Phrasing Nedir, Nasıl Öğrenilir, Nasıl Uygulanır?

Forumu bir taradım fakat bu konuyla alakalı bir metne rastlayamadım. Bu konsepti bilen gitarist abilerimiz ve kardeşlerimiz biz cahilleri bu konuda aydınlatabilir mi? :)

Gelen doyurucu cevapları direkt olarak bu post'a ekleyip sonradan başvurulacak kaynak tarzı bir şey ortaya çıkartmayı düşünüyorum. Netten araştırıp da yazacaktım fakat konuyu kendim tam öğrenememişken üzerinde ahkam kesmek saçma olur diye düşünüyorum.

Yardımlarınızı bekliyoruz, aydınlatır mısınız bizi? :)
 
Türkçesi "cümleleme". Cümleleme, estetik bir unsur. Dolayısıyla, teknik gibi kasarak öğrenilecek bir şey değil. Daha ziyade, dinleyerek özümsenmesi ve çalışınıza entegre edilmesi gereken bir mesele.
"Doğru notaları doğru yerlerde çalabilme becerisi" diye tanımlanabilir. Ancak ritmik olarak yeterince kuvvetli çalıyorsanız, yanlış notayı bile kabul ettirebilirsiniz:) Dolayısıyla, cümleleme becerisinde esas unsur ritmik kontroldür.
"Duygulu" çaldığı söylenen bütün gitaristlerin cümleleme becerileri üst düzeydedir. Bu tarz gitaristlerin çalımlarını etüd etmek yerinde bir başlangıç olur.
Cümleleme ile ne kastedildiğini anlamak için, günlük hayattaki konuşma benzetmesini kullanabiliriz. Sözcükleri telafuz ederken hangi hecelerini vurguladığımız, bir sözcük ile diğeri arasında ne kadar boşluk bıraktığımız, uzun cümlelerle veya kısa kısa ifadelerle konuşmamız... Bunların tümü de cümleleme örnekleridir.
Dediğim gibi, iyi cümleleme için ritmik kontrol şarttır. Özellikle emprovize çalarken en önemli unsur cümlelemedir (ben değil, Scott Henderson söylüyor valla...)
Ritmik kontrolünüzü arttırmak için basit bir altyapı açın (mesele minör blues). Sadece minör pentatonik üzerinden notalarınız seçin. Ardından, temel ritmik grupları kullanarak seçtiğiniz notaları farklı yerlere çalmayı deneyin. Mesela, 3 notalık bir cümle kurun. Bunu önce birinci vuruşun başından, sonra birinci vuruşun ikinci sekizliğinden başlayacak şekilde (yani yarım vuruş es vererek) çalın. Bunu her dört vuruş üzerinde de yapmayı deneyin ve bunu yaparken de ayağınızla ritm tutun.
8lik notalar ile çalıştıktan sonra bunu 8lik üçleme, 16'lıklar ve başka gruplamalar ile de deneyebilirsiniz. Zaman içerisinde kendi kullandığınız ritmik yapılara dair farkındalığınız artacak ve farklı gruplamaları birbirine bağlayarak kullandıkça çalışınız zenginleşecektir. Mesela, bir 8lik artı iki 16lık gruplamasını ne kadar az veya ne kadar çok kullandığınız fark edip, bu gibi şeyleri değiştirmeniz mümkün olacaktır.
Ne yazık ki, shred tarzı çalan amatör gitaristlerin çoğunda cümleleme anlayışı sınırlı ve zayıftır. 80ler bu açıdan çok da iyi bir dönem olmadı açıkçası. Ama George Lynch, Vito Bratta gibi istisnai adamlar var aradan.
Bu tarz çalıma duygu katmayı başarmış bütün gitaristler ise (mesela Guthrie Govan, Andy Timmons...) çok kuvvetli ritmik kontrole sahip adamlardır. O yüzden cümleleri tekdüze değildir ve çalışları kolay kolay insanları sıkmaz.
Kimi gitaristler ise (mesela David Gilmour, büyük ölçüde Mark Knopfler...) sadece cümle adamıdır ve bu gibi gitaristlerin sololarını etüd etmek çok faydalı olur.
Funky shred tabir edilen Greg Howe, Richie Kotzen ve şimdilerde Tom Quayle gibi virtüözlerin çaldığı şeylerde de yine ritmik kontrol çok üst düzeyde tabii.
Farklı tarzlar dinlemek de çok faydalı olur. Özellikle de sürekli teknik kastıran virtüözleri dinliyorsanız, aşağıdaki gibi bir adamı dinlemek size çok şey katabilir:
"Cümleleme" dendi mi ben tek geçerim kendisini:
 
