Dokuzbeş - Titreşim Ep - Ankara'nın yeni Hard Rock hikayesi

Değerli Türk Rock ailesi, hepinize merhabalar

Dokuzbeş grubu olarak yaklaşık iki yıldır çeşitli lokal barlarda sahne almaktayız. Ağırlıklı olarak kendi bestelerini çalan bir grubuz, bu doğrultuda elimizde olan 14 bestemizi kendi imkanlarımızla kaydetmeye karar verdik. Bu kayıtların 5 tanesini Ep olarak geçen hafta yayınladık. Ankara'nın soğuğundan, grisinden ve isinden nefes çekmiş, 3 yılın ve 4 kişinin önce şarkılarla sonra birbirleri ile kavgasından vücut bulup şekillenmiş, küçük bir odaya sığmayıp isyan etmiş, ticari bir kaygı gütmeden gaini kökleyen bu ruhu bizlerle paylaşmak ve destek olmak isterseniz takipçimiz olmanız dileği ile linki buraya bırakıyorum :) Kapak resmi altında yer alan grup-ep ismine tıklayarak Ep'ye gidebilirsiniz.

Değerli yorumlarınızı bekliyoruz.

WhatsApp Image 2019-10-08 at 22.06.55.jpg

Dokuzbeş - Titreşim Ep
 
İlk şarkıyı dinleyerek başladım. İlgilendiğim unsurlar gitar,vokal ve şarkı yazımı olduğu için ben daha çok bu unsurlar üzerinden geribildirim vermek isterim.
Gidiş yolundan tam puan; takdire şayan. Türkçe sözlü, kütür kütür hard rock, hatta eski kafa heavy metal gibi de geliyor. "Rüzgarın Sesi" kumaşı iyi bir beste.

Ne yazık ki vokal icrası ve prodüksiyon için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Ritm gitar icrasındaki kesinlik-hakimiyete kıyasla vokaller daha acemice geliyor, bazı noktalarda ciddi entonasyon sorunları geliyor. Bu özellikle "Rüzgarın Sesi"nde bariz.

Prodüksiyon olarak da kafası seksenler thrash metalinde kalmış birisi tonlamış-mikslemiş gibi geliyor. Bu soundun ömrü çoktan bitti. Daha sağlıklı midler ve kesinlikle daha fazla "definition" gerekli, ritm gitarın çekirdek soundu nereden geliyor bilmiyorum (dijital mi acaba ?), ama bu distortion ve gain karakteri bence vokalleri ve sizin hard rock tanımlamanızı pek de desteklemiyor." Vintage modern" tabir edilen bir ritm sounduna ihtiyacınız var bence. Dinlediniz mi bilmiyorum, ama Gotthard grubunun soundlarına göz atmanızı öneririm.

Vokaliniz bariton, ama bu demek değil ki baritonların tiz aralığı da yoktur ? Buradaki icralarda vokalin aralığı çok sınırlı, bir vokal koçu ile bir süre teknik çalışır ve kafa sesini kullanmayı öğrenirse müziğinize çok ayrı bir renk gelir. Ya da belki tekniği sağlam bir başka bir vokal düşünmelisiniz. "Hiç Gitmedin" gibi bir baladda bu sıkıntı çok daha bariz hale geliyor. Bir yerden sonra, vokalin çıkması ve coşkuyu yükseltmesi gereken yerlerde bu olamadığı için, enerji düşüyor, bu mikste de sorun yaratıyor ve gitarlar vokali kaçınılmaz olarak örtüyor. Bir oktav yukarıdan alsa aynı partiyi, her şey pırıl pırıl duyulabilir, ama olmuyor.

Anadolu rock veya protest içeriğe bağlayan şarkılara ilk dinleyişte ısınamadım. "Sen Kimsin" ve "Kederlerin İlacı" bu anlamda bana daha zayıf geldi kompozisyonel olarak. "Kederlerin İlacı" aslında gitarları çok kuvvetli bir şarkı, ama bu sounda vokalde Murat İlkan lazım, James Hetfield değil:) Anadolu rock/metal-Şebnem Ferah tınılarına bağladığınız yerler kompozisyonel olarak bana daha zayıf geldi, ama bu kişisel tercih biraz da.... "Yok ama Yok", Anadolu rock tınısına karşın bence iddialı bir vokal ve solo gitar performansı ile çok daha iyi olabilir, ama bu haliyle sıradan ne yazık ki. EP'den aklımda kalanlar "Rüzgarın Sesi" ve "Hiç Gitmedin" oldu.

Son olarak, solo gitarist arkadaş görevini yapmış ama, çalış da içerik de oldukça sıradan. Çaldığı hiç bir solo aklımda kalmadı ki, ben öncelikle solo gitaristim:) Tonu da frekans olarak koyu buldum; tabii yanlış tonlandığı için de çeşitli şarkılarda ritm gitarların altında eziliyor. Zaten kötü miksajın faturası ya vokale ya solo gitara çıkar bu müzikte...

Pek olumlu şeyler söylemedim belki, ama "iyi olmuş, elinize sağlık" diyen çok çıkacaktır nasıl olsa. Bence sizin gibi heyecanını kaybetmemiş grupların iltifattan ziyade eleştiriye ihtiyacı var.
Elinize sağlık, kolay gelsin.
 
