Ölüm

gorona_85 demiş ki:
hertürlü ihtiyacımı karşılarım. istediğim gibi gezer tozar eğlenirim. arta kalan olursa oda benden sonrakilere helal olsun.

bence ölüm korkulacak birşey değil. başkasının ölümü asıl korkulacak şey. herkes aynı şeyi söylüyor. sevdiklerimizin ölümü.

gerçekten çok ağır oluyor bazılarının gidişi :(

saygılar
evet başkalarının ölümü zor olan
ben öldükten sonra da başkaları için zor olan benim ölümüm
benim için zor değil aslında benim ölümüm ama insanın geride bıraktıkları
herşeyin bittiği o an ölüm
herkes tadacak o tadı ama kimseye anlatamayacak!..
 
ölmek garip birşeydir yaa :D 5 dakika önce varsın ama şimdi yoksun. mantık sınırları zorlanıyor. 60-80-100 yıl yada daha fazla yaşamışsın. hiç fark etmiyor. önemli olan o son anlar. o yüzden kafaya takılacak birşey değil. herkes zamanı geldimi ölecek ve ancak ozaman hasan kardeşiminde dediği gibi ölümü anlayabiliriz ve kimseye anlatamayacağız.

film şeridi diyorlar ama ben inanmıyorum ;)

saygılar
 
Bence olunce de olumun ne oldugunu anlayamayacagiz, cunku biz olmayacagiz-- hic bir anlamda: duygu, akil, algi, ve calisan makinemiz, bedenimiz... hic bir anlamda var olmayacak.. Neyimiz ile anlayacagiz olumun nasil bir sey oldugunu?
 
Rüyalarımda yaşadığım çeşitli ölümler ve ölümümü hissedişimden anladığım kadarıyla çok boktan bişe, acı veriyor insana. Son ana kadar can teslim edilmek istenmiyor, nefes alma çabası. ve o son nefesten sonra artık nefes alamadığını hissedersin ve vücudunda bi boşluk hissi ve o boşluk tıpkı bir baloncuk gibi yumuşak bi şekilde patlar ve yok olur. Bu kısımdan sonrası da var ama buraya yazmam özendirici etki yaratabilir =)
 
rüyanda basbayaa ölmüşsün arkadaşım :D ölüm bence başlangıçtır. öbür tarafı çok merak ediyorum. iyi kötü biryere gideceksek bu gideceğim yeri niye merak etmiyim ki :?: ve orda yeni bi hayat ve orda bireysellikler var, dünyadaki adaletsizlikler yok vs vs...

saygılar
 
öldükten sonra doğacaklarına inanmayanların nası bi mantığı var allahaşkına bunu bi türlü anlayamadım ben...
bazıları diyolar ki "ölücez ve her şey bitecek"...
eee ben bundan ne anladım şimdi...her şey bitecek mi, peki hayatı boyunca kötülükler içinde yaşamış biri için ölüm neyi ifade eder, hep daha iyi günler göreceğini hayal eden biri hiç mutlu günü olmadan aniden ölüvermiş mesela...
ya bunun nası bi mantığı var ya, öldükten sonra dirilmeyeceğine inanan biri ne düşünür bunu çok merak ediyorum, kendinin öleceğine inanmaz mı yoksa ölümü düşünmeyerek onu unutmaya mı çalışır...
 
ölüm her yerde herşeyde karşımıza çıkar bence unutamaz .ölümden kaçmak ya da düşünmemek korkaklıktır..
 
ölenin arkasından haykırarark ağlayıp isyan etmek de insanın inancının ne kadar zayıf olduğunu gösterir...

bugün burdaydın yarın yoksun...
ben senin daha önce de yanımda olmadığını görmüştüm aslında hep yanımda değildin ama bu kez başka...
tamamen gittin ve hiç gelmeyeceksin...
ah bu ne kötü bir ayrılık böyle...
gidip de dönmeyen birsürü insan tanıdım ama onlar için hiç ağlamamıştım...
çünkü bu başka...
istesen de dönemeyeceksin...

ama sen benim yanıma döneceksin (geleceksin)...
işte hepsi bu kadar...
 
