Bağımsız müziği keşfet, değerlendir, destekle.

Mehmet Altındağlı

mehmetaltindagli
Merhaba arkadaşlar,

Ben Mehmet Altındağlı. Yazılım sektöründe çalışıyorum; aynı zamanda söz yazarı, besteci ve bağımsız bir sanatçıyım.

Bağımsız müzisyenlerin iki temel sorununa çözüm olmak amacıyla MüzikPaylaş’ı geliştirdim:

  1. Şarkıların gerçek insanlar tarafından dinlenip dürüstçe değerlendirilmesi
  2. Müziğe emeği geçen profesyonellerin görünür olması ve birbirini bulabilmesi
“Önce dinle, sonra dinlet” sisteminde kullanıcılar şarkıları dinleyip puanlıyor ve yorumluyor. Bunun karşılığında kazandıkları platform kredilerini kendi şarkılarını dinletmek için kullanabiliyor.

Bot, otomatik izleme veya sahte yorum bulunmuyor. Amaç sayı üretmek değil, gerçek dinleme ve geri bildirim sağlamak.

Yeni Profesyoneller bölümünde ise sanatçı, söz yazarı, besteci, müzisyen, aranjör, prodüktör, ses mühendisi, klip yönetmeni, kurgucu, makyaj sanatçısı ve müziğe katkıda bulunan diğer sektör çalışanları profesyonel profil oluşturabiliyor.

Rollerini, becerilerini, hizmetlerini ve katkıda bulundukları çalışmaları ekleyebiliyor; yeni projelere açıklarsa “İş almaya açığım” bilgisini gösterebiliyorlar.

MüzikPaylaş ücretsizdir ve geliştirilmeye devam ediyor.

Ana Sayfa | MüzikPaylaş
Müzik Profesyonellerini Keşfet | MüzikPaylaş

Platformu inceleyenlerin özellikle eleştiri ve önerilerini duymak isterim. Sizce müzisyenlerin en çok ihtiyaç duyduğu eksik özellik nedir?
 

Merhaba, projenizde başarılar...

Kendimi müzisyen olarak tanımlamıyorum, müzikle para kazanmayı da hiç düşünmedim ancak 27 sene oldu, bir şekilde kendimi müzik yaparken buluyorum.

Müziğin bir endüstri ürünü haline gelmesine karşıyım, bu işin profesyonellerine nasıl bir sistem uygulanır, insanlar nasıl hayatlarını müzikle idame ettirir, bu konuda bir çözümüm yok. Ancak şan şöhret ve sınırsız para kazanma hırsıyla tüm müziğin kirletildiğini düşünmekteyim.

Platformunuzu biraz inceledim. Genel tasarım hoş, fikir fena değil ancak arka plandaki yapıyı ya da yapılmaya çalışılanı tam anlayamadım. Organik dinlenme ve yorum için önce insanlar bunu yapmalı mı diyorsunuz? Drooble diye bir site vardı, onda da benzer bir mekanizma vardı. Önce tamamen ücretsiz ve puan sistemiydi, sonra ücretli hale geldi. O günden beri tıklamayı bile unuttum.

Yani bu işin içine bir şekil bu sistemden para kazanacaksınız derseniz, kesinlikle çalışmaz. Bir yolunu bulup açığını kullanırlar. Yapay zekaya dinletip yorumlatırlar. Kaldı ki müziğin çok büyük bir çoğunluğu zaten yapay zeka ürünü, bu konuda ne yapılacak? Projenin bu konudaki prensipleri nedir?

Normalde müzikle ilgili sitelere anında üye olurum ama sizin siteye üye olmak içimden gelmedi, en azından beni ikna edemedi. Özellikle bu "kazanç" meselesi, kafama yatmadı. Tamam bu bir kazanç sitesi değil demişsiniz ama yine de ikna olmadım.

Çok detaylı incelediğimi söyleyemem, birkaç yerine tıklayıp baktım ve genel izlenimim bu yönde, tabii ki en başta böyle bir "değerlendirme" ihtiyacım da yok. Belki bu ihtiyacı olanlara hitap edersiniz, orasını bilemiyorum.

Son sorunuzu cevaplayarak bitireyim.

