Türkçe mantığıyla yazılmış ingilizce bir mektup

#1
Sugar brother (şeker kardeşim),

Be a young man for two minutes (iki dakka delikanlı ol). We put you in a man place , you become Tempra (adam yerine koyduk hemen arkanız kalktı). No need to be artist (artistliğin lüzumu yok). We know that this work takes much money, too (bu işlerin çok para tuttuğunu biz de biliyoruz). No, why do you creating tension anymore subtree (hayır da, daha ne diye gerginlik yaratiyorsun ki?).

I eat all of you nobody understand. (alayınızı yerim haberiniz olmaz).

You don't understand the word, you eat the grass where i put you,
(Laftan anlamıyorsunuz, hala bıraktığım yerde otluyorsunuz)
No drawings mrawings my brother! (Proje mroje yok kardesim)
You make 3 kurush work camel (3 kuruşluk işi deve yaptınız)

I understand we can not understand with you (Anlaşıldı biz sizinle
anlaşamayacağız) But, if you go with this head to army, you take NAH as diploma (Ama siz bu kafayla giderseniz askere nah alırsınız teskere)
here that much! (işte o kadar).
 
G
#2
Başlığı görünce aklıma yıllar önce okuduğum, buna benzeyen bir mektup geldi. Hatta o olduğunu düşündüm, değilmiş ama bu da güzel. Benim okuduğum da black arm kelimesini karakol olarak yorumlayan bir mentalite vardı :) Alayınızı yerim haberiniz olmaz da koptum ben :D
 
#4
Morning morning where are you going? (Sabah sabah nereye gidiyorsun?)

I run each teen me ? (Ayran içtin mi?)

Go to chat and have fun! :) - Chat için IRC!

Bu başlığın edebi yönünü anlayamadım.
 
#5
Geyik aslında ama bunu koyacak başka yer bulamadım.Türkçeyle mantığıyla yazılmış ingilizcedir diyip buraya koydum.Daha iyi bi yer varsa taşıyın ama buna benzer yazılar gördüm bu başlıkta. :)
 
#8
Ileri Duzeyde Ingilizce-

My mother to be my wife
(Anam Avradım olsun )

Come with ball my brother Come with ball
(Topla Gel Abicim Topla gel)

Chicken translation
(Piliç çevirme)

Leave the door december
(Kapıyı aralık bırak)

Where is this waiter who I put
(Nerede bu kodumun garsonu!...)

Clean family girl
(Temiz aile kızı.)

Your hand is on the job your eye is on playing
(Elin işte gözün oynaşta)

Sensitive meat ball
(içli köfte.)

Urinate quickly, satan mixes
(Acele ise şeytan karışır)

There is no saturation to her observations
(Onun Gözlemelerine doyum olmaz)

Man doesn't become from you
(Senden adam olmaz)

Enter the desk
(Sıraya gir)

Look my ram, I'm an Anatolian child,If I put, you sit.
(Bak koçum ben Anadolu çocuğuyum bir koyarsam oturursun)

Airplane out of the fart, say hi to that sweetheart.
(Osuruktan tayyare, Selam söyle o yare)

Master !! do something burning-turning in the middle
(Usta !!Ortaya yanardöner bişi yapsana)

Exploded egypt has escaped to my bosphorus
(Boğazıma patlamış mısır kaçtı)

In every job there is a no
(Her iste bir hayır vardır)

She is such a mother's eye girl
(Çok anasının gözü bir kız)
 
#12
Ben de dahil hemen hemen herkes I eat all of you nobody understand'e takmış :D Ama son yazıdan 'Airplane out of the fart, say hi to that sweetheart.' kafiye olarak ayrı bir aşmış bence, yürü be! :D
 
Üst