Yılmaz Erdoğan

Senaristlik gücü şüphesiz tartışılmaz..İdealist yanını taşıyor gibi 'duruyor' birçok tiyatro eseri..

Ama bu idealist insan;'kendi' tiyatrosunda sergilediği oyunlara,öyle rakamlar uyguluyor ki...Yazılarında,senaryolarında değindiği;köşe başında bali çeken,her gece içlerine çektikleri et kokusuyla sokak başında uyuyan,pembe yanaklı,o doğu rengi çocuklar..Seyredebiliyorlar mı kendilerini..
Son model arabayla çıktığı barlardan,galalardan mı tanıyorlar yoksa,Yılmaz Erdoğan abilerini sadece..Ellerinde birkaç mendil paketiyle...
 
Feronia demiş ki:
Senaristlik gücü şüphesiz tartışılmaz..İdealist yanını taşıyor gibi 'duruyor' birçok tiyatro eseri..

Ama bu idealist insan;'kendi' tiyatrosunda sergilediği oyunlara,öyle rakamlar uyguluyor ki...Yazılarında,senaryolarında değindiği;köşe başında bali çeken,her gece içlerine çektikleri et kokusuyla sokak başında uyuyan,pembe yanaklı,o doğu rengi çocuklar..Seyredebiliyorlar mı kendilerini..
Son model arabayla çıktığı barlardan,galalardan mı tanıyorlar yoksa,Yılmaz Erdoğan abilerini sadece..Ellerinde birkaç mendil paketiyle...
Onların seyretmesine imkan sağlansa bu defa sarfedeceğimiz cümle " O çocuklar için seyretmek bir lüks.. Onları bu gibi şeylerle zamanını geçirmekten daha önemli şeyler var onların hayatında...Hayatlarını olması gereken yaşatmak..." olacaktır...
Bu arada Yılmaz Erdoğan' ın bahsettiğin çocukları sadece senaryo için düşünüp düşünmediği de su götürür bir gerçek...
 
Onların seyretmesine imkan sağlansa bu defa sarfedeceğimiz cümle " O çocuklar için seyretmek bir lüks.. Onları bu gibi şeylerle zamanını geçirmekten daha önemli şeyler var onların hayatında...Hayatlarını olması gereken yaşatmak..." olacaktır...

O sarfedeceklere çekinmeden koyabilmişsinde kendini...

Ben yokum...
 
Ben sivri dillerin düşüneceklerinden bahsettim...Tabii benim o dilleri sahiplenmem bir hata...Neyse Y.E. düşünsün, yazsın, anlatsın...
 
C

cuha

tiyatro yazarlığı, oyunculuğu,yönetmenliği mükemmel ama hiç bir zaman onu edebiyatcı olarak göremedim!
 
Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği kişilere yönelik hakaret ve/veya küfür içerdiğinden silinmiştir. Bu tavrınıza devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
 
Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk..

hangi ruh haliyle o şiirleri yazar bu insan ? o kitaplar nedir öyle ? çok severim her türlü haliyle..=)
 
B

bebetogossde

Yönetici Uyarısı: Mesaj düzeltilmiştir. Tamamı bold, italik, büyük karakterde ya da renkli yazmak Forum Kurallarına aykırıdır.Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.

SANA BAKMAK

Her şey yapılabilir
bir beyaz kâğıtla uçak örneğin uçurtma mesela

altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kâğıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kâğıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıdan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
sever adım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kâğıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır

YILMAZ ERDOÐAN
 
Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği yazım ve anlatım hatalarına sahip olduğundan yönetim tarafından silinmiştir. Kasıtlı olarak Türkçe'yi yanlış kullanmaya devam etmeniz durumunda siteden atılacaksınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
 
Üst
AdBlock Tespit Edildi

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u devre dışı bıraktım    Hayır teşekkürler