Amatör ya da profesyonel geçiş için ihtiyaç duyduğumuz ortam eski myspace gibi bir ortamdır, keşke bunun benzeri bir ortam/ağ yapmayı düşünseydiniz. Tabii her şey eskiden güzeldi, benzeri yapılsa aynısı olmayabilir veya şimdi yine botlar, yapay zeka destekli hesaplar sarabilir ama myspace en temelde belli kategorilerde eski usul tüm içeriğin listelenmesi şeklinde çalışıyordu, türler ve alt türlerde tüm içeriği listelediğinizde arayanın bulabileceği yerde oluyordunuz. Algoritmaların cenderesinde ilk bunu kaybettik, sonra bot ve tıklanma meseleleri ile her şey yalana döndü. Şimdilerde müziğin kendisi dahi yalan, herkes ya tutarsa diye müzik yayınlıyor.

Özetle insanların organik ve tekil olarak var olabileceği küçük çaplı bir site yapmış olsaydınız zaten amaçladığınız organik dinleme ve değerlendirmeye kendiliğinden ulaşabilirdiniz, anatolianrock sitesi de bunun için bir örnek olabilir. Kendi sosyal ağına sahip bu projelerin yeni versiyonlarını hayata geçirirseniz, şu an en büyük eksikliğimiz böyle bir alan yokluğudur. Tabii ki garaj org'un app ısrarı ve ilan trafiğini öldürmesiyle, müzisyen ilanları konusunda da büyük eksiklik var ama bu sizin kapsama pek girmez, belki yan bir bölüm olarak eklenebilirdi.

Uzun zamandır bu konularda bir şey yapan yoktu, ondan biraz fazla uzatarak içimi dökmüş olabilirim ama her durumda başarılar diliyorum.
 
Öncelikle bu kadar uzun ve düşünülmüş bir yorum yazdığınız için gerçekten teşekkür ederim. Aslında tam da böyle yorumlara ihtiyacımız var. Özellikle “siteye girdim ama üye olmak içimden gelmedi” kısmı bizim açımızdan olumlu yorumlardan bile daha değerli; çünkü anlatamadığımız veya yanlış anlattığımız noktaları gösteriyor.

Önce en önemli yanlış anlaşılmayı düzelteyim: MüzikPaylaş’ta para kazanılmıyor. Kredi de paraya dönüşen, satın alınan veya çekilebilen bir değer değil. Amacı yalnızca sistem içerisindeki karşılıklılığı sağlamak.

Temel mantık çok basit:

Birileri sizin şarkınıza zaman ayırıp gerçekten kulak versin istiyorsanız, siz de başka insanların müziğine zaman ayırıyorsunuz. Bunun karşılığında sistem içinde kredi oluşuyor ve o krediyi kendi şarkınızı daha fazla kişiye ulaştırmak için kullanıyorsunuz.

Yani aslında “önce dinle, sonra dinlen” dediğimiz şey tam olarak bu.

Fakat yorumunuzdan şunu açıkça görüyorum: Biz bunu yeterince doğru anlatamamışız. Eğer birkaç dakika siteyi gezen birinin zihninde hâlâ “buradan para mı kazanılıyor?” sorusu kalıyorsa, burada kullanıcıdan önce bizim dönüp kendi anlatımımıza bakmamız gerekiyor.

Drooble örneğiniz de bu nedenle önemli. MüzikPaylaş’ın zaman içerisinde “kredi satın al, daha çok dinlen” modeline dönüşmesi benim de istemediğim bir şey. Çünkü o noktada sistemin temel fikri çöker. Parası olanın daha görünür olduğu başka bir reklam platformuna dönüşürüz.

Yapay zekâ konusunda ise çok daha zor bir yere temas ettiniz.

Bir insanın şarkıyı gerçekten dinleyip dinlemediğini yüzde yüz teknik olarak kanıtlamak mümkün değil. Sayaçlar, doğrulama soruları, davranış analizi gibi yöntemlerle kötüye kullanımı zorlaştırabilirsiniz ama tamamen ortadan kaldıramazsınız. Yapay zekâ geliştikçe “dinlemiş gibi davranan” sistemler de gelişecektir.

