Unutulmaz film replikleri

"We are cylons, we have been from the start."

BSG'den bu ama repliğin kime ait olduğunu yazsam tarihe geçecek bir spoiler olur, yazmıyorum o yüzden.
 
You smell that? Do you smell that? Napalm, son. Nothing else in the world smells like that. I love the smell of napalm in the morning. You know, one time we had a hill bombed, for twelve hours. When it was all over I walked up. We didn't find one of 'em, not one stinkin' body. The smell, you know that gasoline smell, the whole hill. Smelled like... victory. Someday this war's gonna end...
 
Jellybon demiş ki:
"We are cylons, we have been from the start."

BSG'den bu ama repliğin kime ait olduğunu yazsam tarihe geçecek bir spoiler olur, yazmıyorum o yüzden.

Pek de spoiler olmayacak ufak bir diyalog vereyim o zaman ben de ekstradan:

Felix Gaeta: Sir, nine other ships are refusing to send us supplies.
Saul Tigh: (bir sessizlikten sonra) Frak this...

Neden bilmiyorum, belki de adamın söyleyiş tarzından dolayı, bu cümleye her seferinde kopuyorum.

Bir de dizi boyunca yayılmış Gaius Baltar'ın kopmaları vardır ki, efsanevi kapasitede (örn. Kobol'da ''ben asker değilim, silah kullanamam'' diye ezik pozlar keserken birden rambo kesilmesi). Bunlardan sadece bir tanesi, geyiklerin şahı olarak çıkıyor:

Gauis Baltar: No more Mister Nice Gaius!

Ve son olarak da, baba-oğul arası nasıl geçtiği merak edilen bir diyalog:

Lee Adama: Şerefimi sorgulayan birisinin komutasında bulunamam.
William Adama: Ben de şerefi olmayan birisini komutamda bulunduramam.
 
-ne var oglum?
-o iş tamam...suçlu yakalandı ve nezarete atıldı!
-hangi suçlu?
-hurşiiit
-ne oldu hurşite?
-baktım ki ohoooo beyim kıçını devirmiş yatıyor yatakta
-eeey?
-kulağından tuttuğum gibi onu nezarete atmışım
-yaaa?
-senin yüksek emirlerini şeyine salladığı yok herifin
-afeeeriiin... aferin yeavrum..(şak sak-iki tokat) maşallah sen bu akılla... şimdi sen şöyle bi hava al bakiim.(şak şak-iki tokat daha)git galatayı dolaş etrafı bir tanı
-başüstüne... akşama da inşallah vazifeme başlarım!
-dolaş dolaş, acele etme başlarsın. önce dolaş dedim
-yok bence bu akşam başlıyam
-git ulan... yav insan bu kadar hıyar olur mu?
 
-bu sütoğlanı hiç sevmiyorum
-evet kumandanım ben de sevmiyorum
-babasını da sevmezdim
-babamı karıştırma!

-sütoğlan..
-efendim canım kumandanım
-seni çok seviyorum sütoğlan
-peki ya babamı?
-asıl babanı severdim zaten
 
-hülleci olacaksın
-iyi olayım peki... ıh ıhh... hülleci nee?
-şimdi seni evlendiricez
-saol kumandan baba!


-bu gece sabaha kadar ileri karakol nöbeti tutacaksın.
-senin için herşeyi yaparım canım kumandanım benim.
-keees! senin gibi askeri gebertmenin başka yolu yok. o düşmanın gözü kör olsun hala öldüremedi seni.
-canım çok kabiliyetsiz herif bunlar.
-ileri karakol nöbetinde mutlaka işini bitirecekler. mutlaka!
-valla hiç sanmıyorum, ama genede siz bilirsiniz.
 
-canoo kurban bu çiçeği senin için koparmışim
-çiçegi *ıçına sok sefil bilo
-ula aslan gibi yigidim.bütün kızlar benim içi olii geberii,milet aşıktır baa... boşuna erkek güzeli dememişler bu surata
-puu senin sıfatına maymun herif!

