Emo Nedir?

alec_101 demiş ki:
bence türkiyede emoluk yanlış anlaşıldığı için özentilik olarak adlandırıyoruz. türkçeyi bozanlar, abartılı tarz yaratmaya çalışanlar farkındaysanız hep zengin çocuklarıdır. aslında onlar emo değildir. bazılarına sorduğunuzda emo müziği hakkında bile bi bilgisi olmadığı için sadece emo gibi giyiniyorum ya da sadece saçlarımı öyle yapmaktan hoşlanıyorum diye kıvırmaya başlarlar. türkiyede gerçek emolar yok denecek kadar az sayıda. bi ara ben de ergenlik bunalımlarındaydım. başkalarına değil ama aileme hep kendimi fark ettirmeye çalışıyodum. o sıralar emo tarzı hakkında araştırma yapmaya başladım. başta kıt bi türkçe konuşurken kısa bi süre sonra emo olmanın türkçeyi bozmak, damalı pantolon giymek, saçla gözü kapatmak olmadığı fark ettim. okul açıldı saçlar falan gitti. ama kıyafetler gidince o şarkıları dinlediğimde hissettiklerim, günlüğüme yazdığım şeyler ya da yaptığım karalamalardaki duygu değişmedi. yani emoluk dış görünüşünün ben emoyum ben duygusalım diye bağırmasıyla olmuyo. emoluk insanın kendi içinde yaşadığı bi şey
Ne ergenliği ölene kadar araştırıyoruz. Herkes bir emo. Neyin tarzı aga. Kalıptan kalıba giriyoruz. Adı ne fark eder metalci emo memo cemo
 
Emoluk olayini pek bilmem de sevdigim gruplar var emo band olarak. My chemical romance falan severim yani. Bana sorarsaniz elektronik muzik dahi cok fazla takildigim icin her tarzin her ortamin icine girmis cikmisligim vardir. Zaten kendi hayatim da sitedeki durumuma bakmayin baya agir tabir edilen sekilde geciyor. Babam bile der 50 yasinda adam gibi hayatin var diye :) Yani biraz da tarz meselesi bu.

Ama sizin bu dediginiz tipler facebookta abuk sabuk rocker pozlari veren bN EmoYm xD diye salak salak yazilar yazan metropollerin yuzkarasi ya da sadece sanal rocker takilabilip de, annesinin babasinin yaninda gayet efendi tavir takinmak zorunda olan ergen cocuklardan ibaret.

Bunlari acikcasi kaale almaya degmez. Biz de yetisirken zengin cevre fakir cevre ic ice gecmis bir ortam icindeydik. Ama ben oyle salak tipler gordum ki, 30 yasina gelmis gram ingilizcesi yok millete ustat rocker olayi cozmus adamlar gibi ahkam kesen tipler. Siyah tshirtu giydin mi metalcisin o ortamda zaten. Bakkaldan bira al sokaklarda otur falan.. Cok elit diyebilecegim siradisi bir ortamimiz vardi o zamanlar... Ama bir suru keko , ezik oraya kimlik bulmaya geldigi icin ben o ortamdan da sogudum, gitar ile ilgilenmeyi dahi biraktim. Apayri bir hayat yasadim senelerce. Uyusturucular girdi isin icine bazi arkadaslarim da saptirdi kendini.. Ama bakiyorum o saptiranlar hep cocuk muamelesi goren, ciddiye alinmayan tiplerdi. Bir anda ortamlarin aranilan yuzu oldular. Kendilerinden kucuklere soz gecirmeye basladilar, kucuk kiz gruplarina karsi populer oldular.. Vesaire.....

Rocker ortamlarinin berbatligini biliyoruz. Kimse kendini kandirmasin. Metropolde her turlu pislik igrenclik var. Ben bundan 8 sene once takilmaya baslamistim oyle ortamlara. 15 yasindaydim, 12 yasinda kizlarin 20 yasinda sevgilisi oluyordu. Gerisini siz dusunun... Kizlarin halini dusunun.. Her turlu igrenclik var... Yazik yani.. Simdi eminim cok daha beter haldedir yeni jenerasyon..