Dolayısıyla burada yalnızca teknik önlem değil, topluluk kültürü oluşturmak gerektiğini düşünüyorum.

Yapay zekâ ile üretilen müzik konusunda da henüz kesinleşmiş bir prensip koymadık. Ancak benim kişisel yaklaşımım yapay zekâyı tamamen yasaklamak değil; insan üretimiyle tamamen yapay zekâ üretimini birbirinden ayırabilmek ve bunu şeffaf biçimde belirtmek yönünde. Çünkü önümüzdeki birkaç yılın en büyük tartışmalarından birinin tam olarak bu olacağını düşünüyorum.

MySpace ve AnatolianRock örnekleriniz ise yorumunuzda benim en fazla üzerinde durduğum bölüm oldu.

Çünkü MüzikPaylaş şu anda özellikle “şarkını getir, gerçek insanlardan değerlendirme al” problemi üzerinden başladı. Ama sizin tarif ettiğiniz şey bunun bir sonraki ve belki de daha değerli aşaması:

Algoritmanın kimi göstereceğine karar vermediği, insanların türlere ve alt türlere girerek müziği kendilerinin keşfedebildiği bir alan.

Bugün gerçekten kaybettiğimiz şeylerden biri bu.

Eskiden bir forumda, MySpace’te veya belli müzik topluluklarında küçük de olsanız “orada” olabiliyordunuz. Bugün ise var olmanız yetmiyor; algoritmanın sizi göstermeye karar vermesi gerekiyor. Müzik üretiminin bu kadar kolaylaştığı bir dönemde bunun daha da büyük bir problem haline geleceğini düşünüyorum.

Dolayısıyla türler, alt türler, müzisyen/sanatçı profilleri, kronolojik ve filtresiz keşif alanları ve hatta ileride müzisyen ilanları gibi fikirler kesinlikle üzerinde düşünmeye değer.

Belki de MüzikPaylaş yalnızca bir “müzik değerlendirme sitesi” olarak kalmamalı.

Bağımsız müzisyenlerin algoritmaya ihtiyaç duymadan var olabildiği küçük ama gerçek bir müzik ağına dönüşmesi daha doğru bir hedef olabilir.

Proje zaten çok yeni. Bazı şeyleri bilinçli olarak küçük tuttum; önce insanların gerçekten birbirlerinin müziğini dinleyip dinlemeyeceğini görmek istiyorum. Ama sizin gibi 27 yıldır müzikle uğraşan insanların “bizim asıl ihtiyacımız şu” diye tarif ettiği şeyleri de görmezden gelmek istemiyorum.

O yüzden uzun yazdığınız için özür dilemenize hiç gerek yok. Tam tersine, bu yorum benim için ciddi bir kullanıcı geri bildirimi oldu.

Hatta siteye üye olmamanız bile ayrıca değerli bir veri. 🙂

Belki birkaç değişiklikten sonra tekrar baktığınızda bu kez üye olmak için bir sebep bulursunuz.

Tekrar teşekkür ederim.
 
Güzel bir girişim.
Karışık göründü gözüme. Herkes işini / şarkısını paylaşsın. Neden kredi gibi şeyler ile erişim ulaşım kısıtlanıyor? Ya da benim çabamla öne çıkıyor? Anlayamadım. Güzel ve iyi bir şeyler varsa zaten insanlar fark eder / dinler ve öne çıkar. Sorunlar çözülürse katılmak isterim.
Takipteyim.
 
Öncelikle bu kadar uzun ve düşünülmüş bir yorum yazdığınız için gerçekten teşekkür ederim. Aslında tam da böyle yorumlara ihtiyacımız var. Özellikle “siteye girdim ama üye olmak içimden gelmedi” kısmı bizim açımızdan olumlu yorumlardan bile daha değerli; çünkü anlatamadığımız veya yanlış anlattığımız noktaları gösteriyor.

Önce en önemli yanlış anlaşılmayı düzelteyim: MüzikPaylaş’ta para kazanılmıyor. Kredi de paraya dönüşen, satın alınan veya çekilebilen bir değer değil. Amacı yalnızca sistem içerisindeki karşılıklılığı sağlamak.