M

madlennn

bence ölüm denilen şey anlık bişi ne olduunu anlamadan gelir alır canını azrail sana bişi olmaz ölmüşsündür artık olan geride kalanlara olur...ölümün en acı tarafı sevdiklerini kaybetmek ve onları yaşadığın sürece bir daha hiç göremicek olmaktır... :((
 
nasıl öldüğüm değil öldükten sonra ne yapacağım asıl merak ettiğim. yani nolucak mesela öldüm diyelim, hemen sonrasında nolucak bunu öğrenmem için beklemem gerekicek ama çok merak ediyorum bunu gerçekten. ve gerçekten ölüm garip bişey bide daha gencimde yaşlanınca her an çok daha yakın olduğunu hissedersinya nasıl bi his acaba çok merak ediyorum..
 
" O,benim arayışımı biliyor,çaresizliğimi ve savaşımı da görüyordu." O var!" dedim kendi kendime ve bunu kabul etmem yetti.O anda yaşam içimde kıpırdandı ve ben varlığın imkanını,sevincini hissettim.Ancak kısa bir an sonra,Allah ın varlığını kabullenmek düşüncesinden ona olan ilgiyi aramaya geçtim.Karşımda yine üç değişik kılıkta kurtarıcı oğlunu bize gönderen yaratıcımız,Allah vardı.Bu dünyadan ve bende kopmuş olan Allah,bir buz parçası gibi gözlerimin önünde eriyip gitti ve sonunda yine bir hiçlik kaldı.Beni yine bir kuşku ve o kötülük sardı:Kendimi öldürmekten başka çıkar yol olmadığı duygusu.Fakat en kötüsü,bunu becerecek durumda olmadığımı hissediyor olmamdı.
Çok iyi hatırlıyorum,bahardı ve ormanda yalnızdım.Ormanın sesine kulak vermiştim.Dinliyor ve tek bir şeyi düşünüyordum.Zaten son üç yılda hep o tek ve aynı şeyi düşünmüştüm.Yine Allah ı arıyordum.
"Pekala Allah yok" dedim kendi kendime.Benim hayal gücümün ürünü olmayıp da gerçek olan,yani hayatım gibi gerçek biri yok.Yok böyle biri ve hiçbirşey,hiçbir mucize böyle birşeyi ispatlayamaz.Çünkü mucizeler benim hayal gücümün ürünleri ve üstelikte mantığa aykırı." Ya benim aradığım yaratıcı kavramı?Peki bu kavram nereden geliyor?diye sordum kendi kendime.Bu düşüncemle içimde yaşama sevinci dalgalanmaya başladı.Çevremdeki herşey yaşam gücü ve anlam kazandı.Fakat sevincim yine uzun sürmedi.Akıl işlemeye devam ediyordu.Bir yandan Allah tasavvuru Allah değildir diyordum kendi kendime. Sonrada "T asavvur benim içimde ceryan eden birşeydir.Yaratıcı tasavvuru benim içimde uyandırıp uyandırmadığım birşey.Ben onsuz hayatın olmayacağı birşeyi arıyorum,diyordum.Şimdi içimdeki ve çevremdeki herşey yine ölüyordu ve ben yine kendimi öldürmek istiyordum.
Sonunda kendimi inceledim ve kendimde neler oluyor diye kendime baktım.Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce şey hatırladım.Gördüm ki,ben yalnızca Allah a inandığımda yaşıyordum.O nu düşünmem yetiyordu,o zaman hemen diriliyordum.Onu unuttuğum ve Ona inanmadığım zaman ise yaşam da yok oluyordu.Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi?Onun varlığına inancı kaybettiğimde,sanki yaşamla ilgili bağlarımda kopuyordu.Onu bunlmak konusunda az da olsa umudum olmasa,yaşamıma çoktan son verirdim.Fakat yaşıyordum.Onu hissettiğim ve Onu aradığım zaman yaşıyordum.Öyleyse O vardır.O,Onsuz yaşanmayan şeydir.O nu bilmek ve yaşamak,bir ve aynı şeydir.Allah yaşamdır.Onu arayarak yaşadığın takdirde,yaşam Allah sız olmaz...

