Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Şarkının başı fade in olarak girer albümde. Konserlerde ise ilk kısmını da çalarlar. Priest bildiğim kadarıyla şu anki dinlediğimiz çift gitar gruplarının ilki. Burada da başka azıttığı bir parça; https://youtu.be/SbPSym7nXew?t=193
Tremolo kolunu keşfeden KK Downing, fütursuzca yardırıyor. Bazen arkadaşlara eşe dosta çalarken, KK Downing taklidi yapıyorum hatta 😀 Canı sıkıldıkça sol teline vurup, tremoloyla oynar abimiz. Neyse az ciddileşeyim.
1)British Steel, çok gaz albümdür, ilk üç parça ardı ardına gider. Ama dolgunluk açısından, sololar açısından diğerleri gibi olmayabilir tabi.
2)Screaming for Vengeance ve Defenders of Faith şahane şarkılar içerir. 80'ler tarafındaysan işin daha çok, bunlarla başlamanı öneririm.
3)70'ler de çok severim dersen, Hell Bent for Leather/Killing Machine derim.
Bu arada 77 tarihli 'Sinner' albümünde, Slayer'ın da cover yaptığı Dissident Aggressor bulunuyor. 77 diyorum bak. Ölümüne metal ama. Riffler, davullar, panlanmış vokaller ve nakarattaki Rob çığlıkları. Bu albüm de şahanedir. Raw Deal'ın sonunda değişen ruh, Race with the Devil cover'ı (bu şarkıya dikkat) ve vokalleriyle efsaneleşmiş Sinner***
Davul meselesine de açıklık getirelim. 70'ler şahane, 80'ler biraz daha renksiz, 90 sonrası zaten malum. Scott Travis, 90'da Painkiller'da geçti koltuğa, hala grupla birlikte ve hangi davulcuyla grup kurmak istersin deseler hiç düşünmem. Öncesinde Racer X ile de şahane işler yaptı, zaten konserlerde Painkiller öncesi solo atarken, Paul Gilbert'ın meşhur Scarified'ını da sıkıştırır araya 🙂
Şimdi benim fikrimi soracak olursan; Ben sanırım 80'ler hastası olarak, Priest'in her dönemine ayrı ayrı bayılsam da, 70'lerde çok çok önemli işler yaptığını düşünüyorum. Yine de bir liste hazırlayalım şimdi baştan sonra. Araya da 1 sene önce kaydettiğim şu performansı sıkıştırayım :P İzlemediysen bulunsun. https://www.youtube.com/watch?v=Q0GyEmZwf_0
O değil de, geçen yine gitmiştim ya abi, o gün 6. sınıf arkadaşımı gördüm tesadüfen. Meğer benim kablocu da çalışıyormuş. Hiç böyle alakası olmayan adamdı, onca sene sonra adamı bana stereo kablo şöyle olur, Xlr kablo şöyle olur diye anlatırken buldum.
Kusura bakmayın, ev yerleştiriyorum da ondan vakit bulamadım pek okumaya, ölümüne yoruluyoruz 😀 Valla Vengeance Falls, British Steel albümlerinden başlayacağım en kısa sürede. Özel bi liste yaparsan da hayır demem tabi 😀
Şu önemli gecede bana Priest eşlik ediyorken tekrardan yazmak aklıma geldi. Mutlaka ama mutlaka Sin After Sin albümü dikkatlice dinlenmeli. Başından sonuna mükemmel olması dışında, yine o döneme ait devrim niteliğinde şeyler mevcut. Hele hele Slayer cover'ı da olan Dissident Aggressor iyice zamanın ötesinde bana göre. Raw Deal'ın da sonunu çok severim. Tüm parçalarını ayrı ayrı severim ama.
Call for the Priest'i Megadeth'in ilk iki albümünden bi şarkıya benzetiyorum ama 😀 Sound çok benziyor o albümlere, bu şarkıdaki ton. 4:47'deki melodi çok hoşuma gidiyor. Ve 77 tarihli bir albüm için böylesine güzel yazılmış çift gitarlar da saygı duyulası.
Valla paylaşmakta özgürsün sevgili Kaan benim işime geliyor 😛 Ben de o albümle ilgili yorumları incelemiştim, kesin dalayım o albüme. Tek sıkıntı benim çok sonra dinlemeyi düşündüğüm Porcupine Tree'yi bir arkadaşım aklıma soktu. Ne dinliyodum nabıyodum dağıldım valla. Ama en kısa sürede toparlayıp kendimi sırama dönmem lazım 😀
Bir de şu var, belki biliyorsundur ama; https://youtu.be/P7eqxg92YG0?t=127 Tabi bu playback ama kayıtta o ses kime ait ortada :D İnsan değilsin Rob Halford. Bütün reyizler bu parçada var.
Şarkının başı fade in olarak girer albümde. Konserlerde ise ilk kısmını da çalarlar. Priest bildiğim kadarıyla şu anki dinlediğimiz çift gitar gruplarının ilki. Burada da başka azıttığı bir parça; https://youtu.be/SbPSym7nXew?t=193