. tabi kendince o bu rengi saf beyaz güçlü renk olarak kabul edebilir...
 
NocturnalPulse demiş ki:
1000mirrors demiş ki:
Nocturnal bana karşı yazdığın hakaret dolu yazıyı okuyamadım,silinmiş.Ne diyorsan özel mesajdan at ben de sana aynı cevabı vereyim.
Benim anlamadığım şu,Denizci bir mesajda böyle bir adama küfür edince anında siteden atıldı.Nocturnal denen kendini bilmezse her mesajında küfür ediyor,önüne gelene hakaret ediyor.Onun mesajları siliniyor,kendisiyse mide bulandırıcı varlığıyla forumu kirletmeye devam ediyor.Yoksa faşist olduğu için töleranslı mı davranılıyor?Hayır küfür etmek serbestse biz de ona göre davranalım,ana avrat düze gidelim.(Gerçi serbest olsa da böyle bir şey yapmam ama böyle bir mantık oluşturulabilir.)
Benden uzak allaha yakın ol, sizin gibi yediği çanağa şıçan adamlar atılmayacakta kim atılacak lan?? Faşistmiş.. Kim faşist göstericem ben sana, hain köpek. Bana yazdıklarım yüzünden faşist lakabını takan insanımsılar bu ülkede yaşamayı haketmiyorlar.
Aslında ben hatalıyım, sizin gibi salaklardan Milliyetçilikle faşizmin farkını bilmenizi bekliyorum, Çoook özür dilerim.
Yediği çanağa s... deyimi buraya gitmemiş.Ben Türkiye'nin çanağından değil babamın çanağından yedim.Bana Türk devleti hiçbir imkan sağlamadı ki,babamın parası sağladı.Babama da saygı duyarım.Ben açlıktan ölseydim bu senin devletinin umurunda olur muydu?Eeeee.O zaman neden onun çıkarlarını savunmam gereksin,o benim çıkarlarımı savunmuyor ki.
Milliyetçilikle faşistlik arasındaki fark pislikle dışkı arasındaki farktır.Biri pistir,diğeri daha pis ve mide bulandırıcıdır.
 
hah bende onu diyecektim nedir abi bu ben milliyetçiyim faşist değilim... varmı böyle bişey naapıyosunuz kendinizi mi avutuyosunuz anlamıyorumki...
 
Eğer Atatürk ilkelerinden birine pislik diyebiliyorsan bu senin bu vakte kadar hiç birşey öğrenemediğinin belgesi, çok küçük düşünüyorsunuz, devlet bana birşey vermedi diye. Devamlıda bardağın boş tarafını görüyorsunuz, istekleriniz gerçeğin çok ötesinde. Bide sizin istiklalininiz için ölen milyon tane insan nolucak?? eğer onlara saygın yoksa yaşayan insana en ufak bir saygın olamaz...

Darthseth devamlı ilk hakaret eden sen oluyorsun ve benden, bana karşı yazılanlara hakaret etmememi istiyorsun. Ben, senin gibi kıt insanlara tepkisel olarak yaklaşırım çünkü başka hiç bişeyden anlamazsınız.

Ordin malesef seviyemi senin anlayacağın kadar düşüremiyorum bunu başaracak kadar, kimse mükemmel olamaz. Milliyetçiliği faşizm sanan insanımsı. yazık sana.
 
1000mirrors tanımın çok güzel gelmiş :) Buna cevap olarak hala atatürk ilkelerini göstermekte bir o kadar komik. nocturnal konuyu sürekli bu ülkede tabu olan, yıkılmaz gördüğün yerlere çekerek kışkırtmak istiyorsun. Anlatılanı anlamak istemiyorsun. Devlet denen terörist örgütlenme olmadan insanların daha iyi yaşayabileceğini iddia ediyoruz. Konu sadece Türkiye denen devlet değil, tümü..
Kendi emeğimizle yaşamımızı kazanırken neden devlet denen o kuruma şükranlarımızı sunalım. Benim saygı duyduklarım, emekleri ile yaşamı bugüne getiren insanlar, her an giderek öldürdüğümüz topraklar, denizler..
 
NocturnalPulse demiş ki:
Ordin malesef seviyemi senin anlayacağın kadar düşüremiyorum bunu başaracak kadar,
ahahahahahahahahaaaahhh!!!! hay seviyeni yiyim ben senin lan düşürmediğin seviye mi kaldı ahahahahaha.... :LOL: :LOL: :LOL: :LOL: :LOL:
yav kardeşim bu konunun başlığı marksizm. git kendine Atatürk diye bi başlık aç, orada konuş istediğini. yeter artık bi defol git be! darmadağın ettin konuyu
 
1000mirrors diğer anarşistler ya da komünistler herneyse...Bu forumda nedenini anlayamadığım biçimde aşırı bir özgürlük var ama bu lafları sokakta söylerseniz ağır ceza hapsi alırsınız.Çünkü söyledikleriniz fikir özgürlüğüne değil, hakarete varıyor.Sen kendi ideolojini savunabilirsin ama başka bir ideolojiye ya da onu savunan insanlara hakaret edemezsin.Eğer bunu yaparsan hapis cezası yersin.Hakaret hükümleri yeni yasaya göre 6 aydan başlıyor sanırım.Ama hakareti geçtim, sizin yaptığınız T.C'ye ve kurucusu Atatürk'e, onun ilkelerine hakaret etmek olduğundan alacağınız ceza çok daha büyük olacaktır.Bir 5 yıldan aşağı yemezsiniz sanırım.Erbakan'dan farkınız yok çünkü.