Ne zamandı bilmiyorum;neresi olduğunu bilmediğim bir sahilde beni bir kayığa oturttular sonra kayığı karşı kıyıya yönelttiler.Kürekleri elime verip beni yalnız bıraktılar.Küreklerle elimden geldiği kadar uğraştım ve ilerledim.Ancak ben açıldıkça beni o bilmediğim yere götüren akıntıda şiddetleniyordu.Ulaşmam gereken hedeften farkında olmadan uzaklaşıyordum.Etrafımda benim gibi akıntıya kapılan birçok kürekçinin olduğunu gördüm.Bazıları durmadan kürek çekmeye devam ederken,bazıları küreklerini çoktan fırlatıp atmıştı.Koca kayıklar,dev gibi gemiler insanlarla doluydu.Bir kısmı akıntıya karşı çabalamaya devam ederken,bir kısmı kendini akıntıya bırakmıştı.Bende bir yandan ilerleyip bir yandan da akıntının aşağılarında kalan yolcuların ardından bakarken,bana gösterilen yönü unuttum.Tam da akıntının ortasında,aşağı doğru giden kayık ve gemilerin kalabalığında yönümü iyice kaybettim.Her yanımda tayfalarının neşeli zafer çığlıkları attığı yelkenliler,gemiler ve kürekli kayıklar geçiyor,akıntının aşağılarına doğru giderlerken bana, "Başka bir yön yok" diye sesleniyorlardı.Ben de onlara inanıyordum ve onlarla beraber ilerliyordum.Böylece çok uzaklara yol aldım.Öyle uzaklara gittim ki,ortasında yolumu şaşırdığım hızlı akıntıların gürültüsünden başka ses duyamaz oldum ve kayıkların orda nasıl parçalandığını gördüm.Ve bütün bu gördüğüm yaşadığım şeylerin dehşetinden olsa gerek,kendime geldim.Uzun süre bana ne olduğunu anlayamadım.Önümde yalnızca koşar adım yaklaştığım ve korktuğum yokoluşu görüyor,hiçbir yerde kurtuluş göremiyordum.Ne yapmam gerektiğini biliyordum.O zaman geriye doğru baktım ve sayısız kayık gördüm.İnatla,büyük bir savaş vererek akıntıyı geçiyorlardı.O anda kıyıyı,kürekleri ve yönümü hatırladım.Geriye döndüm ve akıntıya ters yönde,kıyıya doğru kürek çekmeye başladım.
Kıyı Allah tı;yön gelenek,kürekler ise bana verilen özgürlüktü.Ve bunlar bana kıyıya ulaşmaya çabalayayım diye,Allah la birleşeyim diye verilmişti...


TOLSTOY


Yaşadığımız hayat kendi içinde bir anlam taşımadıkça,ölüm dediğimiz şey bizi herzaman korkutacaktır..
 
ölüm işte ruhun bedeni terk etmesi herkesin ortak noktası herkes bır gün ölecek şanşlı olup ecelimle ölmek isterim yanarak ölmek istemem ee bundanda korkulur tabi ben korkmam diyebilecek birisi varsa yakalım hemen:)
ama ecelle gelecek ölümden korkmak çok saçma ölüm sadece dünyadaki sonumuz olmalı ben böyle düşünüyorum...
 
insanlar önce yaşamak sonra ölmek için dünyadadır
ama zor olan ayrılıktır zor olan geride bıraktıklarındır , sonlu hayattan sonsuz hayata geçene dek geride bıraktıkların
 
Her insanın yaşayacağı ve anlatamayacağı tecrube... . Doğumuna karar veremiyorsun ama ölümüne karar verebiliyorsun bu yüzden doğumdan daha kolay bir tecrube..
 
Özdemir Asaf ustadan bitirici bir söz...

''benim için ölüm, öleni son tanıyanın da ölmesiyle gerçek ölüm olur.''

bir gerçeklik bu kadar az kelimeyle ancak bu kadar etkili anlatılabilirdi herhalde...
 
düzenleyelim o zaman =)

insanlar önce yaşamak sonra ölmek için dünyadadır
ama zor olan ayrılıktır
zor olan geride bıraktıklarındır
sonlu hayattan sonsuz hayata geçene dek geride bıraktıkların
 
ya anlamadığım bi şey var...gerçi bana saçma geldiği için anlamıyorum...bazıları gidiyor tamam buraya kadar normal sonra geri dönüyorlar ve anlatıyorlar...
işte ışıklı yol vardı uçuyordum bilmem ne...
ha birde ölüm döşeğindeyken insanın hayatı film gibi gözünün önünden geçiyor mu ? herhalde paket olduğumuzda öğrenecez bunun cevabını...
 
Üst
AdBlock Tespit Edildi

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u devre dışı bıraktım    Hayır teşekkürler