Shred ve rock tarzindaki ornekler fusiondaki kadar cok yok. Isterseniz isik hizinda klavyeyi bastan asagi gezin yine de olmaz. Araliklar cok onemli, ne basacaginizi basmadan tahmin edebilmeli, hissetmelisiniz. Tum modlari yalayip yutun, yine olmaz. Cok ritmik calan birisi alakasiz bir diziden calip yedirebilirken, siz birebir dogru diziyi de calsaniz sizinki tutmayabilir. Onceliginiz muzik yapmaksa, bu isi daha hizli ogrenebilirsiniz. Spor olsun diye gitar caliyorsaniz, dizilere bastan sona metronom ile calismaya devam :) emprovize yaparken kas hafizaniz dizileri calmaya zorlayacaktir sizi.
En guzel yontem nota mod gam bilmeseniz de duydugunuz cumleleri calmaya calismak. Bu pembe pantherin muzigi de olabilir, steve vai nin parcalarinda hosunuza giden bir kisim da olabilir. Sonra bunlari transpoze ederek sarkilarinizda kullanabilirsiniz, nokia tune blues dogaclamarinda cok guzel tinliyor mesela:)
Sol el kontrolunden cok sag el daha one cikiyor bazen, mute'ler ile ritmik calabilirsiniz. Tom quayle ornegi verilmis yukarida, dinlemenizi oneririm muting+legato+hybrid ve cumleleme konusunda aşmış bir adam. Allen hinds de favorim bu aralar.
Ayrica cumleleme konusunda gitaristler genelde saksofon muzisyenlerinden esinlenmislerdir, roportajlarinda oyle diyorlar. Ve tabiki bol bol joe pass in virtuoso albumu :)
 
doğu müziklerinde kullanılan usulleri çalışmanız müziğe bakışınıza yeni bir boyut katabilir. katmayabilir de. ben bilemem.
 
doğu müziklerinde kullanılan usulleri çalışmanız müziğe bakışınıza yeni bir boyut katabilir. katmayabilir de. ben bilemem.
Bu daha ziyade "odd time" olarak bilinen ve 2 veya 4 'ün katı olmayan usüllerde (mesela 11/8,13/8 vb...) çalabilmek için tavsiye edilen bir şey. Ama önce 2-4 zamanlı müziğin vurgularını oturtmak lazım.
 
Bu daha ziyade "odd time" olarak bilinen ve 2 veya 4 'ün katı olmayan usüllerde (mesela 11/8,13/8 vb...) çalabilmek için tavsiye edilen bir şey. Ama önce 2-4 zamanlı müziğin vurgularını oturtmak lazım.
Ben de uzunca bir süre böyle düşünüyordum. Ama sanki şöyle bir durum da var: Önceliği 2 ve 4 zamanlılara verdikten sonra odd time ları pratik etmeye başlayınca sanki insanın bilinçaltında normal ve anormal dikotomisi oluşuyor. Bunun potansiyel sonuçları nelerdir? İlk aklıma gelenler: İnsan makul ve makul olmayan (çılgın) müzikler kodlar. Makul olanları albüm kayıtlarında sahnelerde icra eder ve makul olmayanları ya yalnız kaldığında ya da etrafında sadece çılgın insanlar olduğunda icra eder. (çılgın insan bulmak zordur) Bu dikotominin aklıma gelen -bence- daha kötü bir diğer sonucu daha var: İnsan-doğa yabancılaşmasının iki farklı boyutunun vurgulanması. Doğanın ritim kalıpları sonsuzdur. Ritim yöntemleri daha çeşitli olan doğu müziklerinden daha basit temeli olan batı müziğine geçiş yapıldığında (başka deyişle medenileşildiğinde/modernleşildiğinde) aslında doğadan bir adım daha uzaklaşmış oluyoruz. Bu doğu müziklerini olumlamak olarak anlaşılmasın. Doğu da doğadan uzaktır; ama Batı kadar değil.
Toparlamaya çalışayım: Müzik toplumsal bir olgu olduğundan bence her dönem ideolojik olmuştur. Müziğe batı tarzı ile başlayıp doğuya yönelmek de, doğu tarzı ile başlayıp batıya yönelmek de mümkündür. Tek fark aynı ideolojinin farklı gibi görünen iki boyutudur.