Bence bir insan ne olursa olsun delikanli olmali. Hic sevmem rocker - popcu bilmemneci ayrimlarini. Bunlar dar beyinlilerin uydurmasidir. En rocker diyecegin adamdan bile fazla arsivim vardir belki de, Ama o adamin kafasinin hic basmayacagi binbir turlu tarza da takilmisimdir. Neden ? Hayati yasiyorum cunku. Aptal aptal kaliplara tikilip kalmiyorum. Her ortama girebiliyorum. Istedigim zaman resmi istedigim zaman spor giyinebiliyorum. Komplekslerim yok. Bence biraz olgun davranip dogru duzgun hayat yasamak lazim. Genis olmak demek ahlaksizlik demek degildir. Sadece keyfine bak cahil kal demek hic degildir.
 
metalcafe demiş ki:
Bu arada Emo, Bilim & Felsefe ne alaka.
Aslında sevgili metalcafe, bu soruyu kim ne zaman soracak diye bekliyordum. :LOL:

Şöyle ki, emo, (eski ya da yeni) karşı-kültürlerin toplum içerisinde (ve/ya post-endüstriyel kapitalizm içerisinde) nasıl alt-kültürlere doğru evrilebildiğinin çok güzel bir örneği de ondan. Bir anlamda, karşı kültürleri kapitalizme ''yedirebildiği'' için ve pek çok diğer noktaya (Z nesli, ürün çılgınlığı, kapitalizmin tepe noktasına doğru tırmanışı, vesaire) gidebildiği için bilim ve felsefe. Dikkat edersen emo'nun müzik yanı olduğu kadar diğer yansımaları (ve özellikle ikincisi) daha yoğun tartışılmakta/fark edilmekte. Ki, iki noktada da eski karşı-kültürlerin sentezi olarak ortaya çıkıp (punk ve goth akımları başta olmak üzere) ikisinin de eksikliklerine ya da sonuçta alt-kültür olup (ve alt-kültür üretip) entegrasyonlarına ayna tutması açısından önemli bir soru aslında ''emo nedir''

Her ne kadar (konusu itibari ile doğal olarak) emo akımının neden negatif olduğu daha çok tartışılsa da, sonuçta çok ilginç bir fenomen olduğu, sosyo-kültürel incelenebileceği için burada bu başlık.
 
gülse birsel olaya mantıklı yaklaşımlar yapmış :)

EMO: Ergeni Mıncırsak Olmaz mı?!

Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer,"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz," denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün," şeklinde konu halledilirdi! Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya "Tembel,"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor,"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde," derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun. Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar. Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler! O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular? Emo! Emo ne? Hani beşaltı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya... Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar. Aha onlar Emo! Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!

HERKESİN KEYFİNİ KAÇIRDIM
Ay kıyamaam! Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım. Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa," şeklinde pedagojik bir açılım yaptı. "Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız," cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmişti. Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir! Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle, yüzünü yüzüme yaklaştırarak "Alırım ayağımın altına," diye başladı ve "Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsan da git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah," şeklinde bitirdi!

NE DERDİM KALDI NE DE TASAM
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir. Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo. Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifleri bir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin! Ülkenin gençlerine bak. Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar! Gelecekten çok umutluyum!
 
O zaman denek bir Fare bulalım, Emo sentezleyelim izleyelim bakalım neler oluyor =)

progressiva;