Temel mantık çok basit:

Birileri sizin şarkınıza zaman ayırıp gerçekten kulak versin istiyorsanız, siz de başka insanların müziğine zaman ayırıyorsunuz. Bunun karşılığında sistem içinde kredi oluşuyor ve o krediyi kendi şarkınızı daha fazla kişiye ulaştırmak için kullanıyorsunuz.

Yani aslında “önce dinle, sonra dinlen” dediğimiz şey tam olarak bu.

Fakat yorumunuzdan şunu açıkça görüyorum: Biz bunu yeterince doğru anlatamamışız. Eğer birkaç dakika siteyi gezen birinin zihninde hâlâ “buradan para mı kazanılıyor?” sorusu kalıyorsa, burada kullanıcıdan önce bizim dönüp kendi anlatımımıza bakmamız gerekiyor.

Drooble örneğiniz de bu nedenle önemli. MüzikPaylaş’ın zaman içerisinde “kredi satın al, daha çok dinlen” modeline dönüşmesi benim de istemediğim bir şey. Çünkü o noktada sistemin temel fikri çöker. Parası olanın daha görünür olduğu başka bir reklam platformuna dönüşürüz.

Yapay zekâ konusunda ise çok daha zor bir yere temas ettiniz.

Bir insanın şarkıyı gerçekten dinleyip dinlemediğini yüzde yüz teknik olarak kanıtlamak mümkün değil. Sayaçlar, doğrulama soruları, davranış analizi gibi yöntemlerle kötüye kullanımı zorlaştırabilirsiniz ama tamamen ortadan kaldıramazsınız. Yapay zekâ geliştikçe “dinlemiş gibi davranan” sistemler de gelişecektir.

Dolayısıyla burada yalnızca teknik önlem değil, topluluk kültürü oluşturmak gerektiğini düşünüyorum.

Yapay zekâ ile üretilen müzik konusunda da henüz kesinleşmiş bir prensip koymadık. Ancak benim kişisel yaklaşımım yapay zekâyı tamamen yasaklamak değil; insan üretimiyle tamamen yapay zekâ üretimini birbirinden ayırabilmek ve bunu şeffaf biçimde belirtmek yönünde. Çünkü önümüzdeki birkaç yılın en büyük tartışmalarından birinin tam olarak bu olacağını düşünüyorum.

MySpace ve AnatolianRock örnekleriniz ise yorumunuzda benim en fazla üzerinde durduğum bölüm oldu.

Çünkü MüzikPaylaş şu anda özellikle “şarkını getir, gerçek insanlardan değerlendirme al” problemi üzerinden başladı. Ama sizin tarif ettiğiniz şey bunun bir sonraki ve belki de daha değerli aşaması:

Algoritmanın kimi göstereceğine karar vermediği, insanların türlere ve alt türlere girerek müziği kendilerinin keşfedebildiği bir alan.

Bugün gerçekten kaybettiğimiz şeylerden biri bu.

Eskiden bir forumda, MySpace’te veya belli müzik topluluklarında küçük de olsanız “orada” olabiliyordunuz. Bugün ise var olmanız yetmiyor; algoritmanın sizi göstermeye karar vermesi gerekiyor. Müzik üretiminin bu kadar kolaylaştığı bir dönemde bunun daha da büyük bir problem haline geleceğini düşünüyorum.

Dolayısıyla türler, alt türler, müzisyen/sanatçı profilleri, kronolojik ve filtresiz keşif alanları ve hatta ileride müzisyen ilanları gibi fikirler kesinlikle üzerinde düşünmeye değer.

Belki de MüzikPaylaş yalnızca bir “müzik değerlendirme sitesi” olarak kalmamalı.

Bağımsız müzisyenlerin algoritmaya ihtiyaç duymadan var olabildiği küçük ama gerçek bir müzik ağına dönüşmesi daha doğru bir hedef olabilir.

Proje zaten çok yeni. Bazı şeyleri bilinçli olarak küçük tuttum; önce insanların gerçekten birbirlerinin müziğini dinleyip dinlemeyeceğini görmek istiyorum. Ama sizin gibi 27 yıldır müzikle uğraşan insanların “bizim asıl ihtiyacımız şu” diye tarif ettiği şeyleri de görmezden gelmek istemiyorum.

