Gitar çalma isteksizliği.

  • Konuyu açan Konuyu açan ahmet
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

ahmet

azxcy58
bazen gitar çalmak istemiyorum, hatta müzik bile dinleyesim gelmiyo. arada oluyo ve gitara falan 1 2 hafta dokunmuyorum. sizlerede oluyor mu bu durum, nasıl kurtuluyorsunuz bundan?
 

Yeni şarkılar keşfedersen yotubedan, sonra da ilgili şarkıların akorlarını çıkarırsan akor sitelerinden çalma isteğin geri gelir bence. Bana da aynısı olmuştu, sonradan keşif yapınca düzeldi. Birde çok sıkıldıysan şayet duygusal bağ kurabileceğin yeni bir gitar al bence. Çok pahalı bir model olmasına gerek yok, sen gitara bağlan yeter. O da işe yarar. 🤓
 
Oluyor elbette. Genelde bu durumdan kurtulmaya çalışmıyorum. Çalma isteğim yoksa hiç ellemiyorum enstrümanımı. Bu işte zorlamayla iş yürümüyor. İstek yoksa bırak gitsin. İlham perileri geri döndüğünde tekrar alırsın eline.
 
bazen gitar çalmak istemiyorum, hatta müzik bile dinleyesim gelmiyo. arada oluyo ve gitara falan 1 2 hafta dokunmuyorum. sizlerede oluyor mu bu durum, nasıl kurtuluyorsunuz bundan?
Bana çok oldu yks senesi 6 7 ay hiç dokunmadım okulda falan konsere çıkmıştım ondan öncede demiştim konserde yaptık zaten diye bi doyma hissi gelmişti pek birşey çalmaya isteğim kalmamıştı ama pişmanım o 7 ayda çok şey değişirmiş doğrusu o yüzden bu enstrümanı seviyorsan kendine bir hedef koy ve o hedefi bir disiplin gibi görüp ona göre hareket et mesela konsere hiç çıkmadın mı onun için çalış sevmediğin pop ya da basit şarkıları bile çalış ve insanlar önünde onu sergile o da mı oldu bunu part time işe dönüştürmeyi dene bir grup kuracak seviyeye gelmeye çalış 1 2 kez barda vesaire sahne almak için uğraş.hep çaldığın türleri bırakıp başka türlere ve o türlerin tekniklerine yönel.neredeyse hepimiz dinlediğimiz birkaç grubun rifflerini çalarız diye başladık bu işe ama bu seviyeyi geçtiğimizde aklımızda hiç olmayan ya da ben bunu hiç beceremem dediğimiz tarzda şarkıları çalmaya başlamalıyızki komple bir müzisyen olalım ve ilerliyebilelim insan şarkıların önemsemediği basit dediği ritimlerini arpejlerini bile çalmaya çalıştığında farklı bir bakış açısı kazanabiliyor ve en temel konulardaki eksiklerini görebiliyor..
 
Gitar al diyenlere bakma. Onlar bir anlamda maddenin kölesi olmuş arkadaşlar 🙂 Ruhani tarafa geç, yaş daha çok genç. Biraz geçiş zor olur ama müziğin gittiği tek yön bu.

Aksi durum yapay zekalı müziktir, gitar falan çalmanıza gerek yok. Sizin yerinize kendini kendini çalan gitarlar da gelecek zaten. Ne diye uğraşıyorsunuz.

Hatta kendi kendini al-sat yapan gitarlar da üretilebilir. Dopaminleri de hap şeklinde atarsınız.

Arada müzik detoksu da gereklidir. Belki biraz psikolojik sıkıntılar süreciyle bağlantılı olabilir. Bir süre ara verip özlemek de bir yöntem ama burada sorunun kökenine inilmezse yıllarca sürebilir.

Ses aralıklarına odaklanıp kullandığınız enstrümanlardan en iyi sesi alabileceğiniz metotları geliştirmeniz gerekiyor. Mesela 4-5 ay önce DADGAD akort sistemine geçtim, sadece bunun verdiği coşku ile günde 2 saate yakın gitar ya da bir enstrüman çalıyorum. En son bu kadar yoğun çaldığım zaman ilk öğrendiğim zamanlardı, sonra yıllarca çalmadım.

Bunda da öğrenme dopamini diyebiliriz belki ama bu kendini besleyen bir süreç ve işin ilginci teorik eksende fazla bir şey ezberlemiyorum. Öğrendiğim ya da keşfettiğim tek şey seslerin birbirine olan konumları, modları gerçek anlamda DADGAD ile duyabiliyorsunuz mesela. Ufkunuzu genişletir, gitar çalamanıza iyi gelir. Her gün bir avuç DADGAD öneriyorum. Hayatınıza DAD GAD'ar 🙂
 
Bize de oluyor, bırak bir köşeye , telleri eskimişse bir paket yeni tel al, oyun oyna , başka şeyler yap, zaten canın isteyecek, yeni tellerini takar daha da severek çalarsın.
 
Gitar al diyenlere bakma. Onlar bir anlamda maddenin kölesi olmuş arkadaşlar 🙂 Ruhani tarafa geç, yaş daha çok genç. Biraz geçiş zor olur ama müziğin gittiği tek yön bu.