Bilemiyorum Altan. Bilemiyorum.
 
Ben de uzunca bir süre böyle düşünüyordum. Ama sanki şöyle bir durum da var: Önceliği 2 ve 4 zamanlılara verdikten sonra odd time ları pratik etmeye başlayınca sanki insanın bilinçaltında normal ve anormal dikotomisi oluşuyor. Bunun potansiyel sonuçları nelerdir? İlk aklıma gelenler: İnsan makul ve makul olmayan (çılgın) müzikler kodlar. Makul olanları albüm kayıtlarında sahnelerde icra eder ve makul olmayanları ya yalnız kaldığında ya da etrafında sadece çılgın insanlar olduğunda icra eder. (çılgın insan bulmak zordur) Bu dikotominin aklıma gelen -bence- daha kötü bir diğer sonucu daha var: İnsan-doğa yabancılaşmasının iki farklı boyutunun vurgulanması. Doğanın ritim kalıpları sonsuzdur. Ritim yöntemleri daha çeşitli olan doğu müziklerinden daha basit temeli olan batı müziğine geçiş yapıldığında (başka deyişle medenileşildiğinde/modernleşildiğinde) aslında doğadan bir adım daha uzaklaşmış oluyoruz. Bu doğu müziklerini olumlamak olarak anlaşılmasın. Doğu da doğadan uzaktır; ama Batı kadar değil.
Toparlamaya çalışayım: Müzik toplumsal bir olgu olduğundan bence her dönem ideolojik olmuştur. Müziğe batı tarzı ile başlayıp doğuya yönelmek de, doğu tarzı ile başlayıp batıya yönelmek de mümkündür. Tek fark aynı ideolojinin farklı gibi görünen iki boyutudur.

Bilemiyorum Altan. Bilemiyorum.
Felsefe başlığının altında mı olacaktı bu acaba ?:)
 