Milliyetçiliğe ve değerlerimize laf edemezsiniz.Size bir de uyarı: tehdit falan olarak algılamayın, çünkü sizin gibilerle uğraşacak vaktim yok fakat bu sitenin inceleneceğini duydum.Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama sözleriniz büyük oranda suç içeriyor.Özellikle devlete, millete, Atatürk ve ilkelerine yaptıklarınız.Haberiniz olsun istedim.
 
saykopogo demiş ki:
NocturnalPulse demiş ki:
Ordin malesef seviyemi senin anlayacağın kadar düşüremiyorum bunu başaracak kadar,
ahahahahahahahahaaaahhh!!!! hay seviyeni yiyim ben senin lan düşürmediğin seviye mi kaldı ahahahahaha.... :LOL: :LOL: :LOL: :LOL: :LOL:
yav kardeşim bu konunun başlığı marksizm. git kendine Atatürk diye bi başlık aç, orada konuş istediğini. yeter artık bi defol git be! darmadağın ettin konuyu

Türkçülük ve Mustafa Kemal Atatürk başlıkları niye kapatıldı acaba?

Paşa hazretleri emrettiğine göre gitmeliyim tabi... Bu arada ona kadar saymasınıda öğrendin mi saykopogo? :LOL:..

Kıçımın kenarı, bana karşı olmak için kavramları yanlış kullananları bile savunabiliyorsun. Kimin seviyesi yüksek kimin seviyesi alçak çok basit görülüyor.
 
Odren demiş ki:
konu oldukça sapmış gibi görünüyor. bende praxis gibi yeni bi şey olursa atlarım diyodum pek de yeni bi şey olmamış... ama her şeyin ötesinde nocturmal pulseun foruma kattığı rengi kutlamak lazım.. tabi kendince o bu rengi saf beyaz güçlü renk olarak kabul edebilir...
Adam, kendi kafasında birisini canladırmış ona karşı papağan gibi konuşuyor. Beyaz türkleri üstün tutuyormuşum. Ah be kerdeşim, olcak olcak, biraz daha gayret.

Bu forumun kirlendiğini söyleyenler 3 sayfa önce bir soru sordum ve hakaret dolusu cevaplar aldım.. isteyenler o soruya baksın. Cevaplayabilecek kadar bilgiliyse ne mutlu ona..
 
EL_Turco demiş ki:
sizin gibilerle uğraşacak vaktim yok
ya allahaşkına uğraşmayın nooolur, değerli vaktinizi bizimle ziyan etmeyin yaaaa!
la öldüreceksiniz beni gülmekten hanginizin hangi bi lafına alıntı yapsam bilemiyorum yaaa!!!! :LOL: :LOL: :LOL: :LOL:
ne yüzsüz adamlarmışsınız bea!. ya anlamıyormusunuz bu başlık altında kimse istemiytor sizi yav bi gidin be!
hala bana hakaret etmeye çalışıyor. la böyle yaparak beni kızdıracağını mı sanıyorsun ahahahahahahahaé!!!!!!! :LOL: :LOL: :LOL: :LOL: :LOL:
yok altı aydan başlarmış da yok forum incelenecekmiş de.... sen şimdi gider polis de çağırırsın.... show tv'yi ara, onlar atlar hemen böyle konulara :LOL: :LOL: :LOL: :LOL:

EL_Turco demiş ki:
Nocturnalpulse, böyleleriyle uğraşmaya değmez boşver.
bak taaa önceki sayfalardan buldum bu cümleyi... üzerinden kaç sayfa geçmiş, hala buradasınız. ben de bunu anlamıyorum.
mert değilsiniz. sen bana dilediğin kadar hakaret et. siz mert değilsiniz, söylediğiniz lafın arkasında durmuyorsunuz ki bikere..... maden bizim gibilerle uğraşmaya değmez, değerli vaktiniz ziyan olur, bilmemne, yazmayın kardeşim o zaman da biz de rahatlayalım artık.
hala benimle dalga geçmeye çalışıyor. ya anlayamadın mı hala, umursamıyorum, aldırmıyorum. ben kendim bile kendimle dalga geçerim sen ne yapmaya çalışıyorsun... çok komiik çoooookkkk!!!!
 
Üst