Güzel anlatmışsın. İnsanlar kendi sapkınlıklarını kalıplarla örtüyorlar. Metalci Rocker Emo Gothic vs. Hepsi ortam ayağına. Beline silah koymuş önceki gece kurtlar vadisi izlemiş bir grup mafya özentisi ortamıyla aslında bizim metalci ortamları dediğimiz arasında hiçbir fark yok. Özünde hepsi. O yüzden diyorum hepimiz bir Emo'yuz. Bir metalciyiz demiyorum. En kötüsü olarak algılanandan bahsediyorum Emo'yuz. Çünkü bu can yakmalı. Yeni kuşağa bakıyorum. Özellikle Lise çağlarındakiler. İnanılmaz bunalım. Bunlar arebeskte görmedi biz çocukken arabeskide gördük. Ama gel görki hepsi bunalım takılmayı kul olmak sanıyorlar. Suç onların değil tabiyikide kapitalist sistemin son ürünleri bunlar. Çocuk 7. sınıfa geldiğinde gelecek sınavları vs başlıyor hayat. Öss Kpss derken sınavlar hiç bitmiyor. Bu dünyaya okumaya gelmedik ki biz arkadaş. Yani saysak milyon tane saçmalık var. Ergenlikte bir kalıba daha sonra başka kalıplara, kalıptan kalıba yılanın deri değiştirdiği gibi kalıp değiştiriyoruz. Kimse de demiyor ki "Aga bu nedir?". Neyin kalıbıdır bu. Çünkü bize sorgulamak dışında herşey öğretiliyor. Kimimiz metalciyiz, kimimiz sosyalist, kimimiz politikacı, kimimiz emo. Kaybedecek neyimiz varki. Izdırabımız!

Bir gün 2 asker konuşurken, biri kadın yok alkol yok öldürücü bir kuralık ve kendini büyük iskender sanan bir komutan. Ayrıca çizmelerimde çok sıkıyor. Öbür asker neden çizmelerini değiştirmiyorsun dediğinde. Asker; çünkü tek zevkim onları çıkarmak, diyor. Osho - Coşku kitabından alıntıdır.

Bizde sokulduğumuz yada kendimizi soktuğumuz kalıbı bırakamıyoruz. Başka hiçbir şeyimiz yok. Ben olaya Emo olarak bakmıyorum. Bu insanlığın en eski tarihlerinden beri gelen belki antik çağda popülerleşmiş bir sorundur.

Fakat umut ediyorum ki, artık bu ülke insanlarıda kalıplarından çıkmaya başlıyacak. Hala savunacak bahaneler var malesef. Onlar 100 yıl sonramı biter o zaman Marduk gelir dünyaya mı çarpar bilemem. Ama ben çok çok küçük sayıdada olsa artık bıkan insanlar görüyorum. Yeter artık. Kutsal iki kelime. Yeter artık...
 
Bir zamanlar bende öyle olmama rağmen liseli ergenlerden ve onların tarz takıntısından hoşlanmıyorum. Emoculuk oyununu bir kompleks ve/veya kompleksler bütünü olarak görüyorum.
 
Hard-Rock demiş ki:
ellibesrockk arkadaşım emo insanların çok iyi bir analizini yapmışsın :D tebrik ederim.

Bende düşünüyorum da acaba toplumumuzda daha ne kadar böyle sosyal grup var?

Tikkyler
Popcular
Emolar
Punkçılar
Rockcular
Metalciler
"Ağar" Takılanlar
Arabeskçiler
Tam Bir Gruba Ait Olmayanlar :D

başka?
ayrıca cenin-haykocular ı da bu sınıflara ek olarak ekleyebiliriz bence..
 
emolar hakkında belirtmek istediğim kendi gözlerimle gördüğüm birkaç şey :

üni. şenliğinde sahneye çıkarsınız aşağıda sizin sahneden inmenizi bekler emo kızları suratlarında o şaşkınlık ifadesine karışmış bir ton rimel ve neyi temsil ettiklerini bilmedikleri makyaj kalıntılarıyla ve buna ek olan gözlerinde beni ye bakışlarıyla... ama o kadar tiksinçtir ki o emo kızlar, hiç içini açıp bakma gereği dahi duymadım :)

Hep nefret ettikleri metalci abilerini uzaktan ibretle seyreder erkekleri... emo gitaristleri unutmayayım sırası gelmişken eline bir gitar verip re gamını in derseniz inemeyecek kadar acizken çoğu tekniği yıllardır uygulamakta olan metalci abilerine anlamının bile ne olduğunu bilmedikleri tuşesi kötü tabirini kullanırlar ama daha sonra bunu biz söyleyebilir miyiz olur mu abi sen babasın şeklinde ezik, anti-sosyal, depresif ve ürkek kişiliklere sahiptirler.