Son düzenleme:
İlk şarkıyı dinleyerek başladım. İlgilendiğim unsurlar gitar,vokal ve şarkı yazımı olduğu için ben daha çok bu unsurlar üzerinden geribildirim vermek isterim.
Gidiş yolundan tam puan; takdire şayan. Türkçe sözlü, kütür kütür hard rock, hatta eski kafa heavy metal gibi de geliyor. "Rüzgarın Sesi" kumaşı iyi bir beste.

Ne yazık ki vokal icrası ve prodüksiyon için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Ritm gitar icrasındaki kesinlik-hakimiyete kıyasla vokaller daha acemice geliyor, bazı noktalarda ciddi entonasyon sorunları geliyor. Bu özellikle "Rüzgarın Sesi"nde bariz.

Prodüksiyon olarak da kafası seksenler thrash metalinde kalmış birisi tonlamış-mikslemiş gibi geliyor. Bu soundun ömrü çoktan bitti. Daha sağlıklı midler ve kesinlikle daha fazla "definition" gerekli, ritm gitarın çekirdek soundu nereden geliyor bilmiyorum (dijital mi acaba ?), ama bu distortion ve gain karakteri bence vokalleri ve sizin hard rock tanımlamanızı pek de desteklemiyor." Vintage modern" tabir edilen bir ritm sounduna ihtiyacınız var bence. Dinlediniz mi bilmiyorum, ama Gotthard grubunun soundlarına göz atmanızı öneririm.

Vokaliniz bariton, ama bu demek değil ki baritonların tiz aralığı da yoktur ? Buradaki icralarda vokalin aralığı çok sınırlı, bir vokal koçu ile bir süre teknik çalışır ve kafa sesini kullanmayı öğrenirse müziğinize çok ayrı bir renk gelir. Ya da belki tekniği sağlam bir başka bir vokal düşünmelisiniz. "Hiç Gitmedin" gibi bir baladda bu sıkıntı çok daha bariz hale geliyor. Bir yerden sonra, vokalin çıkması ve coşkuyu yükseltmesi gereken yerlerde bu olamadığı için, enerji düşüyor, bu mikste de sorun yaratıyor ve gitarlar vokali kaçınılmaz olarak örtüyor. Bir oktav yukarıdan alsa aynı partiyi, her şey pırıl pırıl duyulabilir, ama olmuyor.

Anadolu rock veya protest içeriğe bağlayan şarkılara ilk dinleyişte ısınamadım. "Sen Kimsin" ve "Kederlerin İlacı" bu anlamda bana daha zayıf geldi kompozisyonel olarak. "Kederlerin İlacı" aslında gitarları çok kuvvetli bir şarkı, ama bu sounda vokalde Murat İlkan lazım, James Hetfield değil:) Anadolu rock/metal-Şebnem Ferah tınılarına bağladığınız yerler kompozisyonel olarak bana daha zayıf geldi, ama bu kişisel tercih biraz da.... "Yok ama Yok", Anadolu rock tınısına karşın bence iddialı bir vokal ve solo gitar performansı ile çok daha iyi olabilir, ama bu haliyle sıradan ne yazık ki. EP'den aklımda kalanlar "Rüzgarın Sesi" ve "Hiç Gitmedin" oldu.

Son olarak, solo gitarist arkadaş görevini yapmış ama, çalış da içerik de oldukça sıradan. Çaldığı hiç bir solo aklımda kalmadı ki, ben öncelikle solo gitaristim:) Tonu da frekans olarak koyu buldum; tabii yanlış tonlandığı için de çeşitli şarkılarda ritm gitarların altında eziliyor. Zaten kötü miksajın faturası ya vokale ya solo gitara çıkar bu müzikte...

Pek olumlu şeyler söylemedim belki, ama "iyi olmuş, elinize sağlık" diyen çok çıkacaktır nasıl olsa. Bence sizin gibi heyecanını kaybetmemiş grupların iltifattan ziyade eleştiriye ihtiyacı var.
Elinize sağlık, kolay gelsin.
Selamlar,
Öncelikle şunu söylemeliyim ...
Okuduğum şey gerçek bir kritik, bu nedenle çok mutlu oldum.
Grup olarak Gotthard ile haşır neşir olduk 2 gündür sayenizde :) Sound konusunda size grubun davulcusu olarak katılıyorum, biraz eski bir sound ama elde ettiğimizin en iyisi bu oldu. Gitarların çekirdek soundu digital, TH-U'dan geliyor. Fakat kayıtları kendi imkanlarımızla evde aldığımız ve mix mastering'i yine kendi bilgimiz dahilinde halletmeye çalıştığımız için tamamen kendi denemelerimizin bir sonucu dinledikleriniz. Haliyle prodüksyon bilgimiz bir noktaya kadar yetiyor bize :) Bu konuda gelişmeye çalışıyoruz, başka türlü bu işlerin maliyeti karşılanamaz hale geliyor. Vokal konusunda ise cila işine girmediğimizi söyleyebilirim. Auto tune vb bir uygulama yok, tek seferde çıkmış pilot kayıtlar. Bu konuyu solistimize bırakıyorum :) Ama biz sesini seviyoruz ..

Son olarak, gitar ve solo gitar tonları ile ilgili tüm yönlendirmelere açığız.
Gerçekçi yorumlar için teşekkür eder, keyifli dinlemeler dileriz.
 
Üst