Türkçesi "cümleleme". Cümleleme, estetik bir unsur. Dolayısıyla, teknik gibi kasarak öğrenilecek bir şey değil. Daha ziyade, dinleyerek özümsenmesi ve çalışınıza entegre edilmesi gereken bir mesele.
"Doğru notaları doğru yerlerde çalabilme becerisi" diye tanımlanabilir. Ancak ritmik olarak yeterince kuvvetli çalıyorsanız, yanlış notayı bile kabul ettirebilirsiniz:) Dolayısıyla, cümleleme becerisinde esas unsur ritmik kontroldür.
"Duygulu" çaldığı söylenen bütün gitaristlerin cümleleme becerileri üst düzeydedir. Bu tarz gitaristlerin çalımlarını etüd etmek yerinde bir başlangıç olur.
Cümleleme ile ne kastedildiğini anlamak için, günlük hayattaki konuşma benzetmesini kullanabiliriz. Sözcükleri telafuz ederken hangi hecelerini vurguladığımız, bir sözcük ile diğeri arasında ne kadar boşluk bıraktığımız, uzun cümlelerle veya kısa kısa ifadelerle konuşmamız... Bunların tümü de cümleleme örnekleridir.
Dediğim gibi, iyi cümleleme için ritmik kontrol şarttır. Özellikle emprovize çalarken en önemli unsur cümlelemedir (ben değil, Scott Henderson söylüyor valla...)
Ritmik kontrolünüzü arttırmak için basit bir altyapı açın (mesele minör blues). Sadece minör pentatonik üzerinden notalarınız seçin. Ardından, temel ritmik grupları kullanarak seçtiğiniz notaları farklı yerlere çalmayı deneyin. Mesela, 3 notalık bir cümle kurun. Bunu önce birinci vuruşun başından, sonra birinci vuruşun ikinci sekizliğinden başlayacak şekilde (yani yarım vuruş es vererek) çalın. Bunu her dört vuruş üzerinde de yapmayı deneyin ve bunu yaparken de ayağınızla ritm tutun.
8lik notalar ile çalıştıktan sonra bunu 8lik üçleme, 16'lıklar ve başka gruplamalar ile de deneyebilirsiniz. Zaman içerisinde kendi kullandığınız ritmik yapılara dair farkındalığınız artacak ve farklı gruplamaları birbirine bağlayarak kullandıkça çalışınız zenginleşecektir. Mesela, bir 8lik artı iki 16lık gruplamasını ne kadar az veya ne kadar çok kullandığınız fark edip, bu gibi şeyleri değiştirmeniz mümkün olacaktır.
Ne yazık ki, shred tarzı çalan amatör gitaristlerin çoğunda cümleleme anlayışı sınırlı ve zayıftır. 80ler bu açıdan çok da iyi bir dönem olmadı açıkçası. Ama George Lynch, Vito Bratta gibi istisnai adamlar var aradan.
Bu tarz çalıma duygu katmayı başarmış bütün gitaristler ise (mesela Guthrie Govan, Andy Timmons...) çok kuvvetli ritmik kontrole sahip adamlardır. O yüzden cümleleri tekdüze değildir ve çalışları kolay kolay insanları sıkmaz.
Kimi gitaristler ise (mesela David Gilmour, büyük ölçüde Mark Knopfler...) sadece cümle adamıdır ve bu gibi gitaristlerin sololarını etüd etmek çok faydalı olur.
Funky shred tabir edilen Greg Howe, Richie Kotzen ve şimdilerde Tom Quayle gibi virtüözlerin çaldığı şeylerde de yine ritmik kontrol çok üst düzeyde tabii.
Farklı tarzlar dinlemek de çok faydalı olur. Özellikle de sürekli teknik kastıran virtüözleri dinliyorsanız, aşağıdaki gibi bir adamı dinlemek size çok şey katabilir:
"Cümleleme" dendi mi ben tek geçerim kendisini:
Güzel yorum bu. Farklı nota gruplarını vuruşların farklı yerlerinde çalmak önemli gerçekten.Ama bunun dışında asıl önemli olan anlatacak bir hikayenizin olmasıdır. Yani sırf güzel duyuluyor diye bir şey çalmak var bir de bir şey anlatan bir çalma var. Bu ikisi arasında estetik manada fark vardır. Yaptığınız müziğin şartları değişir ama anlattığınız şey kalıcıdır. Bazen tek bir nota bütün hikayeyi anlatabilir. Tıpkı bazen insanın tek kelimeyle çok şey ifade edebilmesi gibi.
Elbette bunun için müzik işinden de öte yaşamın farkında olmak açık olmak gözlemci olmak gerekiyor. Unutmayalım yaptığımız her eylem bir çok yönüyle yaşayışımızı ve kimliğimizi yansıtır. Gitar çalışımız da o eylemlerden biridir tek bir notaya basışımızda bile az veya çok hayata nasıl baktığımız da vardır :)
 
Güzel yorum bu. Farklı nota gruplarını vuruşların farklı yerlerinde çalmak önemli gerçekten.Ama bunun dışında asıl önemli olan anlatacak bir hikayenizin olmasıdır. Yani sırf güzel duyuluyor diye bir şey çalmak var bir de bir şey anlatan bir çalma var. Bu ikisi arasında estetik manada fark vardır. Yaptığınız müziğin şartları değişir ama anlattığınız şey kalıcıdır. Bazen tek bir nota bütün hikayeyi anlatabilir. Tıpkı bazen insanın tek kelimeyle çok şey ifade edebilmesi gibi.
Elbette bunun için müzik işinden de öte yaşamın farkında olmak açık olmak gözlemci olmak gerekiyor. Unutmayalım yaptığımız her eylem bir çok yönüyle yaşayışımızı ve kimliğimizi yansıtır. Gitar çalışımız da o eylemlerden biridir tek bir notaya basışımızda bile az veya çok hayata nasıl baktığımız da vardır :)
Ben bunları tema-motif geliştirme üzerinden düşünüyorum genellikle.
Ama sezgisel nitelikteki bazı şeyleri analitik yorumlamak kolay değil tabii. Çalarken bir hikaye anlatabilmek, bazı gitaristlerin çok iyi yaptığı bir iş. Benim açımdan en iyi örnek Mark Knopfler.
Fakat bu bazı gitaristlerin de hiç ilgilenmediği bir şey açıkçası. Ama bu adamların da çok sağlam cümleleri olabiliyor.
 