O yüzden uzun yazdığınız için özür dilemenize hiç gerek yok. Tam tersine, bu yorum benim için ciddi bir kullanıcı geri bildirimi oldu.

Hatta siteye üye olmamanız bile ayrıca değerli bir veri. 🙂

Belki birkaç değişiklikten sonra tekrar baktığınızda bu kez üye olmak için bir sebep bulursunuz.

Tekrar teşekkür ederim.

Ne demek ben detaylı cevabınız için teşekkür ediyorum. Bu projenin maddi bir karşılık ile çalıştığını düşünmedim. Sadece bu yöntemin özellikle Drooble örneğinde olduğu gibi diğer tarafa geçme potansiyeli olduğunu söylemek istedim. Bu biraz geçmiş tecrübelerden de yola çıkarak, ikna olamadım demek gibiydi.

Drooble'da da dinlediğinizden, yorumladığınızdan puan kazanıp bu puanlarla profilinizde işlem yapabiliyordunuz. Bir taraftan mantıklı görünüyor ama işte bu çıkar ilişkisi bir noktada çalışmıyor. O istenilen organik sonuç maalesef yakalanmıyor. Sonra proje sahipleri de madem öyle biz paralı yaptık deyiveriyorlar, zaten altyapı hazır sadece paraya çevirmeleri kalıyor geriye...

Bu sizin proje böyledir diye söylenmiş bir şey değildi, sadece bir çeşit eski bir anı gibi oldu. Drooble örneğini yaşamış olmasam belki hiç böyle önyargılara sahip olmadan direkt üye bile olabilirdim.

Şaşırdığım konu şu: Algoritmalar meselesinde gerçekten benzer şeyleri düşünüyorsanız ve eğer imkanınız varsa bu algoritma listelemesi haricinde bir metotla bir ağ yapabilirseniz bu devrim niteliğinde olur. Bir şekilde ağların evrimi bu yöne gitti ve kitlendi kaldı. Hani o iyisen bir şekilde dinlenirsin muhabbetleri gerilerde kaldı. Her şey reklam bütçesi artık.

Bu konuda bir şeyler yapabilirseniz ve yine tabii tanıtım ve reklam da gerekecek çünkü sitenizin de insanlara ulaşması için sizin aşmak zorunda olduğunuz bir algoritma duvarı var, bunu da aşabildiğinizde işlerin rengi değişebilir.

Temel soruna dönersek, insanlar gerçekten birbirinin müziğini dinliyor mu? Cevabım kesinlikle hayır!

Bunu umutsuz bir vaka ya da depresif hislerle söylemiyorum genel eğilim bu yöne döndü, bırakın müziği insanlar başka birinin düşüncesini ve cümlesini dahi dinleyip duyamıyor. Sesler yankı odalarımızdan öteye gitmiyor artık.

Bunu ne kadar dinlersen o kadar köfte diyerek aşmak o yüzden de mümkün değil çünkü bu dinleme olayını tam organik hale getirmeyecek, bu beğeneni beğenirim (instagram etkisi) hissiyatlı bir çözüm gibi. Elbette mantıklı ama çare olarak çalışmayacağını düşünüyorum. Ha proje tutar ve ilerde bu yöntem çalışırsa da cidden mutlu olurum.

Yapay zeka konusu çok uzun bir konu. Metninizde de yapay zeka desteği olabilir gibi geldi, artık şapkalı a görünce acaba bu yapay zeka ile mi yazdırılmış, "MySpace" özellikle böyle yazılmış falan gibi detaylara takılıyorum. Yani elbette yapay zekayı bu tarz kolaylaştırıcı teknolojik araç olarak kullanabiliriz, müzik gibi hayal etme gücünü barındıran konularda bu konuda katı olunması gerektiğine inanıyorum. Neyse dediğim gibi konu zaten günden güne forumda tartışılıyor, çetrefilli bir konu, uzatmak istemem.

Tekrardan teşekkürler ve umarım her şey istediğiniz gibi olur. Ben de takipteyim. Gelişmeleri haberdar edin.
 

Geri
Üst