kızlarına tekrar döneyim. Emo kızlarla tecrübem olmamasına karşılık tecrübesi olan çoğu arkadasımdan aldığım duyumları kendimce toparlayacak olursam... Bazı şeyleri denemeyi istiyorlar ancak Türk aile yapısıyla özendikleri Amerikan gençlik rüyası(!) arasında sıkışmışlıklarından dolayı ve baskıcı baba, kontrolör anne kişiliğiyle karşılaşmamak için bu isteklerini sadece yüzüeysel yaşayarak gideriyorlar... Ancak buldukları ilk fırsatta da üni. okumaya ailesinden başka bir şehire gitmek gibi o yaşamak isteyip yaşayamadıkları şeyleri hiç bir sınır gözetmeksizin yaşıyorlar...

Benim penceremden kısaca emo lar böyle... Türkiye 'de adını benim koyduğum 3 tür emo grubu var ama bence

1. si manga emocuları
2. özenti emocuları ( yabancı özentileri)
3. hayko emocuları

aslında hayko cepkin de müzikal kalite olarak çok yollardan geçmiş çok ortamlar görmüş geçirmiş bir abimiz... ama dinleyici kitlesi ne yazık ki emo lardan oluşuyor bence..
 
Her ifadenin bir karşıt ifadesi çıkacaktır. Bunlardan biri de emolar. Neye karşı çıkmış bilmiyorum pek te dert etmiyorum. Amaçları arasında topluma her türlü zarar vermek oldupunu sanmıyorum. Ancak kendilkerine zarar veriyorlarsa verirler. Bu tür tavırlar da hayatı öğrenmenin bir parçası. Benim gibi orta yaşa girmek üzere olan insanlar da zamanında metalcilik ve popçular için asitçilik vb. kavramlar içinde tavırlarla bir alt gruba mensup olarak farklılık ve aidiyet duygusunu yaşamıştır. Yani sonuçta bu da geçer.
 
plak şirketlerinin asıl parayı kazandığı kitle 10-18 yaş arası gençler. Grunge, punk hep kendiliğinden oluşmuş kültürlerdi ve bu kitlelere pazarlandı... ama emo, fazla stilize ve çok yapay duruyor. Bu yüzden bir türlü sevemedim. Para kazanmak için şirketlerin yarattığı bir şov ve fazla allı pullu. Bu yapay tarzı benimseyenler tabii ki yine 18 yaş altı gençler. Endüstrileşme, imajı müziğin önüne koydu ve bu akımları kendine göre tasarladı. Emo'da bu örneğin bariz olarak sunulan ilk örneği bence...
 
Yıllardır var olan, ekonominin çocuk_genç arası varlıkları kontrol eden mekanizmasının binlerce yüzünden birisi sadece.İnsan küçüğü denen(kendimce) yaratık, tek tip olmayı veya illaki bir şeyin parçası olmayı bir halt zannettiği sürece türemeye devam edecek olan zırvalıklar kumpanyasına dair alt başlıklardan birisi.En rahatsız edici yanıysa müzikle olan bağlantıları.''Müzik endüstrisi''gibi tiksindiğim bir kelimenin var olmasına sebep olan 'kalitesiz' ve 'güdülen' tüketici çoğunluğunun binlerce adı var, bu da onlardan biri...Zaten söz konusu bu güdülmüşlük olunca, karşı-kültür ve alt-kültür aynı çatının altında, ayrılmaz bir birlik ve beraberlik içinde mutlu ve mesut hocam,merak etme.Bir yerden bir yere geçiş yok yani zannımca..
 
Emo nedir? bunu türkiyede gerçekten bilen bir elin parmağını geçmez heralde. Sırf imaj olarak bakıyosanız zaten hiçbişey bilmiyosunuz.(Bu imaj işi sadece bir modadır ki zaten eskisi kadar yaygın olmadığıda kesin, yaş ortalamasıda belli.) metalci, punkçı, rockçı.. bunlar zaten en sinir oldugum tanımlar birde 'emocu' çıktı tam oldu. insan neden kendini bi kalıba sokma gereği duyarki?
 
Üst