Cümleleme olayını en iyi Rick Graham abimiz açıklıyor bir videosunda şu şekilde açıklıyor:

Kendinize bir nota belirleyin ör: sol Bu notanın oluşturduğu aralıkları klavyenin her yerinde kullanarak içinizden geldiği gibi bir ritmik melodi üretin. Scat yapmak gibi . burada temel esas içinizden gelen melodiyi sesli düşünerek birebir klavyeye aktarmak yani söyleyerek çalmak. Bu işin başlangıcı biraz bu şekilde.
 
  • Beğen
Tepkiler: J-P
Türkçesi "cümleleme". Cümleleme, estetik bir unsur. Dolayısıyla, teknik gibi kasarak öğrenilecek bir şey değil. Daha ziyade, dinleyerek özümsenmesi ve çalışınıza entegre edilmesi gereken bir mesele.
"Doğru notaları doğru yerlerde çalabilme becerisi" diye tanımlanabilir. Ancak ritmik olarak yeterince kuvvetli çalıyorsanız, yanlış notayı bile kabul ettirebilirsiniz:) Dolayısıyla, cümleleme becerisinde esas unsur ritmik kontroldür.
"Duygulu" çaldığı söylenen bütün gitaristlerin cümleleme becerileri üst düzeydedir. Bu tarz gitaristlerin çalımlarını etüd etmek yerinde bir başlangıç olur.
Cümleleme ile ne kastedildiğini anlamak için, günlük hayattaki konuşma benzetmesini kullanabiliriz. Sözcükleri telafuz ederken hangi hecelerini vurguladığımız, bir sözcük ile diğeri arasında ne kadar boşluk bıraktığımız, uzun cümlelerle veya kısa kısa ifadelerle konuşmamız... Bunların tümü de cümleleme örnekleridir.
Dediğim gibi, iyi cümleleme için ritmik kontrol şarttır. Özellikle emprovize çalarken en önemli unsur cümlelemedir (ben değil, Scott Henderson söylüyor valla...)
Ritmik kontrolünüzü arttırmak için basit bir altyapı açın (mesele minör blues). Sadece minör pentatonik üzerinden notalarınız seçin. Ardından, temel ritmik grupları kullanarak seçtiğiniz notaları farklı yerlere çalmayı deneyin. Mesela, 3 notalık bir cümle kurun. Bunu önce birinci vuruşun başından, sonra birinci vuruşun ikinci sekizliğinden başlayacak şekilde (yani yarım vuruş es vererek) çalın. Bunu her dört vuruş üzerinde de yapmayı deneyin ve bunu yaparken de ayağınızla ritm tutun.
8lik notalar ile çalıştıktan sonra bunu 8lik üçleme, 16'lıklar ve başka gruplamalar ile de deneyebilirsiniz. Zaman içerisinde kendi kullandığınız ritmik yapılara dair farkındalığınız artacak ve farklı gruplamaları birbirine bağlayarak kullandıkça çalışınız zenginleşecektir. Mesela, bir 8lik artı iki 16lık gruplamasını ne kadar az veya ne kadar çok kullandığınız fark edip, bu gibi şeyleri değiştirmeniz mümkün olacaktır.
Ne yazık ki, shred tarzı çalan amatör gitaristlerin çoğunda cümleleme anlayışı sınırlı ve zayıftır. 80ler bu açıdan çok da iyi bir dönem olmadı açıkçası. Ama George Lynch, Vito Bratta gibi istisnai adamlar var aradan.
Bu tarz çalıma duygu katmayı başarmış bütün gitaristler ise (mesela Guthrie Govan, Andy Timmons...) çok kuvvetli ritmik kontrole sahip adamlardır. O yüzden cümleleri tekdüze değildir ve çalışları kolay kolay insanları sıkmaz.
Kimi gitaristler ise (mesela David Gilmour, büyük ölçüde Mark Knopfler...) sadece cümle adamıdır ve bu gibi gitaristlerin sololarını etüd etmek çok faydalı olur.
Funky shred tabir edilen Greg Howe, Richie Kotzen ve şimdilerde Tom Quayle gibi virtüözlerin çaldığı şeylerde de yine ritmik kontrol çok üst düzeyde tabii.
Farklı tarzlar dinlemek de çok faydalı olur. Özellikle de sürekli teknik kastıran virtüözleri dinliyorsanız, aşağıdaki gibi bir adamı dinlemek size çok şey katabilir:
"Cümleleme" dendi mi ben tek geçerim kendisini:
Ne kadar da güzel anlatmışsınız. Dilinize sağlık... :)
 