-ulan sende utanmak sıkılmak yokmudur utanmaz herif? bunun babası senin babanı öldürmedi mi ha?
-valla babamda anamda helal olsun... isterseniz bütün sülalemi haklayın!

-hey kim var orda?
-kimse yok burda
-söyle sen kimsin?
-beni adamdan sayma

(erkek güzeli sefil bilo)
 
Unutulmaz Şener Şen - Kemal Sunal replikleri olmuş ki bu başlık :D

Heat filminden son izlediğimde aklımda kalan bir replik aktarayım ben de:

De Niro'nun canlandırdığı Neil karakterinin Chris'e karısı için "onu o kadar seviyor musun? belki de ayrılmayı düşünmelisin" sözü üzerine:

"Benim güneşim onunla doğup, onunla batar"
(Chris/Val Kilmer - Heat)

-spoiler içerir-
zaten filmin sonunda hayatta kalan tek soyguncu olmasına rağmen karısına kavuşamadığı için bir kazanan değil kaybeden olmuştur, ölmüştür o da bir nevi.
-spoiler-

Ne filmdi be...
 
Bugün izlediğim 2. sezon Tudors bölümlerinden birinde de buna benzer bir şey anlatıyordu Sir Thomas. Katılığı ile ün yapmış bir hükümdar ölümle cezalandırılacak bir dizi kurallar getirmiş fakat bakire kızları öldürmek katiyen günah olduğundan çaresizce ne yapabileceğini düşünürken danışmanlarından biri malum parlak fikirle çıkagelmiş: Önce bekaretini bozalım, sonra öldürelim...

I am the King of England!..
 
-mahşer günü bütün binaları deniz geri isteyecek
batan bütün memleketler gibi
deniz kumu eninde sonunda geri alacak, başka çaresi yok bunun

(gemide)
 
Cantstandya demiş ki:
Bugün izlediğim 2. sezon Tudors bölümlerinden birinde de buna benzer bir şey anlatıyordu Sir Thomas. Katılığı ile ün yapmış bir hükümdar ölümle cezalandırılacak bir dizi kurallar getirmiş fakat bakire kızları öldürmek katiyen günah olduğundan çaresizce ne yapabileceğini düşünürken danışmanlarından biri malum parlak fikirle çıkagelmiş: Önce bekaretini bozalım, sonra öldürelim...

I am the King of England!..

mevzu bahis ülke iran
mevzu bahis zaman ise günümüz :)

ne derece doğrudur onu bilemem...
 
Persepolis'i izlememiştim ama konusunu biliyorum evet. İsmini hatırlayamadığım hükümdarı da o bölümü tekrar izleyip not düşerim buraya. Oradaki olay ise günümüze refere etmiyor tabii, malum 1500'lerin İngiltere'si.. :)
 
cantstandya;
persepolis izlenilesi bir film...
gerçi jakoben fransızlar arada Atatürk'e göndermede bulunup iran şahi ile ingilizlere gene hafif giydirmişler... :)
bazı sahneler de biraz abartı sanki
ama gene de izlenilesi diyorum
 
'özellikle' kentsoylu rocker kızlarımız iranlılara karşı önyargıyla yaklaşmadan, en azından bir kez seyretmeli bu filmi...

replik mi?
hangi birini yazayım?
film baştan aşağı replik... :)
 
Yahu ben sana ilginç bir itirafta bulunayım o zaman. O filmi indirmemi bir arkadaşım rica etmişti, ben de indirdim ve kendisine ilettim. Fakat indirirken içeriğinden habersizdim, açınca bir baktım ki anime çıktı, ben de animelerden nefret eden bir kişi olarak arkadaşımın istediği CD'yi hazırladıktan sonra aynen sildim. Konusundan da sonradan haberdar oldum, şimdi sen izlemem gerektiğini söyleyince böyle bir nostalji oldu. Neyse forumun bu taraflarında fazla vakit kaybetmeyeyim; fotoğraflar gelince Kocaelispor deplasmanı öyküsünü yazacağız daha... :)
 
Üst