Aksi durum yapay zekalı müziktir, gitar falan çalmanıza gerek yok. Sizin yerinize kendini kendini çalan gitarlar da gelecek zaten. Ne diye uğraşıyorsunuz.

Hatta kendi kendini al-sat yapan gitarlar da üretilebilir. Dopaminleri de hap şeklinde atarsınız.

Arada müzik detoksu da gereklidir. Belki biraz psikolojik sıkıntılar süreciyle bağlantılı olabilir. Bir süre ara verip özlemek de bir yöntem ama burada sorunun kökenine inilmezse yıllarca sürebilir.

Ses aralıklarına odaklanıp kullandığınız enstrümanlardan en iyi sesi alabileceğiniz metotları geliştirmeniz gerekiyor. Mesela 4-5 ay önce DADGAD akort sistemine geçtim, sadece bunun verdiği coşku ile günde 2 saate yakın gitar ya da bir enstrüman çalıyorum. En son bu kadar yoğun çaldığım zaman ilk öğrendiğim zamanlardı, sonra yıllarca çalmadım.

Bunda da öğrenme dopamini diyebiliriz belki ama bu kendini besleyen bir süreç ve işin ilginci teorik eksende fazla bir şey ezberlemiyorum. Öğrendiğim ya da keşfettiğim tek şey seslerin birbirine olan konumları, modları gerçek anlamda DADGAD ile duyabiliyorsunuz mesela. Ufkunuzu genişletir, gitar çalamanıza iyi gelir. Her gün bir avuç DADGAD öneriyorum. Hayatınıza DAD GAD'ar 🙂
yani yeni bişeyler denemek ve kendimizi geliştirmek asıl mutluluk mu hocam
 
yani yeni bişeyler denemek ve kendimizi geliştirmek asıl mutluluk mu hocam

Yani bu şekilde özetleyebiliriz ama bu yeni deneme meselesi de bir "tüketim" objesine dönmemeli. Yeni araçlar imkanları artırıyor, kendinizi geliştirmek de aynı şekilde ama bu manevi yönle desteklendiğinde ayakları yere basıyor. Yoksa tüketip bitirirsiniz. Hem yeni şeyler denemenin hem de kendinizi geliştirmenin doğal sınırı var ama seslerin oluşturduğu kombinasyonlar için böyle bir sınır yok, yani umarım yoktur. Biz buna inanır bunu söyleriz.
 
Bir aktiviteyi yapmak ve üretmek veya başarmak dopamin salgılatır ve bir süre sonra alışkanlık yada bağımlılık yapıyor. Gitar çalmak sizde demek ki dopamin basmıyor bir süredir.

Kimi insan sadece gitarı tıngırdatarak dopamin salgılar, kimisi sürekli yeni teknik, şarkı ve teoriler vs öğrenerek, kimisi alışveriş yaparak, kimisi de üreterek. Bunların hepsi tek kişide zor.

Mesela, aslında nadiren yada hiç gitar çal(a)mayıp bir sürü ekipman alıp satan da var; yıllardır aynı ekipmanla sadece belli şarkıları çalıp duran da. Sadece sosyal medya ve beğeni için çalan da var, hayatında hiç gitar kaydı yada videosu olmayan da var. Geniş bir yelpazede bir sürü profil var. Ekipman almanın doğrudan sorununuzu çözer mi emin değilim; mesa, marshall amfisi olup beğenmeyen de var, katanaya kara sevdalı olan da.

Siz hangi profili kendinize yakın olarak görüyorsanız belki o yönde ilerlemek sorununuzu çözebilir.
 
Bilmiyorum, çok normal geliyor bana ve çok sık yaşıyorum. Haftalarca çalmayıp bir günün tamamını çalarak geçirdiğim oluyor vs. Çoğunlukla enstrüman elime alma sebebim kayıt yapmak ya da film vs. izlerken elim boşta durmasın anlamında repetitive bas yürüyüşleri çalmak. Oradan bir şeyler çıkıyor hatta çoğunlukla. Sıkıldığım bir iş yaparken eşlik olsun diye enstrüman çaldığım zamanda; oturup da riff, bassline vs. aradığım zamandan daha çok malzeme çıkarmışımdır. Sıkılmaya izin vermek gerekiyor zaten Whiplash gibi manyak rutinde çalmanın bir anlamı yok. Dağınıklık da bir rutin.

@Emrahd çok güzel yazmış. Gitarda seni ne heyecanlandırıyorsa oradan yürümek lazım. Başkalarını heyecanlandıran şeyleri norm olarak kabul edip bir parçaya çalışmalıyım, bir tekniğe çalışmalıyım gibi sınırlamak da yaratabilir durumu. Enstrümancılık onlarca farklı pratiğin bir araya gelişinden oluşuyor. Her enstrümancı hemen hepsine ancak farklı oranlarda ağırlık veriyor da herkes tek tip çalmıyor. Ola Englund şahane bir gitarist olmanın ötesinde şahane bir mix engineer örneğin. Chug konsepti ordan doğuyor. Sound kovalamak heyecanlandırıyorsa oraya, başka şey heyecanlandırıyorsa ona ağırlık verip diğerlerine azami miktarda bakarak heyecan canlı tutulabilir.
 

Geri
Üst