Cümleleme olayını en iyi Rick Graham abimiz açıklıyor bir videosunda şu şekilde açıklıyor:

Kendinize bir nota belirleyin ör: sol Bu notanın oluşturduğu aralıkları klavyenin her yerinde kullanarak içinizden geldiği gibi bir ritmik melodi üretin. Scat yapmak gibi . burada temel esas içinizden gelen melodiyi sesli düşünerek birebir klavyeye aktarmak yani söyleyerek çalmak. Bu işin başlangıcı biraz bu şekilde.
şimdi @barrios abinin yorumundan cümleleme noktalama işaretlerinin doğru kullanılması, vurgu ve diksiyon tarzı bir anlam çıkıyor. Şimdi acaba aynı şeyi farklı mı anlattınız yoksa farklı şeyi mi kastettiniz
 
şimdi @barrios abinin yorumundan cümleleme noktalama işaretlerinin doğru kullanılması, vurgu ve diksiyon tarzı bir anlam çıkıyor. Şimdi acaba aynı şeyi farklı mı anlattınız yoksa farklı şeyi mi kastettiniz
Ben aslında konuşma - sözcükleri kullanma benzetmesi yaptım. Çok konuşmak, az konuşmak, uzun-kısa cümle kurmak, sözcükleri yerinde kullanmak, onlara farklı vurgular vermek gibi. Bunlar daha estetik ve göreceli şeyler. Zaten "phrase" sözcüğü İngilizce'de "söz grubu, söz kalıbı, cümlecik, sözlü ifade..." gibi anlamlar taşıyor.
Noktalama-gramer kuralları vs. biraz daha müziğin teori ve armoni kısmına benziyor sanki:) Bunların daha katı, yoruma daha az açık ve daha kolay biçimde yanlış-doğru diye yargılayabileceğimzi nitelikleri var. Oysa "yanlış cümleleme"den ziyade, "kötü", "kontrolsüz" veya "zayıf" cümlelemeden bahsetmek daha doğal geliyor.
 
Ben aslında konuşma - sözcükleri kullanma benzetmesi yaptım. Çok konuşmak, az konuşmak, uzun-kısa cümle kurmak, sözcükleri yerinde kullanmak, onlara farklı vurgular vermek gibi. Bunlar daha estetik ve göreceli şeyler.
Noktalama-gramer kuralları vs. biraz daha müziğin teori ve armoni kısmına benziyor sanki:) Daha katı, yoruma daha az açık ve daha kolay biçimde yanlış-doğru diye yargılayabileceğimzi nitelikleri var. Oysa "yanlış cümleleme"den ziyade, "kötü", "kontrolsüz" veya "zayıf" cümlelemeden bahsetmek daha doğal geliyor.
Yani phrasing bb king, slash, albert king tarzı gitaristlerin çalarken uyguladığı yerinde ve ölçülü bendler ve suslar olmuyor anladığım kadarıyla.
 
Yani phrasing bb king, slash, albert king tarzı gitaristlerin çalarken uyguladığı yerinde ve ölçülü bendler ve suslar olmuyor anladığım kadarıyla.
Susların kullanımı elbette cümlelemeye katkı yapan unsurlardan biri. Ritmik bir unsur çünkü. O yüzden Graham da melodik tercihi tümüyle kısıtlayıp (tek nota) ritmik anlamda yaratıcı olmaya odaklanmayı vurguluyor.
Bend ve rock gitar vibratosu, daha ziyade gitara has ifade (expression) unsurları. Cümleleme aslında her enstrüman için geçerli bir konsept, gitara has bir şey değil.
 
Son düzenleme:
Üst
AdBlock Tespit Edildi

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u devre dışı bıraktım    Hayır teşekkürler